Nesneler de hareketsiz olurlardı.Trotzdem seid ihr unbeweglich.
En önemli nesnelerden bir tanesi Narmer Paleti'dir.Einer der frühesten Belege für Bat ist die Narmer-Palette.
Berkeley'e göre, nesnelerin özü, algılanmış olmalarından ibarettir.Berkeley vertritt die Ansicht, dass diese Rolle für Fachleute offensichtlich ist.
İnsan bedensel olarak nesneler dünyasına aittir ve orada bulunmaktadır.Das sind Anteile, über die der Mensch verfügt und je nach Bedarf zwischen ihnen umschalten kann.
ETKEN FAKTÖRLER: Fotoğraf konusunun arka/ön plandaki diğer nesnelere uzaklığı).Hintereinanderliegende Objekte (an der gleichen Bildstelle) scheinen auseinanderzurücken.
Çoğunlukla nesneleri taşımak ya da muhafaza etmek için kullanılır.Darin können Sachen transportiert oder verwahrt werden.
Güzel denen nesneleri güzel kılan şey nedir? ^Wer fragt eigentlich bei den Männern nach gutem Aussehen?
Davranışçılıkta, fiziksel cisim ve onun özellikleri (sadece) çalışmanın anlamlı nesneleridir.Funktionale Einfachheit und Sinn für das Praktische kennzeichnen ihr Werk.
Aklın nesnel olamamasının sebebi de insanın kendi hayatının öznesi olamamasıdır.Doch das können sie nicht, die Menschen müssen selbst auf den Sinn ihres Lebens kommen.
Pigment, tüm nesnelerin renklerini oluşturan moleküllerdir.Trumpf sticht alle Farben.
Nesneler de, büyülenebilir ya da büyülü özelliklerle geliştirilebilir.Sie kann sowohl mit dem Rapier, wie auch mit Magie sehr gut umgehen.
Tüm bunlar, benim düşüncelerime bağlı olmayan nesnel gerçekliklerdir.All dies sind objektive Fakten in dem Sinne, dass sie nicht von meiner Meinung abhängen.
Bildiğimiz Güneş, Ay ve yıldızlardan (tüm gök nesnelerinden) çok uzakta yaşar.Yusuf vit le soleil et la lune et onze étoiles se prosterner pour lui.
Fonksiyonlar birinci sınıf nesnelerdir.En outre, les fonctions sont des objets de première classe.
Destek olan şeyin birçok nesnelerde bulunduğunu varsıyıyoruz, işte bu ortak desteğe töz adını veriyoruz."Nous implorons leur secours, et ils nous secourent.
Hiçbir zaman nesnel yargılara kişi kendi düşüncesini katmaz.Mais le juge ordinaire ne peut pas se prononcer lui-même.
Güzel nedir Güzellik nesnel midir?Quand viendra la beauté ?
Bu kimlikler nesnelere sayılabilmeleri özelliklerini kazandırır.Ces qualités permettent de décrire ce qui est.
Tahminler, öznel ve nesnel olmak üzere iki kısma ayrılırlar.On les a divisés en deux groupes : les sédentaires (fixés au substrat).
Tek başlarına olmayı hiç sevmezler, tek başlarına kaldıklarında etraftaki nesneleri kemirmeye başlayabilirler.Vous ne vous ennuyez jamais Vous êtes vraiment en proie à ce qui se passe autour de vous.
Fiziksel nesneler nelerdir?Selon quels mécanismes précis ?
Newton modelinde, yerçekimi büyük nesneler arasındaki bir çekimin sonucudur.Dans le modèle de Newton, la gravitation est le résultat d'une force attractive entre les objets massifs.
Ayrıca savunmasız hedefleri kafasından ve boynundan vuran daha pahalı nesneler de vardır.Ce qui la rend beaucoup plus vulnérable aux attaques visant le cou ou la tête.
Büyülü Değnek (Sihirli Çubuk): Nesneleri farklı biçimlerde etkileme gücüne sahiptir.Magie sauvage : les sorts et les pouvoirs magiques fonctionnent de différentes manières.
Bu karşı çıkış en başta, tek tek nesnelerin ele alınması konusunda ortaya çıkar.Cependant, la seule façon de surmonter cette complexité est d'abord de reconnaître son existence.
Beden tamamiyle kirden, bedensi sıvılar ve deri üzerinde bulunan katı nesnelerden temizlenir.Il peut alors porter ses bagages, ses sarcinæ sur une fourche en bois, la fourca qu'il pose sur le scutum.
Öğrenme nesnesi, bilgi nesneleri parçalarına ayrılır.Diffuser l’information en rapport avec ses compétences.
Bu sırada sahneye bazı nesneler iner.Cette fois, elles veulent mettre en scène un spectacle.
Mikromercekleme yöntemi, çok az veya hiç ışık salmayan nesnelerin saptanmasına olanak tanır.La microlentille permet d'étudier les objets qui n'émettent que peu ou pas de lumière.
Nesneler "olaylara" tepki verirler.Les substances, en retour, « participent » à leurs accidents.
Çevresindeki nesneler de dahil, bu hayallere göre şekillenir.De nombreux éléments inclus dans ses créations proviennent de ses rêves.
Bunlar, öznel idealizm ve nesnel idealizm yönelimleridir.Voilà ce qui constitua l'idéalisme subjectif.
Nesneler katmanlar halinde gruplandırılabilir, ancak her zaman kendi kimliğini korurlar.On peut s'ampouler d'une construction, toutefois elle protège toujours quelque chose.
Çekici ile evlilikleri ve nesneleri de kutsayabilir.Il peut être loué pour des mariages ou d'autres événements.
Aynı zamanda görünmez nesneler de olabilir.Enfin, certaines de leurs unités peuvent également se rendre invisible.
(Muayyenlik) Belirlilik ilkesi Ayni haklar yalnızca önceden belirli nesneler üzerinde kurulabilirler.Jugement a priori que l'on doit cependant pouvoir cerner à partir de critères distinctifs.
Yalnızca nesnel şekilde doğrulanabilen şeyler doğru, gerçek ve güvenilir kabul edilmektedir.On peut considérer ses informations comme fiables et authentiques.
Aksi takdirde ohmik olmayan nesneler için ohm kanunu doğru değildir.Pour Hume, en effet, il n'y a pas de justice sans convention.
Hatta, günümüzdeki öğrenme nesneleriyle ilgili oluşan topluluğun çoğu üyesini bu gruptakiler oluşturur.Aujourd'hui la plupart des associations proposant des formations résultent de cette histoire.
Nesne yönelimli sistem nesnelerden oluşur.Le système d'exploitation est basé sur iOS.
Çok basit nesneler oyuncak olarak kullanılabilir.Plusieurs manettes sont utilisables pour jouer au jeu.
Kitapta betimlenen nesnelerin tüm dış çizgileri basılı olur, ancak tamamı genelde siyah veya renksiz olur.La Luna desaparece en conjuno con el cielo, y todo se vuelve blanco y negro.
Kıyamet, cehennem, cennet, cehennem ve ibret alınması gereken nesnelerden bahseder.El fuego: Ciudad sin sueño, Orestes parte y El fuego.
Yollar: Belirli bir yolu izlemesi istenen nesneler için yollar tanımlanabilinir.Hay ciertos tramos que quedan de una vía, por lo que se debe ser precavido.
M65, Charles Messier tarafından keşfedilmiş ve Messier nesneleri listesine dahil edilmiştir.El M65 fue descubierto por Charles Messier y lo incluyó en su lista del Catálogo Messier.
Bildiğimiz Güneş, Ay ve yıldızlardan (tüm gök nesnelerinden) çok uzakta yaşar.El Sol y la Luna, los dos primeros, evidentemente formaban parte de ellos.
Bu, nesneler arasındaki net yük dengesizliğini yaratır.Esto es lo que crea el desequilibrio neto de la carga entre los objetos.
Yüksek yüzey parlaklığına (gezegen nebulaları gibi) sahip küçük nesneler için, yüksek bir büyütme kullanın.Ve, porque eres la poeta más grande entre las que tienen pechos".
Bu sayıları bazı nesneleri saymak ve sayısını belirlemek için kullanırız. (bakınız: Peano Aksiyomları).Pero haremos un recorrido sobre las muestras más verisímiles, y leyendas transmitidas por generaciones.
Çünkü; enerji nesneler üzerinde iş yapabilme yeteneği olarak tanımlanır.La energía se puede definir como la capacidad de realizar un trabajo.
Üretimlik nesne: Amacı diğer nesneleri üretmek olan nesnedir.Fábrica de objetos: un objeto cuyo propósito es crear otros objetos.
MPEG-4 formatı son kullanıcılara farklı hareketli nesneler ile geniş kapsamlı bir etkileşim ortamı sunar.El formato MPEG-4 proporciona a los usuarios una amplia gama de interacción con diversos objetos animados.
Nesneler yedi (7) faklı katagoriye ayrılmıştır.Concretamente, 7 puntos les separarán.
Veri yapısının herhangi bir seviyesinde nesneler ya da parametreler (ya da dizi örnekleri) bulunabilir.En cada nivel de la estructura se permiten objetos y parámetros (o casos-de-matriz).
Bu yolla kişi, nesnelere, kendinde olmayan özellikler verir.Uno muy especial que él mismo ignora.
Gerçeklik bilinçten bağımsız olarak nesnel dünyada bulunan varlıklardır.Establece que la realidad existe independientemente de la conciencia humana.
Böylece, herkes için geçerli olan, herkesi kavrayan Nesnel Tin ortaya çıkmış olur.Si aparece la letra de todos, significa que todos están bien.
Bu A B’nin nesnelidir demeye benzer.Se pronuncia como la b de tumba.
RDF nesnelere (resources) ve bu nesnelerin nasıl ilişkili olduğuna işaret eden bir veri modelidir.RDF es un modelo de datos para los recursos y las relaciones que se puedan establecer entre ellos.
Aynı zamanda, ışığın büyük nesneler tarafından bükülmesini de öngörmüştü.Las bóvedas también impedían el desarrollo de grandes luces.