ne var ki ile cümle
ne var ki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ne var ki, mülkten henüz paylarını almamış yedi İsrail oymağı vardı.ויותרו בבני ישראל אשר לא חלקו את נחלתם שבעה שבטים׃
Ne var ki, mülkten henüz paylarını almamış yedi İsrail oymağı vardı.وبقي من بني اسرائيل ممن لم يقسموا نصيبهم سبعة اسباط.
Ne var ki, mülkten henüz paylarını almamış yedi İsrail oymağı vardı.以 色 列 人 中 其 餘 的 七 個 支 派 、 還 沒 有 分 給 他 們 地 業
Ne var ki, mülkten henüz paylarını almamış yedi İsrail oymağı vardı.以色列人 中 其餘 的 七 個 支派 、 還沒 有 分給 他 們地業
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Ale najprv musí byť evanjelium hlásané všetkým národom.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Ale u wszystkich narodów musi być przedtem kazana Ewangielija.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Ale ve všech národech nejprv musí býti kázáno evangelium.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.De elõbb hirdettetnie kell az evangyéliomnak minden pogányok között.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Es necesario que primero el evangelio sea predicado a todas las naciones
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Il faut premièrement que la bonne nouvelle soit prêchée à toutes les nations.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.In med vsemi narodi se mora poprej oznaniti evangelij.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Ja sitä ennen pitää evankeliumi saarnattaman kaikille kansoille.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Kabar Baik dari Allah itu mesti disebarkan dahulu kepada segala bangsa
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.또 복음이 먼저 만국에 전파되어야 할 것이니라
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Mai întîi trebuie ca Evanghelia să fie propovăduită tuturor neamurilor.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Ma prima è necessario che il vangelo sia proclamato a tutte le genti
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Mas importa que primeiro o evangelho seja pregado entre todas as nações.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Men evangelium måste först bliva predikat för alla folk.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Nhưng trước hết Tin Lành phải được giảng ra cho khắp muôn dân đã.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Nhưng trước_hết Tin_Lành phải được giảng ra cho khắp muôn_dân đã .
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Og Evangeliet bør først prædikes for alle Folkeslagene.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Og først må evangeliet forkynnes for alle folkeslag.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Und das Evangelium muß zuvor verkündigt werden unter alle Völker.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Want voordat het einde komt, moeten eerst alle volken van de wereld het goede nieuws van God horen.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.και πρεπει πρωτον να κηρυχθη το ευαγγελιον εις παντα τα εθνη.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.И во всех народах прежде должно быть проповедано Евангелие.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.І між усіма народами мусить перше проповідатись евангелия.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.והבשורה צריכה להקרא בראשנה לכל הגוים׃
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.وينبغي ان يكرز اولا بالانجيل في جميع الامم.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.然 而 福 音 必 須 先 傳 給 萬 民
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.然而 福音 必須 先 傳給 萬民
Ne var ki onlar, İsanın yaşadığını, Meryeme göründüğünü duyunca inanmadılar.Ale oni, keď počuli, že žije, a že ho videla, neverili.
Ne var ki onlar, İsanın yaşadığını, Meryeme göründüğünü duyunca inanmadılar.A oni slyšavše, že by živ byl a vidín od ní, nevěřili.
Ne var ki onlar, İsanın yaşadığını, Meryeme göründüğünü duyunca inanmadılar.A oni usłyszawszy, iż żyje, a iż jest widziany od niej, nie wierzyli.
Ne var ki onlar, İsanın yaşadığını, Meryeme göründüğünü duyunca inanmadılar.Azok pedig mikor hallották, hogy él és õ látta vala, nem hivék.
Ne var ki onlar, İsanın yaşadığını, Meryeme göründüğünü duyunca inanmadılar.Cînd au auzit ei că este viu şi că a fost văzut de ea, n'au crezut -o.
Ne var ki onlar, İsanın yaşadığını, Meryeme göründüğünü duyunca inanmadılar.e ouvindo eles que vivia, e que tinha sido visto por ela, não o creram.
Ne var ki onlar, İsanın yaşadığını, Meryeme göründüğünü duyunca inanmadılar.In ko slišijo, da živi in da ga je ona videla, niso verovali.
Ne var ki onlar, İsanın yaşadığını, Meryeme göründüğünü duyunca inanmadılar.그들은 예수의 살으셨다는 것과 마리아에게 보이셨다는 것을 듣고도 믿지 아니하니라
Ne var ki onlar, İsanın yaşadığını, Meryeme göründüğünü duyunca inanmadılar.Ma essi, udito che era vivo ed era stato visto da lei, non vollero credere
Ne var ki onlar, İsanın yaşadığını, Meryeme göründüğünü duyunca inanmadılar.Men när dessa hörde sägas att han levde och hade blivit sedd av henne, trodde de det icke.
Ne var ki onlar, İsanın yaşadığını, Meryeme göründüğünü duyunca inanmadılar.Mutta kun he kuulivat, että hän eli ja että Maria oli hänet nähnyt, eivät he uskoneet.
Ne var ki onlar, İsanın yaşadığını, Meryeme göründüğünü duyunca inanmadılar.Nhưng các người ấy vừa nghe nói Ngài sống, và người từng thấy Ngài, thì không tin.
Ne var ki onlar, İsanın yaşadığını, Meryeme göründüğünü duyunca inanmadılar.Nhưng các người ấy vừa nghe_nói Ngài sống , và người từng thấy Ngài , thì không tin .
Ne var ki onlar, İsanın yaşadığını, Meryeme göründüğünü duyunca inanmadılar.og da disse hørte at han levde og var blitt sett av henne, trodde de det ikke.
Ne var ki onlar, İsanın yaşadığını, Meryeme göründüğünü duyunca inanmadılar.Og da disse hørte, at han levede og var set af hende, troede de det ikke.
Ne var ki onlar, İsanın yaşadığını, Meryeme göründüğünü duyunca inanmadılar.Pero cuando ellos oyeron que estaba vivo y que había sido visto por ella, no lo creyeron
Ne var ki onlar, İsanın yaşadığını, Meryeme göründüğünü duyunca inanmadılar.Quand ils entendirent qu`il vivait, et qu`elle l`avait vu, ils ne le crurent point.
Ne var ki onlar, İsanın yaşadığını, Meryeme göründüğünü duyunca inanmadılar.Tetapi ketika mereka mendengar bahwa Yesus hidup, dan bahwa Maria telah melihat Dia mereka tidak percaya
Ne var ki onlar, İsanın yaşadığını, Meryeme göründüğünü duyunca inanmadılar.Und diese, da sie es hörten, daß er lebte und wäre ihr erschienen, glaubten sie nicht.
Ne var ki onlar, İsanın yaşadığını, Meryeme göründüğünü duyunca inanmadılar.Και εκεινοι, ακουσαντες οτι ζη και εθεαθη υπ' αυτης, δεν επιστευσαν.
Ne var ki onlar, İsanın yaşadığını, Meryeme göründüğünü duyunca inanmadılar.А ті, почувши, що живий, і вона Його бачила, не поняли віри.
Ne var ki onlar, İsanın yaşadığını, Meryeme göründüğünü duyunca inanmadılar.но они, услышав, что Он жив и она видела Его, - не поверили.
Ne var ki onlar, İsanın yaşadığını, Meryeme göründüğünü duyunca inanmadılar.Но те, като чуха, че бил жив, и че тя Го видяла, не повярваха.
Ne var ki onlar, İsanın yaşadığını, Meryeme göründüğünü duyunca inanmadılar.וכאשר שמעו כי חי ונראה אליה לא האמינו לה׃
Ne var ki onlar, İsanın yaşadığını, Meryeme göründüğünü duyunca inanmadılar.فلما سمع اولئك انه حيّ وقد نظرته لم يصدقوا
Ne var ki onlar, İsanın yaşadığını, Meryeme göründüğünü duyunca inanmadılar.他 們 聽 見 耶 穌 活 了 、 被 馬 利 亞 看 見 、 卻 是 不 信
Ne var ki onlar, İsanın yaşadığını, Meryeme göründüğünü duyunca inanmadılar.他 們聽見 耶穌 活了 、 被 馬利亞 看見 、 卻是 不信
Ne var ki onlar ne demek istediğini anlamadılar.Ale oni nerozumeli slovu, ktoré im hovoril.
Ne var ki onlar ne demek istediğini anlamadılar.Ale oni nesrozuměli těm slovům, kteráž k nim mluvil.