Bu hit şarkılar neticesinde 1960'ların sonuna doğru "Soul Müziğin Kraliçesi" unvanını aldı.Kiemelkedő zenei munkássága miatt az 1960-as évek végétől a „soul királynője”-ként hivatkoznak rá.
Sonradan yapılan açıklamalar neticesinde alkol problemi çektiği belirtildi.A későbbi rendőri jelentés szerint mindketten súlyosan alkoholos állapotban voltak.
İki ay süren bombardıman neticesinde şehir harap oldu.A két hónapig tartó csatában a város szinte teljesen elpusztult.
Teori en gelişmiş haline James Clerk Maxwell'in çalışmaları neticesinde ulaşmayı başardı.Ez a felfedezése jelentősen hatott James Clerk Maxwell munkásságára.
Bu gelişmeler neticesinde Ahlen bugünkü yapısını ve ismini almıştır.Ekkor nyerte el mai formáját és nevét.
Alveolar hastalık ölümle neticelenebilir.Az alveolaris betegség halált okozhat.
Ölen şahıs, çevre sıcaklığına bağlı olarak su kaybeder ve neticede ağırlığı azalır.Száraz levegőben vizet veszít, tehát súlya csökken.
Ürün bir çalışmanın neticesidir.A készségfejlesztés a termék része.
Netice de İbrahim Paşa'nın kesin bir şekilde sürgününe karar verilmişti.Li Paj (Li Bai)t ő nevezte el száműzött halhatatlannak.
Bu krizin neticesinde seyir sadece Baltık Denizi'nde yürütülmüştür.A második világháború idején a hajó csak a Balti-tenger vizein vitorlázott.
Şarkının bu düşük başarısı neticesinde, albümden başka bir şarkı yayınlanmamıştır.A korábbi sikertelen kislemezek miatt erről az albumról nem adtak ki egyetlen dalt sem.
Bu otomobiller netice olarak ABD otomobil marketinde lağvoldular, ortadan kalktılar.Az amerikai autógyárak is kivonultak az autóversenyzésből, legalábbis közvetlenül.
Omuriliğin ön kordonlarının iltihaplanması sonucu felçle neticelenen bir hastalıktır.Mások szerint a megvastagodott koponya valamilyen betegség jele.
Siyasi kışkırtmalar neticesinde bu olaylar yaşandı.A politikai nyomásgyakorlás vádjaira csak cáfolatok érkeztek.
Bunun neticesinde, Türkiye 1952'de NATO'ya tam üye olarak kabul edildi.Vezető szerepet játszott abban, hogy Törökország 1952-ben a NATO tagjává váljon.
Bu evliliğinden önce iki kere nişanlanmış ancak bunlar evlilikle neticelenmemişti.Hän oli tosin kerran kihloissa, mutta kihlaus ei johtanut avioliittoon.
Yapılan görüşmeler neticesinde 27 Temmuz 1953'te ateşkes imzalandı.Korean sota päättyi 27. heinäkuuta 1953 solmittuun aselepoon.
Neticede Claudius Agrippina ile evlenmişti.Jo seuraavana vuonna Agrippina meni naimisiin Claudiuksen kanssa.
Bu olaylar neticesinde Portekizliler, daha güvenli bir üssün bulunması gerektiğine karar verdiler.Irakilaiset uskoivat tukikohtansa olevan turvallinen.
O gece 233 tane bombardımanın olduğu netice kazandı.Hän sai tuolloin 233 ääntä 300:sta.
Bölge Birinci Dünya Savaşı'nın neticesinde Britanya idaresine geçti.Brittiläiset saivat alueen hallintaansa Ensimmäisen maailmansodan jälkeen.
Günümüzde bilinen birçok hastalık asalaklar neticesinde meydana gelir.Osa äitiyskuolleisuuteen vaikuttavista tekijöistä on tunnettu jo pitkään.
Tasfiyesinden sonraki neticede de banka kapatılmıştır.Postipankki) sulkivat myös vuoron perään.
Danimarka egemenliğinde bulunan İsveç'in, Kalmar Birliğinden ayrılması neticesinde savaşa yol açıldı.Kalmarin unionin loppuvaiheessa Ruotsissa esiintyi halua irtaantua unionista.
Netice olarak, takip edilen yıllarda da bu etkinlikler düzenlenmiştir.Ilmeisesti teos on tehty juuri noina vuosina.
Sonradan yapılan açıklamalar neticesinde alkol problemi çektiği belirtildi.Toisinaan vihjaillaan, että hänellä saattaa olla salattu alkoholiongelma.
Neticede Tom Mix ve Buck Jones gibi olmak isteğiydi.Juontajina piti olla Jani Toivola ja Mikko Leppilampi yhdessä.
Bu olay neticesinde Togo kupaya katılmaktan vazgeçmiştir.Iskun jälkeen Togo ilmoitti vetäytyvänsä turnauksesta.
Neticede harekat yarıda kesilmek zorunda kalındı.Kiisto putosi lopulta puolivälierissä.
Fay hareketleri neticesinde Adapazarı ovası sürekli çökmekte olan sübsidans havza haline gelmiştir.Taistelussa liikuttiin aina soutaen mastot kaadettuina.
Bunun neticesinde cinayetler arttı.Murhat yleistyivät.
Neticeyi tayin edecek 3. devre büyük heyecanla takip edildi.Προσπάθησε την τρίτη διαφυγή από την φυλακή Μαλανδρινού.
Çıkan neticede, yaklaşık 1.2 milyon sterlinlik zarara uğramıştır.Μέχρι σήμερα, έχουν πουληθεί σχεδόν 1.2 εκατ. αντίτυπα.
Atinalıların Spartalılarla münasebetleri 431'de tekrar bozulup, neticede Peloponez Savaşı başladı.Το 431 π.Χ. οι Αθηναίοι και οι Σπαρτιάτες ήρθαν σε ρήξη και έτσι ξέσπασε ο Πελοποννησιακός Πόλεμος.
Bu kararname neticesinde devlet ekonomik olarak bağımsızlığını kaybetmiştir.Κατά τη Συμμαχία της Δήλου έχασε την ανεξαρτησία της.
Neticede 67 yaşındaki Muhtar öldürüldü.Μια 63χρονη Ισπανίδα μαχαιρώθηκε μέχρι θανάτου.
Neticede denge ve işitme duyuları bozulabilir.Ενίοτε υπάρχει διαταραχή όρασης και ακοής.
Kaunda bu sonuçlar neticesinde 1968 yılından bu yana yürüttüğü görevi bırakmak zorunda kaldı.Η προσωπικότητα όμως του Μαρινάτου επέβαλε τη λύση αυτή, η οποία τέθηκε σε εφαρμογή από το 1968.
1977'de tüm anlaşmazlıkların neticesinde, ATAS ve NATAS aralarındaki bağı ayrımak konusunda anlaştılar.I 1977, grundet forskellige konflikter valgte ATAS og NATAS at afbryde samarbejdet.
Şam'daki veba salgını neticesinde 1186 yılında vefat etti.Han døde 1186 i Sorø.
1993 Anayasası'nın neticesinde Devlet Duması ismiyle yeniden kurulmuştur.En reklame fra 1993 var forklædt som et tilbagekald af produkter.
Yunan isyanı, tek bir olay neticesinde ortaya çıkmış değildi.Den Russiske Revolution er ikke én begivenhed.
Yapılan görüşmeler neticesinde 27 Temmuz 1953'te ateşkes imzalandı.Våbenhvilen blev forhandlet andetsteds og trådte i kraft den 27. juli 1953.
Fransa'nın sömürge politikası neticesinde bu yayla stratejik olarak da önem kazandı.Sikringen af den strategisk vigtige Scheldemundung varetog Frankrig fortsat selv.
Bu buluşların neticesinde ilk hoparlör 1924-1925 yıllarında yapılmıştır.Det blev første gang uddelt efter sæsonen 1924-25.
Çıkan neticede, yaklaşık 1.2 milyon sterlinlik zarara uğramıştır.I alt svindlede han for 1.2 millioner kroner.
Bu olay neticesinde devletin gücü önemli ölçüde sarsıldı.Til disses løsning anså Stortinget Rigsrettens mellemkomst påkrævet.
Gerçek ne olursa olsun neticede Silius, Messalina ve yakınlarının büyük bölümü idam edildi.Resultatet ble uansett at Silius, Messalina og de fleste i hennes nærmeste krets ble henrettet.
Neticede milyarlarca yıl sonra, güneş ışığını kaybedip siyah cüce olacaktır.Til slutt, etter milliarder av år, vil solen slutte å skinne helt og bli en sort dverg.
Bir ara Mültan’ı kuşatmalarına rağmen netice elde edemeyip geri çekildiler.Når de ankommer, skal de møtes med et slikt mot, at de aldri vil komme tilbake.
Bunun neticesinde, Türkiye 1952'de NATO'ya tam üye olarak kabul edildi.Dette resulterte i at Tyrkia i 1952 ble medlem av NATO.
Yapılan görüşmeler neticesinde 27 Temmuz 1953'te ateşkes imzalandı.En våpenstillstandsavtalen ble sluttet 27. juli 1953.
Bu, çalışan gerçek zamanlı bir 3B uygulamayı netice verir.Dette resulterer i en 3D-applikasjon som kjører i sanntid.
Mendoza kafasına isabet eden kurşun neticesinde öldü.Hvor Samantha skyter seg selv i hodet.
Neticede Hâşim'in kardeşleri onun hacıların ihtiyaçlarının karşılanmasından mesul olmasını kararlaştırdılar.Man vet imidlertid at nordkoreanske myndigheter tok affære for å sikre hundens framtid.
Savaş Rus kuvvetlerinin kesin zaferiyle neticelendi.Sejersted gjennomførte Forsvarets russiskkurs.
Ürün bir çalışmanın neticesidir.Industriarbeider er benevnelsen på en profesjon.
Bu buluşların neticesinde ilk hoparlör 1924-1925 yıllarında yapılmıştır.Statuen ble funnet i løpet av utgravninger i årene 1924–1925.
Bulduğu neticeler adli delil kabul edilir.Slike vedtak skulle vedlegges en legeattest.
Bu gelişmeler neticesinde daha sonra kendisinin ziyareti iptal edilmişti.Etter angrepet ble resten av besøket avlyst.