Ne var ki, bu olay ne Krallar kitabında ne de Asur kayıtlarında yer almaktadır.Co v učebnicích nebývá aneb Čeští panovníci, jak je (možná) neznáte 2.
Ne var ki bu aile kraliçenin ölümüyle sarsılır.Jeho podezíravost královnu zraňuje.
Ne var ki, çok geçmeden bu ilerleme 1071'de yapılan Malazgirt Savaşı ile aniden kesildi.Brzy však byla tato expanze náhle ukončena, a to v roce 1071 v bitvě u Mantzikertu.
Ne var ki, ancak dördünü tamamlayabildi.Acum poate că a ratat ultimele patru sesiuni.
Ne var ki Angela bakire çıkmaz.Ei nu bănuiesc prezența Mariei Vetsera.
Ne var ki, proje hayata geçirilemedi.Piesa în sine nu a supraviețuit.
Ne var ki Yunanlar kısa bir süre sonra kenti yeniden işgal ettiler.Mai târziu, colonisti români au populat satul din nou.
Ne var ki kendisi de bir avcı olarak bilinen Artemis, buna rağmen tüm yaratıklara koruma sunmuştur.Deși Artemis era ea însăși o vânătoreasă, oferea protecție fiecărui animal de pe Pământ (mitologie).
Ne var ki, ampul teknolojisinin gelişmesi bu işin sonunu getirmiştir.Îmbunătățirea tehnologiei motoarelor a dus la eliminarea acestei funcții.
Ne var ki Japonlar güçlerini dağıttılar.Ezzel az amerikaiak kettévágták a japán erőket.
Ne var ki, bela hep onları bulmaktadır.Ám a bajok valahogy mindig rátalálnak.
Ne var ki bu iki biranın da ömrü fazla uzun olmamıştır.Ez a sör nem nagyon tartós.
Ne var ki hükümdarlığı çok uzun sürmedi, 1747'de bir suikast sonucu öldü.Uralma nem volt hosszú, 1747-ben meggyilkolták.
Ne var ki, hukuk düzeni her zaman adil olmayabilir.Továbbá, mint a törvények alkotója soha nem lehet igazságtalan sem.
Ne var ki, ateşkes kısa süreli olmuştur.A tűzszünet azonban rövid életűnek bizonyult.
Ne var ki bu yolculukta öldürülecekti.Őt azonban útközben megölték.
Ne var ki, katili hiçbir zaman ele geçmedi.A gyilkost sosem fogták el.
Ne var ki, insan gözü bu spektrumun sadece bir bölümüne duyarlıdır.Az emberi szem ennek a tartománynak csak egy töredékét képes érzékelni.
Ne var ki Napolyon’un Mısır’daki başarısı kalıcı olmadı.VII. Henrik sikerei Itáliában nem voltak tartósak.
Ne var ki bu iddialar geniş çaplı olarak kabul edilmiş değildir.Ezt a családnevet széles körben nem fogadták el.
Ne var ki Kraliçe, biraz kendini beğenmiş bir kadınmış.A cárné nagyon félénk, visszahúzódó asszony volt.
Ne var ki Doktor her seferinde onları yenmeyi başardı.Általában a főhősöket mindig sikerült rászedniük.
Ne var ki profesyonel boks fazla bir gelişme göstermedi.A széles körű diplomáciai erőfeszítések azonban nem sok sikert hoztak.
Ne var ki, Batı Kilisesi yıkılmıştır.A halotti templom azonban sajnos már elpusztult.
Ne var ki bu çözümlerin fiziksel olabilirliği belirsizdir.Ebből következően a fizikai megjelenésére vonatkozó részletek bizonytalanok.
Ne var ki, kimse İtalya'dan ayrılmak istemedi.Itáliát sem hagyhatta el.
Ne var ki, bu adaylığın ciddi olup olmadığı tartışma konusudur.Vita tárgya az, hogy ezek segédigék-e vagy sem.
Ne var ki hem NP hem de co-NP'de olduğu bilinmektedir.Sen tiedetään olevan sekä NP että co-NP.
Ne var ki Yunanlar kısa bir süre sonra kenti yeniden işgal ettiler.Turkkilaisen valtasivat kuitenkin pian takaisin kaupungin.
Ne var ki bu defa da tek partici bir meclis oldu.Tällä kerralla valittiin vain yksi tangokuninkaallinen.
Ne var ki, terimleri sıfıra yaklaşan tüm seriler yakınsak değillerdir.Kuitenkaan eivät kaikki sellaisetkaan sarjat, joiden termit lähestyvät nollaa, suppene.
Ne var ki, bu gemiler uygulamada pek yarar sağlamıyordu.Tämä ei luonnollisesti ollut hyväksi laivalle.
Ne var ki hükümdarlığı çok uzun sürmedi, 1747'de bir suikast sonucu öldü.Hänen valtakautensa jäi lyhyeksi, sillä hän kuoli vuonna 1777.
Ne var ki, bu amaca her zaman ulaşıldığı söylenemez.Ei tiedetä, löydettiinkö tätä viestiä koskaan.
Ne var ki, ancak dördünü tamamlayabildi.Niitä ehdittiin valmistaa vain neljä kappaletta.
Ne var ki dümenciyi kimse dikkate almaz.Draken kaavan kertoimia ei tunne kukaan.
Ne var ki, Pan Afrikan Kongresi eylemi on gün öne çekmek istemiştir.Texasin kongressi oli hyväksynyt osavaltioksi tulemisen yhdeksän kuukautta aikaisemmin.
Ne var ki suyun kaynama noktasını 0 °C, donma noktasını ise 100 °C olarak kabul etmişti.Asteikossa veden jäätymispiste oli 100 ja kiehumispiste 0 astetta.
Ne var ki söz konusu şehzadenin bu tür girişimlerle hiç ilgisi yoktu.Eikä paikallinen sheriffi ole edes kiinnostunut koko asiasta.
Ne var ki daha sonra Paralı Askerler Savaşı sırasında bu sınırlama geçici olarak ortadan kalkmıştır.Näin rajoittamattoman siirtolaisuuden aika oli käytännöllisesti katsottuna ohi.
Ne var ki lundum tamamen yok olmamıştır.Keinuperinne ei ole kokonaan hävinnyt.
Ne var ki bu sağlık evinin hiçbir zaman ebesi olmamıştır.Μόνο που, νά, δεν έχουμε ασχοληθεί ποτέ με την ποδηλασία.
Ne var ki, bu gemiler uygulamada pek yarar sağlamıyordu.Τα αεροσκάφη αυτά δεν ήταν πρακτικά.
Ne var ki, tahvillerin vadesi geldiğinde hiçbir ödeme yapılmamıştır.Ή όταν δεν υπήρχε σοδειά δεν εισπράττονταν κεφαλικός φόρος.
Ne var ki, bunlar, yalnızca motor işlerken çalışıyordu.Μόνο που αντί για άλογα είχαν μηχανές.
Ne var ki, bu bölgeler yerleşik Sloven ve Hırvat nüfusa sahip topraklardı.Μερικοί από αυτούς ήταν ιδιοκτήτες ακινήτων και γης.
Ne var ki, bu adaylığın ciddi olup olmadığı tartışma konusudur.Υπάρχει ωστόσο διαφωνία για το κατά πόσον αυτή η αυτο-εξαπάτηση είναι εσκεμμένη ή όχι.
Ne var ki hem NP hem de co-NP'de olduğu bilinmektedir.Το πρόβλημα είναι της κλάσης NP και της co-NP).
Ne var ki, manyetik kutuplar daima çift çift bulunurlar.Κατά κανόνα τα λεπιδόπτερα έχουν δύο ζεύγη πτερύγων.
Ne var ki, baraj yapımına ara verilmemiş ve Seuthopolis sular altında kalmıştır.Τελικά η κατασκευή της δεξαμενής συνεχίστηκε και η Σευθόπολις πλημμύρισε.
Ne var ki, uygulama bunun tam tersini göstermektedir.Η αποκρυπτογράφηση γίνεται με την ακριβώς αντίστροφη διαδικασία.
Ne var ki suyun kaynama noktasını 0 °C, donma noktasını ise 100 °C olarak kabul etmişti.Στο θερμόμετρό του το σημείο για την ψύξη του νερού ήταν το 100 και για τον βρασμό του το 0.
Ne var ki, yapılan bu tarımsal üretim ülkenin kendi nüfusunu beslemeye yetmemekteydi.Η γεωργική παραγωγή της Ελλάδας ήταν ανεπαρκής για να τροφοδοτήσει ολόκληρη τη χώρα.
Ne var ki, hem fiziksel olarak hem de zihinsel olarak sağlık durumu kötüydü.Στην κατοχή η σωματική του και ψυχική του υγεία κλονίσθηκε.
Ne var ki, Sovyet Devrimi’yle birlikte ailenin hayatı altüst olur.Uheldigvis, for familien, bryder den Cubanske revolution ud.
Ne var ki bu durum kızın boğularak ölmesine yol açar.I modsat fald ville personen således lide druknedøden.
Ne var ki, ancak dördünü tamamlayabildi.Men han kan, have haft op til fire koner.
Ne var ki, kimse İtalya'dan ayrılmak istemedi.Det ser ikke ud til, at han rejste uden for Italien.
Ne var ki daha sonra Paralı Askerler Savaşı sırasında bu sınırlama geçici olarak ortadan kalkmıştır.Verdenskrig gjorde til sidst denne grænse overflødig.
Ne var ki, Birleşik Krallık gemilerinin Amerikan silahlarını Çin'e taşımalarına göz yumuldu.Britiske skibe fik ret til at fragte kinesiske lejearbejdere til USA.