Ne var ki, Ferrari 412T1 model aracıyla diferansiyel sorunu yaşayan Alesi bu turda yarış dışı kalmıştır.Однако новая машина, Ferrari 312T3, надёжностью не отличалась.
Ne var ki İran hükümetinin baskılarının gittikçe artması üzerine kısa sürede Bakü’ye döndü.Прежде всего резко усилились старые разговоры о перемене царицы».
Ne var ki bu yolculukta öldürülecekti.Во время очередного рейса он был убит.
Ne var ki bu yolculukta öldürülecekti.والمرجح أنه قتل أثناء تلك الرحلة.
Ne var ki kısa süre sonra teorisinin hatalı olduğu anlaşıldı.على أي حال ظهر لاحقاً أن نظريته كانت خاطئة.
Ne var ki, baban hal ehli idi; sen kal (söz) ehlisin.روى عن: أبيه النضر بن أنس بن مالك عن جده أنس بن مالك.
Ne var ki bu defa da tek partici bir meclis oldu.وهذه المرة أيضاً، كان هناك تشكيلة واسعة من النشاطاتِ.
Ne var ki hukuki olarak azınlıklar hakkında üzerinde anlaşılmış ortak bir resmi tanım yoktur.ولكنها لم تتضمن تعريفًا واضحًا عن ما يكوِّن أقليّة قوميّة.
Ne var ki bu ölçüt, günümüzün değişken ekonomik yapısıyla pek uyumlu değildir.النقطة الجديرة بالاهتمام هي أن هذا النمط الإقتصادي يختلف عن التقشف.
Fakat ne var ki ligi yine son sırada tamamlayarak İzmir Mahalli Ligi'ne düştü.وبدى كانما دخلت الجزيرة في طاعة الموحدين أخيرا.
Ne var ki, bu adaylığın ciddi olup olmadığı tartışma konusudur.من المثير للجدل ما إذا كان الإنهاض عملية شائعة أو مهمة.
Ne var ki, bu durum büyük tepki doğurdu ve görevden alındı.هذا هو لأنه قد تم تحقيق عمل أو واجب من ذلك الشخص.
Ne var ki, bela hep onları bulmaktadır.نظرا لوصول الأشرار اليهم دائما..
Ne var ki daha sonra Paralı Askerler Savaşı sırasında bu sınırlama geçici olarak ortadan kalkmıştır.وقد تعرضت هذه المساكن بعد الحرب للنقد بشكل كبير.
Ne var ki, devam eden asit atağı bu koruyucu "tıkaçların" çözünmesine neden olabilir.فقط التشخيص الإيجابي يمكن أن يؤدي إلى حفر الإنقاذ.
Ne var ki, Maximus 387'de İtalya'yı işgale girişince Theodosius harekete geçmek zorunda kaldı.No entanto, quando Máximo começou a invasão de Itália em 387, Teodósio viu-se forçado a entrar em ação.
Ne var ki bu aile kraliçenin ölümüyle sarsılır.Há muita controvérsia em torno da morte da Rainha.
Ne var ki Doktor her seferinde onları yenmeyi başardı.Entretanto conseguia vencer o oponente todas as vezes.
Ne var ki, ateşkes kısa süreli olmuştur.No entanto, o cessar-fogo seria de curta duração.
Ne var ki bu ölçüt, günümüzün değişken ekonomik yapısıyla pek uyumlu değildir.Um tema semelhante é a insatisfação com o próprio mundo moderno.
Ne var ki, bunlar, zırhlı birlik teorisine uygun olarak kullanılmadı.Nenhum deles no entanto foi treinado para utilizar a armadura.
Ne var ki, enflasyon nedeniyle cêntimo artık kullanılmamaktadır.Todavia, como conseqüência da inflação, os centavos já não são mais usados no país.
Ne var ki suyun kaynama noktasını 0 °C, donma noktasını ise 100 °C olarak kabul etmişti.Ao ponto de ebulição da água, o valor foi 100ºC.
Ne var ki, bir yıl bile geçmeden Stalin Mdivani ile sorunlar yaşamaya başlar.Em menos de um ano, no entanto, Stalin estava em conflito aberto com Mdivani.
Ne var ki, katili hiçbir zaman ele geçmedi.O assassino nunca foi pego.
Ne var ki, Yunus RAB’bin huzurundan Tarşiş (Tarsus)’e kaçmaya kalkıştı.Era Ifá que vinha esbaforido fugindo de Iku (a morte).
Ne var ki, model beklenen satış rakamlarına ulaşamadı ve 2007'de üretimi durdururdu.Porém, ela estava falhando ao não cumprir o cronograma de produção e a parceria foi encerrada em 1995.
Ne var ki ancak 60.000 oy alabildi.Ele obteve apenas 196 votos.
Ne var ki, ancak dördünü tamamlayabildi.Teve quatro romances, mas acabou sozinho.
Ne var ki öğrenci ve öğretmenler sistemin kullanışsız olduğunu çeşitli araştırmalarda belirtmişlerdir.Este, terá tentando convencer algumas universidades e sistemas educativos a adotar o sistema, sem sucesso.
Ne var ki, bu durum Husileri geriletmeye de yetmemiştir.Mas não só as autoridades o hostilizavam.
Ne var ki bu çalışmanın sonuçları deneysel yöntemdeki hatalar sebebiyle ciddi eleştiriler almıştır.Mas, houve insatisfação com os resultados, por causa das limitações nos experimentos.
Ne var ki bu iddialar geniş çaplı olarak kabul edilmiş değildir.Porém este fraccionamento não é universalmente aceite.
Ne var ki, proje hayata geçirilemedi.O resto da obra não sobreviveu.
Ne var ki, bu adaylığın ciddi olup olmadığı tartışma konusudur.Se eles usaram ou não tal item está em questão.
Ne var ki bu isteklerini gerçekleştiremediler.Ele não cumpriu essas promessas.
Ne var ki, bu teknolojik olarak mümkün değildir.Dat bleek echter technisch niet haalbaar.
Ne var ki, baban hal ehli idi; sen kal (söz) ehlisin.Ja, hij heeft zijne ouders zeer lief, daarom is hij ook altijd zoo vrolijk en vergenoegd.
Ne var ki, ateşkes kısa süreli olmuştur.Dit leidde tot een korte wapenstilstand.
Ne var ki, enflasyon nedeniyle cêntimo artık kullanılmamaktadır.De cent wordt vanwege de inflatie niet meer gebruikt.
Ne var ki, köy halkının çoğunluğu kendi topraklarında kalmayı yeğledi.Toch willen de meeste wijkbewoners er graag blijven wonen.
Ne var ki bu aile kraliçenin ölümüyle sarsılır.Dit gebeurt regelmatig na de dood van de koningin.
Ne var ki kuruluş dilekçesine sekiz ay sonra ret yanıtı geldi.Binnen acht dagen wordt een beslissing genomen op de asielaanvraag.
Ne var ki suyun kaynama noktasını 0 °C, donma noktasını ise 100 °C olarak kabul etmişti.Hij definieerde aanvankelijk het kookpunt van water als 0° en het vriespunt als 100°.
Ne var ki Japonlar güçlerini dağıttılar.Hij verdeelde de macht onder hen.
Ne var ki Mevlâna ve Selahattin kendilerine karşı duyulan tepkiye aldırmadılar.De luisteraars en haar baas hebben dus niets gemerkt van haar afwezigheid.
Ne var ki, vekil sunucular tıkanabilir ya da erişim izinleri bulunmayabilir.Een probleem is nog wel dat Dummie geen paspoort heeft of kan aanvragen.
Ne var ki söz konusu şehzadenin bu tür girişimlerle hiç ilgisi yoktu.De regering zegt niets te maken te hebben met de aanvallen.
Ne var ki, bu gemiler uygulamada pek yarar sağlamıyordu.Hierdoor werden deze schepen al snel onbruikbaar.
Ne var ki, bu plan hiç tamamlanamadı.Het plan kon echter niet geheel worden voltooid.
Ne var ki, zaman zaman sivil hedefler de bu bombardımana hedef olmuştur.De nachtelijke bombardementen troffen echter vaak burgerdoelen.
Ne var ki bu sağlık evinin hiçbir zaman ebesi olmamıştır.Dit tolhuis werd nooit gerestaureerd.
Ne var ki Rusya, Belçika'ya 3-2 yenilerek elendi.Nadien schakelde het België uit met 3-2.
Ne var ki cesur bir kız ve nazik bir devin planları Krank’ı bozguna uğratacaktır.Zij was een arme, ziekelijke vrouw die goedgelovige omstaanders misleidde.
Ne var ki, Newton dizileri genellikle tanımlı değillerdir.Mathieu's schilderijen zijn meestal non-figuratief.
Ne var ki, katili hiçbir zaman ele geçmedi.De dader werd nooit gepakt.
Ne var ki, model beklenen satış rakamlarına ulaşamadı ve 2007'de üretimi durdururdu.Toch viel de verkoop tegen en in 2007 werd het model zelfs uit productie genomen.
Ne var ki artık insanlar şeytanı aşmışlardır.Czasem do złych dżinnów zalicza się szatana (szejtana).
Ne var ki bu aile kraliçenin ölümüyle sarsılır.Przypomina powszechny żal po śmierci królowej.
Ne var ki, Newton dizileri genellikle tanımlı değillerdir.Ostatecznie może teoria Newtona nie jest dokładna?