Her nedense, saltanatı pek de hayırlı başlamadı.Zijn leven was echter allerminst gefortuneerd begonnen.
Etiyoloji veya neden bilimi (zaman zaman nedenbilim), neden olmanın, nedenselliğin, nedenin incelenmesidir.Thema: wetenschap contra bijgeloof ofwel oorzaak en gevolg.
Nedensellik İstenççilik ÖzgürlükMarginale geneigdheid tot sparen
Nedensellik İstenççilik İndeterminizm ÖzgürlükDeterminisme Onbewogen beweger Oorzaak Vrijheid
Burada nedenselliği de bugünkü anlayışımızdan daha farklı şekilde anlamak gerekir.Aczkolwiek pojęcie to jest rozumiane całkiem inaczej niż to przez nas obecnie.
Nedensellik İstenççilik İndeterminizm ÖzgürlükKonstruktywne wotum nieufności Wotum nieufności
Nedensel sistemlerde, x sağa yaslıdır ve ROC en dıştaki kutbun dışına doğru olur.Odpowiednio, możemy wykonać rotację w lewo, jeżeli X posiada prawego syna.
Her nedense, saltanatı pek de hayırlı başlamadı.Mimo to jego początek nie był zbyt udany.
İngilizler her nedense bu gece pek sinirliydiler.Tyskarna var särskilt flitiga med detta.
Akıl sahibi varlıklar dışında her şey doğa nedenselliğine tabidir.Alla utom den sista är av naturligt ursprung.
Yapılan belirli deneyler, ters nedensellik izlenimi vermektedir ancak yoruma açıktır.Falskt positivt utslag är extremt ovanligt, men risken finns.
İlaç yan etkisi, olumsuz ilaç olaylarının nedensel ilişki gösterebilen özel bir tipidir.Interaktioner med andra läkemedel är viktiga orsaker till ogynnsamma reaktioner.
Ancak bu teori nedensellik döngüsüne sebep olur.Ця теорія, однак, створює петлю причинності.
Nedense, bilinmeyen bir sebepten ötürü Bieber, şarkıyı film için kaydetmekten vazgeçti.Але потім з невідомих причин співачка вирішила взяти паузу.
Böylelikle de nedenselliği ihlal etmemiş olurlar.При цьому принцип причинності не порушується.
Nedense şarkı için bir balalayka temin edilememiş, onun yerine gitar kullanılmıştı.Для пісні чомусь не вдалося дістати балалайку, а замість неї використали гітару.
Nedense Mecdî'nin tercümesi kadar tutulmayan eserin nüshasına da henüz rastlanmamıştır.Katolická církev se k překladu doposud oficiálně nevyjádřila.
Koch postülatları, bir hastalık ile bir mikrop arasında nedensel ilişki kurmak için gereken dört kriter.Existují čtyři typy mimologického jednání podle vztahu mezi prostředkem a účelem.
İngilizler her nedense bu gece pek sinirliydiler.Indiáni byli s touto britskou politikou krajně nespokojeni.
Sebeple sonuç arasında bir nedensellik yoktur, onları birbirine masallardaki mantık bağlar.Nedělá mu potíže udržovat si v nich dokonalý pořádek a mít je navzájem logicky propojené.
Bu sebepten nedensellik ilkesi determinizmin temel taşıdır.Intrinsecă dezbaterii privind determinismul este chestiunea primei cauze.
İkinci güçlük ise nedensellik ilkesinin uygulanabilirliği konusundadır.A doua condiție se referă la faptul că evenimentul trebuie să aibă caracter întâmplător.
Parabenlerle kanser arasında nedensel ilişki kurulmamıştır.Nu au fost demonstrate legături directe dintre utilizarea parabenilor și apariția cancerelor.
Her nedense, saltanatı pek de hayırlı başlamadı.A közös munka a jelek szerint nem indul túl jól.
Her nedense, karısı ve iki kızının hayatı bağışlandı.Ainoastaan Loot ja hänen kaksi tytärtään pelastuvat.
Bu sebepten nedensellik ilkesi determinizmin temel taşıdır.Ensinnäkin siksi, että hyveet synnyttävät luottamusta, joka on johtajuuden perusedellytys.
Burada nedenselliği de bugünkü anlayışımızdan daha farklı şekilde anlamak gerekir.Είναι, επίσης, ίσως ευρύτερα διαδεδομένη από ό,τι γνωρίζουμε σήμερα.
İkinci güçlük ise nedensellik ilkesinin uygulanabilirliği konusundadır.Μια άλλη διαφορά βρίσκεται στη σημασία της Θείας Ευχαριστίας.
Ancak bu tasarimlar nedense sadece raflarda sergileme amaçlı kullanildilar.Όσο για τους Αργυράσπιδες αυτοί θέλαν μόνο την αποσκευή τους.
Marianne , Fransa'nın özgürlük ve nedenselliği temsil eden ulusal simgesi.Figuren Marianne er personifikationen af Frankrigs revolutionære idealer om frihed og fornuft.
Narkolepsi hastalığı kesin bir şekilde nedenselleştirilmiş değildir.For Munn- og klovsyke er altså ikke dette tiltaket i seg selv tilstrekkelig.
Çünkü ilinti (ilişki) nedenselliği onaylamaz.Ia tidak suka perbuatan sewenang-wenang.
Nedense, DCOM arşivindeki çok daha fazla film ev sineması formatında yayınlanmadı.Tuy nhiên, phần lớn phim trong kho tàng DCOM chưa từng được phát hành ở dạng video gia đình.
Her nedense, karısı ve iki kızının hayatı bağışlandı.Tuy nhiên, mẹ của ông và ít nhất hai cô con gái đã được tha.
Örneğin nedensellik ilkesi doğru ya da yanlıştır, burada bir inanç eylemi vardı.Ví dụ, các nguyên tắc của quan hệ nhân quả là không đúng hay sai mà là một hành động của đức tin.
Bununla birlikte, Hume, nedenselliğe de karşı çıkar.Tuy nhiên, Maldini đã từ chối vì lý do cá nhân.
Her nedense, saltanatı pek de hayırlı başlamadı.Tuy nhiên, cuộc sống của ông cũng không khá hơn được bao nhiêu.
Koch postülatları, bir hastalık ile bir mikrop arasında nedensel ilişki kurmak için gereken dört kriter.Nguyên tắc Kock (tiếng Anh: Koch's postulates) là bốn tiêu chí nói về mối quan hệ giữa vi khuẩn và bệnh tật.
İkincisi, bununla beraber, nedensellik prensibinin ihlali: burada emmeden önce uyarılabilen ileri dalgalar.そして墳形などから長尾山古墳は前期古墳ではないかとの結論を導いている。
Herhangi bir nedensel parça sadece bir baloncuk çekirdeklenmesi ile olasıdır.どうしてあれだけの速いボールが投げられるのか不思議な部分がある。
Burada nedenselliği de bugünkü anlayışımızdan daha farklı şekilde anlamak gerekir.これは現在のわれわれの常識とは異なる。
Çünkü ilinti (ilişki) nedenselliği onaylamaz.りりむに懐くが貴也には懐かない。
Kendimi nedense geceleri daha iyi hissediyorum.私はなぜか夜の方が元気だ。
Çünkü ilinti (ilişki) nedenselliği onaylamaz.不然,恩典就不是恩典了。
İkincisi, bununla beraber, nedensellik prensibinin ihlali: burada emmeden önce uyarılabilen ileri dalgalar.2.同時亦成為劇中非屬滅卻師和完現術者,卻能藉著大氣中的靈子於空中移動的人類的首例。
Her nedense, karısı ve iki kızının hayatı bağışlandı.在妻子後死亡和女兒兩個人生活。
Sistemin hem nedensel hem de kararlı olması durumunda, bütün kutuplar birim çemberin içinde olmalıdır.如果你既要稳定性,也要因果性,系统函数的所有极点都必须在单位圆内。
Koch postülatları, bir hastalık ile bir mikrop arasında nedensel ilişki kurmak için gereken dört kriter.코흐의 공리(Koch's postulates)는 어떤 질환과 그것의 원인이 되는 미생물간의 관계를 확립시키기 위한 4가지의 간단한 기준을 일컫는다.
İngilizler her nedense bu gece pek sinirliydiler.이 사고로 인해 영국 국민들은 큰 충격을 받았다.
Ancak bu tasarimlar nedense sadece raflarda sergileme amaçlı kullanildilar.불행하게도, 그의 모델은 수소원자에서만 적용되었다.
Genellikle bu türlü nedensellikden doğmayan yakın ilişkiye sahte korelasyon adı verilmektedir.이러한 까닭에 편두통이 있는 출산기 여성에게는 일반적으로 권장되지 않는다.
Özellikle pozitivizmde nedensellik kavramına belirleyici bir önem ve yer verildiği görülür.특히 논리학에서는 개념의 의미 내용과 적용 범위를 명확히 함을 말한다.
Her nedense, Fausta üç yıl sonra Konstantin tarafından ölüme mahkûm edildi.Въпреки това 3 години по-късно Фауста е убита от Константин.
Nedensel çelişkiler yoluyla takyonların tespit problemi bilimsel olarak çözüldü.Проблемът в засичането на тахионите чрез причинно-следствени противоречия се изучава научно.
Parabenlerle kanser arasında nedensel ilişki kurulmamıştır.Въпреки това, няма установена връзка между парабените и рака.
Nedense, DCOM arşivindeki çok daha fazla film ev sineması formatında yayınlanmadı.Въпреки това много повече от библиотеката на DCOM никога не са били издавани във всеки дом видео формат.
Kendimi nedense geceleri daha iyi hissediyorum.Поради някаква причина, вечер се чувствам по-добре.
Çünkü ilinti (ilişki) nedenselliği onaylamaz.Zato se ne treba se zanositi (početnim) uspjesima.
Marianne , Fransa'nın özgürlük ve nedenselliği temsil eden ulusal simgesi.Marianne je nacionalni simbol francuske Republike, te alegorija slobode i razuma.
Risk faktörleri veya belirleyiciler ilintilidir ve illaki nedensel değildir.Osjećaji krivnje su opravdani ili su nepremostivi .