Nedense, direk olarak La Sfera'ya gitmemizi istiyor.He said to go straight to La Sfera.
Ben nedense o kadar başarılı olamadım.In a way -- it did not for me.
Akıl hastalıklarının nedenselliğini anlayabileceğimizi de.That we could understand the causality of the mental illnesses.
Sadece yetişkinlere dokunuyor nedense.It's grown-ups that get really upset.
Nedense, burada olduğunu sanmıyorum.Somehow, I don't think it is here.
Bu adamda nedense biraz delilik var, bir süreye kadar onu gözetleyin" dediler.We never heard this from our elders.
Bir diğer nedense Balkan ülkesinin AB üye aday statüsü.A second reason is the Balkan country's EU membership candidate status.
Nedensellik değerlendirmesiAssessing causality
Nedensellik değerlendirmesi, ilaç kaynaklı yan etki olasılığını tanımlamakta kullanılır.Causality assessment is used to determine the likelihood that a drug caused a suspected ADR.
Bu görüş zihinsel nedensellik çerçevesini terketmemektedir.This seems to leave no "room" for mental causation to operate.
Ancak Z1, F1'in nedensel etkisi değildir. (yani Z1, F1'in yan sonucudur).However M1 does not causally effect P1 (i.e., M1 is a consequent event of P1).
Nedensel fermiyon sistemleri teorisinde canlanmaRevival in the theory of causal fermion systems
Hume'un nedensellik sorunu, tümevarım sorunuyla ilgilidir.Hume's problem of causation is related to his problem of induction.
Geçerli muhakemeyi biçimlendirmeye ve nedenselleştirmeye çalışır.It tries to formalize valid reasoning.
Bu çalışmalar, nedensellik değil korelasyon gösterdiği için geniş çapta eleştirildi.These studies were widely criticized as showing correlation, not causality.
Chrysippus, kehaneti kaderin nedensel zincirinin bir parçası olarak kabul etti.Chrysippus accepted divination as part of the causal chain of fate.
Zihinsel nedensellik sorunu, zihin felsefesinde kavramsal bir meseledir.The problem of mental causation is a conceptual issue in the philosophy of mind.
Nedensel dışlama karşı argümanıCausal exclusion counter-argument
Her şeyden önce, nedensel dışlama argümanının öncülü, fizikalizmin tanımıdır.First of all, the antecedent of the causal exclusion argument is the definition of physicalism.
Bu ifade yalnız başına ikiciliği, idealizmi ve zihinsel nedenselliği reddetmek için yeterlidir.This statement alone negates dualism, idealism and mental causation.
Fiziksel bedenlerin alemi içinde zihinsel nedenselliği kanıtlamak zorlu bir iştir.It is an arduous task to prove mental causation within the realms of a physical body.
Yine de, her insan, insan vücudunda zihinsel nedenselliğe tanık olmuştur.Yet, every human has witnessed mental causation within the human body.
Zihinsel nedenselliğin alt-sorunlarıSub-problems of mental causation
Bu yaklaşımların ortak noktası, aynı nedensel mekanizmaya dayanmalarıdır.These approaches have in common that they rely on the same causal mechanism.
Yönetim, altta yatan herhangi bir nedensel durumun tedavisini içerir.Management involves treating any underlying causative condition.
Zihinsel Nedensellik SorunuProblem of mental causation
Keyfi seçim, nedenselliğin belirlenmesini zorlaştırır.Self-selection makes determination of causation more difficult.
Bugün insanlar nedensellik ilişkileri kurmaya çalışıyorlar.Today people attempt to establish cause and effect relationships.
Biyolojik nedenselliği ve yaşamın çeşitliliğini araştırmıştır.He explored biological causation and the diversity of life.
Her nedense, saltanatı pek de hayırlı başlamadı.Dabei war der Start für sie nicht sonderlich gut.
Akılcılık, insan eylemlerinde nedenselliği temel alır.Ein Missbrauch der Vernunft im Dienste menschlicher Wünsche.
İngilizler her nedense bu gece pek sinirliydiler.Les Anglais sont cette fois apeurés.
İkinci güçlük ise nedensellik ilkesinin uygulanabilirliği konusundadır.La seconde issue est d’adopter l’hypothèse du multivers.
Her nedense, saltanatı pek de hayırlı başlamadı.Le séjour ne commence pas très bien.
Yine aynı zaman diliminde Xander ve Buffy'de oradadır ama nedense birbirlerini göremezler.Il tire en direction de Buffy et Xander, puis à nouveau en l'air en partant.
Nedense, bilinmeyen bir sebepten ötürü Bieber, şarkıyı film için kaydetmekten vazgeçti.Cependant pour une raison inconnue, Sony a annulé le projet.
Dahası geride bir de topçu birliği vardır ancak bu birlikler her nedense savaşa katılmamıştır.Los presos tienen todo tipo de armas, por esto, ningún guardia se atreve a entrar.
İkinci güçlük ise nedensellik ilkesinin uygulanabilirliği konusundadır.La diferencia principal está en la capacidad para resolver problemas.
Herhangi bir nedensel parça sadece bir baloncuk çekirdeklenmesi ile olasıdır.Es probable que esto sólo ocurra en el hacinamiento de un cúmulo globular.
Bu, nedenselliğin tek tanımı değildir, ancak birçok uygulamada kullanışlıdır.No es la única forma de expresar un color absoluto, pero es el estándar en muchas industrias.
Nedense metal bükemez.Volete Metallo?!
Nedense, bilinmeyen bir sebepten ötürü Bieber, şarkıyı film için kaydetmekten vazgeçti.Per motivi sconosciuti, è stato scelto Justin Bieber per registrare la canzone per il film.
Bu bir nedensel döngü örneğidir.Consideriamo un esempio motivante.
İkincisi, bununla beraber, nedensellik prensibinin ihlali: burada emmeden önce uyarılabilen ileri dalgalar.Segue hasta milap (congiungimento delle mani della coppia), che precede il Saptpadi.
4. Petitio principii / begging the question: Döngüsel nedensellik; kendi kendini kanıtlayan önerme.Dissimulazione di petitio principii: postulare ciò che si dovrebbe dimostrare.
Burada nedenselliği de bugünkü anlayışımızdan daha farklı şekilde anlamak gerekir.E forse ci guarderanno in modo ancor più strano di quanto fanno ora.
Kişi nedensellik çemberinin on zincirini aşmıştır.Dieci staioli fanno la catena agrimensoria.
İkincisi için her zaman evrensel kapsam uzayına başvurabiliriz ve nedenselliği tekrar sağlayabiliriz.Poi distruggeremo anche il secondo generatore e torneremo in superficie.
Bu görüş zihinsel nedensellik çerçevesini terketmemektedir.Non le rimane che lasciarsi rapire da insani pensieri.
David Hume’un nedensellik konusundaki sözleri soy bilim açısından son derece önem teşkil etmektedir.La concezione empirica della giustizia culmina nel saggio sulla giustizia di David Hume.
Kendimi nedense geceleri daha iyi hissediyorum.Почему-то по ночам я бодрее.
Nedense bugün canım hiçbir şey yapmak istemiyor.Почему-то я сегодня ничего не хочу делать.
Kozmolojik Argüman: Bu argüman, ilk neden ve nedensellik kanıtıdır.Космологической аргумент, в лучшем случае, доказывает, что первопричина должна существовать.
Kafası nedense karpuz şeklindeydi."По своей сущности он был воплощением оголённого провода».
Her nedense, Fausta üç yıl sonra Konstantin tarafından ölüme mahkûm edildi.Но в 326 году Фауста была убита Константином.
İkincisi için her zaman evrensel kapsam uzayına başvurabiliriz ve nedenselliği tekrar sağlayabiliriz.Para estes últimos, podemos sempre ir para o espaço de cobertura universal, e restabelecer a causalidade.
İkinci güçlük ise nedensellik ilkesinin uygulanabilirliği konusundadır.A segunda pergunta refere-se ao plano da validade.
Bu, nedenselliğin tek tanımı değildir, ancak birçok uygulamada kullanışlıdır.Apesar de não ser uma medida de liderança por si só, é usado por alguns como uma medida da autenticidade.
Nedensellik Fiziğin temel bir prensibidir.Causalidade é um fundamental princípio da física.
Garip görünmüyor ama nedense garip hissettiriyor.Nāo parece estranho mas por alguma razão sinte se estranho.