nesne ile cümle

nesne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Felsefi anlamda soyutlama, fikirlerin nesnelerden uzaklaştırılması sürecine denir.Mówimy o wierze gdy chcemy emocją zastąpić dowód.
Common (Beyaz) - Sıradan Nesne.Traszka zwyczajna (pol.).
Nesneler dünyanın tözünü oluştururlar.Mity stworzenia świata.
Bunlardan sonraki araştırma nesnesi Cümle semantiktir.Zasadnicze trudności stojące przed tą wersją falsyfikacjonizmu są następujące.
Bu nesne, kişi ya da davranışlar aşağılanmaz, tersine bir değer atfedilir.Niech mowa twoja nie będzie kłamliwa ani próżna, lecz poparta czynem.
Birşeyin yakınındaki nesneler veya bunların üzerinde gerçekleşen fiiller.Przetchlinki pozatułowia leżą albo na albo tuż obok jego części opadającej.
Ancak genellikle nesnenin açısal hızı değişmemektedir ( bu konsept fizikte tork olarak adlandırılır).Ponadto często zmienia kolor włosów (jest to jego przyzwyczajenie po ucieczce a nie cecha biologiczna).
Nesnel süreçleri primer ve sekonder süreçleri olarak bölümlenir.Rozróżnia się podział funkcji transportu na pierwotne i wtórne.
Nesne ve tamamlayıcılar (zarf, edat) ikincildir.Gods and Monsters (Two Lone Swordsmen) (ang.).
Ama nesnel gerçeklerle denenir ve doğrulanırlar.Jednak śledczy dochodzą prawdy i uniewinniają go.
A. L. Tadrossa, 2011 yılında yaptığı bir çalışmada nesneyi açık küme olarak sınıflandırmıştır.Według pracy A. L. Tadrossa z 2011 roku gromada znajduje się w odległości ok.
Süprematist teorilerini Nesnesiz Dünya isimli kitabında anlattı.Teorię tę opisał w książce Wszechświat z niczego.
Bu durumda nesne tabanlı programlama dilleri nesne yönelimli programlama dillerinin altkümesini oluşturur.Przeciwieństwem języków dziedzinowych są języki programowania ogólnego zastosowania.
I / O, nesne yönetimi, güvenlik ve süreç yönetimi ile ilgilenir.Obsługuje on operacje wejścia/wyjścia, zarządza bezpieczeństwem i procesami.
Dış dünyayı nesnel bir bakışla anlatır.Patrząc na świat smutnymi oczyma.
Sally artık tüm nesnelere dokunabilmektedir.Helen potrafiła zagrać wszystko.
Ancak çalışmanın bilimsel çevrelerden gizli yapılması eserin nesnelliğini etkileyecektir.To, czym ją otoczymy jest ciągle zagadką dla uczonych.
Muayene (M): Nesnenin kalitesini veya özelliklerini göz ve / veya diğer duyuları kullanarak belirlemek.Jednakże odpowiedź: (...) tę określają jego własne wyraźne słowa i testament albo jakieś inne znaki wiążące.
Çekici ile evlilikleri ve nesneleri de kutsayabilir.Udzielali oni chrztów, a nawet ślubów.
Gerçek nesnelerle, sadece bir ölçüm sonucu bulunanlar gerçek kabul edilebilir.Oznacza ona, że tylko ustalenia faktyczne uznane za prawdziwe mogą być podstawą rozstrzygnięć.
Eğer dışsal nesnelere bağımıysak, içsel zihnimiz tedirgin olacaktır.Gdy zewnętrznie człowiek jest przywiązany do form, jego wewnętrzny umysł jest niespokojny.
Nesne bir tartışma konusudur.Czy sztuka jest nieustającą polemiką?
Gözler yarı açık tutulur, ancak herhangi bir nesneye odaklanmaz.Deras ögon var stora men de hade inte binokulär (framåtriktad) syn.
Yani kabul edilen nesnellik anlayışı bizim için de söz konusudur.” demiştir.Nej förr sova än prata; vi äro folk som känna vår instruktion."
Hem Haro hem de Herbig bu çeşitli nesnelerin 1940 lar boyunca bağımsız gözlemlerini yaptı.Både Haro och Herbig genomförde oberoende studier av flera av dessa objekt under 1940-talet.
Bunu da şöyle açıklamıştır; parlak bir nesneye ya da ışığa uzun süre bakarsa göz, acı duymaktadır.Jag sade till honom: 'Herre, den som ser synen, ser han genom själen eller genom anden?'
Bu da, beyaz deliklerle kara deliklerin aynı nesne olduğu anlamına gelebilir.Detta kan innebära att svarta hål och vita hål är samma objekt.
Tahminler, öznel ve nesnel olmak üzere iki kısma ayrılırlar.Poisk har två anslutningar: zenit (upp) och nadir (under).
Bunların bir bölümü yazıtlar üzerinde olduğu gibi bir bölümü de dinî nesneler üzerine yazılmıştır.Âksâr khâm (អក្សរខម) är en stil som används i texter på pali som är skrivna på palmpapper.
Oyunda, araba ve bazı binalar gibi belirli nesneler de hasar görebilmektedir.Vissa föremål, såsom bilar och vissa byggnader är förstörbara.
Aynı zamanda oluş fiilleri nesne de almazlar.Nu skall vi behandla även icke-heltal.
Bu yıldız kümesi yaklaşık 500.000 yıldızdan oluşan ve gökyüzünün en parlak nesnelerinden birisidir.Stjärnhopen är en av de största och ljusaste på himlen och den består av cirka 500 000 stjärnor.
1923 yılında müzenin doğal tarihsel nesneleri Haus de Natur'a verildi.År 1923 lämnades den naturhistoriska delen av samlingarna över till Haus de Natur.
Diğer yarısı nesnenin ayakta duran görüntüsünü ABCD prizmasının her iki tarafında görür.Den andra halvan ser en rättvänd bild av föremålet reflekterat via två sidor av prismat ABCD.
Alışılmadık nesneler her zaman şekil sabitliği kurallarına uymaz ve bakış açısı değiştiğinde değişebilirler.Okända föremål däremot, följer inte alltid regeln om formkonstant och kan lättare ändra aktuellt perspektiv.
Nesneler "olaylara" tepki verirler.Berättelserna benämns som "händelser".
(Nesne vurgulanmak istenmiş.)(Skulle du vilja ge mig ett handtag?)
Ayrıca patlama bölgesinde yerlerde de benzer nesneler bulunmuştur.Samma problem finns också vid andra platser där brandövningar har förekommit.
Yapıların içlerinde dönemin yaşantısı ile bize bilgi sağlayan birçok nesne ele geçmiştir.Hos många folk har det funnits berättelser som skildrar vad som hände i urtiden.
Varlık veya nesneleşmiş insandır.Är han en människa eller en ägodel?
Oysaki James, hayatı birebir ilgilendiren somut şeyleri, nesneleri önemsemiştir.Din blåögde vän Vad bryr jag mej om det...
Böylece, herkes için geçerli olan, herkesi kavrayan Nesnel Tin ortaya çıkmış olur.Får man bli arg på någon som alla tycker synd om?
En önemli nesnelerden bir tanesi Narmer Paleti'dir.Bland de mest kända är den så kallade Narmerpaletten.
Bazı atlanmış nesneler burada yer alanlardan daha büyüktür.Temperaturen ligger här lite högre än omgivande områdena.
Dış dünyayı nesnel bir bakışla anlatır.FRA – med koll på omvärlden.
Ancak bu soyut nesneler boşlukta kaybolur.Vi vill visa att denna mängd är tom.
Nesnelerle, genel anlamda dünyayla kurulan bağ, yaşama karşı takınılan tutum onu yeni yapar.Ja, om jag komme mitt i det förlovade land, till Värmland jag ändå återvänder.
Cinsel nesne hemşire kıyafeti giymiştir.Alma har klätt på sig sin sjuksköterskeuniform.
İnternet'in bir nesne değil sosyal bir ortam olması insanların ona bağımlı hale gelmelerini engeller.Eftersom Internet är en social miljö snarare än ett objekt, kan människor inte vara beroende av det.
Varlık bir nesne ya da bir şey değildir.Allt som existerar är ett föremål eller ting.
Çekim, bir sahne içindeki belirli kişi ya da nesneye odağın değiştiğini gösteren bildirimdir.Dessa kan till exempel ange om en person kommer in på scenen eller om en person ska ta eller flytta något.
Java SE nesne yönelimli Java programlama dilini kullanır.Som programspråk används Java.
NGC 369 nesnesi için NED sonuçları (İngilizce).Säg mig den gamla sanning (FA nr 369)
Bu nesne, Drusilla'nın yansımasını görebilmesini sağlayacak bir kolyedir.Detta får honom att söka tröst hos någon annan, Drusilla.
Fonksiyonlar birinci sınıf nesnelerdir.Och de i första klass prioriteras.
NGC nesneleri dizini Gezegenimsi bulutsular ^ a b "SIMBAD Astronomical Database".Övrigt data i tabellen kommer från SIMBAD Astronomical Database (webbsida:
Simula, ilk nesne yönelimli programlama dili olarak kabul edilir.Simula brukar benämnas som det första objektorienterade programspråket.
Cinsel nesne asker üniforması giymiştir.Utklädd till soldat rymmer hon.
Bu A B’nin nesnelidir demeye benzer.På samma vis fås att d delar b.
Kap - İçerisine bir şey koyulabilen nesne.Någon... det som han har eftersport.

İlgili Sayfalar