"Ben daha çok düşünüyorum," dedi Jim geniş göğüs açık atma ve alma Derin bir nefes."Je pense plutôt que je n'ai pas", dit Jim, ouvrant sa large poitrine, et en prenant une respiration.
"Ben daha çok düşünüyorum," dedi Jim geniş göğüs açık atma ve alma Derin bir nefes."Kurasa aku tidak," ujar Jim, sambil membuka dadanya yang bidang, dan mengambil napas dalam.
"Ben daha çok düşünüyorum," dedi Jim geniş göğüs açık atma ve alma Derin bir nefes."Myślę raczej nie mam", powiedział Jim, otwarł jego szerokiej piersi, a także biorąc głęboki oddech.
"Ben daha çok düşünüyorum," dedi Jim geniş göğüs açık atma ve alma Derin bir nefes."Tôi thích nghĩ rằng tôi đã không", Jim nói, ném mở ngực rộng lớn của anh, và tham gia một sâu hơi thở.
"Ben daha çok düşünüyorum," dedi Jim geniş göğüs açık atma ve alma Derin bir nefes."Εγώ νομίζω ότι μάλλον δεν έχουν", δήλωσε ο Jim, ανοίγοντας ευρύ στήθος του, και τη λήψη βαθιά ανάσα.
"Ben daha çok düşünüyorum," dedi Jim geniş göğüs açık atma ve alma Derin bir nefes."Аз по-скоро мисля, че не са", каза Джим, хвърляне отвори широк гръден кош, и като дълбоко дъх.
"Ben daha çok düşünüyorum," dedi Jim geniş göğüs açık atma ve alma Derin bir nefes."Я скорее думаю, что я не так," сказал Джим, распахнув его широкой груди, и принимая глубокий вдох.
"Ben daha çok düşünüyorum," dedi Jim geniş göğüs açık atma ve alma Derin bir nefes."Я скоріше думаю, що я не так," сказав Джим, відчинивши його широких грудях, і беручи глибокий вдих.
Ben de nefesimi tutarken içlerinden çıkmam gereken kelepçeler eklemek zorunda kaldım.Alors, il fallait que je rajoute des menottes, et que je m'en libère, tout en retenant mon souffle.
Ben de nefesimi tutarken içlerinden çıkmam gereken kelepçeler eklemek zorunda kaldım.Asa ca am fost nevoit sa adaug catuse, din care sa ma eliberez in timp ce imi tin respiratia.
Ben de nefesimi tutarken içlerinden çıkmam gereken kelepçeler eklemek zorunda kaldım.Así que, tuve que añadir esposas de las que zafarme mientras aguantaba la respiración.
Ben de nefesimi tutarken içlerinden çıkmam gereken kelepçeler eklemek zorunda kaldım.Così ho dovuto aggiungere delle manette mentre trattenevo il respiro, dalle quali mi dovevo liberare.
Ben de nefesimi tutarken içlerinden çıkmam gereken kelepçeler eklemek zorunda kaldım.Deswegen musste ich Handschellen umlegen, während ich meinen Atem anhielt, von denen ich mich befreien sollte.
Ben de nefesimi tutarken içlerinden çıkmam gereken kelepçeler eklemek zorunda kaldım.Így bilincseket is kellett használnom, és kiszabadulni belőlük, mialatt visszatartom a levegőt.
Ben de nefesimi tutarken içlerinden çıkmam gereken kelepçeler eklemek zorunda kaldım.Ik moest handboeien omdoen, en daar zonder te ademen uit ontsnappen.
Ben de nefesimi tutarken içlerinden çıkmam gereken kelepçeler eklemek zorunda kaldım.Joten minun piti lisätä käsiraudat, ja irrottaa ne pidättäessäni henkeä.
Ben de nefesimi tutarken içlerinden çıkmam gereken kelepçeler eklemek zorunda kaldım.그래서 저는 수갑을 추가해야 했습니다. 숨을 참는 동안 거기서 탈출하기 위해서죠.
Ben de nefesimi tutarken içlerinden çıkmam gereken kelepçeler eklemek zorunda kaldım.Musiałem więc dodać kajdanki, w trakcie wstrzymywania oddechu, by się uwolnić.
Ben de nefesimi tutarken içlerinden çıkmam gereken kelepçeler eklemek zorunda kaldım.Por isso, tive que acrescentar algemas, enquanto sustinha a respiração, para me libertar.
Ben de nefesimi tutarken içlerinden çıkmam gereken kelepçeler eklemek zorunda kaldım.Så jag skulle ha på mig handbojor, och komma ur dem medans jag höll andan.
Ben de nefesimi tutarken içlerinden çıkmam gereken kelepçeler eklemek zorunda kaldım.Så, jeg skulle tilføje håndjern, mens jeg holdte vejret, som jeg skulle slippe ud af.
Ben de nefesimi tutarken içlerinden çıkmam gereken kelepçeler eklemek zorunda kaldım.Takže jsem musel přidat pouta, ze kterých jsem se měl dostat, zatímco budu zadržovat dech.
Ben de nefesimi tutarken içlerinden çıkmam gereken kelepçeler eklemek zorunda kaldım.Takže som musel pridať putá, z ktorých som mal ujsť, kým som zadržiaval dych.
Ben de nefesimi tutarken içlerinden çıkmam gereken kelepçeler eklemek zorunda kaldım.Vậy nên, tôi phải thêm còng tay, trong khi nín thở, để mà thoát ra.
Ben de nefesimi tutarken içlerinden çıkmam gereken kelepçeler eklemek zorunda kaldım.Έπρεπε λοιπόν να προσθέσω χειροπέδες, και να δραπετεύσω από αυτές κρατώντας παράλληλα την αναπνοή μου.
Ben de nefesimi tutarken içlerinden çıkmam gereken kelepçeler eklemek zorunda kaldım.И мне пришлось надеть наручники, от которых я должен был, всё ещё задерживая дыхание, освободиться.
Ben de nefesimi tutarken içlerinden çıkmam gereken kelepçeler eklemek zorunda kaldım.Така че трябваше да добавим белезници, от които да се освободя, докато не дижам.
Ben de nefesimi tutarken içlerinden çıkmam gereken kelepçeler eklemek zorunda kaldım.אז הייתי צריך להוסיף אזיקים שהייתי צריך להתשחחר מהם בזמן שהחזקתי את הנשימה שלי
Ben de nefesimi tutarken içlerinden çıkmam gereken kelepçeler eklemek zorunda kaldım.لذا أجبرت أن أضع كلبشات اليدين في ارجلي عندما كنت سأحبس أنفاسي كي أهرب منهم لاحقاً
Ben de nefesimi tutarken içlerinden çıkmam gereken kelepçeler eklemek zorunda kaldım.手錠を外す芸を課せられました これは致命的なミスでした
'Benim nefesim', ben değil. 'Benim zihnim', ben değil. 'Benim duygularım', ben değil.'A lélegzetem', nem én vagyok.'Az elmém', nem én vagyok.'Az érzéseim', nem én vagyok.
'Benim nefesim', ben değil. 'Benim zihnim', ben değil. 'Benim duygularım', ben değil.Mój oddech, mój umysł, moje uczucia- to nie jest mną.
'Benim nefesim', ben değil. 'Benim zihnim', ben değil."Min andning", inte jag.
'Benim nefesim', ben değil."Il mio respiro ", non è me.
'Benim nefesim', ben değil.Ma respiration, pas moi !
'Benim nefesim', ben değil."Mein Atem" - nicht ich.
'Benim nefesim', ben değil.'Mi aliento', no yo.
'Benim nefesim', ben değil.'Mijn werk', ben ik niet.
'Benim nefesim', ben değil."Minun hengityseni", en minä.
'Benim nefesim', ben değil."Slujba mea', nu eu.
'Benim nefesim', ben değil."Мое дыхание", не я.
'Benim nefesim', ben değil."Моят дух"-не съм аз.
Benim sesimdeki değişimi duyabiliyorsunuz. Değil mi? Bu kısa süre boyunca ağzınızdan nefes alabilirsiniz.되셨나요? 실험을 하는 동안은 입으로 숨을 쉬세요.
Beni o kadar sıkı kucaklardı ki zor nefes alırdım sonra da bırakırdı.Apertava-me tanto que eu mal conseguia respirar e depois largava-me.
Beni o kadar sıkı kucaklardı ki zor nefes alırdım sonra da bırakırdı.E mi stringeva così forte che respiravo a malapena e poi mi lasciava andare.
Beni o kadar sıkı kucaklardı ki zor nefes alırdım sonra da bırakırdı.És úgy megszorított, hogy alig kaptam levegőt, és aztán elengedett.
Beni o kadar sıkı kucaklardı ki zor nefes alırdım sonra da bırakırdı.Et elle me serrait si fort que je pouvais à peine respirer et puis elle me laissait partir.
Beni o kadar sıkı kucaklardı ki zor nefes alırdım sonra da bırakırdı.Hon kramade mig så hårt att jag knappt kunde andas och sen släppte hon mig.
Beni o kadar sıkı kucaklardı ki zor nefes alırdım sonra da bırakırdı.저를 꼭 안으시다가 저를 풀어 주시곤 했죠.
Beni o kadar sıkı kucaklardı ki zor nefes alırdım sonra da bırakırdı.Me apretaba tan fuerte que apenas podía respirar y luego me soltaba.
Beni o kadar sıkı kucaklardı ki zor nefes alırdım sonra da bırakırdı.Ściskała mnie tak mocno, że ledwo mogłem oddychać, a później mnie puszczała.
Beni o kadar sıkı kucaklardı ki zor nefes alırdım sonra da bırakırdı.Sie drückte mich so fest, dass ich kaum atmen konnte. Dann ließ sie mich los.
Beni o kadar sıkı kucaklardı ki zor nefes alırdım sonra da bırakırdı.Şi mă strângea aşa de tare încât abia puteam să respir şi apoi îmi dădea drumul.
Beni o kadar sıkı kucaklardı ki zor nefes alırdım sonra da bırakırdı.Ze perste me zo hard dat het me de adem benam en dan liet ze me gaan.
Beni o kadar sıkı kucaklardı ki zor nefes alırdım sonra da bırakırdı.Με έσφιγγε τόσο πολύ που μετά βίας μπορούσα να αναπνεύσω κι έπειτα με άφηνε.
Beni o kadar sıkı kucaklardı ki zor nefes alırdım sonra da bırakırdı.И ме стискаше толкова силно, че едва дишах и после ме пускаше да си вървя.
Beni o kadar sıkı kucaklardı ki zor nefes alırdım sonra da bırakırdı.Она обнимала меня так крепко, что я едва дышал, а затем отпускала.
Beni o kadar sıkı kucaklardı ki zor nefes alırdım sonra da bırakırdı.והיא היתה מועכת אותי כל-כך חזק שבקושי יכולתי לנשום ואז היא היתה משחררת אותי.
Beni o kadar sıkı kucaklardı ki zor nefes alırdım sonra da bırakırdı.وتضغط علي في الضم حتى بالكاد أتنفس ومن ثم تدعني أذهب.
Beni o kadar sıkı kucaklardı ki zor nefes alırdım sonra da bırakırdı.放してくれました それだけでなく- 1~2時間経って また祖母を見たなら