Hong (Kırmızı nehir) waters_ world- class. kgmwaters_ world- class. kgm
Hong (Kırmızı nehir) waters_ world- class. kgmΧονγκ (κόκκινος ποταμός) waters_ world- class. kgm
Hong (Kırmızı nehir) waters_ world- class. kgmГонг (Червона ріка) waters_ world- class. kgm
Hong (Kırmızı nehir) waters_ world- class. kgmهونغ (النهر الأحمر) waters_ world- class. kgm
Hong (Kırmızı nehir) waters_ world- class. kgmソンコイ川 (紅河)waters_world-class.kgm
İkisi de, sanayiyi ve semt sakinlerini birbirine oldukça yakın tutan nehir kıyısı toplulukları.Beide Kommunen lagen am Ufer, an dem sich Industrien und Einwohner in unmittelbarer Nähe angesiedelt haben.
İkisi de, sanayiyi ve semt sakinlerini birbirine oldukça yakın tutan nehir kıyısı toplulukları.Cả hai là những cộng đồng gần đê, điều đó khiến hai nền công nghiệp và dân cư xích lại gần nhau.
İkisi de, sanayiyi ve semt sakinlerini birbirine oldukça yakın tutan nehir kıyısı toplulukları.Entrambi sono comunità in riva all'acqua che ospitano sia fabbriche che abitanti le une accanto agli altri.
İkisi de, sanayiyi ve semt sakinlerini birbirine oldukça yakın tutan nehir kıyısı toplulukları.Eram ambos comunidades ribeirinhas que albergavam indústrias e residentes muito próximos uns dos outros.
İkisi de, sanayiyi ve semt sakinlerini birbirine oldukça yakın tutan nehir kıyısı toplulukları.In het post-Katrina-tijdperk hebben we nog meer gemeen.
İkisi de, sanayiyi ve semt sakinlerini birbirine oldukça yakın tutan nehir kıyısı toplulukları.둘 다 양쪽 산업의 주최자 노릇을 하는 강변 지역이고 주민들도 비슷하죠.
İkisi de, sanayiyi ve semt sakinlerini birbirine oldukça yakın tutan nehir kıyısı toplulukları.Mindkettő vízparti közösség, ahol az ipari üzemek és a lakosok egymás közelében találhatók.
İkisi de, sanayiyi ve semt sakinlerini birbirine oldukça yakın tutan nehir kıyısı toplulukları.Molemmat ovat joenrantayhteisöjä, jotka isännöivät sekä teollisuutta että asukkaita toisiaan erittäin lähellä.
İkisi de, sanayiyi ve semt sakinlerini birbirine oldukça yakın tutan nehir kıyısı toplulukları.Oba byly nábřežní komunity, kde jsou průmyslová a lidská obydlí v těsné blízkosti.
İkisi de, sanayiyi ve semt sakinlerini birbirine oldukça yakın tutan nehir kıyısı toplulukları.Obidve boli nábrežné komunity, kde sú priemyselné budovy a ľudské obydlia v tesnej blízkosti.
İkisi de, sanayiyi ve semt sakinlerini birbirine oldukça yakın tutan nehir kıyısı toplulukları.Оба района расположены на берегу, а предприятия и жилые дома в них находятся вблизи друг от друга.
İkisi de, sanayiyi ve semt sakinlerini birbirine oldukça yakın tutan nehir kıyısı toplulukları.שתיהן קהילות חוף שבהן תעשייה ותושבים גרים סמוך זה לזה.
İkisi de, sanayiyi ve semt sakinlerini birbirine oldukça yakın tutan nehir kıyısı toplulukları.كلا المجتمعين على ضفاف النهر ويضمان كلاً من الصناعات والسكان على مقربة من بعضهم البعض
İkisi de, sanayiyi ve semt sakinlerini birbirine oldukça yakın tutan nehir kıyısı toplulukları.住宅地帯に 近接しています カトリーナ後の時代に 共通するものが もっと増えました
İnsanlar bu nehirden kepçelerle içme suyu alırlar.사람들은 다른 북인도 지역의 강에서는 할 수 없는 것인,
İnsanlar bu nehirden kepçelerle içme suyu alırlar.אנשים מוציאים מים מהצ'אמבאל ושותים אותם,
İnsanlar bu nehirden kepçelerle içme suyu alırlar.الناس يشربون من هذا النهر
İnsanlar bu nehirden kepçelerle içme suyu alırlar.飲みませんが 地元住民はここの水を飲んでいます
İnsanların, Ganj timsahı gibi nehir canlılarına karşı tahammülsüzlüğününün sınırı da yok artık:En nu deze nieuwe menselijke intolerantie voor rivierwezens als de gaviaal.
İnsanların, Ganj timsahı gibi nehir canlılarına karşı tahammülsüzlüğününün sınırı da yok artık:그리고 이제 가리알과 같은 강의 생명체들에 대한 인간의 편협성의 새로운 요소들은
İnsanların, Ganj timsahı gibi nehir canlılarına karşı tahammülsüzlüğününün sınırı da yok artık:וכעת, סוג חדש של חוסר סבלנות לחיות הנהר כמו הגאביאל
İnsanların, Ganj timsahı gibi nehir canlılarına karşı tahammülsüzlüğününün sınırı da yok artık:والآن [هذه] عناصر جديدة من تعصب الإنسان لمخلوقات النهر وهي الجاريال
İnsanların, Ganj timsahı gibi nehir canlılarına karşı tahammülsüzlüğününün sınırı da yok artık:網にかかっても溺れ死なないと 不品行な漁師達の中には
İnsanları yerlerinden etmiş, nehir ekosistemini mahvetmiş, insanlara geçim alanı bırakmamıştı.생계 수단도 제공하지 않고 쫓아낸 거대한 거대한 사업의 비극을 알고 있습니다.
İnsanları yerlerinden etmiş, nehir ekosistemini mahvetmiş, insanlara geçim alanı bırakmamıştı.làm cho người ta phải di dời và làm phá hoại các hệ thống sông mà không tạo được kế sinh nhai.
İnsanları yerlerinden etmiş, nehir ekosistemini mahvetmiş, insanlara geçim alanı bırakmamıştı.אשר עוקרים אנשים מביתם והורסים את מערכות הנהר מבלי שהם מספקים פרנסה.
İnsanları yerlerinden etmiş, nehir ekosistemini mahvetmiş, insanlara geçim alanı bırakmamıştı.الذي أدى إلى تشريد الناس وتحطيم نظام النهر دون توفير سبل العيش.
İnsanları yerlerinden etmiş, nehir ekosistemini mahvetmiş, insanlara geçim alanı bırakmamıştı.もう住むことは出来ません 成長指数を二けたに引き上げようとすれば
İşte dört nehirli Piranesi heykeli.Ahí está la Fuente de los Cuatro Ríos, de Bernini.
İşte dört nehirli Piranesi heykeli.C'è la statua di Bernini dei quattro fiumi.
İşte dört nehirli Piranesi heykeli.Este statuia Bernini a celor patru râuri.
İşte dört nehirli Piranesi heykeli.Hier is het Berninibeeld van de vier rivieren.
İşte dört nehirli Piranesi heykeli.거긴 네 개의 강에 대한 피아네시 상이 있습니다.
İşte dört nehirli Piranesi heykeli.Tam jest Statua Piranesiego (Piranesi Statue) czterech rzek.
İşte dört nehirli Piranesi heykeli.Ето я статуята на Бернини на четирите реки.
İşte dört nehirli Piranesi heykeli.Там находится статуя четырех рек работы Бернини.
İşte dört nehirli Piranesi heykeli.ישנו הפסל של ברניני "ארבעת הנהרות"-
İşte dört nehirli Piranesi heykeli.هناك تمثال برنيني للأنهار الأربع.
İşte dört nehirli Piranesi heykeli.ボロミーニのサントイヴォ教会を通ります
Kadın: Çimen, çamur... kirli nehir kokusu.Gras, Schmutz ...
Kadın: Çimen, çamur... kirli nehir kokusu.여자: 잔디, 먼지...
Kadın: Çimen, çamur... kirli nehir kokusu.L'herbe, la terre...
Kadın: Çimen, çamur... kirli nehir kokusu.المرأة: العشب، رائحة...
Kadın: Çimen, çamur... kirli nehir kokusu.汚い川の臭い
Karada ilerledikçe, devasal vücutları dünyayı, nehirleri ve sıra dağları meydana getirdi.Cuando movieron a través de la tierra sus cuerpos giganticos formaron la tierra creando ríos y sierras.
Karada ilerledikçe, devasal vücutları dünyayı, nehirleri ve sıra dağları meydana getirdi.Podczas swoich wędrówek Olbrzymi ukształtowali Ziemię. Stworzyli rzeki i łańcuchy górskie.
Karada ilerledikçe, devasal vücutları dünyayı, nehirleri ve sıra dağları meydana getirdi.По мере продвижения, гиганты формировали Землю, создавая реки и горные цепи.
Kar suları aşağıya doğru nehire gidiyor veJoet johdattavat sulamisvesiä idän kaukaisilta vuorilta.
Kar suları aşağıya doğru nehire gidiyor ve눈 녹은 물이 강을 타고
Kar suları aşağıya doğru nehire gidiyor veWoda spływa rzekami przez pustynię i zasila Jezioro Aralskie.
Kar suları aşağıya doğru nehire gidiyor veZăpada se topește acolo și călătorește prin deșert, formând marele lac Aral.
Kar suları aşağıya doğru nehire gidiyor veالبعيدة نحو الشرق، حيث يذوب الثلج، وينزل مع النهر
Kar suları aşağıya doğru nehire gidiyor veアラル海に流れ込みます
Kaynağımız ve nehirlerimiz devam eder.수자원과 강을 유지합니다.
Kaynağımız ve nehirlerimiz devam eder.Zo blijven onze bronnen en rivieren schoon.