Makyo - Makyo, seni KENDİNDEN uzaklaştıran bir nevi kendine söylediğin yalanlardır.Makyo Coś na wzór kłamstw, które sobie mówimy, Oddala nas od harmonii.
Mezun olduğum MIT ve ben böyle bir an yaşadık -- bir nevi M.Đó cũng là tên trường tôi, MIT, và tôi có một lúc, như M.
Mezun olduğum MIT ve ben böyle bir an yaşadık -- bir nevi M.Io e la mia università, MIT, abbiamo avuto questo momento, un po' alla M. Night Shayamalan, in cui ho pensato:
Mezun olduğum MIT ve ben böyle bir an yaşadık -- bir nevi M.Mi alma mater: el MIT; y tuve un momento -- un momento tipo M. Night Shayamalan -- donde pensé:
Mezun olduğum MIT ve ben böyle bir an yaşadık -- bir nevi M.Mijn alma mater MIT en ik, hadden dit moment -- een soort M. Night Shayamalan moment -- waarbij ik dacht:
Mezun olduğum MIT ve ben böyle bir an yaşadık -- bir nevi M.제 모교인 MIT, 그리고 저는 이것을 보고
Mezun olduğum MIT ve ben böyle bir an yaşadık -- bir nevi M.M・ナイト・シャマランの映画のようですね
Mezun olduğum MIT ve ben böyle bir an yaşadık -- bir nevi M.Przeżyłem taki dziwny moment w związki z moją alma mater - MIT... coś jak wizja M. Night.
Mezun olduğum MIT ve ben böyle bir an yaşadık -- bir nevi M.Моя альма-матер, MIT и я испытали этот момент — своего рода момент истины — когда я подумал, ого!
Mezun olduğum MIT ve ben böyle bir an yaşadık -- bir nevi M.Моята алма матер, МТИ, и имах един момент... момент като във филмите на М.
Mezun olduğum MIT ve ben böyle bir an yaşadık -- bir nevi M.האלמה מאטר שלי, אם.איי.טי והיה לי רגע --
Mezun olduğum MIT ve ben böyle bir an yaşadık -- bir nevi M.و توقفت عند هذه اللحظة
Mutsuzluğumuzdan bir nevi zevk alıyoruz.A nyomorunkat persze élvezzük is bizonyos értelemben.
Mutsuzluğumuzdan bir nevi zevk alıyoruz.Auf eine Weise genießen wir unser Elend.
Mutsuzluğumuzdan bir nevi zevk alıyoruz.Chúng ta trải qua cơn đau khổ theo một cách nào đó.
Mutsuzluğumuzdan bir nevi zevk alıyoruz.De certa forma, apreciamos a nossa miséria.
Mutsuzluğumuzdan bir nevi zevk alıyoruz.Delektujemy się naszym nieszczęściem w pewien sposób.
Mutsuzluğumuzdan bir nevi zevk alıyoruz.Disfrutamos nuestra miseria en cierto sentido.
Mutsuzluğumuzdan bir nevi zevk alıyoruz.D'une certaine façon, nous nous complaisons dans notre misère.
Mutsuzluğumuzdan bir nevi zevk alıyoruz.Într-un fel, chiar ne place suferinţa.
Mutsuzluğumuzdan bir nevi zevk alıyoruz.Istým spôsobom sa vyžívame vo vlastnom trápení.
Mutsuzluğumuzdan bir nevi zevk alıyoruz.Kita menikmati kesengsaraan kita dengan cara tertentu.
Mutsuzluğumuzdan bir nevi zevk alıyoruz.한편으로, 우리는 불행에 탐닉하려고도 합니다.
Mutsuzluğumuzdan bir nevi zevk alıyoruz.På sätt och vis njuter vi av vårt elände.
Mutsuzluğumuzdan bir nevi zevk alıyoruz.Svoje trápení si jistým způsobem užíváme.
Mutsuzluğumuzdan bir nevi zevk alıyoruz.Απολαμβάνουμε τη δυστυχία μας με έναν τρόπο.
Mutsuzluğumuzdan bir nevi zevk alıyoruz.Дори се радваме на нещастието си по някакъв начин.
Mutsuzluğumuzdan bir nevi zevk alıyoruz.Ми насолоджуємося нашим стражданням певним чином.
Mutsuzluğumuzdan bir nevi zevk alıyoruz.Мы в известной степени наслаждаемся нашим мучением.
Mutsuzluğumuzdan bir nevi zevk alıyoruz.אנחנו אכן נהנים מהסבל בצורה מסוימת.
Mutsuzluğumuzdan bir nevi zevk alıyoruz.اننا نستمتع بمأساتنا بشكل ما.
Mutsuzluğumuzdan bir nevi zevk alıyoruz.いろいろなことをして自分の惨めさから気を逸らしますが、
Neredeyse zamanın başlangıcında bir nevi bir süper kuvvet varmış gibi.C'est presque comme s'il y avait une sorte de super-force superbe, à l'origine des temps.
Neredeyse zamanın başlangıcında bir nevi bir süper kuvvet varmış gibi.Det er nærmest som om der var en smuk type super-kraft, tilbage i begyndelsen af tid.
Neredeyse zamanın başlangıcında bir nevi bir süper kuvvet varmış gibi.É quase como se existisse uma espécie de bela superforça, no início do tempo.
Neredeyse zamanın başlangıcında bir nevi bir süper kuvvet varmış gibi.Es casi como si hubiera un hermoso tipo de súper fuerza, allá en el principio del tiempo.
Neredeyse zamanın başlangıcında bir nevi bir süper kuvvet varmış gibi.Es sieht fast aus, als gäbe es da eine herrliche Art Superkraft, am Anbeginn der Zeit.
Neredeyse zamanın başlangıcında bir nevi bir süper kuvvet varmış gibi.Este ca și cum ar fi existat un singur frumos fel de super forță, înapoi la începutul timpului.
Neredeyse zamanın başlangıcında bir nevi bir süper kuvvet varmış gibi.Je to akoby tam bol jeden nádherný druh super-sily, späť na začiatku času.
Neredeyse zamanın başlangıcında bir nevi bir süper kuvvet varmış gibi.Je to skoro jakoby tam, na samém začátku, byla nějaká úžasná super-síla.
Neredeyse zamanın başlangıcında bir nevi bir süper kuvvet varmış gibi.마치 하나의 초강력한 힘이 존재하는 것처럼요, 시간이 시작될 때 말이죠.
Neredeyse zamanın başlangıcında bir nevi bir süper kuvvet varmış gibi.Kot da bi na začetku časa obstajala ena sama čudovita supersila.
Neredeyse zamanın başlangıcında bir nevi bir süper kuvvet varmış gibi.Như thể có 1 siêu lực, trở lại lúc khởi điểm của thời gian.
Neredeyse zamanın başlangıcında bir nevi bir süper kuvvet varmış gibi.Olyan, mintha lenne egy gyönyörű szuperkölcsönhatás-féle, az idők kezdetén.
Neredeyse zamanın başlangıcında bir nevi bir süper kuvvet varmış gibi.On kuin olisi yksi kaunis supervoima, ajan alussa.
Neredeyse zamanın başlangıcında bir nevi bir süper kuvvet varmış gibi.Seolah-olah seperti ada satu gaya yang indah sejenis gaya-super, pada saat permulaan waktu.
Neredeyse zamanın başlangıcında bir nevi bir süper kuvvet varmış gibi.To tak jakby jeden piękny rodzaj supersiły na początku czasu.
Neredeyse zamanın başlangıcında bir nevi bir süper kuvvet varmış gibi.Είναι σαν να υπήρχε μια πανέμορφη υπερ-δύναμη, πίσω στην αρχή του χρόνου.
Neredeyse zamanın başlangıcında bir nevi bir süper kuvvet varmış gibi.Това е почти, като че ли е имало един красив вид супер-сила, назад в началото на времето.
Neredeyse zamanın başlangıcında bir nevi bir süper kuvvet varmış gibi.Це майже як один чудовий тип суперсили, властивий початку часів.
Neredeyse zamanın başlangıcında bir nevi bir süper kuvvet varmış gibi.Это почти так же, как если бы было одно красивое супер-взаимодействие там, в начале времени.
Neredeyse zamanın başlangıcında bir nevi bir süper kuvvet varmış gibi.זה כאילו היה מין סופר-כוח אחד יפהפה, עד לתחילת הזמן.
Neredeyse zamanın başlangıcında bir nevi bir süper kuvvet varmış gibi.يبدو تقريبا و كأن كان هناك نوع جميل من القوة العظمى، قديما عند بداية الزمن.
Neredeyse zamanın başlangıcında bir nevi bir süper kuvvet varmış gibi.美しい特別な力が一つだけ存在していたかのようです しかしそうはならない
Neviana Markova, yaklaşık 20 yılını bu profilleri çalışarak geçirdi.네비아나 마르코바는 대략 20여 년을 이러한 프로파일을 연구하는데 소비했습니다.
Neviana Markova, yaklaşık 20 yılını bu profilleri çalışarak geçirdi.Nevena Markova, 20 évet töltött ilyen profilok tanulmányozásával.
Neviana Markova, yaklaşık 20 yılını bu profilleri çalışarak geçirdi.Nevena Markova, hat etwa 20 Jahre damit verbracht, diese Profile zu studieren.
Neviana Markova, yaklaşık 20 yılını bu profilleri çalışarak geçirdi.Neviana Markova, a passé une vingtaine d'années à étudier ces courbes.
Neviana Markova, yaklaşık 20 yılını bu profilleri çalışarak geçirdi.Neviana Markova, a petrecut aproximativ 20 de ani studiind aceste profiluri.
Neviana Markova, yaklaşık 20 yılını bu profilleri çalışarak geçirdi.Neviana Markova, badała te profile przez 20 lat. Neviana Markova, badała te profile przez 20 lat.