Kafayı bir nevi çizim olarak görüyorum.(ALTMEJD) VEO LA CABEZA COMO UNA CLASE DE DIBUJO, ENTINDES.
Kafayı bir nevi çizim olarak görüyorum.[ALTMEJD] Βλέπω το κεφάλι σαν ένα είδος σχεδίου, ξέρεις,
Kafayı bir nevi çizim olarak görüyorum. Bilirsiniz bazı heykeltıraşlar çizim yaparlar. Ben ise kafa yapıyorum.Vejo a cabeça como uma espécie de desenho, sabes, alguns escultores fazem desenhos, eu faço cabeças.
Kafayı bir nevi çizim olarak görüyorum.[알트메지드] 머리는 그림과도 같아요.
Kafayı bir nevi çizim olarak görüyorum.Для меня голова - нечто вроде рисунка
Kafayı bir nevi çizim olarak görüyorum.(التمجد) انا ارى الراس كانه رسمه
(Kahkaha) Ve sonra --Bi' nevi-- (Kahkaha)(Смех в зале.) и потом еще вот что...
Kanada'nın en yüksek dağı Yukon dağının yüksekliği, Ben Nevis'in 298/67 katı kadar. -Kanada legmagasabb pontja a Mount Yukon.
Kanada'nın en yüksek dağı Yukon dağının yüksekliği, Ben Nevis'in 298/67 katı kadar. -유콘 산 입니다
Kanada'nın en yüksek dağı Yukon dağının yüksekliği, Ben Nevis'in 298/67 katı kadar. -Взимаме най-високата планина в Канада, най-воският връх е Юкон
Kanada'nın en yüksek dağı Yukon dağının yüksekliği, Ben Nevis'in 298/67 katı kadar. -لدينا اعلى جبل في كندا وهو جبل Yukon
Kanseri bir nevi zararlı ot gibi düşünün, onu söküp atabilirsiniz.Als je aan kanker denkt als aan een onkruid, dan halen we vaak het onkruid weg.
Kanseri bir nevi zararlı ot gibi düşünün, onu söküp atabilirsiniz.Așa că dacă te gândești la cancer ca o buruiană, putem deseori să o eliminăm.
Kanseri bir nevi zararlı ot gibi düşünün, onu söküp atabilirsiniz.Donc si vous pensez au cancer comme à une mauvaise herbe, nous pouvons souvent désherber.
Kanseri bir nevi zararlı ot gibi düşünün, onu söküp atabilirsiniz.따라서 암을 잡초와 같이 생각해 보신다면 많은 경우 우린 그 잡초를 뽑아버릴 수 있습니다.
Kanseri bir nevi zararlı ot gibi düşünün, onu söküp atabilirsiniz.Quindi se pensate al cancro come ad un'erbaccia, spesso noi possiamo sradicare l'erbaccia.
Kanseri bir nevi zararlı ot gibi düşünün, onu söküp atabilirsiniz.Si piensan en el cáncer como una mala hierba, queremos erradicarla.
Kanseri bir nevi zararlı ot gibi düşünün, onu söküp atabilirsiniz.Tehát ha gyomként tekintünk a rákra, sok esetben kitéphetjük a gazt.
Kanseri bir nevi zararlı ot gibi düşünün, onu söküp atabilirsiniz.Torej, če razmišljate o raku, kot o plevelu, se pogosto lahko znebimo plevela.
Kanseri bir nevi zararlı ot gibi düşünün, onu söküp atabilirsiniz.Wenn Sie also an Krebs denken wie an Unkraut, das können wir oftmals einfach ausreissen.
Kanseri bir nevi zararlı ot gibi düşünün, onu söküp atabilirsiniz.Więc jeśli pomyśleć o raku jak o chwaście, często możemy go wyplenić.
Kanseri bir nevi zararlı ot gibi düşünün, onu söküp atabilirsiniz.Έτσι, αν θεωρείτε τον καρκίνο ως ένα ζιζάνιο, συχνά μπορούμε να καθαρίσουμε τα ζιζάνια.
Kanseri bir nevi zararlı ot gibi düşünün, onu söküp atabilirsiniz.Поэтому если представить, что рак — это сорняк, то зачастую мы его можем просто выдернуть.
Kanseri bir nevi zararlı ot gibi düşünün, onu söküp atabilirsiniz.Така че, ако погледнете на рака като на плевел, ние често сме способни да убием плевела.
Kanseri bir nevi zararlı ot gibi düşünün, onu söküp atabilirsiniz.אז אם אתם חושבים על סרטן כעל עשב שוטה, אנחנו יכולים לנקש את העשב השוטה.
Kanseri bir nevi zararlı ot gibi düşünün, onu söküp atabilirsiniz.إذن ، إذا اعتبرنا السرطان بمثابة أعشاب ضارة، نستطيع في كثير من الأحيان قطعها .
Kanseri bir nevi zararlı ot gibi düşünün, onu söküp atabilirsiniz.私たち海苔を薙ぎ飛ばすことが出来ます 海苔は縮んだように見えますが大抵元通りになります
Konulara kendimi nasil kaptirdigimi, baliklama dalip, nasil bir nevi denege donustugumu anlatacagim.A mí me gusta ahondar en mis temas.
Konulara kendimi nasil kaptirdigimi, baliklama dalip, nasil bir nevi denege donustugumu anlatacagim.Gosto de me imergir nos meus temas. Gosto de mergulhar neles de cabeça e de ser uma espécie de cobaia humana.
Konulara kendimi nasil kaptirdigimi, baliklama dalip, nasil bir nevi denege donustugumu anlatacagim.Imi place să plonjez în subiectele mele. Îmi place să mă arunc imediat în temă ca un fel de om- testator.
Konulara kendimi nasil kaptirdigimi, baliklama dalip, nasil bir nevi denege donustugumu anlatacagim.Jag gillar att fördjupa mig i ämnen. Jag dyker rakt in i dem, som en slags försökskanin.
Konulara kendimi nasil kaptirdigimi, baliklama dalip, nasil bir nevi denege donustugumu anlatacagim.저는 어떤 주제에 대해 몰입하는 것을 좋아합니다. 그 속으로 바로 뛰어들어서 일종의 인간 실험쥐가 되어 버리는 거죠.
Konulara kendimi nasil kaptirdigimi, baliklama dalip, nasil bir nevi denege donustugumu anlatacagim.Mi piace immergermi nei miei soggetti. Mi piace immergermici direttamente come una specie di cavia umana.
Konulara kendimi nasil kaptirdigimi, baliklama dalip, nasil bir nevi denege donustugumu anlatacagim.Rád se do svých témat ponořím. Zkrátka se do nich vnořím a stanu se takovým lidským pokusným králíkem.
Konulara kendimi nasil kaptirdigimi, baliklama dalip, nasil bir nevi denege donustugumu anlatacagim.Rad se poglobim v svoje teme. V temo se spustim in postanem nekakšen človeški poskusni zajček.
Konulara kendimi nasil kaptirdigimi, baliklama dalip, nasil bir nevi denege donustugumu anlatacagim.Uppoudun mielelläni aiheisiini. Haluan vain sukeltaa suoraan sisään ja olla eräänlainen ihmiskoe-eläin.
Konulara kendimi nasil kaptirdigimi, baliklama dalip, nasil bir nevi denege donustugumu anlatacagim.Μ' αρέσει να βυθίζομαι στα θέματά μου. Μ' αρέσει να μετατρέπομαι σε πειραματόζωο.
Konulara kendimi nasil kaptirdigimi, baliklama dalip, nasil bir nevi denege donustugumu anlatacagim.ואני אוהב להשקיע את עצמי במה שאני כותב. אני אוהב לצלול לבפנים ולהפוך למעין שפן ניסויים.
Konulara kendimi nasil kaptirdigimi, baliklama dalip, nasil bir nevi denege donustugumu anlatacagim.واني احب ان انغمس في مواضيعي. احب فقط ان اغوص واصبح نوعا من الخنزير البشري.
Konulara kendimi nasil kaptirdigimi, baliklama dalip, nasil bir nevi denege donustugumu anlatacagim.対象に深くもぐり込み、自分自信を実験台にするのが好きなんです 自分の人生を実験の連続だと思ってます
Konulara kendimi nasil kaptirdigimi, baliklama dalip, nasil bir nevi denege donustugumu anlatacagim.我都喜歡完全投入咁地研究我嘅題目。 我奮不顧身咁投入去仲變成白老鼠。
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Był bezczelny, zuchwały, był prawdziwym macho, macho, który zawsze chciał zabłysnąć.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Dia kurang ajar, tidak sopan -- dia sangat jantan, jantan untuk mengambil keuntungan dari lawan.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Era dezaprobator, nerespectuos-- era foarte masculin, un fel de masculinitate personala.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Era impertinente, irreverente, tinha uma enorme vontade de provar que era melhor que os outros, à macho.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Era impudente, irriverente -- era un vero macho, aveva una certa capacità di surclassare gli altri.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Era irreverente, todo un macho; un macho superlativo.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Er war dreist, respektlos - er war sehr machohaft, sozusagen den anderen Machos immer eine Nasenlänge voraus.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Han var fräck, vanvördig -- full av macho, en sorts steget-före-macho.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Hij was recht voor de raap, oneerbiedig en ook een macho, een haantje de voorste.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Il était impétueux, irrévérencieux -- il était très macho, c'était un macho invétéré.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.그는 건방지고, 불친절했습니다 -- 그는 굉장히 남자다웠습니다. 일종의 남성 우월의식 같은 게 있었죠.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Pimasz volt és tiszteletlen -- nagyon macho, amolyan macho kivagyisággal.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Ήταν αυθάδης, ασεβής -- ήταν γεμάτος μαγκιά, ένα είδος ιδιαίτερης μαγκιάς.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Беше безразсъден, дързък -- беше истински мачо, нещо като безскрупулен мачо.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Он был дерзким и грубоватым — он был настоящим мачо, который умеет добиться преимущества.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Поводився як мачо, той мачо, який може втерти носа будь-кому.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.הוא היה נמהר, חסר כבוד -- הוא היה מלא במאצ'ו, סוג של מאצ'ו תחרותי.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.مندفعاً مميزاً كان لديه لفحة جنون نوع من ذلك الجنون المتفرد الشخصي
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.男らしさにあふれていました 一枚上手の男らしさです 知的な論争が大好きで