Ana içeriğe geç
Sözlük

ne var ki ile cümle

ne var ki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ne var ki Yunanlar kısa bir süre sonra kenti yeniden işgal ettiler.Die Regensburger legten allerdings an wahrscheinlich gleicher Stelle wieder eine Zollstelle etwas später an.
Ne var ki bu ağır hastalık, onun sanat çalışmalarını engelleyemedi.Die Erkrankung hinderte ihn stark, sein künstlerisches Werk fortzuführen.
Ne var ki, evinde misafir ettiği "kadın"ın aslında bir erkek olduğunu anlayınca büyük bir şaşkınlık geçirir.Daß sie hier von Frau zu Frau geht, ist das eigentliche Skandalon.
Ne var ki, bu de-facto devlet hiçbir uluslararası aktör tarafından tanınmamıştır.Er war de facto Staatschef, wurde jedoch international nicht anerkannt.
Ne var ki aşk ve dostluk arasındaki sınır çizgisi zayıftır.Zwischen Arglosigkeit und Wehrlosigkeit besteht ein Kausalzusammenhang.
Ne var ki, Niko haline gelen Vano, bu rolü daha fazla sürdürmek istemez.Als nun auch Sofia kommt, wollen sie keine Zeit mehr verlieren.
Ne var ki, açık metinde çoklu-anlamlama olasılığı metne sokulmuşken, örnek okur kavramı da bulunmaktadır.Denn zu dem, was man in dem Gehirnmodell nicht entdecken kann, gehören ganz offensichtlich auch die Qualia.
Ne var ki bu yolculukta öldürülecekti.Er soll auf dem Weg dorthin verstorben sein.
Ne var ki, Fransızların bölgeyi yerleşime açma çabaları başta sonuç vermedi.Durch diese Maßnahmen waren die Franzosen anfangs bei der Bevölkerung nicht unbeliebt.
Ne var ki, ancak dördünü tamamlayabildi.Sie erreichte indes nur vier Nummern.
Ne var ki sancağın toplam kaza sayısı 5'ten 8'e yükseldi.Die Zahl der Ausstellungsräume stieg damit von fünf auf acht.
Ne var ki talihsizlik ve yokluk, burada da peşini bırakmaz.Blindheit und Lügen lassen ihn dabei nicht weit kommen.
Ne var ki yan bantlardan birinin kısmen süzülmesi alıcıda sorunlara yol açar.Jedoch ergeben sich aufgrund der teilweise herrschenden Erdrutsch-Gefahr entlang der Strecke Probleme.
Ne var ki artık insanlar şeytanı aşmışlardır.Elles se disaient possédées par des diables.
Ne var ki sakatlığı bulunan kişiler bu haklardan yararlanamamaktadırlar.Nul ne peut nuire à celui qui ne se nuit pas à lui-même.
Ne var ki bu tankların oldukça önemli bir kısmı, T-70 hafif tanklardır.Cependant, beaucoup d'entre eux n'étaient que des chars légers T-70.
Ne var ki Japonlar güçlerini dağıttılar.Les Écossais divisèrent leurs forces.
Ne var ki, Fransa'nın baskın askeri ve diplomatik gücü 1685'ten sonra azalmaya başladı.Cependant, après 1685 sa position diplomatique et militaire commença à se détériorer.
Ne var ki birlik hızlı bir şekilde radikal ve anti-kapitalist bir çizgiye kaydı.Le parti prend bientôt des positions radicales et anticapitalistes.
Ne var ki, bu olay ne Krallar kitabında ne de Asur kayıtlarında yer almaktadır.En effet il n'en est fait mention directement ni dans le Coran, ni dans la Sunna.
Ne var ki, şehir Hıristiyan hacıların ziyaretine açık olacaktı.La ville est déclarée ouverte aux pèlerins chrétiens.
Ne var ki bu sağlık evinin hiçbir zaman ebesi olmamıştır.Cette structure sanitaire n’a jamais vu le jour.
Ne var ki meyveler eski tadını ve saflığını kaybetti.La petite Spatz avait depuis longtemps perdu sa gaieté et sa vivacité.
Ne var ki, model beklenen satış rakamlarına ulaşamadı ve 2007'de üretimi durdururdu.Les ventes de ces appareils ne remplirent pas les attentes et la production cessa fin 2007.
Ne var ki, yaşamı üzerine bilinenler çok azdır.On connaît peu de choses sur la vie d'al-Idrīsī.
Ne var ki bu yolculukta öldürülecekti.Mais celui-ci est tué durant son voyage...
Ne var ki Kraliçe, biraz kendini beğenmiş bir kadınmış.Plus qu'une véritable reine, cette femme est une prisonnière de sa charge.
Ne var ki, bazı havuzlar yapılarak küçük çapta gelişim sağlanmıştır.À défaut, pour certains bâtiments on se contentait du pisé.
Ne var ki, Kwolek çözeltisini test etmek için püskürtme memuru teknisyen Charles Smullen'i ikna etti.Néanmoins, Kwolek persuada le technicien Charles Smullen, qui opérait la fileuse, de tester sa solution.
Ne var ki Washington, seçimi ancak dört puan farkla kazanabildi.Le résultat final, cependant, n'a donné à Washington que quatre points d'avance.
Ne var ki, içinizden hiçbiri bana, 'Nereye gidiyorsun?' diye sormuyor.Cependant, personne ne peut répondre à la question « pourquoi ? ».
Ne var ki bu duruma ilk engel olabilecek kişi babasıydı.C’est mon père qui m’en a parlé le premier.
Ne var ki Elene yaşlı adamdan hamile kalır.House s'occupe d'un homme enceint.
Ne var ki dümenciyi kimse dikkate almaz.Personne ne remarquera la supercherie.
Ne var ki, o kulaklarını halka gösterdi sırada Apollon yeniden çıkagelir.Quand il eut mis un terme à ses tentatives, il vit Apollon lui apparaître.
Ne var ki Alman Üst Komutanlığı’nın işi değildir bu.Mais le commandement britannique n'est pas à la hauteur.
Ne var ki, uygulama bunun tam tersini göstermektedir.Pour déchiffrer, on effectue l'opération dans le sens inverse.
Ne var ki bazı eserlerin onun tarafından dikte ettiği rivayet edilir.Il est fêté à plusieurs dates selon le saint auquel il se réfère.
Ne var ki; her iki taraf savaştan bıkıp usanmış ve yüz binlerce kayıp vermişlerdi.Puis il en affréta deux mille autres dont il prit le commandement, mais ne revint jamais de son expédition.
Ne var ki, bu teknolojik olarak mümkün değildir.Or la technologie qui le permettrait n'existe pas.
Ne var ki bu fetihler kısa ömürlü olacaktır.On pense que ces folios sont plus tardifs.
Ne var ki 'Naif Ressam' tanımlaması bizde yanlış anlaşılmaktadır.Pour lui, la notion d'énoncé analytique est mal définie.
Ne var ki Angela bakire çıkmaz.Dominique ne sait pas patiner.
Ne var ki, şehir Hıristiyan hacıların ziyaretine açık olacaktı.Sin embargo, la ciudad estaría abierta a la peregrinación cristiana.
Ne var ki, isim hakkını kullanabilmek için mahkemeye gitmek zorunda kaldılar.Sin embargo, tuvieron que ir a tribunales para conservar el uso de su nombre.
Ne var ki, tahvillerin vadesi geldiğinde hiçbir ödeme yapılmamıştır.Sin embargo, cuando los bonos vencieron no se pagó ninguna indemnización.
Ne var ki sakatlığı bulunan kişiler bu haklardan yararlanamamaktadırlar.Los que no eran agentes (como Los de la Otra Cuadra) no eran afectados.
Ne var ki Elene yaşlı adamdan hamile kalır.Así pues, la hembra queda embarazada por el macho.
Ne var ki, Maximus 387'de İtalya'yı işgale girişince Theodosius harekete geçmek zorunda kaldı.Sin embargo, cuando Máximo comenzó la invasión de Italia en 387, Teodosio se vio forzado a entrar en acción.
Ne var ki, hem fiziksel olarak hem de zihinsel olarak sağlık durumu kötüydü.De ahí su mal tanto físico como mental.
Ne var ki 1992 yılının sonuna doğru tüm mahkûmlar mahkemeden önce tutuksuz yargılanmak üzere salıverilecektir.Sin embargo, a finales de 1992 fueron liberados pendientes de juicio.
Ne var ki hem NP hem de co-NP'de olduğu bilinmektedir.Se piensa también que NP y co-NP son diferentes.
Ne var ki, ancak dördünü tamamlayabildi.Además ha conseguido llegar a cuatro finales.
Ne var ki bu tankların oldukça önemli bir kısmı, T-70 hafif tanklardır.Además también contenían grandes cantidades del tanque ligero T-70.
Ne var ki her eski eşya da antika sayılmaz.Sin embargo, ni siquiera el aceite viejo es completamente inútil.
Ne var ki, oligopol piyasalarında fiyatın belirlenmesi ile ilgili teoriler son derece karmaşıktır.Una formación muy evidente en los oligoquetos es el clitelo.
Ne var ki yan bantlardan birinin kısmen süzülmesi alıcıda sorunlara yol açar.La presencia de un gran pez en los alrededores le causará bastantes problemas.
Ne var ki, bu amaca her zaman ulaşıldığı söylenemez.La respuesta es que generalmente no podemos prometer que lo consigamos.
Ne var ki Anzak birliklerinin çekileceği bir alan yoktur, arkaları denizdir.Pero no pertenecían a él, sino a Njörðr, cuyos pies eran limpiados por el mar.
Ne var ki, vekil sunucular tıkanabilir ya da erişim izinleri bulunmayabilir.Un guardés permitía o denegaba el ingreso.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod