netice ile cümle

netice kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu oldukça pis bir iş, ama neticede iş.It's a dirty job but still a job.
Ancak neticede AB'nin de yardımlarıyla bir anlaşma sağlandı.Finally, however, a deal was reached with the help of the EU.
Neticede 200 bin Sırp seçmenden yalnızca bin 500'ü oy kullandı.In the end, only 1,500 Serb voters, out of 200,000 who were eligible, cast ballots.
Bir yarı-netice, Graffiti Köprüsü, 1990 yılında piyasaya çıktı, Prens tek başına yönetti.A semi-sequel, Graffiti Bridge, was released in 1990, directed by Prince himself.
Yandex Taksi hizmetinde ylculuk ücretleri talep-arz dengesi neticesinde hesaplanmaktadır.Depending on the country, the price for a ride may be calculated with an automatic surcharge rate.
Ancak ortamdaki herkes bu durumda olduğundan, ortaya çıkan netice eylemsizlik olmaktadır.This refers to relying on the reaction of others, before reacting yourself.
1895 yılında affedilmesi neticesinde Habarovsk'a yerleşti ve burada birkaç iş kurdu.He settled in Khabarovsk where he started several businesses.
Neticede bu meseleye bağlayıcı problemi adı verildi.This question has been called the binding problem.
21 Ağustos 1568'de ateşli bir hastalık neticesi öldü ve kilisenin mahzenine gömüldü.He died of a fever on 21 August 1568 and was entombed in the crypt of the church.
Oyun neticede berabere bitti.The game was eventually drawn.
Birinci grup, Hussitlere tam karşı cepheden saldırdı fakat neticesinde ağır kayıplar verdi.The first group assaulted the Hussites from the front, and sustained heavy casualties.
Olumlu ilkeler, olumlu neticelere götürür.Positive Gedanken führen zu positiven Ergebnissen.
Bu işi neticelendirmek boynumuzun borcu.Es ist unsere Ehrenpflicht, diese Arbeit zu einem Ergebnis zu bringen.
Nkrumah yaşanan bu olaylar neticesinde 1950 yılında Britanyalılar tarafından tutuklanmıştır.1950 wurde Nkrumah von den Briten inhaftiert.
Neticede 67 yaşındaki Muhtar öldürüldü.Der 67-jährige Pilot wurde getötet.
Neticede Papa yalnızca dini lider olarak kabul gördü.Der Papst wurde lediglich als symbolisches Kirchenoberhaupt anerkannt.
Neticede bunu başardı ve el-Melikü’n-Nâsır Dâvûd’un Kerek’e dönmesini sağladı.Es sei ihm die Flucht gelungen und er versuchte, nach Wien zurückzukehren.
Kendisine uygulanan işkence neticesinde sağır oldu.Darum verachte er den ihm auferlegten Bann.
Neticede biz bu noktada başarılı olduk." diyerek açıklamıştır.Doch nicht nur stark; auch fein: so sagten wir.
Bunun neticesinde yayınlanan albümler hiçbir zaman Lean Into It'in başarısını yakalayamamıştır.Ihre Stimme ist auf dem Album I Never Learn von Lykke Li zu finden.
Netice olarak insan için "iyi insan" önemlidir.Die Menschenrechte seien für uns das „offensichtlich Gute“.
Bu yaşananlar neticesinde Burundi İç Savaşı şiddetini arttırmıştır.Dieses Ereignis löste in Burundi einen Bürgerkrieg aus.
Arbede neticesinde olan olaylar, kendisini savunma amaçlı olaylar olabilir. (...)Sie zu beantworten, mag dem Kampf selbst vorbehalten bleiben. (...)
Bu olaylar neticesinde evin sırrı çözülmeye başlar.Jetzt offenbart sich das Geheimnis dieses Hauses.
75.000 adet 2 Avro üzerinde çalışmalar neticesinde yaklaşık 15 ila 25’inin sahte olduğu ortaya çıkmıştır.Erfahrungsgemäß fallen bei der Bearbeitung von 75.000 Zwei-Euro-Münzen etwa 15 bis 25 Falschmünzen an.
Galatasaray bu anlaşma neticesinde, Karabükspor'a 150.000 EUR fesih bedeli ödedi.Galatasaray zahlte Karabükspor eine Ablöse in Höhe von 150.000 Euro.
Danimarka egemenliğinde bulunan İsveç'in, Kalmar Birliğinden ayrılması neticesinde savaşa yol açıldı.Schweden hatte sich zuvor in einem Bürgerkrieg aus der Kalmarer Union mit Dänemark gelöst.
Neticede birkaç makalede kendisine yapılan atıflardan başka bir şeye rastlayamadım.Hier fanden sich außer Fragmenten von Töpferwaren keine weiteren Objekte.
Devrimler belli aşamaların neticesinde ortaya çıkarlar.Perspektiven am Ende der Revolutionen.
Bu gelişmeler neticesinde daha sonra kendisinin ziyareti iptal edilmişti.Danach wirkte die Spedition auf ihn ein, selbst zu kündigen.
Neticesinde Bielefeld'in Bundesliga ekiplerinden DSC Arminia Bielefeld altyapısına transfer oldu.Beide waren für Arminia Bielefeld in der Bundesliga aktiv.
1948 : Tito ve Stalin arasındaki anlaşmazlık neticesinde Yugoslavya’nın Kominform’dan ihraç edilmesi.1948: Die Kominform-Resolution führt zum Bruch zwischen Stalin und Tito.
Neticede Fransız saldırısı ağır kayıplarla başarısız olmuştur.Der Angriff wurde unter schweren französischen Verlusten vorgetragen.
Sonradan yapılan açıklamalar neticesinde alkol problemi çektiği belirtildi.In der Folgezeit bekam er Alkoholprobleme.
Ancak bir netice alamadılar.Ich konnte es einfach nicht fassen.
29 Temmuz 1929 yılında yağan şiddetli yağmurlar neticesinde Ulu cami Köyü'nde toprak kayması olmuştur.Am 9. Juni 1972 gab es am frühen Abend schwere Regenfälle in den Black Hills.
Netice itibarıyla köy halkı göç etmektedir.Aus Angst gehorchten die Dorfbewohner.
Birkaç gün süren çatışmaların neticesinde Gine ordusu saldırganları yenerek ülkeden çıkarmıştır.Erst nach mehreren Tagen schwerer Kämpfe konnte die guineische Armee die Angreifer schlagen.
Conway von Neumann'ın düşüncesini basitleştirmeyi denedi ve neticede başardı.Conway essaya de simplifier les idées de von Neumann et finit par réussir.
Koşullar neticesinde göç etmelerine rağmen aradaki bağı kopartmamışlardır.Certains-nes deviennent fugitifs quand ils et elles ne se présente pas a leur comparution ultérieur.
1977'de tüm anlaşmazlıkların neticesinde, ATAS ve NATAS aralarındaki bağı ayrımak konusunda anlaştılar.En 1977, en raison de divers conflits, l'ATAS et la NATAS conviennent d'une séparation.
Bu, çalışan gerçek zamanlı bir 3B uygulamayı netice verir.Ceci permet de produire une application 3D temps réel.
Ancak bunlar hep meşru bir çalışma neticesiydi.Je pensais que c'était un peu un métier d'idiot.
Arbede neticesinde olan olaylar, kendisini savunma amaçlı olaylar olabilir. (...)Pour obtenir l’autodétermination, vous devez être prêt à travailler (...).
Kanunda vatandaşlığın kaybedilmesi hükmünü içeren cezalar neticesine Türk vatandaşlığı kaybedilebilir.Le rejet de l'islam peut être sanctionné par la perte de la citoyenneté.
Ağaçlandırma çalışması neticesinde köy yeşillenmeye başlamıştır.Dès sa construction, le village commence à prospérer.
Aylar süren bu çabalar netice vermedi.Pendant plusieurs mois, ils ne furent plus inquiétés.
Bu sefer, başarısızlıkla neticelendi.Mais, ce jour-là, il est pris par surprise.
Neticede her yedinci (cenurio) yüzbaşını kaybeder.Il finit tout de même à une honorable 7e place au général.
Dayılık, Cezayir'de bir ihtilal neticesinde meydana çıkmıştır.Cette condamnation provoque un tollé en Alsace.
Yapılan görüşmeler neticesinde 27 Temmuz 1953'te ateşkes imzalandı.Les combats continuèrent jusqu'à ce qu'une trêve soit conclue le 27 juillet 1953.
Bu kararname neticesinde devlet ekonomik olarak bağımsızlığını kaybetmiştir.Du point de vue politique, la ville a perdu son indépendance.
Neticede Fransız saldırısı ağır kayıplarla başarısız olmuştur.Les Français sont repoussés avec de lourdes pertes.
Neticede 67 yaşındaki Muhtar öldürüldü.L'homme de 67 ans est mort sur le coup.
Bir ara Mültan’ı kuşatmalarına rağmen netice elde edemeyip geri çekildiler.Ils inspire une nonchalance du salut sans crainte et sans repentir.
Bunun neticesinde cinayetler arttı.Mais surtout, des meurtres se produisent.
Neticede Câferîlik hiçbir zaman resmî sünnî mezhebi olamamıştır.Par définition, on ne naît jamais immigré.
Bu krizin neticesinde seyir sadece Baltık Denizi'nde yürütülmüştür.Como resultado, el crucero fue solo en el Báltico.
Bu kararname neticesinde devlet ekonomik olarak bağımsızlığını kaybetmiştir.El reino parece haber perdido así su independencia política.
Bu sadece belirli miktarda enerjiye sahip fotonların atomlar tarafından salındığını neticelendirir.Esto concluye que solo los fotones con energías específicas son emitidos por el átomo.

İlgili Sayfalar