netice ile cümle

netice kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu gözlemler neticesinde bir güneş yılının uzunluğunu hesaplamıştır.Za pomocą tych jednostek wyprowadzał np. długość roku słonecznego.
Yapılan anlaşma neticesinde 1 Temmuz 1997'de Çin'e geri verildi.1 lipca 1997 roku Hongkong powrócił do Chin.
Bu kararname neticesinde devlet ekonomik olarak bağımsızlığını kaybetmiştir.W jej wyniku Czechy tracą niezależność.
Mahkeme neticesinde herhangi bir ceza almadı.W sądzie zapłacił tylko grzywnę.
Arbede neticesinde olan olaylar, kendisini savunma amaçlı olaylar olabilir. (...)Nie bądźmy bezwolnym narzędziem w ręku ludzi walczących o swoje osobiste interesy. (...)
Neticede Claudius Agrippina ile evlendi ve Nero'yu da evlat edindi.Zaaranżował małżeństwo Klaudiusza z Agryppiną oraz adopcję jej syna Nerona.
1999-2000 sezonunda kulübün 3. Lig'den düşmesi neticesinde kulüp feshedildi.Od sezonu 1936/37 zaczęły się problemy finansowe klubu.
Bu belirleyici konuşmanın neticesinde Meclis hilafeti ilga etmiştir.Podczas pierwszego Zgromadzenia Radnych Miejskich wygłosił uroczystą mowę powitalną.
Bu durum, devlet politikasının neticesidir.Zawsze są one efektem polityki rządowej.
Neticede her yedinci (cenurio) yüzbaşını kaybeder.W klasyfikacji generalnej zajął ostatecznie siódme miejsce.
Ürün bir çalışmanın neticesidir.Praca jest czynnikiem produkcji.
Bu uygulama neticede daha sonraki versiyonlarda standart hale getirilirdi.W każdym przypadku jest to jednak tylko dodatek do standardowej wersji numeru telefonicznego.
Fakat bu kesin netice vermedi.To było prawie nie do uwierzenia.
Bunun neticesinde tüm Endonezya genelinde yaklaşık 500.000 kişi öldürüldü.Przyjmuje się, że ogółem w obozie było więzionych około 25 tys. osób.
Neticesinde birçok üst kademe lig takımının transfer listesine girmeyi başardı.Udało mu się trafić na szczyt wielu list przebojów w Korei.
Sonradan yapılan açıklamalar neticesinde alkol problemi çektiği belirtildi.Sam gracz twierdził wówczas, iż nie ma problemów alkoholowych.
Kuşatma netice vermeyince Musa, Tarık'ı orada bırakarak Kayrevan'a geri döndü.När Musa förebrår honom blir han påmind av Khidr om att han ännu en gång har brutit sitt löfte.
Ancak görüşmelerden hiçbir netice alınamadı.Jag har ingen önskan att debattera siffrorna.
Teori en gelişmiş haline James Clerk Maxwell'in çalışmaları neticesinde ulaşmayı başardı.Egentligen var det James Clerk Maxwells förtjänst att det började.
Bu yasa ampirik gözlemler neticesinde formülize edilmiştir.Rätten skulle alltså byggas på uppenbarelserna.
Bu buluşların neticesinde ilk hoparlör 1924-1925 yıllarında yapılmıştır.Det är vad som går att utläsa ur Hitlers tankar under sin tid i fängelse 1924–1925.
22/3 uyarınca "kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi hâlinde" mevcuttur.(Jak 1:22) ”Vad hjälper det om någon påstår sig ha tro men saknar gärningar?
Ancak müracaatları netîcesiz kaldı.Interiören förblev dock intakt.
Değilse netice alınamayacaktır.Annars blir vi inte förstådda.
Yapılan görüşmeler neticesinde 27 Temmuz 1953'te ateşkes imzalandı.I praktiken upphörde dock krigshandlingarna i samband med att vapenstillestånd ingicks den 27 juli 1953.
Bu yardımlaşma neticesinde aralarında büyük bir dostluk oluşur.En vänskap dememellan utmynnade i ett omfattande samarbete.
Fakat neticede yine kontrol piskoposluğundu.Därefter blev det huvudsakligen Superbike igen.
Bu olay neticesinde devletin gücü önemli ölçüde sarsıldı.Därefter framträdde rikets maktlöshet öppet.
Bunun neticesi olarak, bölgede işgücü ve iş şekli özelleşmiştir.Detta för att förenkla och utveckla företag inom denna bransch.
Bu kararname neticesinde devlet ekonomik olarak bağımsızlığını kaybetmiştir.Som ung utnyttjade Regnard sitt ekonomiska oberoende för att kunna resa.
Bunun neticesinde, turnuva öncesi konulan tüm maddi hedeflere ulaşılmıştı.Till följd av detta ställdes samtliga planerade turné-framträdanden in.
Bu büyük kavga neticesinde mirastan en büyük payı Yunanistan aldı.Efter dessa stridigheter kontrollerade David större delen av det egentliga Skottland.
Neticesinde sezon bitimi İrfan Ertürk dahil birçok futbolcu kulüpten ayrıldı.Разом з ним залишили клуб багато футболістів, які прийшли в міжсезоння.
Bunun neticesi olarak, bölgede işgücü ve iş şekli özelleşmiştir.І для цього було б виділено транспорт і робоча сила.
1948 : Tito ve Stalin arasındaki anlaşmazlık neticesinde Yugoslavya’nın Kominform’dan ihraç edilmesi.В 1948 році через розрив стосунків між Тіто та Сталіним югославська компартія була виключена з Комінформу.
Neticede Makedonya’da etnik haklar konusunda birçok değişiklik yaşanmıştır.Тим часом, в Югославії відбуваються значні політичні зміни.
Başka bir iddiaya göre ise bir iç hesaplaşma neticesinde zehirlenerek öldürülmüştü.Нібито її отруїли — за наказом Хюррем.
2015'te Suriye İç Savaşı neticesinde Rus hava bombardımanına uğramasıyla gündeme gelmiştir.У 2015 році у зв'язку з економічною кризою припинено вихід російськомовного випуску тижневика.
Daha sonra ilk virajda geçirdiği kaza neticesinde yarış dışı kaldı.Перегони були призупинені через аварію в кінці першого кола.
Yapılan görüşmeler neticesinde 27 Temmuz 1953'te ateşkes imzalandı.V Koreji bylo mezitím 27. července 1953 podepsáno příměří.
Yapılan anlaşma neticesinde 1 Temmuz 1997'de Çin'e geri verildi.1. července 1997 byl Hongkong předán Číně.
Neticede de kışlak köye dönüşmüştür.Křižovatka se stala Vesnicí roku.
Neticede milyarlarca yıl sonra, güneş ışığını kaybedip siyah cüce olacaktır.Po uplynutí několika bilionů let nakonec Slunce přestane zářit úplně a stane se černým trpaslíkem.
Netice olarak, takip edilen yıllarda da bu etkinlikler düzenlenmiştir.Stejně jako v předchozích letech se toto povolení podařilo získat.
Neticede, Yoksul mültecilikten Kirkwall Şampiyonluğuna yükselmiştir.Z uprchlíka Hawke se postupně stává Šampión Kirkwallu.
O gece 233 tane bombardımanın olduğu netice kazandı.Za Duklu odehrál 321 zápasů.
Devrimler belli aşamaların neticesinde ortaya çıkarlar.Během pragu však definitivně vymírají.
Arkeolojik araştırmalar ile daha iyi neticeler alınabilir.Bližší poznatky byl mohl přinést archeologický průzkum.
Siyasi kışkırtmalar neticesinde bu olaylar yaşandı.Protesty se začaly dotýkat politického dění.
Ama son yıllarda yapılan çalışmalar netice vermemiştir.V posledních dekádách se však projevuje jako neefektivní.
Netice de İbrahim Paşa'nın kesin bir şekilde sürgününe karar verilmişti.Při jednom z nich prý byl málem zajat i sám Ibrahim Paša.
Neticede Arsenal penaltılarda maçı 5-4 kazanmıştır.Po prodloužení následovaly penalty, v nichž Arsenal vyhrál 5-4.
Baskılar neticesinde Osmanlı, anlaşmayı kabul etti.Sinn Féin reagovala tím, že souhlasila s jednáním.
Ancak bunlar hep meşru bir çalışma neticesiydi.Pro všechny ale byly tyto cesty nezapomenutelným zážitkem.
Netice olarak insan için "iyi insan" önemlidir.Věřit, že člověk je dobrý .
Bunun neticesinde tüm Endonezya genelinde yaklaşık 500.000 kişi öldürüldü.Celkem během tohoto "vyjednávání" zabili asi 250 Indiánů.
Bu yasa ampirik gözlemler neticesinde formülize edilmiştir.Druhý zákon byl sestaven z všedního pozorování.
Bu hit şarkılar neticesinde 1960'ların sonuna doğru "Soul Müziğin Kraliçesi" unvanını aldı.Succesul său fulminant i-a adus până la finele anilor 1960 titlul de „Regină a muzicii soul”.
Bu evliliğinden önce iki kere nişanlanmış ancak bunlar evlilikle neticelenmemişti.Vă este oprit să vă căsătoriți cu două surori , în afară înainte de ceea ce a fost înainte.
Yunan isyanı, tek bir olay neticesinde ortaya çıkmış değildi.Revoluția Greacă nu a fost un eveniment izolat.

İlgili Sayfalar