Ganj ve Yamuna nehirlerini arıtma projeleri geliştirildi.Wir haben also unser Säuberungsprojekt für den Ganges und den Yamuna.
Ganj ve Yamuna nehirlerini arıtma projeleri geliştirildi.Λοιπόν, έχουμε το έργο καθαρισμού του Γάγγη και του Γιαμούνα.
Ganj ve Yamuna nehirlerini arıtma projeleri geliştirildi.Мы занимаемся гангским и ямунским проектом очистки.
Ganj ve Yamuna nehirlerini arıtma projeleri geliştirildi.Провеждаме проекта за почистване на Ганг и Ямуна.
Ganj ve Yamuna nehirlerini arıtma projeleri geliştirildi.אז, יש לנו את הפרוייקטים לניקוי הגאנגאס והיאמונה.
Ganj ve Yamuna nehirlerini arıtma projeleri geliştirildi.لذا، لدينا الغانج ويامونا ينظمون المشروع.
Ganj ve Yamuna nehirlerini arıtma projeleri geliştirildi.この計画に何億ドルもの資金を投入してきました
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok. Hiç bir şey yok.Der er ikke nogen dam, vandløb, floder, søer, ikke noget af den art.
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok. Hiç bir şey yok.Ei lampia, puroja, jokia, järviä, ei mitään sen kaltaista.
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok. Hiç bir şey yok.Er zijn geen poeltjes, stroompjes, rivieren, meren, niks van dat alles.
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok. Hiç bir şey yok.Es gibt keine Teiche, Bäche, Flüsse, Seen, nichts in der Art.
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok. Hiç bir şey yok.Il n'y a pas d'étangs, de ruisseaux, de rivières, de lacs, rien du tout.
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok. Hiç bir şey yok.Không có ao, suối, sông, hồ, hay thứ gì như thế.
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok. Hiç bir şey yok.Nie sú žiadne rybníky, potoky, rieky, jazerá, nič podobné.
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok. Hiç bir şey yok.Nincsenek tavacskák, folyamok, folyók vagy tavak, semmi ilyesmi.
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok. Hiç bir şey yok.No hay estanques, arroyos, ríos, lagos, nada de eso.
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok. Hiç bir şey yok.Non ci sono stagni, ruscelli, fiumi, laghi, nulla del genere.
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok. Hiç bir şey yok.Nu exista iazuri, rauri, lacuri, nimic de genul asta.
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok. Hiç bir şey yok.Δεν υπάρχουν νερόλακκοι, ρυάκια, ποτάμια, λίμνες, τίποτα τέτοιο.
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok. Hiç bir şey yok.Нет ни прудов, ни ручьёв, ни рек, ни озёр, ничего подобного.
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok. Hiç bir şey yok.Няма водопои, потоци, реки, езера, нищо такова.
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok.연못도 냇물도 강도 호수도
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok.אין שלוליות, נחלים, נהרות, אגמים,
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok.لا توجد بِرَك، ولا جداول، ولا أنهار ولا بحيرات،
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok.どこにもないのです
Gördüğünüz gibi nehir bazı belli noktalarda dardır보시다시피, 어떤 지점에서는 강의 폭이 굉장히 좁아지기도 하죠,
Gördüğünüz gibi nehir bazı belli noktalarda dardırKot lahko vidite, je reka na nekaterih delih zelo ozka.
Gördüğünüz gibi nehir bazı belli noktalarda dardırכפי שאתם רואים, הנהר עשוי להיות צר למדי
Gördüğünüz gibi nehir bazı belli noktalarda dardırوكما ترون، يمكن أن يكون النهر ضيقاً
Gördüğünüz gibi nehir bazı belli noktalarda dardır北朝鮮の人々が密かに越境しようとします
Güçlü nehirleri geçerek ve Rhadaur'un geniş ormanları içinden.広大なルダウアの森を抜けて- ドゥネダインの見守る平和な土地へ
Güney Hindistan'daki tüm büyük nehirlerin kaynağı, Ghat sıradağlarının batı kesimleridir;Toate râurile importante din sudul Indiei provin din Westghats,
Güney Hindistan'daki tüm büyük nehirlerin kaynağı, Ghat sıradağlarının batı kesimleridir;Tutti i fiumi principali del sud dell'Inida nascono dai Ghati occidentali,
Güney Hindistan'daki tüm büyük nehirlerin kaynağı,남부 인도의 모든 중요한 강은
Güney Hindistan'daki tüm büyük nehirlerin kaynağı,כל מקורותיהם שלכל הנהרות הגדולים
Güney Hindistan'daki tüm büyük nehirlerin kaynağı,في انهار جنوب الهند
Güney Hindistan'daki tüm büyük nehirlerin kaynağı,インド西海岸に沿う
Hemingway'in balık tuttuğu ve daha sonra da hakkında yazı yazdığı nehirde balık tutardım.Ik viste in dezelfde rivieren als Hemingway, die hij later beschreef.
Hemingway'in balık tuttuğu ve daha sonra da hakkında yazı yazdığı nehirde balık tutardım.그리고 헤밍웨이가 낚시를 하고 그의 작품에 담기도 했던 그 강에서 낚시를 하곤 했죠.
Hemingway'in balık tuttuğu ve daha sonra da hakkında yazı yazdığı nehirde balık tutardım.ולדוג באותם מקומות שהמינגווי נהג לדוג בהם ולאחר מכן כתב עליהם.
Hemingway'in balık tuttuğu ve daha sonra da hakkında yazı yazdığı nehirde balık tutardım.وكنت اصطاد في نفس الانهر التي كان يصطاد فيها المؤلف هيمينجواي والتي كتب عنها لاحقا
Hemingway'in balık tuttuğu ve daha sonra da hakkında yazı yazdığı nehirde balık tutardım.このことは後に書いたのですが 年月がたち
Hong (Kırmızı nehir) waters_ world- class. kgmČervená riekawaters_ world- class. kgm
Hong (Kırmızı nehir) waters_ world- class. kgmFiume Rossowaters_world-class. kgm
Hong (Kırmızı nehir) waters_ world- class. kgmHong (Den røde Flod) waters_ world- class. kgm
Hong (Kırmızı nehir) waters_ world- class. kgmHong (Red river) waters_ world- class. kgm
Hong (Kırmızı nehir) waters_ world- class. kgmHong (Rio Rojo)waters_world-class. kgm
Hong (Kırmızı nehir) waters_ world- class. kgmHong (Rîul roșu) waters_ world- class. kgm
Hong (Kırmızı nehir) waters_ world- class. kgmHong (Röda floden) waters_ world- class. kgm
Hong (Kırmızı nehir) waters_ world- class. kgmHong (Rode rivier)waters_world-class.kgm
Hong (Kırmızı nehir) waters_ world- class. kgmHong (Roter Fluss)waters_world-class.kgm
Hong (Kırmızı nehir) waters_ world- class. kgmLe Hồ ng (fleuve Rouge)waters_world-class. kgm
Hong (Kırmızı nehir) waters_ world- class. kgmRzeka Czerwonawaters_ world- class. kgm
Hong (Kırmızı nehir) waters_ world- class. kgmwaters_ world- class. kgm
Hong (Kırmızı nehir) waters_ world- class. kgmwaters_ world- class. kgm
Hong (Kırmızı nehir) waters_ world- class. kgmwaters_ world- class. kgm
Hong (Kırmızı nehir) waters_ world- class. kgmwaters_ world- class. kgm
Hong (Kırmızı nehir) waters_ world- class. kgmwaters_ world- class. kgm
Hong (Kırmızı nehir) waters_ world- class. kgmwaters_ world- class. kgm
Hong (Kırmızı nehir) waters_ world- class. kgmwaters_ world- class. kgm