ne var ki ile cümle

ne var ki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ne var ki, reddettin bizi, aşağıladın, Artık ordularımızla savaşa çıkmıyorsun.Dar Tu ne lepezi, ne acoperi de ruşine, nu mai ieşi cu oştirile noastre;
Ne var ki, reddettin bizi, aşağıladın, Artık ordularımızla savaşa çıkmıyorsun.Dicsérjük Istent mindennap, és mindörökké magasztaljuk nevedet. Szela.
Ne var ki, reddettin bizi, aşağıladın, Artık ordularımızla savaşa çıkmıyorsun.Dog har du forstødt os, gjort os til Spot, du drager ej med vore Hære;
Ne var ki, reddettin bizi, aşağıladın, Artık ordularımızla savaşa çıkmıyorsun.Gud lova vi alltid, och ditt namn prisa vi evinnerligen. Sela.
Ne var ki, reddettin bizi, aşağıladın, Artık ordularımızla savaşa çıkmıyorsun.Gud priser vi den hele dag, og ditt navn lover vi evindelig. Sela.
Ne var ki, reddettin bizi, aşağıladın, Artık ordularımızla savaşa çıkmıyorsun.In Dio ci gloriamo ogni giorno, celebrando senza fine il tuo nome
Ne var ki, reddettin bizi, aşağıladın, Artık ordularımızla savaşa çıkmıyorsun.Jumala on meidän kerskauksemme kaikkina päivinä, ja sinun nimeäsi me ylistämme iankaikkisesti. Sela.
Ne var ki, reddettin bizi, aşağıladın, Artık ordularımızla savaşa çıkmıyorsun.그러나 이제는 주께서 우리를 버려 욕을 당케 하시고 우리 군대와 함께 나아가지 아니하시나이다
Ne var ki, reddettin bizi, aşağıladın, Artık ordularımızla savaşa çıkmıyorsun.Mas agora nos rejeitaste e nos humilhaste, e não sais com os nossos exércitos.
Ne var ki, reddettin bizi, aşağıladın, Artık ordularımızla savaşa çıkmıyorsun.Przetoż chlubimy się w tobie, Boże! na każdy dzień, a imię twoje na wieki wysławiamy. Sela.
Ne var ki, reddettin bizi, aşağıladın, Artık ordularımızla savaşa çıkmıyorsun.Sin embargo, nos has desechado y nos has confundido; ya no sales con nuestros ejércitos
Ne var ki, reddettin bizi, aşağıladın, Artık ordularımızla savaşa çıkmıyorsun.Warum verstößest du uns denn nun und lässest uns zu Schanden werden und ziehst nicht aus unter unserm Heer?
Ne var ki, reddettin bizi, aşağıladın, Artık ordularımızla savaşa çıkmıyorsun.Wij beroemen ons voortdurend op onze God; Uw naam zullen wij altijd prijzen.
Ne var ki, reddettin bizi, aşağıladın, Artık ordularımızla savaşa çıkmıyorsun.Zdaj pa si nas zavrgel in izdal v sramoto in ne hodiš z našimi vojskami.
Ne var ki, reddettin bizi, aşağıladın, Artık ordularımızla savaşa çıkmıyorsun.Ομως απεβαλες και κατησχυνας ημας, και δεν εξερχεσαι πλεον μετα των στρατευματων ημων.
Ne var ki, reddettin bizi, aşağıladın, Artık ordularımızla savaşa çıkmıyorsun.Но сега Ти си ни отхвърлил и посрамил, И не излизат вече с нашите войски.
Ne var ki, reddettin bizi, aşağıladın, Artık ordularımızla savaşa çıkmıyorsun.אף זנחת ותכלימנו ולא תצא בצבאותינו׃
Ne var ki, reddettin bizi, aşağıladın, Artık ordularımızla savaşa çıkmıyorsun.لكنك قد رفضتنا واخجلتنا ولا تخرج مع جنودنا‎.
Ne var ki, reddettin bizi, aşağıladın, Artık ordularımızla savaşa çıkmıyorsun.但 如 今 你 丟 棄 了 我 們 、 使 我 們 受 辱 、 不 和 我 們 的 軍 兵 同 去
Ne var ki, reddettin bizi, aşağıladın, Artık ordularımızla savaşa çıkmıyorsun.但 如今 你 丟棄 了 我 們 、 使我 們 受辱 、 不 和 我 們 的 軍兵 同去
Ne var ki, Rehavam ileri gelenlerin öğüdünü reddederek birlikte büyüdüğü genç görevlilerine danıştı:Ale on opustil radu starců, kterouž dali jemu, a radil se s mládenci, kteříž s ním zrostli a stávali před ním.
Ne var ki, Rehavam ileri gelenlerin öğüdünü reddederek birlikte büyüdüğü genç görevlilerine danıştı:Ale opustil radu starcov, ktorú mu dali, a radil sa s mládencami, ktorí rástli s ním a ktorí stáli pred ním.
Ne var ki, Rehavam ileri gelenlerin öğüdünü reddederek birlikte büyüdüğü genç görevlilerine danıştı:왕이 노인의 교도하는 것을 버리고 그 앞에 모셔 있는 자기와 함께 자라난 소년들과 의논하여
Ne var ki, Rehavam ileri gelenlerin öğüdünü reddederek birlikte büyüdüğü genç görevlilerine danıştı:ויעזב את עצת הזקנים אשר יעצהו ויועץ את הילדים אשר גדלו אתו אשר העמדים לפניו׃
Ne var ki, Rehavam ileri gelenlerin öğüdünü reddederek birlikte büyüdüğü genç görevlilerine danıştı:ויעזב את עצת הזקנים אשר יעצהו ויועץ את הילדים אשר גדלו אתו העמדים לפניו׃
Ne var ki, Rehavam ileri gelenlerin öğüdünü reddederek birlikte büyüdüğü genç görevlilerine danıştı:فترك مشورة الشيوخ التي اشاروا بها عليه واستشار الاحداث الذين نشأوا معه ووقفوا امامه
Ne var ki, Rehavam ileri gelenlerin öğüdünü reddederek birlikte büyüdüğü genç görevlilerine danıştı:王 卻 不 用 老 年 人 給 他 出 的 主 意 、 就 和 那 些 與 他 一 同 長 大 、 在 他 面 前 侍 立 的 少 年 人 商 議
Ne var ki, Rehavam ileri gelenlerin öğüdünü reddederek birlikte büyüdüğü genç görevlilerine danıştı:王 卻 不 用 老 年 人 給 他 出 的 主 意 、 就 和 那 些 與 他 一 同 長 大 在 他 面 前 侍 立 的 少 年 人 商 議
Ne var ki, Rehavam ileri gelenlerin öğüdünü reddederek birlikte büyüdüğü genç görevlilerine danıştı:王 卻 不 用 老年人 給 他 出 的 主意 、 就 和 那些 與 他 一同 長大 、 在 他 面前 侍立 的 少年人 商議
Ne var ki, Rehavam ileri gelenlerin öğüdünü reddederek birlikte büyüdüğü genç görevlilerine danıştı:王 卻 不 用 老年人 給 他 出 的 主意 、 就 和 那些 與 他 一同長大 在 他 面前 侍立 的 少年人 商議
Ne var ki sadece bu metinde peş peşe kullanılmış.Indus-kirjoituksessa, ja vain tässä tekstissä se esiintyy kahdentuneena.
Ne var ki sadece bu metinde peş peşe kullanılmış.Indus-völgyi írásban, és csak ebben az egyetlen szövegben fordul elő megduplázva.
Ne var ki sadece bu metinde peş peşe kullanılmış.이 텍스트에서만 두번 연달아 나옵니다.
Ne var ki sadece bu metinde peş peşe kullanılmış.ורק בטקסט זה הוא מופיע בכפילות זוגית.
Ne var ki sadece bu metinde peş peşe kullanılmış.وانها الوحيدة في هذا النص انه تظهر كزوج مضاعف.
Ne var ki sadece bu metinde peş peşe kullanılmış.ここ以外に見つかっていません なぜなのでしょう?
Ne var ki Samiriyeye yerleşenler buna kulak asmadılar ve eski törelerine göre yaşamaya devam ettiler.Aber diese gehorchten nicht, sondern taten nach ihrer vorigen Weise.
Ne var ki Samiriyeye yerleşenler buna kulak asmadılar ve eski törelerine göre yaşamaya devam ettiler.Ale neposlúchli, a robili a robia podľa drievnej svojej obyčaje.
Ne var ki Samiriyeye yerleşenler buna kulak asmadılar ve eski törelerine göre yaşamaya devam ettiler.A však neposlechli, ale vedlé obyčeje svého starého činili.
Ne var ki Samiriyeye yerleşenler buna kulak asmadılar ve eski törelerine göre yaşamaya devam ettiler.Contudo eles não ouviram; antes fizeram segundo o seu antigo costume.
Ne var ki Samiriyeye yerleşenler buna kulak asmadılar ve eski törelerine göre yaşamaya devam ettiler.Dầu vậy , các dân_tộc ấy không nghe theo , nhưng còn làm theo thói_tục cũ của mình .
Ne var ki Samiriyeye yerleşenler buna kulak asmadılar ve eski törelerine göre yaşamaya devam ettiler.Dầu vậy, các dân tộc ấy không nghe theo, nhưng còn làm theo thói tục cũ của mình.
Ne var ki Samiriyeye yerleşenler buna kulak asmadılar ve eski törelerine göre yaşamaya devam ettiler.De ezek nem engedelmeskedtek, hanem elõbbi szokásaik szerint cselekedtek.
Ne var ki Samiriyeye yerleşenler buna kulak asmadılar ve eski törelerine göre yaşamaya devam ettiler.Dog vilde de ikke høre, men blev ved at handle som før.
Ne var ki Samiriyeye yerleşenler buna kulak asmadılar ve eski törelerine göre yaşamaya devam ettiler.Ei n'au ascultat, şi au urmat obiceiurile lor dela început.
Ne var ki Samiriyeye yerleşenler buna kulak asmadılar ve eski törelerine göre yaşamaya devam ettiler.Essi però non ascoltarono: agirono sempre secondo i loro antichi costumi
Ne var ki Samiriyeye yerleşenler buna kulak asmadılar ve eski törelerine göre yaşamaya devam ettiler.Et ils n`ont point obéi, et ils ont suivi leurs premiers usages.
Ne var ki Samiriyeye yerleşenler buna kulak asmadılar ve eski törelerine göre yaşamaya devam ettiler.그러나 저희가 듣지 아니하고 오히려 이전 풍속대로 행하였느니라
Ne var ki Samiriyeye yerleşenler buna kulak asmadılar ve eski törelerine göre yaşamaya devam ettiler.Maar de Israëlieten luisterden niet en gingen gewoon door met het dienen van afgoden.
Ne var ki Samiriyeye yerleşenler buna kulak asmadılar ve eski törelerine göre yaşamaya devam ettiler.Men de vilde ikke høre, de bar sig at på samme vis som før.
Ne var ki Samiriyeye yerleşenler buna kulak asmadılar ve eski törelerine göre yaşamaya devam ettiler.Men de ville icke höra härpå, utan gjorde likasom förut.
Ne var ki Samiriyeye yerleşenler buna kulak asmadılar ve eski törelerine göre yaşamaya devam ettiler.Mutta he eivät totelleet, vaan tekivät vanhan tapansa mukaan.
Ne var ki Samiriyeye yerleşenler buna kulak asmadılar ve eski törelerine göre yaşamaya devam ettiler.Pero ellos no escucharon; antes bien, hicieron según su antigua costumbre
Ne var ki Samiriyeye yerleşenler buna kulak asmadılar ve eski törelerine göre yaşamaya devam ettiler.Tetapi penduduk Samaria itu tidak mau mendengar; mereka tetap berpegang pada adat istiadat mereka
Ne var ki Samiriyeye yerleşenler buna kulak asmadılar ve eski törelerine göre yaşamaya devam ettiler.Πλην δεν υπηκουσαν, αλλ' εκαμνον κατα τους προτερους τροπους αυτων.
Ne var ki Samiriyeye yerleşenler buna kulak asmadılar ve eski törelerine göre yaşamaya devam ettiler.Но они не послушали, а поступали по прежним своим обычаям.
Ne var ki Samiriyeye yerleşenler buna kulak asmadılar ve eski törelerine göre yaşamaya devam ettiler.Те, обаче, не послушаха, но постъпваха според по-предишните си обичаи.
Ne var ki Samiriyeye yerleşenler buna kulak asmadılar ve eski törelerine göre yaşamaya devam ettiler.ולא שמעו כי אם כמשפטם הראשון הם עשים׃
Ne var ki Samiriyeye yerleşenler buna kulak asmadılar ve eski törelerine göre yaşamaya devam ettiler.فلم يسمعوا بل عملوا حسب عادتهم الاولى.
Ne var ki Samiriyeye yerleşenler buna kulak asmadılar ve eski törelerine göre yaşamaya devam ettiler.他 們 卻 不 聽 從 、 仍 照 先 前 的 風 俗 去 行

İlgili Sayfalar