Neviana Markova, yaklaşık 20 yılını bu profilleri çalışarak geçirdi.Neviana Markova, bracht ongeveer 20 jaar door met het bestuderen van deze profielen.
Neviana Markova, yaklaşık 20 yılını bu profilleri çalışarak geçirdi.Neviana Markova, ha trascorso circa 20 anni studiando questi grafici.
Neviana Markova, yaklaşık 20 yılını bu profilleri çalışarak geçirdi.Невьяна Маркова, потратила около 20 лет на исследование вот этих графиков.
Neviana Markova, yaklaşık 20 yılını bu profilleri çalışarak geçirdi.Невяна Маркова, е прекарала около 20 години в изучаване на тези профили.
Neviana Markova, yaklaşık 20 yılını bu profilleri çalışarak geçirdi.נוויאניה מארקווה, בילתה 20 שנה בחקר הפרופילים הללו.
Neviana Markova, yaklaşık 20 yılını bu profilleri çalışarak geçirdi.نيفيانا ماركوفا, قضت 20 عامًا تحاول دراسة هذه الملفات
Neviana Markova, yaklaşık 20 yılını bu profilleri çalışarak geçirdi.この曲線を研究しています この主題に関する論文を
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.A až když bylo nastoleno nějaké příměří, tak jí její nehty na nohou znovu narostly.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.A iba keď prišlo krátke obdobie mieru, jej nechty na nohách znovu začali rásť.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.Dan hanya saat perdamaian tercapai, kuku-kuku kakinya dapat tumbuh kembali.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.És csak mikor valamiféle béke lett, akkor nőttek vissza a lábkörmei.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.E solo quando c'è stato un inizio di pace le unghie dei piedi le sono ricresciute.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.Et seulement lorsqu'il y avait un semblant de paix, ses ongles des pieds repoussaient.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.I tylko kiedy był względny pokój, jest paznokcie zaczynały rozsnąć.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.그리고 일종의 평화가 존재했을 때만, 그녀의 발톱은 다시 자랐습니다.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.Pas toen er een soort van vrede was, groeiden haar teennagels opnieuw.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.Și doar când a apărut o pace instabilă unghiile ei de la picioare au crescut din nou.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.Só quando houve uma espécie de paz, as unhas dos pés voltaram a crescer.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.Und nur, wenn es so etwas wie Frieden gab, konnten ihre Zehennägel wieder wachsen.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.Và chỉ khi nào có hòa bình, thì móng chân cô mới mọc trở lại
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.Y sólo cuando hubo cierto grado de paz las uñas de sus pies volvieron a crecer.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.Και μόνον όταν υπήρξε κάποιο είδος ειρήνης, τα νύχια των ποδιών της μεγάλωσαν και πάλι.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.И едва когато имало някакво подобие на мир, ноктите на краката й пораснали отново.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.И лишь когда хоть на время наступал мир, на её ногах опять отрастали ногти.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.І лише коли хоч на час наступав мир, на її ногах знову відростали нігті.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.ורק כאשר היה שלום כלשהו, גדלו לה חזרה ציפורני הרגל.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.وفقط عندما بدأ شيئاً من السلام في الظهور مجدداً ، أخذت أظافر قدميها تنمو معه من جديد .
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.足の指の爪が再生しました こうした観点から
Nitrojen, kanımızda ve dokularımızda bir nevi dolanır ve bu normaldir, bu şekilde tasarlanmışızdır.Azot po prostu płynie w naszej krwi i tkankach, jest to norma, tak jesteśmy zaprojektowani.
Nitrojen, kanımızda ve dokularımızda bir nevi dolanır ve bu normaldir, bu şekilde tasarlanmışızdır.Azotul pluteşte oarecum prin sângele si ţesuturile noastre, asta e ceva normal, aşa suntem noi făcuţi.
Nitrojen, kanımızda ve dokularımızda bir nevi dolanır ve bu normaldir, bu şekilde tasarlanmışızdır.Der Stoffwechsel bindet den Sauerstoff, um Energie zu gewinnen.
Nitrojen, kanımızda ve dokularımızda bir nevi dolanır ve bu normaldir, bu şekilde tasarlanmışızdır.De stikstof hangt wat rond in ons bloed en weefsels, en dat is allemaal prima, zo zitten we in elkaar.
Nitrojen, kanımızda ve dokularımızda bir nevi dolanır ve bu normaldir, bu şekilde tasarlanmışızdır.El nitrógeno simplemente flota por nuestra sangre y tejidos y no molesta, ya que así fuimos diseñados.
Nitrojen, kanımızda ve dokularımızda bir nevi dolanır ve bu normaldir, bu şekilde tasarlanmışızdır.질소는 그냥 혈액과 조직을 돌아다닙니다. 그래도 괜찮아요. 원래 그렇게 되는게 정상이죠.
Nitrojen, kanımızda ve dokularımızda bir nevi dolanır ve bu normaldir, bu şekilde tasarlanmışızdır.L'azoto resta a vagare nel sangue e nei tessuti, che è tutto ok, siamo progettati così.
Nitrojen, kanımızda ve dokularımızda bir nevi dolanır ve bu normaldir, bu şekilde tasarlanmışızdır.Nitơ chỉ trôi trong máu và mô của chúng ta và đó là cách cơ thể chúng ta được cấu tạo
Nitrojen, kanımızda ve dokularımızda bir nevi dolanır ve bu normaldir, bu şekilde tasarlanmışızdır.Το άζωτο απλώς κυκλοφορεί στο αίμα και τους ιστούς μας κι αυτό είναι μια χαρά, έτσι είμαστε σχεδιασμένοι.
Nitrojen, kanımızda ve dokularımızda bir nevi dolanır ve bu normaldir, bu şekilde tasarlanmışızdır.Азот типу плаває в нашій крові та тканинах, і це нормально, нас такими спроектовано.
Nitrojen, kanımızda ve dokularımızda bir nevi dolanır ve bu normaldir, bu şekilde tasarlanmışızdır.Азотът просто един вид се носи наоколо в нашата кръв и тъкани, и всичко е наред, така сме проектирани.
Nitrojen, kanımızda ve dokularımızda bir nevi dolanır ve bu normaldir, bu şekilde tasarlanmışızdır.החנקן פשוט נסחף מפה לשם בדם וברקמות שלנו, וזה בסדר, ככה אנחנו מתוכננים לתפקד.
Nitrojen, kanımızda ve dokularımızda bir nevi dolanır ve bu normaldir, bu şekilde tasarlanmışızdır.النيتروجين مجرد نوع يتحرك في دمائنا والأنسجة، وهذا جيد، وهذه هي الطريقة التي خلقنا فيها.
Nitrojen, kanımızda ve dokularımızda bir nevi dolanır ve bu normaldir, bu şekilde tasarlanmışızdır.人間の構造上それが普通です 問題は水中に潜るとき生じます
Normalde bu müzedeyken bir nevi kordon altına alınmış.Când e expusă în muzeu, normal e în zona îngrădită cu cordoane.
Normalde bu müzedeyken bir nevi kordon altına alınmış.Di solito viene transennata quando è in un museo.
Normalde bu müzedeyken bir nevi kordon altına alınmış.En principe on met un cordon de sécurité autour quand c'est dans un musée.
Normalde bu müzedeyken bir nevi kordon altına alınmış.보통 박물관 안에 놔둘 때는 사람들이 접근하지 못하게 해 놓죠.
Normalde bu müzedeyken bir nevi kordon altına alınmış.Normaal is het afgezet wanneer het in een museum staat.
Normalde bu müzedeyken bir nevi kordon altına alınmış.Normalerweise ist es in einem Museum abgeriegelt.
Normalde bu müzedeyken bir nevi kordon altına alınmış.Normalmente é isolada quando está num museu.
Normalde bu müzedeyken bir nevi kordon altına alınmış.Por lo general se la acordona al ser exhibida en museos.
Normalde bu müzedeyken bir nevi kordon altına alınmış.Thông thường nó được cô lập trong bảo tàng.
Normalde bu müzedeyken bir nevi kordon altına alınmış.W muzeum zwykle się ją odgradza.
Normalde bu müzedeyken bir nevi kordon altına alınmış.Κανονικά, όταν βρίσκεται σε μουσείο είναι δεμένο
Normalde bu müzedeyken bir nevi kordon altına alınmış.Как правило, в музее это оцепляют.
Normalde bu müzedeyken bir nevi kordon altına alınmış.Обикновено е обградена от нещо като защитен кордон, когато е в музей.
Normalde bu müzedeyken bir nevi kordon altına alınmış.לרוב הוא מוקף שרשרת כשהוא במוזאון.
Normalde bu müzedeyken bir nevi kordon altına alınmış.عادة هو نوع مطوق عندما يكون فى متحف.
Normalde bu müzedeyken bir nevi kordon altına alınmış.では少し操れるか試してみましょう
O bir nevi eylemi, etkileşimi ve tepkiyi izlemektir. Ama onun kendisi bu fırtınaya yakalanmaz.Valamiféleképpen figyeli a történéseket és reakciókat, melyek zajlanak.
O bir nevi eylemi, etkileşimi ve tepkiyi izlemektir.Cela regarde d'une certaine façon les actions et interactions et réactions avoir lieu.