Hele bir nefes alayım da.A volte mi sento respirare.
Bu durumda hastalarda ağır bir nefes darlığı olur.Il paziente sente il bisogno di respirare profondamente.
O nefesli sazlardan oluşan bir ekibin üyesi.Он играет в духовом оркестре.
Nefes almada zorluk çekiyorum.Мне трудно дышать.
O öfkeden nefes nefes kalmış.Он задыхался от ярости.
Bazen nefes almayı unuturum.Иногда я забываю дышать.
Tom nefes nefeseydi.Том был запыхавшийся.
Tom nefes almakta zorluk çekti.Том имел трудности с дыханием.
Biz uykudayken nefes alıp verişimiz rahatlar.Когда мы спим, наше дыхание успокаивается.
Uyumakta olan Tom'un belli belirsiz nefes alışverişleri beni dinginleştiriyor.Меня успокаивает ровное дыхание спящего Тома.
Nefes çalışması veya meditasyon veya kutsal metinlerin tetkiki gibi herhangi bir çalışma yapmadım.Я не практиковал никакой специальный метод дыхания, или медитации, или изучения священных текстов.
Şathiye: Nefesin bir türüdür.Шайтан — род в составе башкир.
Eşiniz ne kadar süre nefessiz kalabilir?Но долго ли продержишься с такой отзывчивостью?
Ödem (şişme), nefes almayı zorlaştırır.С каждым шагом труднее дышать.
Statik dalışsa (Static Apnea), su altında zamanlı nefes tutmaktır.Статическое апноэ (Static Apnea, STA) — фридайвер задерживает дыхание на время, лёжа в воде.
Ve hiçbir canlı nefes almadan yaşayamaz.Мы не остановимся, пока дышим.
Işıkları söndürün, derin nefes alın ve rahatlayın..."Украденные моменты). — Может быть, нам нужно подышать свежим воздухом, немного отдохнуть».
İlk albümü "Bir Nefes Gibi" 1976 yılında çıktı.Первый альбом «Как ты прекрасна» («Come sei bella») вышел в 1976 году.
Şarkının enstrümantasyonunda bakır nefesli çalgılar, sis düdükleri ve inek çanları kullanılmıştır.В песне используются духовые инструменты, звуки морской сирены и коровьих колокольчиков.
Orada gördüğü, kelimenin tam manasıyla nefesini kesti.Он же (Соломон) увидел, что прекрасна она лицом, тело же её (покрыто) волосами.
Retrieved on 2013-07-17. ^ "Dev final için nefesler tutuldu".1 Последнее дыхание (2017) El último aliento ...
Poe hayat nefesi verene kadar dedektif öyküleri neredeydi?"Где вообще был детективный рассказ до тех пор, пока По не вдохнул в него жизнь?».
Bir Nefeste Dünya Mitolojisi.Загадка параллельных миров.
Hastadan istenen rahat olması ve normal bir şekilde nefes alıp vermesidir.Обеспечить пациенту нормальное дыхание.
Böbrek hastalarında nefes kokusuna rastlanabilmektedir.Некоторые больные ощущают запах чеснока во вдыхаемом воздухе.
Nefes almazlar.Тобой дышу.
Hastaneden eve gelen en son bebekti, çünkü nefes rahatsızlığı vardı.Это был его последний выход из дома, он заболел пневмонией.
Hasta istirahat halindeyken nefes darlığı çekiyorsa, sıvının boşaltılması gereklidir.Если пациент может разговаривать, то, скорее всего, дыхательные пути свободны.
Yaylı çalgılar ise nefeslilerin ses gürlüğünü kapatmayacak şekilde kullanılır.Полость больше, чем этого требуется для произношения свистящих звуков.
Son nefesleri pahasına bir söz verilecek, Ve düşmanlar Ölümün Kapıları'na dizilecek.Клятву сдержи на краю могилы, К Вратам Смерти идут вражьи силы.
Hemen oracıkta son nefesini verdi, şehid oldu."Затем он испустил последний вздох и умер.
1842'de John Hutchinson, spirometreyi icat etti ve bu sayede nefes gücünün ölçümü mümkün kılındı.في عام 1842، اخترع جون هتشنسون مقياس التنفس spirometer، والذي أتاح قياس السعة الحيوية للرئتين.
Hidrojen seviyesindeki bu anormal artış, hidrojen nefes testi ile tespit edilebilmektedir.هذه الزيادة غير الطبيعية في الهيدروجين قابلا للاكتشاف بواسطة اختبار تنفس الهيدروجين.
Bu teste "hidrojen nefes testi" de denir ve şu anda klinik teşhis için kullanılan bir yöntemdir.يسمى اختبار تنفس الهيدروجين وهو الطريقة المستخدمة حاليا للتشخيص السريري.
Allahü teâlâdan ümîdim odur ki, ömrümün sonunda da, son nefeste de selâmet üzere olurum," dedi.إني إلى الله تعالى مهاجر، وللعرض الأدنى هاجر، ولأظعان السرى زاجر".
Allah’tan ki gelini kaçıran nikâhlı eşiymiş de rahat bir nefes aldık.نَذْرُ الصوم هو ما أوجبه المكلف على نفسه من صيام ، وقد عدَّ الله تعالى الوفاء به من صفات الأبرار.
Ve hiçbir canlı nefes almadan yaşayamaz.لا يمكن لأي كائن حي أن يعيش بدون ماء.
Orada gördüğü, kelimenin tam manasıyla nefesini kesti.كان إمام أهل الحديث ببلده وروى عنه أئمة عصره، وكان بإحدى عينيه بياض.
4.↑ Türkçe: Durdurma beni şimdi, nefeslenmem gerekmiyor, devam edebilirim.الجنرال(اوكي):ارجوك لاتمازحني سيدي ان فقدتك فلن احلق مرة أخرى.
Bu durumda hastalarda ağır bir nefes darlığı olur.في حالة ان المريض لديه مشاكل في الكبد.
Kas hücrelerindeki miyoglobinin yüksek yoğunluğu, organizmaların uzun süreliğine nefes tutmasına olanak tanır.تركيزات عالية من الميوغلوبين في خلايا العضلات تسمح للكائنات الحية أن تحبس أنفاسها لفترة أطول من الزمن.
Hasta rahat nefes alabilmesi için yarı oturur pozisyonda tutulur.أجبره مرضه على النوم على كرسي مستقيم الظهر لتنفس بشكل مريح.
Akciğerleri ile nefes alan tavuklar, hepçil hayvanlardır.الزواحف حيوانات ذاوت جلد حرشفي جاف تتنفس بوساطة الرئتين.
Ve dalgıcın suda nefes alması sağlanır.النهي عن التنفس في الكأس.
Genelde nefes darlığını hafifletmek için evde oksijen tedavisi uygulanır.العلاج بالأكسجين في المنزل غالباً ما يكون ضرورياً للتخفيف من ضيق التنفس و تصحيح نقص الأكسجين.
Bunlar; zihin, nefes ve enerjidir.إذ ان الخط يرتبط بالتنفس والطاقة والهدوء.
Hastadan istenen rahat olması ve normal bir şekilde nefes alıp vermesidir.يمكن أن يكون الهدف ببساطة إبقاء المريض قادرا على الحديث والأكل والتنفس بشكل طبيعي.
Büyük gücü ve çevikliği vardır ve su altında nefes alabilir ve çok hızlı yüzebilir.Ele tem uma grande força e agilidade e pode respirar debaixo de água e nadar muito depressa.
Guevara gittikçe hastalanır ve 280. güne gelince akut astımdan artık zor nefes alabilmektedir.Guevara fica doente e, por volta do dia 280, mal pode respirar, como resultado de sua asma aguda.
Büzük dudak nefesi egzersizleri yararlı olabilir.Os exercícios de respiração freno-labial podem ser benéficos.
Kendimle bile ortak yanlarım az; bir köşede sessiz sedasız durup nefes aldığım için memnun olmalıyım."Mal tenho algo em comum comigo mesmo, e deveria estar quieto em um corredor, contente por respirar".
Poe hayat nefesi verene kadar dedektif öyküleri neredeydi?"Onde estavam as estórias de detetives antes de Poe soprar o sopro da vida nelas?"
Bu durum tamamen nefes verememeyle sonuçlanır.Isto faz com que a pessoa seja incapaz de respirar na totalidade.
Ne nefes alabildim ne de yutkunabildim.No meu sonho não conseguia nem respirar.
"Breathlessly" (Türkçe: Nefes nefese), Claudia Faniello tarafından seslendirilen şarkı.Breathlessly é uma canção da cantora Claudia Faniello.
Çok büyük tümörler nefes darlığına sebep olabilirler.Ambos os tipos podem causar sérias disfunções respiratórias.
Nefes çalışması veya meditasyon veya kutsal metinlerin tetkiki gibi herhangi bir çalışma yapmadım.Eu não seguia qualquer curso particular de respiração, ou meditação, ou estudo das escrituras.
Hele bir nefes alayım da.Mal posso respirar.
Konuşma sırasında nefes almakta zorluk çekince, dalgıç kıyafetinin başlığı çıkarıldı.Quando começava a fazer a barba, queixou-se de que tinha dificuldades em respirar.
Üzerine yağ dökülmesi, kenenin nefes almasını zorlaştıracaktır.Basta utilizar o bocal para respirar.