Ana içeriğe geç
Sözlük

nefes ile cümle

nefes kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Nefes almazlar.איננו נושמים.
Bu durum tamamen nefes verememeyle sonuçlanır.בכנות: אני בקושי מסוגל לנשום.
Eşiniz ne kadar süre nefessiz kalabilir?כמה זמן עוד ישטה בנו טירופך שלך?
Fransızcadan gelen bu isim nefesli sazların genel adıydı.מילת המפתח הייתה שם האדמירל הצרפתי.
Tim nefes alamamaya başlar.ראשית, הילד אינו נושם.
Nefes (anlam ayrımı)אובדן תחושה (כמו חוש מגע).
Eurydice hemen bir kez daha son nefesini verir.סוהראב מחייך קלות, בפעם האחרונה.
Rahel son nefesinde oğluna Ben-Oni adını verdi.הרב וואזנר קרא לבנו הצעיר על שמו.
Bu da uzun süreler nefes çevirerek yapılır.דגים אלה חייבים לנוע כל הזמן בשביל לנשום.
Ne nefes alabildim ne de yutkunabildim.לא שלותי ולא שקטתי ולא נחתי.
Kornetler "Britanya Tipi Bakır Nefesli Çalgılara Bandoları (Brass Band)" repretuvarlarında çok önemlidirler.גוף ההתנגדות הגדול היה "תנועת ההתנגדות הבריטית" (British resistance movement).
Ağır yaralanmıştım, zor nefes alıyordum.הוא נוטרל בירי ונפצע קשה.
Nefes almak için 10 dakika kadar su yüzeyinde kalır.הצלופח צריך לצוף מעל פני המים מדי עשר דקות כדי לקחת אוויר.
İlk etapta nefes alırken üfleyebilmek öğrenilir.ואחר כך ינוח בשיעור נשימה אחת.
Daha eski bir konuşmasında Mübarek son nefesine kadar Mısır'a hizmet edeceğini söylemişti.В миналото Мубарак е казвал, че ще служи на Египет до последния си дъх.
(Horatius) Dum spiro,spero Nefes aldığım sürece umut ediyorum.Dum spiro, spero. – Докато дишам се надявам.
Nefes almazlar.Не се вдишва.
Nefes almalarını sağlayan bir oksijen tüpü taşırlar.Тя разпръсква кислород, който им помага да дишат.
Son Nefesim.Моят последен дъх.
Büzük dudak nefesi egzersizleri yararlı olabilir.Мускулните релаксантисъщо могат да бъдат от полза.
Ödem (şişme), nefes almayı zorlaştırır.Възпалението може да затрудни дишането.
Derin bir nefes alarak kapıyı açar.Обръща специално внимание на дишането.
Bu sırada savaşın nefesi tüm Avrupa'da hissedilmektedir.Отзвукът от сражението оттеква в цяла Западна Европа.
Allahü teâlâdan ümîdim odur ki, ömrümün sonunda da, son nefeste de selâmet üzere olurum," dedi.Znači (na sreću ili na žalost) život živi (preživljava) mene, a ja živim (proživljavam) umjetnost.
"Smooth Criminal"ın introsundaki dramatik nefes alıp vermeler çıkarıldı.U skladbi "Smooth Criminal" zanemareno je dramatično disanje unutar uvoda.
Eşiniz ne kadar süre nefessiz kalabilir?Koliko dugo će svijet trpiti ovaj spektakl obijesne okrutnosti?
Arthur sonunda son nefeslerini veriyordu.Argentina je bila njegovo konačno odredište.
(Horatius) Dum spiro,spero Nefes aldığım sürece umut ediyorum.Životni moto: Dum spiro, spero!
Hasta istirahat halindeyken nefes darlığı çekiyorsa, sıvının boşaltılması gereklidir.Ako bolesnik ne diše, treba mu dati umjetno disanje.
Tom derinden nefes aldı.Tom duboko udahnu.
Eşiniz ne kadar süre nefessiz kalabilir?Ako ďaleko sa zmení spoločnosť, v ktorej budú ľudia žiť neobmedzenú dobu ?
Geceleri daha zor nefes alır.Oddychujú iba v noci.
Nefes darlığı daha sonra ortaya çıkabilir.Neskôr sa môže objaviť poškodenie pečene.
İlk etapta nefes alırken üfleyebilmek öğrenilir.Musím si uvedomovať, kedy mi začne dochádzať dych.
Nefes egzersizi teknikleri de yer almaktadır.Vkladáme do toho aj dýchacie cvičenia.
Bunlar; zihin, nefes ve enerjidir.Myseľ, inteligencia a život.
2006 - Nefes (Breath) albümü, WMCE (World Music Charts Europe) listesinde birinci oldu.Ďalší album Reprezent (2008) sa umiestnilo ako tretí najlepší v rebríčku World Music Charts Europe.
Nefes almadan filmden filme koşar.Pred začiatkom filmovania knihy nečítal.
Bu durumda hastalarda ağır bir nefes darlığı olur.Tento typ dýchania možno nájsť u pacientov s ťažkou dýchavičnosťou.
Doğru hareketlerin nefesi düzenleyeceği varsayılır.To zaručí správnu akciu prútu.
Akciğerleri yüzünden nefes almak için yüzeye çıkmaları gerekmektedir.Ostávajú však v blízkosti vody kvôli potrebe zvlhčovania dýchacieho orgánu.
1842'de John Hutchinson, spirometreyi icat etti ve bu sayede nefes gücünün ölçümü mümkün kılındı.Leta 1842 je John Hutchinson izumil spirometer, kar je omogočilo merjenje vitalne kapacitete pljuč.
Nefes almak için 10 dakika kadar su yüzeyinde kalır.Virus na zraku preživi samo deset minut.
Nefes egzersizi teknikleri de yer almaktadır.Uporabili so tudi tehniko napihovanja.
Düşünen, nefes alan, duyan ve de görebilen iki ağaç...Mrtvi vidijo,sanjajo in slišijo.
Rinzai Zen ise nefes meditasyonu ve koan pratiği üzerinde durur.Rinzai zen pa poudarja pozornost na dihanje in vadbo koanov.
Bazıları insanlara nefesleriyle hastalık verir.S pljuči dihamo tudi ljudje.
Ağır yaralanmıştım, zor nefes alıyordum.Bil je zelo prizadet in si je težko opomogel.
Büzük dudak nefesi egzersizleri yararlı olabilir.Sredstva za sproščanje mišic so lahko koristna.
Stoacı kabulde ruh bir tür nefes (“pneuma”) olarak belirtilir.Fenomenološki kapljični model opisuje jedro kot kapljico »tekočine« nukleonov.
Bir süre sonra oyuncu yoruluyor ve sıkça nefes alıyor.Včasih ima težave z dihanjem in med spanjem pogosto smrči.
Nefes darlığı daha sonra ortaya çıkabilir.Vėliau infekcija gali išnykti.
Nefes almazlar.Kvėpavimas.
Bir Nefeste Dünya Mitolojisi.Domėjosi gyvąja mitologija.
Asbestozun başlıca belirtisi yavaş ve sinsice gelişen nefes verme güçlüğüdür.Pagal poveikį primena aspiriną tik veikia staigiau ir trumpiau.
Geceleri daha zor nefes alır.Kodėl mes dieną naktį kvėpuojame?
Hastaneden eve gelen en son bebekti, çünkü nefes rahatsızlığı vardı.Nėštumas buvo sunkus, ir nuo gimimo vaikas kentėjo nuo kvėpavimo takų ligų.
Başlığı olmadan suda nefes alamaz.Į vandenį jis neria stačia galva.
Paslanmaz, nefes alır.Hingan, järelikult elan.
Eşiniz ne kadar süre nefessiz kalabilir?Ent kauaks jätkub tal seda visadust?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod