Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.Dies ist eine Bento Box Lampe: es ist eine Art Plastik-Reis-Lampe, sehr freundlich.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.Dit is een Bentobox-lamp: een soort plastic rijstlamp; heel vriendelijk.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.Esta en un lámpara caja Bento: es como una lápmara de arroz plástico; es muy amigable.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.쌀로 만든 플라스틱 램프 같은 것이고; 매우 친숙합니다.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.Questa è una lampada "Bento": è una specie di lampada di riso fatta di plastica; è molto amichevole.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.Това е лампа от кутия Бенто: един вид пластмасова оризова лампа, много приятелски настроена.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.Это лампа Bento: своего рода пластиковая рисовая лампа; она очень дружелюбна.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.זה סוג של מנורת פלסטיק מאורז; היא ידידותית מאוד.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.انه نوع من مصباح أرز بلاستيكي. انه لطيف جدا.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.とても和みます 昨年ロンドンで行なったiPodの作品展は
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.C'est une sorte de rubrique d'Anne Landers géante.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.Es ist wie eine riesige Kolumne von Ann Landers.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.Este un fel de coloană Anne Landers format mare.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.Es una especie de columna de Anne Landers pero a escala mayor
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.È una sorta di rubrica di Ann Landers in forma elaborata.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.지구촌은 좀 크게 써진 앤 랜더스의 컬럼같다고나 할까요.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.Rõ ràng như một mục báo của Anne Landers.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.Taka powiększona kolumna Anne Landers.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.Подобие усугублённой колонки Энн Ландерс [колонки советов].
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.Това е нещо като рубриката на Ан Ландърс в огромни мащаби.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.זהו מעין טור כתוב גדול של אן לאנדרס.
Bu, bir nevi Ann Landers sütunlarındaki büyük emirler gibi.إنها نوع من أنواع كتابات "ان لاندرز". (مقالة لكاتب بإسم مجهول)
Bu bir nevi bakış açısı değişimi.Dies ist ein Beispiel dieses Paradigmenwechsels.
Bu bir nevi bakış açısı değişimi.Dit is een voorbeeld van deze paradigmaverschuiving.
Bu bir nevi bakış açısı değişimi.E isto é um exemplo desta mudança de paradigma.
Bu bir nevi bakış açısı değişimi.E questo è un esempio di cambiamento di paradigma.
Bu bir nevi bakış açısı değişimi.És ez a paradigmaváltásnak csak egy példája.
Bu bir nevi bakış açısı değişimi.Este es un ejemplo del cambio de paradigma.
Bu bir nevi bakış açısı değişimi.Et ceci est un exemple de ce changement de paradigme.
Bu bir nevi bakış açısı değişimi.In to je primer spremembe paradigme.
Bu bir nevi bakış açısı değişimi.I to jest przykład tej zmiany paradygmatu.
Bu bir nevi bakış açısı değişimi.이는 인식을 전환한 하나의 예시입니다.
Bu bir nevi bakış açısı değişimi.Și acesta este un exemplu de schimbare de paradigmă.
Bu bir nevi bakış açısı değişimi.Να ένα παράδειγμα αυτής της αλλαγής προτύπου.
Bu bir nevi bakış açısı değişimi.И това е един пример на тази промяна в парадигмата.
Bu bir nevi bakış açısı değişimi.Это пример смещения парадигм.
Bu bir nevi bakış açısı değişimi.וזוהי דוגמה לשינוי התבניתי.
Bu bir nevi bakış açısı değişimi.وهذامثال على هذه النقلة النوعية.
Bu bir nevi bakış açısı değişimi.私たちはバイオ医学 IT 無線 更に携帯を統合した
Bu bir nevi bir teleskop ile zaman geçirmek gibi, tek fark size ait bağlantı noktanızın olması.Es wird wie nutzbare Zeit am Teleskop sein, nur dass man seinen eigenen Anschluss hat.
Bu bir nevi bir teleskop ile zaman geçirmek gibi, tek fark size ait bağlantı noktanızın olması.Het zal, in zekere zin, zijn alsof je tijd hebt op een telescoop, behalve dat je je eigen poort hebt.
Bu bir nevi bir teleskop ile zaman geçirmek gibi, tek fark size ait bağlantı noktanızın olması.In un certo senso, sarà come avere del tempo per osservare da un telescopio, ma ognuno avrà la propria porta.
Bu bir nevi bir teleskop ile zaman geçirmek gibi, tek fark size ait bağlantı noktanızın olması.아마, 말이 되게 하자면, 망원경을 보면, 여러분만의 도시를 가질것이라 예상하는 것과 같습니다.
Bu bir nevi bir teleskop ile zaman geçirmek gibi, tek fark size ait bağlantı noktanızın olması.To będzie, w pewnym sensie, jak mieć do dyspozycji teleskop, z tym że, będziesz miał swój własny port.
Bu bir nevi bir teleskop ile zaman geçirmek gibi, tek fark size ait bağlantı noktanızın olması.Va fi, într-un fel, ca și cum ai avea închiriat propriul tău telescop, doar ca vei avea propriul tău canal.
Bu bir nevi bir teleskop ile zaman geçirmek gibi, tek fark size ait bağlantı noktanızın olması.Θα είναι, νοητά, σα να έχεις χρόνο σε ένα τηλεσκόπιο, μόνο που θα έχεις τη δική σου διεπαφή.
Bu bir nevi bir teleskop ile zaman geçirmek gibi, tek fark size ait bağlantı noktanızın olması.Ще бъде, в известен смисъл, като време на телескоп, само дето ще имаш свое собствено пристанище.
Bu bir nevi bir teleskop ile zaman geçirmek gibi, tek fark size ait bağlantı noktanızın olması.Это будет, как если бы вам дали пользоваться телескопом, просто выделив отдельный порт.
Bu bir nevi bir teleskop ile zaman geçirmek gibi, tek fark size ait bağlantı noktanızın olması.זה יהיה, במובן מסויים, כמו שמקבלים זמן לעבודה עם טלסקופ, אלא שיהיה לך מסוף משלך.
Bu bir nevi bir teleskop ile zaman geçirmek gibi, tek fark size ait bağlantı noktanızın olması.ستكون مثل الحصول على الوقت على تلسكوب بإستثناء إنه ستكون لك بوابة منفصلة
Bu bir nevi bir teleskop ile zaman geçirmek gibi, tek fark size ait bağlantı noktanızın olması.ただし自分のポートで利用可能です 気候変動 海の酸性化
Bu bir nevi çevresel modellerin önümüze koyduğu hedef tarih gibi.Cam acesta e termenul limită pe care modelele de mediu ne-au arătat că trebuie să-l respectăm.
Bu bir nevi çevresel modellerin önümüze koyduğu hedef tarih gibi.C'est à ce genre d'échéance que les modèles environnementaux nous ont montré qu'il fallait nous attendre.
Bu bir nevi çevresel modellerin önümüze koyduğu hedef tarih gibi.Dat is een soort van termijn die de milieu-modellen ons geleerd hebben waaraan we moeten voldoen.
Bu bir nevi çevresel modellerin önümüze koyduğu hedef tarih gibi.È questa la scadenza che i modelli ambientali dimostrano essere tassativa.
Bu bir nevi çevresel modellerin önümüze koyduğu hedef tarih gibi.Ez egy olyan határidő, amit a környezetvédelmi modellek szerint teljesítenünk kell.
Bu bir nevi çevresel modellerin önümüze koyduğu hedef tarih gibi.Isso é aproximadamente o prazo que os modelos ambientais nos mostraram que temos de atingir.
Bu bir nevi çevresel modellerin önümüze koyduğu hedef tarih gibi.이것은 환경 모델에서 예정된 시간을 거의 유사하게 충족시키는 시한입니다.
Bu bir nevi çevresel modellerin önümüze koyduğu hedef tarih gibi.Tego rodzaju termin ostateczny wynika z modeli i musimy przed nim zdążyć.
Bu bir nevi çevresel modellerin önümüze koyduğu hedef tarih gibi.Tenggat waktu semacam itulah yang model lingkungan telah tunjukkan pada kami dan harus dicapai.