Ana içeriğe geç
Sözlük

nehir ile cümle

nehir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Birçok tatlı su türü larvası nehir ağızlarından aşağıdaki tuzlu sulara hatta denizlere doğru taşınırlar.Numerosos ríos bajan de sus cerros que llevan sus aguas al río Salí o Dulce.
Bu şehir Taunus ve Westerwald nehirlerinin kıyısnda bulunmaktadır.El distrito cae en la sierra de Taunus y Westerwald.
Ben nehir boyunca yürüdüm.Ho camminato lungo il fiume.
Nehir boyunca yürüdük.Abbiamo camminato lungo il fiume.
Nehirde yüzmekten hoşlandım.Mi è piaciuto nuotare nel fiume.
Nehirde yüzmüyorlar.Loro non stanno nuotando nel fiume.
Gençken bu nehirde sık sık yüzerdim.Da giovane nuotavo spesso in questo fiume.
Her nehirde iki taraf vardır.Ogni fiume ha due sponde.
Daha sonra aynı işlemleri nehirler ve şehirler için uyguladı.Fece quindi lo stesso lavoro per i fiumi e le città.
Nehir, geçtiği ülkelerin tarihlerinde, özellikle Ruanda'nın tarihinde, önemli bir yere sahiptir.Il fiume ha un posto di rilievo nella storia dei paesi in cui scorre, particolarmente del Ruanda.
Yarkon İsrail'deki en uzun nehirdir, uzunluğu 27.5 kilometredir.Il Yarkon è il più grande fiume costiero in Israele con i suoi 27,5 km di lunghezza.
Matt Smith, Kayıp Nehir filmindeki işini bitirdikten sonra bölümün çekimlerinin başlayacağını söyledi.Matt Smith disse che le riprese sarebbero cominciate quando lui avesse finito le riprese del film Lost River.
Wasserschutzpolizei (WSP) - Limanlardan, nehirlerden ve göllerden sorumlu deniz birimidir.Wasserschurzpolizei (WSP): è la polizia fluviale responsabile della sicurezza di fiumi, laghi e delle baie.
Potsdam'da yaklaşık 20 göl ve nehir vardır.Nel complesso si trovano a Potsdam circa 20 laghi.
İki nehir çölün ortasında, ortalama 145 km (90 mil) Hotan şehrinin kuzeyinde birleşir.I due fiumi si uniscono al centro del deserto, circa 145 km a nord della città di Khotan.
Ülkenin Avrupa bölümünde büyük nehirlerin havzaları kanal ağı ile bağlanır.Nella parte europea del Paese la rete di canali collega i bacini dei grandi fiumi.
Çulım, Tom ve Abakan Nehri|Abakan]] diğer önemli nehirlerdir.Tre sono i fiumi principali.
Buradan başlayarak kuzeye doğru akan nehir, Sonthofen, Immenstadt ve Kempten kentlerinden geçer.Da qui scorre poi verso nord attraversando Sonthofen, Immenstadt e Kempten.
Nehir Portekizli altın tüccarları tarafından isimlendirilmişti.Il nome fu dato dai commercianti d'oro portoghesi del Ghana.
Bu liste Ukrayna'dan geçen ana nehirlerden oluşur.Questa è una lista dei maggiori fiumi che scorrono attraverso l'Ucraina.
Bu tarihte nehirde canlı bir yaratık görmek neredeyse imkânsızdı.A quel tempo era difficile trovare creature viventi nel fiume.
İçinden geçen diğer nehirler Connecticut Nehri ve Merrimack Nehridir.Alcune vallate della regione sono quella del fiume Connecticut e la Merrimack Valley.
Nehir ise daha sonra doldurulmuştur.La ferrovia venne in seguito smantellata.
Nehir suyunun 50-55% kadarı eriyen kar sularından oluşmaktadır.Circa il 50-55% della quantità d'acqua a disposizione del fiume deriva dallo scioglimento delle nevi.
Nehir Iwabuchi'de Arakawa Nehri'nden ayrılarak Tokyo'nun kuzeyinden akar ve Tokyo Körfezi'ne dökülür.Nasce dal fiume Arakawa presso Iwabuchi e scorre fino alla baia di Tokyo.
Bu nehirler üzerinde barajlar bulunur.Questi sono i miei fiumi.
Samara'da nehir yerel vatandaşlar ve turistler için favori dinlenme yerlerinden biridir.Il fiume Samara, infatti, è una delle mete preferite sia dagli abitanti della città che dai turisti.
Örneğin, nehirler yağlardan oluşabilir.Sono possibili fenomeni di rizolisi.
En önemli nehirleri Ch'ŏngch'ŏn Nehri ve Taedong Nehridir.Il territorio della città sorge tra il fiume Ch'ŏngch'ŏn e il fiume Taedong.
Nehir ayrıca Orta Afrika Cumhuriyeti ile Demokratik Kongo Cumhuriyeti arasında hukuki sınırı da çizer.Il fiume segna il confine tra la Repubblica Centrafricana e la Repubblica Democratica del Congo.
Slovakya'nın en önemli nehirleri Tuna, Váh ve Hron nehirleridir.I principali fiumi slovacchi sono il Danubio, il Váh e il Hron.
Örneğin upė (nehir) dişildir ama upelis (dere) erildir.Ad esempio, upė (fiume) è femminile ma upelis (fiumiciattolo) è maschile.
Athi-Galana-Sabaki Nehri Kenya'daki ikinci büyük nehirdir.(Tana Nehri'den sonra).Il fiume Athi-Galana-Sabaki è il secondo corso d'acqua più lungo del Kenya dopo il Tana.
Bazı türler ise büyük nehirlerden gelmektedir.Da queste montagne nascono molti ruscelli ed alcuni fiumi importanti.
İlçede nehir yoktur.Il fiume senza ritorno.
Bunun sonucu olarak yağış hızlı bir şeklide suyun onları kurutan nehirlere doğru kabarmasını sağlar.Ma ci penseranno le rapide di un fiume a metterli definitivamente nei guai.
Williston şehri Missouri ve Yellowstone nehirlerinin kesişim noktası yakınlarında yer alır.La città si trova molto vicina alla confluenza del fiume Yellowstone con il Missouri.
Büyük nehirlerde ve göllerde yaşar.Diamante: Vive nei fiumi e nei laghi.
Avon Nehri İngiltere'nin güney batısında bulunan nehirdir.L' Avon è un fiume dell'Inghilterra meridionale.
Nehir bölgede önemli bir doğal varlıktır, sulama ve hidroelektrik yönünden zengindir.Questo fiume è un'importante fonte di acqua potabile, di acqua per irrigazione e di energia idroelettrica.
Dordogne Nehri - Fransa'nın güneybatı kesiminde nehir.La Dordogna (in francese Dordogne) è un fiume del sud-ovest della Francia.
Bu bağlamda nehir 520 kilometreden daha uzun olup, İsveç'teki en uzun üçüncü nehirdir.Possiede una lunghezza di 541 km, il terzo fiume più lungo della Svezia.
Doğuya akanlar: Uzunkaynak, Tezşelale, Ferah Nehir, Celebrant, Nimrodel, Entsuyu.Fiumi che scorrono a Est: Langwell, Rhimdath, Iridato, Celebrant, Nimrodel, Entalluvio.
Yoshino Nehri (吉野川 Yoshino-gawa) Japonya'nın Shikoku adasında bulunan nehir.Il fiume Yoshino (吉野川Yoshinogawa) è un fiume dell'isola di Shikoku, Giappone.
Nehir üzerine beş kemer bulunmaktadır.Lungo il fiume sono presenti cinque dighe.
Tüm nehir yunuslarının karakteristik özelliği olan uzun ve sivri bir ağza sahiptir.Hanno il muso lungo e appuntito caratteristico di tutti i delfini di fiume.
Haliç yunuslarının diğer nehir yunuslarıyla birlikte beslendikleri görülmüştür.Le sotalie sono state viste nutrirsi con altri delfini di fiume.
Kırmızı Volta veya Nazinon Burkina Faso'da bir nehirdir.Il fiume Nero o Fiumenero è un corso d'acqua della provincia di Bergamo.
Nehir deltası gayet geniş olup yaklaşık 100 km uzunluğunda ve 100 km genişliğindedir.La catena del Rif si sviluppa su una lunghezza di circa 300 km e su una larghezza di 100.
Karçayı ve Entsuyu Nehirleri'nin bu iki bölge arasında bir sınır olduğu kabul edilir.Verranno così tagliate le vie di comunicazione e di commercio tra le due galassie.
Balık ve omurgasızlar dahil çeşitli canlılar nehirde tekrar görünmeye başlamıştır.Forme di vita come pesci ed invertebrati sono riapparsi nel fiume.
Belirtilen rakamlara, ülkelerin iç suları (göl, gölet, nehir) dahil edilmiştir.Le cifre sulla superficie (area) tengono conto dei bacini d'acqua interni (laghi, fiumi).
Nehirde sportif olta balıkçılığı yapılabilmektedir.Nel laghetto viene praticata la pesca sportiva.
Nehir taşımacılığı kara içinde yapılacak diğer taşımacılık faaliyetlerine göre oldukça avantajlıdır.L'arma si rivelò particolarmente adatta alle operazioni portate avanti in clandestinità.
Çin ekonomik olarak geliştikçe nehir yunusları üzerindeki baskı da giderek arttı.Tuttavia, il cinese sta diventando sempre più prevalente a causa dell'apertura della RPC.
Günümüzde bu nehirler ve kanallar hala var olup, sadece yaz aylarında turist trafiği için kullanılmaktadır.Sull'isola sono presenti delle case, ma vengono usate solo d'estate.
Nehiryeli iri cüsseli ve iyi bir savaşçıdır.Teme gli scoiattoli, ma è un'ottima combattente.
Nehir, güneyde Ontario (Kanada) ile New York (ABD) arasında doğal uluslararası sınırı da belirler.È parte del confine naturale tra Canada (provincia dell'Ontario) e Stati Uniti (stato di New York).
Kasai'nin akarsu kolları arasında: Fimi, Kwango ve Sankuru nehirleri bulunur.Gli affluenti del Kasai includono il Fimi, il Kwango e il Sankuru.
Bu devrede, nehirlerde su çekildiğinden hidroelektrik enerji üretimi en düşük seviyeye iner.Questo deposito di ghiaccio viene prodotto quando le tariffe elettriche sono più basse.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod