Bu, Nevada'da çöl boyunca yarışan bir kara yatı.Αυτό είναι ένα πλοίο ξηράς που έλαβε μέρος σε αγώνα διάσχισης της ερήμου Νεβάδα.
Bu, Nevada'da çöl boyunca yarışan bir kara yatı.Това е сухопътно състезание с яхти в пустинята Невада.
Bu, Nevada'da çöl boyunca yarışan bir kara yatı.Це перегони на сухопутних яхтах через пустелю в Неваді.
Bu, Nevada'da çöl boyunca yarışan bir kara yatı.Это соревнование на сухопутных яхтах через пустыню в Неваде.
Bu, Nevada'da çöl boyunca yarışan bir kara yatı.זאת ספינת יבשה שדוהרת לאורך המדבר בנוואדה.
Bu, Nevada'da çöl boyunca yarışan bir kara yatı.هذا يخت بري يسابق عبر صحراء نفادا
Bu nevi patates kızartmasından Orta batı mısır tarlaları.C'est une sorte de champ de frites du Midwest.
Bu nevi patates kızartmasından Orta batı mısır tarlaları.Det er en form for kornmark i Midtvesten lavet af pomfritter.
Bu nevi patates kızartmasından Orta batı mısır tarlaları.Egyfajta középnyugati búzatábla a sült krumplikból.
Bu nevi patates kızartmasından Orta batı mısır tarlaları.Es algo asi como un campo de maíz del medio oeste hecho de patatas fritas.
Bu nevi patates kızartmasından Orta batı mısır tarlaları.Es ist eine Art Mittelwest-Kornfeld aus Pommes frites.
Bu nevi patates kızartmasından Orta batı mısır tarlaları.E' una sorta di campo di grano del Midwest realizzato con patatine fritte.
Bu nevi patates kızartmasından Orta batı mısır tarlaları.E un soi de lan de porumb din zona central-vestică, din cartofi prăjiţi.
Bu nevi patates kızartmasından Orta batı mısır tarlaları.Het is een soort korenveld uit het Midwesten, van frieten.
Bu nevi patates kızartmasından Orta batı mısır tarlaları.Jest to w pewnym sensie pole uprawne Środkowego Zachodu zrobione z frytek.
Bu nevi patates kızartmasından Orta batı mısır tarlaları.Je to tak trochu středo-západní kukuřičné pole z hranolků.
Bu nevi patates kızartmasından Orta batı mısır tarlaları.이것이 감자튀김으로 만든 일종의 중서부 지역의 옥수수 밭입니다.
Bu nevi patates kızartmasından Orta batı mısır tarlaları.Нещо като царевично поле от Средния запад, направено от пържени картофи.
Bu nevi patates kızartmasından Orta batı mısır tarlaları.Это как бы поля на Среднем западе, но из картошки фри.
Bu nevi patates kızartmasından Orta batı mısır tarlaları.מין שדה תירס של המערב-התיכון, עשוי מטוגנים.
Bu nevi patates kızartmasından Orta batı mısır tarlaları.إنها نوع من حقول الذرة المصنوعة من البطاطس المقلية الموجود في الغرب الأوسط للبلاد.
Bu nevi patates kızartmasından Orta batı mısır tarlaları.また子供の頃に、私はクラスの中で最も太っていた子供だったのですが、
Bunları anneme gösterdim şimdi o benim bir nevi iç dekorasyon mimarı olduğumu sanıyor.Což bylo -- ukázal jsem to mé matce a ta si teď myslí, že zdobím interiéry.
Bunları anneme gösterdim şimdi o benim bir nevi iç dekorasyon mimarı olduğumu sanıyor.전 이걸 우리 어머니한테 최근에 보여 드렸는데요 우리 어머니는 이것 땜에 내가 인테리어 장식가일을 하는 줄 아십니다.
Bunları anneme gösterdim şimdi o benim bir nevi iç dekorasyon mimarı olduğumu sanıyor.Mostrei isto à minha mãe recentemente.
Bunları anneme gösterdim şimdi o benim bir nevi iç dekorasyon mimarı olduğumu sanıyor.Pokazałem to ostatnio mamie.
Bunları anneme gösterdim şimdi o benim bir nevi iç dekorasyon mimarı olduğumu sanıyor.שחשבתי שזה ממש - הראתי את זה לאמי לאחרונה. אני חושב שאמא שלי חושבת שאני סוג של מעצב פנים עכשיו.
Bunları anneme gösterdim şimdi o benim bir nevi iç dekorasyon mimarı olduğumu sanıyor.التي أرى أنها كانت حقاً ...؛ عرضتها على أمي في مؤخراً. وأعتقد أن والدتي أصبحت تظن أنني مصمم ديكور داخلي.
Bunları anneme gösterdim şimdi o benim bir nevi iç dekorasyon mimarı olduğumu sanıyor.母は私がインテリアデザイナーだと 思っているでしょうね そのとおり ローレンス・ルウェリン=ボーエンの類ですね-
Bunu bir nevi davranışa üstün gelmek için kullanabiliriz.6,7年前 我々はチームを作りました
Bunu bir nevi davranışa üstün gelmek için kullanabiliriz.A môžeme to použiť na rozkúskovanie správania.
Bunu bir nevi davranışa üstün gelmek için kullanabiliriz.Chúng tôi dùng số liệu đó để kết luận về hành vi chung.
Bunu bir nevi davranışa üstün gelmek için kullanabiliriz.Daarmee kunnen we het gedrag ontleden.
Bunu bir nevi davranışa üstün gelmek için kullanabiliriz.E le possiamo usare per sviluppare una strategia comportamentale.
Bunu bir nevi davranışa üstün gelmek için kullanabiliriz.E podemos usar isso para dissecar um comportamento.
Bunu bir nevi davranışa üstün gelmek için kullanabiliriz.És felhasználhatjuk mindezt úgymond ahhoz, hogy felszeleteljük a viselkedést kis részekre.
Bunu bir nevi davranışa üstün gelmek için kullanabiliriz.Et nous pouvons l'utiliser pour détailler le comportement.
Bunu bir nevi davranışa üstün gelmek için kullanabiliriz.Îl putem folosi să modelăm comportamentul.
Bunu bir nevi davranışa üstün gelmek için kullanabiliriz.그래서 행동을 분할해 이용할 수 있도록 말이죠.
Bunu bir nevi davranışa üstün gelmek için kullanabiliriz.Und wir können das Verhalten sozusagen zerlegen.
Bunu bir nevi davranışa üstün gelmek için kullanabiliriz.Μπορούμε να το χρησιμοποιήσουμε για να αναλύσουμε, κατά κάποιο τρόπο, την συμπεριφορά.
Bunu bir nevi davranışa üstün gelmek için kullanabiliriz.Можем да използваме това, за да очертаем поведение.
Bunu bir nevi davranışa üstün gelmek için kullanabiliriz.ואנחנו יכולים להשתמש בזה כדי לנתח את ההתנהגות.
Bunu bir nevi davranışa üstün gelmek için kullanabiliriz.ويمكننا استخدام ذلك لتجزئة تفاصيل السلوك.
Bununla birlikte Nevat oğlu Yarovamın İsraili sürüklediği günahlara o da katıldı ve bu günahlardan ayrılmadı.그러나 저가 느밧의 아들 여로보암이 이스라엘로 범하게 한 그 죄를 따라 행하고 떠나지 아니하였더라
Bununla birlikte Nevat oğlu Yarovamın İsraili sürüklediği günahlara o da katıldı ve bu günahlardan ayrılmadı.Men han holdt fast ved de Synder, som Jeroboam, Nebats Søn, forledte Israel til; dem veg han ikke fra.
Bununla birlikte Nevat oğlu Yarovamın İsraili sürüklediği günahlara o da katıldı ve bu günahlardan ayrılmadı.однако же грехов Иеровоама, сына Наватова, который ввел в грех Израиля, он держался, не отставал от них.
Bununla birlikte Nevat oğlu Yarovamın İsraili sürüklediği günahlara o da katıldı ve bu günahlardan ayrılmadı.רק בחטאות ירבעם בן נבט אשר החטיא את ישראל דבק לא סר ממנה׃
Bununla birlikte Nevat oğlu Yarovamın İsraili sürüklediği günahlara o da katıldı ve bu günahlardan ayrılmadı.الاّ انه لصق بخطايا يربعام بن نباط الذي جعل اسرائيل يخطئ. لم يحد عنها
Bununla birlikte Nevat oğlu Yarovamın İsraili sürüklediği günahlara o da katıldı ve bu günahlardan ayrılmadı.然 而 他 貼 近 尼 八 的 兒 子 耶 羅 波 安 使 以 色 列 人 陷 在 罪 裡 的 那 罪 、 總 不 離 開
Bununla birlikte Nevat oğlu Yarovamın İsraili sürüklediği günahlara o da katıldı ve bu günahlardan ayrılmadı.然而 他 貼近尼 八 的 兒子耶 羅波安 使 以色列人 陷 在 罪裡 的 那 罪 、 總不離開
Bunu oyun sırasında hesaplayabiliriz. Bunu bir nevi davranışa üstün gelmek için kullanabiliriz.Można to obliczyć w trakcie gry i użyć, żeby zanalizować zachowanie.
Bunu oyun sırasında hesaplayabiliriz. Bunu bir nevi davranışa üstün gelmek için kullanabiliriz.Мы это вычисляем во время игры и как бы вырисовываем собственное поведение.
Bunu yapmak için bir nevi insanlara bağımlıydınız, ve bu temel ilke sayılırdı.Bạn sẽ phụ thuộc vào người ta để làm điều đó, và đó là khối xây dựng.
Bunu yapmak için bir nevi insanlara bağımlıydınız, ve bu temel ilke sayılırdı.De certa forma, dependíamos de outras pessoas para fazer isso, e isso eram os blocos de construção.
Bunu yapmak için bir nevi insanlara bağımlıydınız, ve bu temel ilke sayılırdı.Dipendevi dalle persone per farlo, e questa era la cosa basilare.
Bunu yapmak için bir nevi insanlara bağımlıydınız, ve bu temel ilke sayılırdı.En cierta forma dependíamos de la gente y ese fue el bloque constitutivo.
Bunu yapmak için bir nevi insanlara bağımlıydınız, ve bu temel ilke sayılırdı.Erai, într-un fel, dependent de oameni să facă asta, și asta era piatra de temelie.
Bunu yapmak için bir nevi insanlara bağımlıydınız, ve bu temel ilke sayılırdı.Függtél a többiektől, és ez jól összehozta a társaságot.
Bunu yapmak için bir nevi insanlara bağımlıydınız, ve bu temel ilke sayılırdı.Je was afhankelijk van anderen om dat te doen. Het was een bouwsteen.