Ana içeriğe geç
Sözlük

ne var ki ile cümle

ne var ki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ne var ki, uzun vadeli uyum sağlama stratejileri de geliştirilmelidir.Watertekort in Griekenland zelf zorgde echter voor vertraging in de aanvoer.
Ne var ki?Vad är det?
Ne var ki, vau alışılmadık bir şekilde tanımlanabilir.Mais wau peut être défini par des moyens moins conventionnels.
Ne var ki?Was ist da?
Ne var ki?Wat is er?
Ne var ki, yetkin olan geldiğinde sınırlı olan ortadan kalkacaktır.Ale gdy przyjdzie to, co jest doskonałego, tedy to, co jest po części, zniszczeje.
Ne var ki, yetkin olan geldiğinde sınırlı olan ortadan kalkacaktır.Ale jakžť by přišlo dokonalé, tehdyť to, což jest z částky, vyhlazeno bude.
Ne var ki, yetkin olan geldiğinde sınırlı olan ortadan kalkacaktır.ale keď prijde to, čo je dokonalé, vtedy to z čiastky bude zmarené.
Ne var ki, yetkin olan geldiğinde sınırlı olan ortadan kalkacaktır.dar cînd va veni ce este desăvîrşit, acest ,,în parte`` se va sfîrşi.
Ne var ki, yetkin olan geldiğinde sınırlı olan ortadan kalkacaktır.De mikor eljõ a teljesség, a rész szerint való eltöröltetik.
Ne var ki, yetkin olan geldiğinde sınırlı olan ortadan kalkacaktır.kadar pa pride, kar je popolno, tedaj premine ta nepopolnost.
Ne var ki, yetkin olan geldiğinde sınırlı olan ortadan kalkacaktır.온전한 것이 올 때에는 부분적으로 하던 것이 폐하리라
Ne var ki, yetkin olan geldiğinde sınırlı olan ortadan kalkacaktır.Maar wanneer het blijvende en volmaakte komt, is dat het einde van het gebrekkige en onvolmaakte.
Ne var ki, yetkin olan geldiğinde sınırlı olan ortadan kalkacaktır.mais quand ce qui est parfait sera venu, ce qui est partiel disparaîtra.
Ne var ki, yetkin olan geldiğinde sınırlı olan ortadan kalkacaktır.Ma quando verrà ciò che è perfetto, quello che è imperfetto scomparirà
Ne var ki, yetkin olan geldiğinde sınırlı olan ortadan kalkacaktır.mas, quando vier o que é perfeito, então o que é em parte será aniquilado.
Ne var ki, yetkin olan geldiğinde sınırlı olan ortadan kalkacaktır.men når det fuldkomne kommer, da skal det stykkevise forgå.
Ne var ki, yetkin olan geldiğinde sınırlı olan ortadan kalkacaktır.men når det fullkomne kommer, da skal det som er stykkevis, få ende.
Ne var ki, yetkin olan geldiğinde sınırlı olan ortadan kalkacaktır.men när det kommer, som är fullkomligt, då skall det försvinna, som är ett styckverk.
Ne var ki, yetkin olan geldiğinde sınırlı olan ortadan kalkacaktır.Mutta kun tulee se, mikä täydellistä on, katoaa se, mikä on vajavaista.
Ne var ki, yetkin olan geldiğinde sınırlı olan ortadan kalkacaktır.Nanti akan tiba waktunya Allah membuat semuanya sempurna, dan yang tidak sempurna itu akan hilang
Ne var ki, yetkin olan geldiğinde sınırlı olan ortadan kalkacaktır.pero cuando venga lo que es perfecto, entonces lo que es en parte será abolido
Ne var ki, yetkin olan geldiğinde sınırlı olan ortadan kalkacaktır.song lúc sự trọn lành đã đến , thì sự chưa được trọn lành sẽ bị bỏ .
Ne var ki, yetkin olan geldiğinde sınırlı olan ortadan kalkacaktır.song lúc sự trọn lành đã đến, thì sự chưa được trọn lành sẽ bị bỏ.
Ne var ki, yetkin olan geldiğinde sınırlı olan ortadan kalkacaktır.Wenn aber kommen wird das Vollkommene, so wird das Stückwerk aufhören.
Ne var ki, yetkin olan geldiğinde sınırlı olan ortadan kalkacaktır.οταν ομως ελθη το τελειον, τοτε το κατα μερος θελει καταργηθη.
Ne var ki, yetkin olan geldiğinde sınırlı olan ortadan kalkacaktır.когда же настанет совершенное, тогда то, что отчасти, прекратится.
Ne var ki, yetkin olan geldiğinde sınırlı olan ortadan kalkacaktır.Който говори на непознат език, назидава себе си; а който пророкува, назидава църквата.
Ne var ki, yetkin olan geldiğinde sınırlı olan ortadan kalkacaktır.Як же прийде звершене, тодї те, що від части, зникне.
Ne var ki, yetkin olan geldiğinde sınırlı olan ortadan kalkacaktır.וכבוא התמים אז עבור תעבר הקצת׃
Ne var ki, yetkin olan geldiğinde sınırlı olan ortadan kalkacaktır.ولكن متى جاء الكامل فحينئذ يبطل ما هو بعض.
Ne var ki, yetkin olan geldiğinde sınırlı olan ortadan kalkacaktır.等 那 完 全 的 來 到 、 這 有 限 的 必 歸 於 無 有 了
Ne var ki, yetkin olan geldiğinde sınırlı olan ortadan kalkacaktır.等 那 完全 的 來到 、 這有限 的 必歸 於無 有了
Ne var ki?Какво има там?
Ne var ki?Что там?
Pek çok şey değişti. Ne var ki eğitim sistemi değişmedi.A dolgok megváltoztak.
Pek çok şey değişti. Ne var ki eğitim sistemi değişmedi.As coisas mudaram.
Pek çok şey değişti. Ne var ki eğitim sistemi değişmedi.Chỉ có giáo dục là không.
Pek çok şey değişti. Ne var ki eğitim sistemi değişmedi.Jedoch nicht die Schulbildung.
Pek çok şey değişti. Ne var ki eğitim sistemi değişmedi.Men ikke i uddannelse.
Pek çok şey değişti. Ne var ki eğitim sistemi değişmedi.Men inte inom utbildning.
Pek çok şey değişti. Ne var ki eğitim sistemi değişmedi.Wiele się zmieniło, ale jeszcze nie w edukacji.
Pek çok şey değişti. Ne var ki eğitim sistemi değişmedi.Όμως όχι στην εκπαίδευση.
Pek çok şey değişti. Ne var ki eğitim sistemi değişmedi.Но не в образовании.
Sabah olurken İsa kıyıda duruyordu. Ne var ki öğrenciler, Onun İsa olduğunu anlamadılar.A gdy już było rano, stanął Jezus na brzegu; wszakże nie wiedzieli uczniowie, żeby był Jezus.
Sabah olurken İsa kıyıda duruyordu. Ne var ki öğrenciler, Onun İsa olduğunu anlamadılar.A když bylo již ráno, stál Ježíš na břehu. Nevěděli však učedlníci, by Ježíš byl.
Sabah olurken İsa kıyıda duruyordu. Ne var ki öğrenciler, Onun İsa olduğunu anlamadılar.A keď už bolo ráno, stál Ježiš na brehu, ale učeníci nevedeli, že je to Ježiš.
Sabah olurken İsa kıyıda duruyordu. Ne var ki öğrenciler, Onun İsa olduğunu anlamadılar.Al amanecer, Jesús se presentó en la playa, aunque los discípulos no se daban cuenta de que era Jesús
Sabah olurken İsa kıyıda duruyordu. Ne var ki öğrenciler, Onun İsa olduğunu anlamadılar.Da aber jetzt Morgen war, stand Jesus am Ufer; aber die Jünger wußten nicht, daß es Jesus war.
Sabah olurken İsa kıyıda duruyordu. Ne var ki öğrenciler, Onun İsa olduğunu anlamadılar.Da det alt led mot morgenen, stod Jesus ved stranden; men disiplene visste ikke at det var Jesus.
Sabah olurken İsa kıyıda duruyordu. Ne var ki öğrenciler, Onun İsa olduğunu anlamadılar.Ðến sáng , Ðức_Chúa_Jêsus đứng trên bờ , nhưng môn_đồ không biết đó là Ðức_Chúa_Jêsus .
Sabah olurken İsa kıyıda duruyordu. Ne var ki öğrenciler, Onun İsa olduğunu anlamadılar.Ðến sáng, Ðức Chúa Jêsus đứng trên bờ, nhưng môn đồ không biết đó là Ðức Chúa Jêsus.
Sabah olurken İsa kıyıda duruyordu. Ne var ki öğrenciler, Onun İsa olduğunu anlamadılar.Dimineaţa, Isus stătea pe ţărm; dar ucenicii nu ştiau că este Isus.
Sabah olurken İsa kıyıda duruyordu. Ne var ki öğrenciler, Onun İsa olduğunu anlamadılar.Ja kun jo oli aamu, seisoi Jeesus rannalla. Opetuslapset eivät kuitenkaan tienneet, että se oli Jeesus.
Sabah olurken İsa kıyıda duruyordu. Ne var ki öğrenciler, Onun İsa olduğunu anlamadılar.Ketika matahari mulai terbit, Yesus berdiri di pantai, tetapi mereka tidak tahu bahwa itu Yesus
Sabah olurken İsa kıyıda duruyordu. Ne var ki öğrenciler, Onun İsa olduğunu anlamadılar.날이 새어갈 때에 예수께서 바닷가에 서셨으나 제자들이 예수신줄 알지 못하는지라
Sabah olurken İsa kıyıda duruyordu. Ne var ki öğrenciler, Onun İsa olduğunu anlamadılar.Ko pa že napoči jutro, stoji Jezus na bregu; ali učenci ne vedo, da je Jezus.
Sabah olurken İsa kıyıda duruyordu. Ne var ki öğrenciler, Onun İsa olduğunu anlamadılar.Le matin étant venu, Jésus se trouva sur le rivage; mais les disciples ne savaient pas que c`était Jésus.
Sabah olurken İsa kıyıda duruyordu. Ne var ki öğrenciler, Onun İsa olduğunu anlamadılar.Mas ao romper da manhã, Jesus se apresentou na praia; todavia os discípulos não sabiam que era ele.
Sabah olurken İsa kıyıda duruyordu. Ne var ki öğrenciler, Onun İsa olduğunu anlamadılar.Men da det nu blev Morgen, stod Jesus ved Søbredden; dog vidste Disciplene ikke, at det var Jesus.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod