nesne ile cümle
nesne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Nesneler yedi (7) faklı katagoriye ayrılmıştır.In het Westen wordt de zeven (7) als geluksgetal beschouwd.
21 yüzyılda gizemli nesneler bilinen tüm Dünya uygarlığının sonunu getirmekteydi.In de 21e eeuw slaat een mysterieus object in op Aarde wat de gehele beschaafde wereld vernietigd.
İstediği nesneye ve çizmeye bürünebilir fakat bu değişimin zayıf yanı 5 dakika sürdürebilmesidir.Je kan klikken en doen wat je wilt, het programma doet 10 seconden niets dan wachten.
Böylece içine aldığı nesne ortaya çıkar.Hij ontdekt wat erin staat.
Bu yıldız kümesi yaklaşık 500.000 yıldızdan oluşan ve gökyüzünün en parlak nesnelerinden birisidir.Deze bolhoop is een van de grootste en helderste en bestaat uit ongeveer 500 000 sterren.
Yüksek yüzey parlaklığına (gezegen nebulaları gibi) sahip küçük nesneler için, yüksek bir büyütme kullanın.Daarvoor gebruikte hij niet de grote molen, maar een kleintje (in de grote), elektrisch aangedreven.
Bu proje D Nesnesi yani Sputnik 3 oldu.A staat voor Alkett, dat StuG III's bouwde.
Pusat - halk kültüründe ve mitolojide kutlu nesne.Links van de kerk: De linkerzijde en de multiculturele samenleving.
Yapıların içlerinde dönemin yaşantısı ile bize bilgi sağlayan birçok nesne ele geçmiştir.Talrijke aflaten werden verleend, die ons tegenwoordig over de voortschrijding van de bouw informeren.
Yegâne (singleton pattern) Bir sınıftan sadece bir tane nesne yaratılacak şekilde kısıtlama sağlar.Singleton — Een klasse heeft slechts één instantie.
Bunlar hem oyunla alakalı ve hem de nesnel ifadelerdir.Dit is te merken aan zowel zijn uiterlijk als accent.
Bu gibi durumlarda, nesne polarize edilmiştir.Om dit toch te bereiken wordt het materiaal gepolariseerd.
Destek olan şeyin birçok nesnelerde bulunduğunu varsıyıyoruz, işte bu ortak desteğe töz adını veriyoruz."God is onze toeverlaat en sterkte, ene hulp in de grote noden, die ons getroffen hebben.
Siyah fonda kalan hiçbir nesne görünmemektedir.Op het hoofd mogen er geen zwarte vlekjes voorkomen.
Object REXX, nesne yönelimli bir programlama dili.Visual FoxPro is een objectgeoriënteerde datacentrische programmeertaal.
Bunun tersine, ilişkilendirme agnozisi olan kişiler bir nesneyi adlandırmaları istendiğinde zorluk yaşarlar.Telkens wanneer iemand iets doet waarmee je het niet eens bent kan je die persoon challengen.
Örneğin ayna donuk bir nesnedir.Een voorbeeld is ankylose van het kaakgewricht.
I / O, nesne yönetimi, güvenlik ve süreç yönetimi ile ilgilenir.Hij is verantwoordelijk voor algemeen bestuur en public affairs, Openbare orde & veiligheid en Handhaving.
Uğurlu nesne (Yom Taşı gibi) manasını da içerir.Een Pacharán (likeur) past er ook prima bij.
Yerçekimi kütleye sahip iki nesnenin etkileşimidir.In beide gevallen wordt de richting van de zwaartekracht gemeten.
Dolayısıyla nesnelerin bütün ideleri de Tanrı'nın kendisinde mevcuttur.Voor wie God in zijn ‘zijn’ heeft smaken alle dingen naar God.
Nesnelerin interneti açısından, nesne kavramı oldukça geniş bir anlama sahiptir.Door zijn scherpe berichtgeving heeft de site een redelijk goede reputatie.
NGC 801 nesnesi için NED sonuçları (İngilizce).Hieronder volgt een lijst van de NGC-objecten 801 tot 900.
Yollar: Belirli bir yolu izlemesi istenen nesneler için yollar tanımlanabilinir.Hierdoor is bij een mens gemakkelijk waar te nemen in welke richting hij kijkt.
Daha sonra her uygulama kendi özel nesnelerini ekler ve tuval üzerine yerleştirir.Ten slotte kan dan ieder zijn eigen spullen meenemen en zijn eigen weg gaan.
Nesne değişmez, kalıcı olandır; betileniş değişen, kalıcı olmayandır.Alles is wat het is, alles is één, onbeweeglijk, onveranderlijk.
Makroskopik bir nesnenin optik kaldırma da teorik olarak mümkündür.Een perfect vacuüm is alleen theoretisch mogelijk.
Güzel nedir Güzellik nesnel midir?En wat is het leven waard zonder mooie dingen?
Bildiğimiz Güneş, Ay ve yıldızlardan (tüm gök nesnelerinden) çok uzakta yaşar.Słońce pogodziło się z tym stanem rzeczy i podzieliło się z księżycem dziećmi (gwiazdy) i majętnościami.
Hem Haro hem de Herbig bu çeşitli nesnelerin 1940 lar boyunca bağımsız gözlemlerini yaptı.Zarówno Herbig jak i Haro dokonali kilku niezależnych obserwacji tych obiektów w latach 40.
Newton'a göre, mutlak zaman ve mekan sırasıyla nesnel gerçekliğin bağımsız yönleridir.Zdaniem Newtona absolutna przestrzeń i czas są niezależnymi aspektami obiektywnej rzeczywistości.
13 NGC nesnesi keşfetmiştir.Odkrył 35 obiektów NGC.
Birçok paha biçilemez ikon, eser ve diğer nesneler çoğu Venedik'e gitmek üzere Batı Avrupa'ya götürüldü.Wiele bezcennych ikon, relikwii i innych przedmiotów zawieziono do zachodniej Europy, dużą cześć do Wenecji.
Gözlemin nesnesi bireysel insan öğeleri değil, daha çok 'yapı'dır.Przedmiotem obserwacji nie jest jednostkowy element ludzki, lecz raczej ‘struktura’.
Tahminler, öznel ve nesnel olmak üzere iki kısma ayrılırlar.Dwie z nich były ułożone poziomo, a dwie pionowo.
Bu oyunda çeşitli nesneler herkese bir dakika süreyle gösterilir.Aby ujrzeć jedno z nich wystarczy kilka minut gry.
Reparo: Zarar görmüş veya kırılmış nesneleri düzeltmek için kullanılır.Opis: naprawia zepsute lub zniszczone przedmioty.
Güzel nedir Güzellik nesnel midir?Czym jest piękno kobiety? – wyd.
Nesne yoktur.U ciebie nic!
Bir nesnenin parçaları veya atomları zaman içersinde değişikliğe uğrayabilir.Jednak przedmioty i ich cechy mogą zmieniać się w czasie.
Bir nesnenin maddesi zaman içersinde değişebilir."Czy życie może się zmienić w jednej sekundzie?
Cinsel nesne asker üniforması giymiştir.Kim jest morderca w wojskowym mundurze?
"Seçilim Nesnesi" Proc.The objects of selection. „Proc.
Aşina nesneler tuhaf, korkunç biçimler almaya başlamıştı.Już od samego początku dzieją się dziwne, przerażające rzeczy.
Nesneler, dış dünya ile etkileşimlerini metotlar aracılığı ile tanımlarlar.Obiekty wchodzą w interakcje ze światem zewnętrznym poprzez metody.
Astronotlar bu nesneyi yerleşik televizyon kamerası kullanarak belirlediler.Obraz pracujących astronautów przekazywała zainstalowana na łaziku kamera telewizyjna.
Kadın artık hayran olunacak değil incelenecek bir nesne haline gelir.Staje się ona wówczas obiektem badań, a nie podziwu.
M65, Charles Messier tarafından keşfedilmiş ve Messier nesneleri listesine dahil edilmiştir.M50 to gromada otwarta odkryta przez Charles’a Messiera.
Aynı şekilde yukarıdan da bazı nesneler düşmektedir.Są jednak i takie które ładuje się od góry.
Her sıralama nesnesi bir topolojik uzay yapısına sahiptir.Z powyższych rozważań wynika, że każda przestrzeń topologiczna ma uzwarcenie.
Simula, ilk nesne yönelimli programlama dili olarak kabul edilir.Simulę uważa się za pierwszy obiektowy język programowania.
Koleksiyonunda 100.000'den fazla nesne bulunmaktadır.Jego kolekcja obejmuje ponad 100 000 obiektów.
Bu nedenle iki nesne de fiziksel olarak birbirleriyle ilgili olabilirler.Prawdopodobnie są one fizycznie związane ze sobą.
Nesne tabanlı bir dildir.Pis´miennos´t gagauskogo jazyka.
Sözcük olarak "kutlu nesne" anlamına gelir.Oznacza "szlachetną obietnicę".
Şekil bir nesnenin çevre ve yüzey gibi dış özelliklerine bağlı genel bir tanımdır.Jest wyjątkowy ze względu na swój kształt oraz otoczenie.
Farklı insanlar aynı nesneyi farklı algılar.Różne zmysły dają różne wrażenia tego samego przedmiotu.
Algı ise somut bir nesnenin zihindeki yansımasıdır.Źródłem przechowywanych w pamięci wyobrażeń są zmysły.
1982 - Time dergisi yılın adamı listesi'ne ilk kez insan olmayan bir nesne girdi: Kişisel bilgisayar.1982 – Człowiekiem Roku tygodnika Time został komputer osobisty.
Öte yandan emeğin nesnesi,daha önceki emekten geçirildiğinde buna hammadde adı verilir.Wyłącznie dla powołanych, przed nastaniem czasu obecnego, Pan ustanowił pokutę...