ne var ki ile cümle

ne var ki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ne var ki bu tankların oldukça önemli bir kısmı, T-70 hafif tanklardır.Además también contenían grandes cantidades del tanque ligero T-70.
Ne var ki her eski eşya da antika sayılmaz.Sin embargo, ni siquiera el aceite viejo es completamente inútil.
Ne var ki, oligopol piyasalarında fiyatın belirlenmesi ile ilgili teoriler son derece karmaşıktır.Una formación muy evidente en los oligoquetos es el clitelo.
Ne var ki yan bantlardan birinin kısmen süzülmesi alıcıda sorunlara yol açar.La presencia de un gran pez en los alrededores le causará bastantes problemas.
Ne var ki, bu amaca her zaman ulaşıldığı söylenemez.La respuesta es que generalmente no podemos prometer que lo consigamos.
Ne var ki Anzak birliklerinin çekileceği bir alan yoktur, arkaları denizdir.Pero no pertenecían a él, sino a Njörðr, cuyos pies eran limpiados por el mar.
Ne var ki, vekil sunucular tıkanabilir ya da erişim izinleri bulunmayabilir.Un guardés permitía o denegaba el ingreso.
Ne var ki, bu yolla alıcının paketteki hangi ürünleri almaya değer bulduğu tam olarak anlaşılamamaktadır.En todo momento, debe tener muy presente el producto para el que va a diseñar el envase.
Ne var ki, Yunus RAB’bin huzurundan Tarşiş (Tarsus)’e kaçmaya kalkıştı.Pero Jonás partió para huir a Tarsis, lejos de la presencia del Señor.
Ne var ki, tüm bu başarı ve terfilere rağmen Tiberius mutlu değildi.A pesar de las buenas intenciones, Tiberini estaba completamente sin voz esa noche.
Ne var ki kuruluş dilekçesine sekiz ay sonra ret yanıtı geldi.Habían transcurrido ocho meses desde la presentación de la querella.
Ne var ki Kraliçe, biraz kendini beğenmiş bir kadınmış.Una princesa muy apestosa, por cierto.
Ne var ki bu yolculukta öldürülecekti.Murió en el curso del viaje.
Ne var ki, katili hiçbir zaman ele geçmedi.El asesino nunca fue atrapado.
Ne var ki suyun kaynama noktasını 0 °C, donma noktasını ise 100 °C olarak kabul etmişti.Como segundo punto de referencia tomó su temperatura corporal definiéndola como 100 grados.
Ne var ki bir müddet sonra erkek arkadaşının samimi arkadaşı tarafından dövülerek yola atılır.Más tarde fue expulsado por pelear con el actual novio de su ex novia.
Ne var ki bu ölçüt, günümüzün değişken ekonomik yapısıyla pek uyumlu değildir.Pero tal definición del Estado es difícilmente compatible con la interpretación económica de la sociedad.
Ne var ki, Birleşik Krallık gemilerinin Amerikan silahlarını Çin'e taşımalarına göz yumuldu.La autorización a los barcos británicos de llevar a los chinos heridos a EE. UU.
Ne var ki, şehir Hıristiyan hacıların ziyaretine açık olacaktı.Tuttavia, la città sarebbe stata aperta ai pellegrinaggi cristiani.
Ne var ki Tracy terbiyeli bir centilmen olan George Kittredge ile evlenmek üzeredir.Tracy, comunque, sta per risposarsi con George Kittredge, un ricco uomo d'affari che si è fatto da sé.
Ne var ki iki bina diğerlerinden daha çok hasar görmüştü ve mutlak bakım yapılması gereği doğmuştu.Quando c'erano diversi co-eredi, aveva la precedenza quello più vicino (vedi epikleros).
Ne var ki sakatlığı bulunan kişiler bu haklardan yararlanamamaktadırlar.Coloro che non si pentono sono gli iniqui.
Ne var ki Luna 15, iniş sırasında Ay'daki dağlara çarparak parçalandı.Probabilmente Luna 15 impattò contro una montagna.
Ne var ki bu yolculukta öldürülecekti.Rimane uccisa durante il viaggio.
Ne var ki, bu işlem çocukların %5'inden az bir kısmında başarılı oluyordu.Questi istituti però, erano in grado di rispondere a poco più del 5% della domanda.
Ne var ki, bu sömürge ağır hastalıklar ve 1688 Hint saldırısı sonucunda yok olmuştur.La Salle vene ucciso e la colonia fu sterminata da malattie e da attacchi indiani nel 1688.
Ne var ki, model beklenen satış rakamlarına ulaşamadı ve 2007'de üretimi durdururdu.Le vendite di entrambi i modelli non rispettarono le previsioni e la produzione cessò alla fine del 2007.
Ne var ki suyun kaynama noktasını 0 °C, donma noktasını ise 100 °C olarak kabul etmişti.All'altro punto fisso, il punto di ebollizione dell'acqua, fu invece assegnato il valore di 60 gradi.
Ne var ki birkaç yıl sonra Hippias yeniden iktidarı ele almak için Sparta'nın desteğinde girişimde bulunmuştu.Alcuni anni più tardi, Ippia aveva tentato di riconquistare il potere ad Atene con l'appoggio degli Spartani.
Ne var ki bu, zaman zaman genel eğilimlerle çatışmıştır.Sarà, come al solito, una lotta contro il tempo.
Ne var ki Demirbaş Şarl tüm cephelerde zafer kazandı.Il premio è andato però ad Iver Fossum.
Ne var ki, kimse İtalya'dan ayrılmak istemedi.Quasi nessuno fece rientro in Italia.
Ne var ki, bu olay ne Krallar kitabında ne de Asur kayıtlarında yer almaktadır.Le vicende che lo riguardano sono narrate nel Signore degli Anelli e nei Racconti incompiuti.
Ne var ki bu ağır hastalık, onun sanat çalışmalarını engelleyemedi.La malattia non gli aveva impedito di costruirsi una carriera artistica.
Ne var ki, katili hiçbir zaman ele geçmedi.L'assassino non venne mai catturato.
Ne var ki bu durum halkının gözünde bu bir kaçıştı.Questa era un’onta agli occhi dei suoi famigliari.
Ne var ki, pazarlama konusunda sıkıntılar yaşanmaktadır.Fortemente presente è il mercato del contrabbando.
Ne var ki bunlar, yalnızca motor işlerken çalışıyordu.Fu così che stavolta divenne necessario lavorare sul motore.
Ne var ki, sonraları zevk için insanları öldürmeye başlar.Pare che qualcuno ultimamente si diverta a uccidere i gatti.
Ne var ki hiçbirinden Şah Abbas'ın istediği sonuç alınamamıştır.Malgrado ciò Sha Marpa non ottenne quello che desiderava.
Ne var ki profesyonel boks fazla bir gelişme göstermedi.La campagna di boicottaggio non sembra aver riscontrato un grande successo.
Ne var ki bu fetihler kısa ömürlü olacaktır.Ma questo nuovo simbolo avrà vita breve.
Ne var ki sabitin değeri, sonraki yıllarda yapılan gözlemlerle sürekli olarak değiştirildi.È difficile tuttavia essere più precisi, per le continue modifiche a cui fu sottoposto nel corso dei secoli.
Ne var ki hukuki olarak azınlıklar hakkında üzerinde anlaşılmış ortak bir resmi tanım yoktur.Non esiste una legislazione uniforme in materia di salario minimo all'interno dell'Unione europea.
Ne var ki tahta çıktığı zamanki otoritesi Moğollar tarafından korunan başkent Tiflis’in dışında geçersizdir.Ciononostante, l'autorità di Giorgio V non si estese oltre la capitale Tbilisi, protetta dai mongoli.
Ne var ki, ancak dördünü tamamlayabildi.Solo quattro di questi però si poterono restaurare.
Ne var ki artık insanlar şeytanı aşmışlardır.Они шайтаны, принявшие человеческий облик.
Ne var ki, model beklenen satış rakamlarına ulaşamadı ve 2007'de üretimi durdururdu.Данная модель не оправдала ожиданий по объёмам продаж, и её производство было остановлено в 2004 году.
Ne var ki, bu teknolojik olarak mümkün değildir.Сейчас такой обмен технически невозможен.
Ne var ki Elene yaşlı adamdan hamile kalır.Но в последний момент Старуха останавливает Старика.
Ne var ki, kendisini seçtiren çevreler onun yakasını bırakmamaya kararlıdır.Они будут бесконечными, если не выбрать вращение определённым образом.
Ne var ki, bela hep onları bulmaktadır.Но всё дело в том, что неприятности всегда сами находят его.
Ne var ki, bu durum Husileri geriletmeye de yetmemiştir.Это было сделано также, чтобы не вводить в заблуждение пассажиров.
Ne var ki bu defa da tek partici bir meclis oldu.Но и этот кубок был проведен лишь однажды.
Ne var ki, yaşamı üzerine bilinenler çok azdır.О его жизни мало известно.
Ne var ki kısa süre sonra teorisinin hatalı olduğu anlaşıldı.Но впоследствии данная теория была признана ошибочной.
Ne var ki, Batı Kilisesi yıkılmıştır.Западная стена церкви полностью разрушена.
Ne var ki, eşiyle arası açılınca I. George onu hapsetti (1694).После его отречения, уехал с королём во Францию (1669).
Ne var ki burada bir cerrah kendisini gördü ve onu tedavi etmek maksadıyla hastaneye aldı.Только в больнице я узнал, кто направил меня на лечение.
Ne var ki istasyonun hiçbir parçası hedefe isabet etmemiştir.В черте города ни одна бомба не попала в цель.

İlgili Sayfalar