Ana içeriğe geç
Sözlük

nefes ile cümle

nefes kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Orada gördüğü, kelimenin tam manasıyla nefesini kesti.Ja, han såg honom ännu en gång vid lotusträdet den yttersta gränsen."
Dikkat kişinin duruş biçimi ve nefesine yöneliktir.Kontrollera personens andning och hjärtrytm.
(Horatius) Dum spiro,spero Nefes aldığım sürece umut ediyorum.Dum spiro, spero – Поки дихаю, сподіваюсь.
Poe hayat nefesi verene kadar dedektif öyküleri neredeydi?"Де були детективи до того, як По вдихнув у них життя?».
Bu da uzun süreler nefes çevirerek yapılır.Довше за інших затримують дихання.
Nefes darlığı daha sonra ortaya çıkabilir.Може короткочасно відновитися свідомість.
Son nefesleri pahasına bir söz verilecek, Ve düşmanlar Ölümün Kapıları'na dizilecek.Клятву стримай на краю могили, До Брами смерті йдуть ворожі сили.
Nefes almazlar.Не розбухає.
Medyayı oynat Nefes almak ya da soluk almak havanın akciğerlere alınıp verilme işlemidir.Потрібне чисте або очищене повітря для дихання.
İlk albümü "Bir Nefes Gibi" 1976 yılında çıktı.Перший альбом, «Come sei bella», виходить у 1976.
"Hücre odasında nefes alamıyorum".«Я більше не можу жити з газовій камері брехні».
En sık görülen belirtileri, nefes darlığı (dispne), öksürme (kanlı öksürme da dahil) ve kilo kaybıdır.Найбільш поширені симптоми захворювання — кашель (в тому числі з кровохарканням), втрата ваги та задишка.
Hemen doğumdan sonra anne, yavrusunu su yüzüne itekleyerek, yavrunun ilk kez nefes almasını sağlar.Після народження мати виносить дитинча до поверхні, щоб воно змогло вперше набрати повітря.
İnsan nefesiyle ağrı veren sıcak havayı göğsüne çeker.Тому для цього потрібна людина через чиї руки тече тепло.
Üzerine çöktüğü insan nefes alamaz.Це людина, яку кров не зупинить.
İlk etapta nefes alırken üfleyebilmek öğrenilir.Перед початком обертання необхідно виконати вдих.
Her zaman nefes almayı unuturum.Я завжди забуваю дихати.
(Horatius) Dum spiro,spero Nefes aldığım sürece umut ediyorum.Oficiální motto jsou slova Dum spiro spero (Dokud dýchám, doufám).
H334 Solunması halinde nefes alma zorlukları, astım nöbetleri veya alerjiye yol açabilir.H334: Při vdechování může vyvolat příznaky alergie nebo astmatu nebo dýchací potíže.
Büyük kediler sadece nefes verirken hırlayabilir.Velké kočky mohou příst jenom při výdechu.
Şathiye: Nefesin bir türüdür.Hrud: hlodavcům podobný druh.
Allahü teâlâdan ümîdim odur ki, ömrümün sonunda da, son nefeste de selâmet üzere olurum," dedi.Seč budu s pomocí boží a všech mi poddaných a slibuji věrně toto zachovávati."
Ne nefes alabildim ne de yutkunabildim.Nedalo se setřást, ani setřít.
Bu sırada savaşın nefesi tüm Avrupa'da hissedilmektedir.Lidské pozůstatky z tohoto období jsou nacházeny v celé Evropě.
Nefes darlığı daha sonra ortaya çıkabilir.Později se může objevit poškození jater.
Astım hastalığına, nefes darlığına iyi geldiği söylenmektedir.Stěžoval si na špatné dýchání.
Buna rağmen, kalp atışı ve nefes alma ritimleri daha yavaşlar.Dále se zpomaluje srdeční tep a dýchání.
Ve hiçbir canlı nefes almadan yaşayamaz.Samo sebou jen to bez dechu dýchalo.
Ağızlarından nefes alamazlar.Nereagovala na dýchání z úst do úst.
Başlığı olmadan suda nefes alamaz.Bez zahřívání na vzduchu nezasychají.
Bu olay genellikle en fazla 1 dakika sürer ve bu süre içinde nefes alış zorlaşır.Stav zřídka trvá více než pár minut, než se dýchání vrátí do normálu.
Nefes almalarını sağlayan bir oksijen tüpü taşırlar.Někdo navrhne, aby mu dali dýchnout kyslíku.
Nefes almak için 10 dakika kadar su yüzeyinde kalır.Krom toho umí zadržet dech na 10 minut.
Ve dalgıcın suda nefes alması sağlanır.Pokud ale umí dýchat v bahně.
2006 - Nefes (Breath) albümü, WMCE (World Music Charts Europe) listesinde birinci oldu.Další album Reprezent (2008) se umístilo jako třetí nejlepší v žebříčku World Music Charts Europe.
Sonra grup bir süre nefeslenmeye karar verdi.Po chvilce chlapec kýchl.
Eşiniz ne kadar süre nefessiz kalabilir?Jak dlouho potrvá, než pohár její trpělivosti přeteče?
Hemen doğumdan sonra anne, yavrusunu su yüzüne itekleyerek, yavrunun ilk kez nefes almasını sağlar.Matka jej hned nato postrkuje hlavou nad hladinu, aby se mládě poprvé nadechlo, to už samozřejmě umí plavat.
Manon son nefesini verirken ona çok üzüntülü şekilde veda eder ve Des Grieux'nün kolları arasında olur.Manon je velmi nemocná a umírá des Griex v náručí při posledním vyznání.
Poe hayat nefesi verene kadar dedektif öyküleri neredeydi?"Unde era povestirea polițistă până ce Poe i-a suflat viață în ea?”
Nefes alıp verirken de filojiston vücut dışına atılmaktadır.Dacă tăceai, filosof rămâneai.
Tia : Takımda ilk Nefes 'e sahip olan kişi oydu.Tia era singura de pe teren care avea suflul.
Nefes darlığı, öksürme ve kanlı balgam çıkarma akciğer ödeminin karakteristik işaretleridir.Respirația grea, tusea și expectorații cu sânge sunt semne caracteristice ale edemului pulmonar.
10-20 sn. kadar nefesi kesilir.Dimensiunile variază între 10-20 µ.
Konuşamamakta, yardım olmadan nefes alamamaktadır.Fără îngrijire nu poate supraviețui.
Nefesini Tut, 2016 yılı ABD yapımı korku türündeki Fede Alvarez filmi.Omul din întuneric (titlu original: Don't Breathe) este un film american din 2016 regizat de Fede Alvarez.
Nefes almazlar.Abia dacă respira.
Obua, nefesli çalgılar ailesinden bir müzik aletidir.Flautul denumește o familie de instrumente muzicale de suflat.
Ve hiçbir canlı nefes almadan yaşayamaz.'Légzés nélkül nem lehet élni.'
Eşiniz ne kadar süre nefessiz kalabilir?Mennyi ideig tart a vízborítottság?
Nefes (anlam ayrımı)Testmozgás - Érezd a különbséget!
Ödem (şişme), nefes almayı zorlaştırır.A duzzadás megnehezítheti a légzést.
Hele bir nefes alayım da.Akadjon el a lélegzetem.
4.↑ Türkçe: Durdurma beni şimdi, nefeslenmem gerekmiyor, devam edebilirim.Zarja–3: Ismételd kérlek, nem hallom jól.
Bir Nefeste Dünya Mitolojisi.A törvényes világrendnek a mitológiai megtestesítője.
Vyāna: Yaşam nefesi.Mulya: légzés tudatossága.
Arthur sonunda son nefeslerini veriyordu.John utolsó erejével elteleportált.
Diğer bir tabirle hasta son nefesini vermiştir.Utolsó betegségét is szakutazásban szerezte.
Kendimle bile ortak yanlarım az; bir köşede sessiz sedasız durup nefes aldığım için memnun olmalıyım."Gyakorlatilag semmi, egy sarokba kellene állnom nagyon csendesen, ahol nyugodtan tudok lélegezni”.
Derin bir nefes alarak kapıyı açar.Meleg, mély érchanggal nyílik az ajtó.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
nefes ile cümle - Sayfa 17 - nefes kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App