Ana içeriğe geç
Sözlük

nevi ile cümle

nevi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
O bir nevi eylemi, etkileşimi ve tepkiyi izlemektir.Het bekijkt hoe dan ook hoe de handelingen en interacties en reacties plaatsvinden.
O bir nevi eylemi, etkileşimi ve tepkiyi izlemektir.Irgendwie beobachtet es, wie die Aktionen und Interaktionen und Reaktionen stattfinden.
Öğle tatilleri bir nevi iş teneffüsleridir.Az ebéd olyan, mint a munkaszünet.
Öğle tatilleri bir nevi iş teneffüsleridir.Déjeuner est comme une récréation au travail.
Öğle tatilleri bir nevi iş teneffüsleridir.El almuerzo es como el receso para el trabajo.
Öğle tatilleri bir nevi iş teneffüsleridir.점심식사는 작업을 위한 휴식과도 같습니다.
Öğle tatilleri bir nevi iş teneffüsleridir.La pausa pranzo serve per staccare dal lavoro.
Öğle tatilleri bir nevi iş teneffüsleridir.Lunch is de speeltijd van het werk.
Öğle tatilleri bir nevi iş teneffüsleridir.Lunch to przerwa w pracy.
Öğle tatilleri bir nevi iş teneffüsleridir.Makan siang seperti istirahat dalam bekerja.
Öğle tatilleri bir nevi iş teneffüsleridir.Mittagessen ist wie Urlaub von der Arbeit.
Öğle tatilleri bir nevi iş teneffüsleridir.Oběd je jako pracovní prázdniny.
Öğle tatilleri bir nevi iş teneffüsleridir.Os almoços são como que o recreio do trabalho.
Öğle tatilleri bir nevi iş teneffüsleridir.Prânzul este pentru muncă ca și recreația.
Öğle tatilleri bir nevi iş teneffüsleridir.Το γεύμα είναι διάλειμμα από την εργασία.
Öğle tatilleri bir nevi iş teneffüsleridir.Обедът е презареждане за работа.
Öğle tatilleri bir nevi iş teneffüsleridir.Обед - это как школьная перемена на работе.
Öğle tatilleri bir nevi iş teneffüsleridir.Обід - це як шкільна перерва на роботі.
Öğle tatilleri bir nevi iş teneffüsleridir.זמן ארוחת הצהריים הוא כמו ההפסקה בבית הספר.
Öğle tatilleri bir nevi iş teneffüsleridir.فالغذاء بمثابة الفسحة من العمل.
Öğle tatilleri bir nevi iş teneffüsleridir.世界に飛び出し
Öğle tatilleri bir nevi iş teneffüsleridir.午飯好似工作時嘅休息。
Onlar için bir nevi kar yapma eğilimlerine karşılık ödeyebilecekleri kefaret, bir dolar başına beş sent.1달러당 5센트를 기부함으로써 그들의 이익추구적 경향을 참회할 수 있는 장소가 되었지요.
Onlar için bir nevi kar yapma eğilimlerine karşılık ödeyebilecekleri kefaret, bir dolar başına beş sent.שבו יכלו להכות על חטא נטיות עשיית הרווחים שלהם ב-5 סנט לדולר.
Onlar için bir nevi kar yapma eğilimlerine karşılık ödeyebilecekleri kefaret, bir dolar başına beş sent.حيث امكنهم اخذ الجزاء لميولهم الكسبية ب5 سنت للدولار
Onlar için bir nevi kar yapma eğilimlerine karşılık ödeyebilecekleri kefaret, bir dolar başına beş sent.罪滅ぼしとするようにしました 慈善活動が 金儲けの罪滅ぼしなら
Onları çiftleştiririz. Bir nevi mutant bir yavruları olur.Gdy je połączymy otrzymujemy zmutowane potomstwo.
Onları çiftleştiririz. Bir nevi mutant bir yavruları olur.우리는 그 둘을 합칩니다. 마치 돌연변이 같죠.
Onları çiftleştiririz. Bir nevi mutant bir yavruları olur.Los emparejamos y tienen descendencia.
Onları çiftleştiririz. Bir nevi mutant bir yavruları olur.Összekeverjük őket, hogy egy mutáns utódjuk legyen.
Onları çiftleştiririz. Bir nevi mutant bir yavruları olur.Quando li combiniamo generano una progenie mutante.
Onları çiftleştiririz. Bir nevi mutant bir yavruları olur.אנחנו מזווגים אותם. יש להם סוג של צאצאים מוטנטיים.
Onları çiftleştiririz. Bir nevi mutant bir yavruları olur.ونقوم بجمعهما معاً ، وبذلك نحصل على سلالة لها نوع من الطفرة
Onları çiftleştiririz. Bir nevi mutant bir yavruları olur.そしてこの何代にも渡るデザイン会議を経て
Onlarla ne kadar çok ilgilenirseniz, yani bir nevi yaşlandıkça kendi davranışlarından birşeyler öğreniyorlar.Col passare del tempo, crescono, imparano attraverso il proprio comportamento.
Onlarla ne kadar çok ilgilenirseniz, yani bir nevi yaşlandıkça kendi davranışlarından birşeyler öğreniyorlar.Im dłużej je masz, tym bardziej dorastają, i uczą się poprzez zachowanie.
Onlarla ne kadar çok ilgilenirseniz, yani bir nevi yaşlandıkça kendi davranışlarından birşeyler öğreniyorlar.Je länger man sie hat, desto älter werden sie, und sie lernen von ihrem Verhalten.
Onlarla ne kadar çok ilgilenirseniz, yani bir nevi yaşlandıkça kendi davranışlarından birşeyler öğreniyorlar.그리고 오래 함께 하면서 나이를 먹게 되고, 행동을 통해 학습을 합니다.
Onlarla ne kadar çok ilgilenirseniz, yani bir nevi yaşlandıkça kendi davranışlarından birşeyler öğreniyorlar.Pe măsură ce îmbătrânesc, învață prin comportamentul lor.
Onlarla ne kadar çok ilgilenirseniz, yani bir nevi yaşlandıkça kendi davranışlarından birşeyler öğreniyorlar.Y mientras más los tratas, más mayores se hacen, aprenden desde su experiencia y comportamiento.
Onlarla ne kadar çok ilgilenirseniz, yani bir nevi yaşlandıkça kendi davranışlarından birşeyler öğreniyorlar.И вие -- колкото повече ги имате, толкова повече растат те, и те някакси се научават как да се държат.
Onlarla ne kadar çok ilgilenirseniz, yani bir nevi yaşlandıkça kendi davranışlarından birşeyler öğreniyorlar.И затем, со временем, они становятся старше. И они самообучаемы.
Onlarla ne kadar çok ilgilenirseniz, yani bir nevi yaşlandıkça kendi davranışlarından birşeyler öğreniyorlar.ואתם -- ככל שיש לכם אותם יותר זמן, הם מתבגרים, והם סוג של לומדים מההתנהגות שלהם.
Onlarla ne kadar çok ilgilenirseniz, yani bir nevi yaşlandıkça kendi davranışlarından birşeyler öğreniyorlar.و مع مرور الوقت يكبر أكثر فأكثر في السن و يبدأون بالتعلم عبر سلوكياتهم
Onlarla ne kadar çok ilgilenirseniz, yani bir nevi yaşlandıkça kendi davranışlarından birşeyler öğreniyorlar.行動することによって学んでいきます こっちは寝ています お待ちください
Onlar şunu yapıyorlar --bir nevi duvar kağıdı gibi düşünebilirsiniz.Amit készítenek, úgy képzelhetik el, mint valami tapétát.
Onlar şunu yapıyorlar --bir nevi duvar kağıdı gibi düşünebilirsiniz.E stanno creando... potete considerarlo come una specie di carta da parati.
Onlar şunu yapıyorlar --bir nevi duvar kağıdı gibi düşünebilirsiniz.Et ils sont en train de créer -- vous pouvez l'imaginer comme une sorte de papier peint.
Onlar şunu yapıyorlar --bir nevi duvar kağıdı gibi düşünebilirsiniz.코넬의 과학자들이 만들고 있는 것은 일종의 벽지라고 할 수 있습니다.
Onlar şunu yapıyorlar --bir nevi duvar kağıdı gibi düşünebilirsiniz.Lalu mereka membuat -- Anda bisa bayangkan ini seperti kertas dinding.
Onlar şunu yapıyorlar --bir nevi duvar kağıdı gibi düşünebilirsiniz.Og de skaber -- man kan tænke på det som en slags tapet.
Onlar şunu yapıyorlar --bir nevi duvar kağıdı gibi düşünebilirsiniz.Pracują nad czymś w rodzaju tapety.
Onlar şunu yapıyorlar --bir nevi duvar kağıdı gibi düşünebilirsiniz.Şi ei crează -- puteţi să vă gândiţi la asta ca la un fel de tapet.
Onlar şunu yapıyorlar --bir nevi duvar kağıdı gibi düşünebilirsiniz.Und was sie schaffen - man kann es mit einer Art Tapete vergleichen.
Onlar şunu yapıyorlar --bir nevi duvar kağıdı gibi düşünebilirsiniz.Wat zij creëren -- kun je zien als een vorm van behang.
Onlar şunu yapıyorlar --bir nevi duvar kağıdı gibi düşünebilirsiniz.Y están creando -- puedes imaginarlo como si fuera un especie de papel de pared.
Onlar şunu yapıyorlar --bir nevi duvar kağıdı gibi düşünebilirsiniz.Και δημιουργούν -- σκεφτείτε το σα ένα είδος ταπετσαρίας.
Onlar şunu yapıyorlar --bir nevi duvar kağıdı gibi düşünebilirsiniz.И те създават... може да мислите за това като един вид тапет.
Onlar şunu yapıyorlar --bir nevi duvar kağıdı gibi düşünebilirsiniz.Они создают что-то вроде обоев.
Onlar şunu yapıyorlar --bir nevi duvar kağıdı gibi düşünebilirsiniz.והם יוצרים --- אתם יכולים לחשוב על זה כטפט.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
nevi ile cümle - Sayfa 37 - nevi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App