Ana içeriğe geç
Sözlük

nefes ile cümle

nefes kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Eşiniz ne kadar süre nefessiz kalabilir?Por quanto tempo a tua loucura há de zombar de nós?
Vyāna: Yaşam nefesi.Èémí – A respiração.
Ve dalgıcın suda nefes alması sağlanır.Consegue respirar dentro da água.
Ayrıca nefes, rüzgar gibi anlamlar içerir.Por exemplo, o ar empoeirado, como o vento.
Nefes almazlar.Não parece estar respirando.
Nefes almak bir ünsiyettir.É absolutamente de tirar o fôlego.
Ana madde: Serbest dalış Su altında nefes tutarak yapılan dalıştır.Instrumento principal que permite respirar debaixo d'água.
Nefes bu aşamada geçici olarak durur.A respiração continua normalmente durante o episódio.
Nefesi güçlükle çıkarak: “Allah sizleri affetsin… Ben affettim.(Prostração) Tu me criaste, Senhor, tem misericórdia. (Prostração) Pequei inúmeras vezes, Senhor, perdoa-me.
Bu durum malî yönden nefes alacak alan bırakmıyordu.Mas, na verdade, ele já tinha parado de respirar.
İnsan nefesiyle ağrı veren sıcak havayı göğsüne çeker.Isto normalmente resulta em dor no peito que piora com a respiração.
Arthur sonunda son nefeslerini veriyordu.Dan blaast Michael zelf zijn laatste adem uit.
Eşiniz ne kadar süre nefessiz kalabilir?Maar hoelang kan ze dit leven volhouden?
Dojosu kısa zamanda, ağır eğitimi ve yorucu nefes egzersizleri ile tüm şehirde ünlü oldu.Al snel stond de dojo bekend in Kyoto om de harde trainingen en zware ademhalingsoefeningen.
Bond ve Largo arasında nefes kesici bir savaş başlar.Daar volgt een gevecht tussen Largo en Bond.
Nefes almak için 10 dakika kadar su yüzeyinde kalır.Dat is nodig omdat ze om de paar minuten boven water moeten komen om te ademen.
Sonra grup bir süre nefeslenmeye karar verdi.Daarna besloot de band een tijdje uit elkaar te gaan.
Nefesi güçlükle çıkarak: “Allah sizleri affetsin… Ben affettim.Zijn laatste woorden waren: “ Mag God je vergeven zoals ik jou vergeef”.
Ve hiçbir canlı nefes almadan yaşayamaz.Hij kan nog net vertellen dat hij niet meer kan ademen voor hij sterft.
Nefes almadan filmden filme koşar.In de film vliegt ze los.
4.↑ Türkçe: Durdurma beni şimdi, nefeslenmem gerekmiyor, devam edebilirim.Wel neen ik. zeî dat Kwezelken, 't En is my 't dansen niet waerd; 'k En kan niet dansen, enz.
Onlar da dışarı çıkınca Milo'ya su tüpü giysisini giydirirler ve Milo nefes alır.Als ze daar eenmaal aangekomen zijn, trekken ze beiden snel hun kleren uit en Miranda gaat in bed liggen.
Ödem (şişme), nefes almayı zorlaştırır.Het kan het ademhalen bemoeilijken.
Allahü teâlâdan ümîdim odur ki, ömrümün sonunda da, son nefeste de selâmet üzere olurum," dedi.God is veeleer de Ongrijpbare die voorbijgegaan is en die mij met de Ander heeft achtergelaten.
Nefes darlığı hastaların en çok şikayet ettiği belirtidir.Het behandelen van patiënten is volgens hem wat de meeste dokters ongelukkig maakt.
Ben burnumdan nefes alamıyorum.Ik kan niet door mijn neus ademen.
Burnumdan nefes alamıyorum.Ik kan niet door mijn neus ademen.
Manzara nefes kesici.Het landschap is adembenemend.
Nefes almaya devam et.Blijf ademen.
Hâlâ nefes almakta zorlanıyor.Hij haalt nog steeds moeilijk adem.
Hâlâ zor nefes alıyor.Hij haalt nog steeds moeilijk adem.
Nefes kesici görünüyor.Ze ziet er adembenemend uit.
Yeteneklisin, özgünsün ve laboratuvarın nefes kesici.Je bent getalenteerd, origineel en je laboratorium is adembenemend.
50 yaşında olmasına rağmen, hâlâ nefes kesici.Hoewel al vijftig is ze nog steeds adembenemend.
Ona ağızdan ağıza nefes verdi.Ze gaf hem een mond-op-mondbeademing.
Nefes almazlar.Nie mogę oddychać.
Eşiniz ne kadar süre nefessiz kalabilir?Jak długo będzie paradować twoja wyuzdana zuchwałość?
Zikir, bir anlamda alınan her nefes için Allah'a teşekkür etmektir.Ponieważ Bóg objawia się poprzez każdą z rzeczy, czczenie czegokolwiek jest w istocie czczeniem Boga.
Brim Simbra : Nefes topluluğunun lideri.Brim Simbra – przewodniczący Stowarzyszenia Fluxa.
Canavarın nefesi kurşunu eritir.Potrafi zniszczyć potwora jednym strzałem.
Paslanmaz, nefes alır.Fryktløs - Pust (ang.).
Işk erinün bir nefes seyrânidur.Do oddychania służy im specjalny organ.
Soprano vokal olan şahısın nefes kontrollerini sıkı tutması esas alınır.Prana utożsamiana bywa z oddechem.
Nefes darlığı daha sonra ortaya çıkabilir.Mogą się wtedy pojawić objawy tężyczki.
Poe hayat nefesi verene kadar dedektif öyküleri neredeydi?"Gdzie były utwory detektywistyczne, nim Poe tchnął w nie iskrę życia?” – pytał.
İlk etapta nefes alırken üfleyebilmek öğrenilir.Można to sprawdzić wsłuchując się uważnie w swój oddech.
Akciğerleri ile nefes alan tavuklar, hepçil hayvanlardır.W obrazie sekcyjnym płuca padłych zwierząt są wypełnione rozsianymi guzami.
Zaheer tarafından nefesi kesilerek öldürülmüştür.Żywego została aresztowana przez Czerezwyczajkę.
Ne var ki başkent hiçbir zaman rahat nefes alamaz.W rzeczywistości ramię nigdy nie było w stanie spoczynku.
Allahü teâlâdan ümîdim odur ki, ömrümün sonunda da, son nefeste de selâmet üzere olurum," dedi.Med Guds hjälp har jag sedan länge funnit mig tillrätta i min situation och accepterat mitt straff."
Nefes bu aşamada geçici olarak durur.Andningen upphör då tillfälligt.
Ödem (şişme), nefes almayı zorlaştırır.Svullnaden kan göra det svårt att andas.
Buna rağmen, kalp atışı ve nefes alma ritimleri daha yavaşlar.Hjärtslag och andning blir långsammare.
Nefesi felç edicidir.Hur är pulsen?
Böylece, nefes tamamen boşaltılıp, kan temizlenmiş olur.Rengör från all smuts, blod och liknande.
Nefes egzersizi teknikleri de yer almaktadır.Även växtfysiologer prövar tekniken.
Büzük dudak nefesi egzersizleri yararlı olabilir.En pannlampa kan vara till stor hjälp.
Ve dalgıcın suda nefes alması sağlanır.Den ger förmågan att kunna andas under vatten.
Ağır yaralanmıştım, zor nefes alıyordum.Den är skadad och svårläst.
Tim nefes alamamaya başlar.John har svårt att andas.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod