ne var ki ile cümle
ne var ki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.但 他 弟 兄 上 去 以 後 、 他 也 上 去 過 節 、 不 是 明 去 、 似 乎 是 暗 去 的
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.但 他 弟兄 上去 以 後 、 他 也 上去 過節 、 不 是 明去 、 似乎 是 暗去的
Ne var ki, Kefas Antakyaya geldiği zaman, suçlu olduğu için ona açıkça karşı geldim.A gdy przyszedł Piotr do Antyjochii, sprzeciwiłem się mu w twarz; i był godzien nagany.
Ne var ki, Kefas Antakyaya geldiği zaman, suçlu olduğu için ona açıkça karşı geldim.A když byl přišel Petr do Antiochie, zjevně jsem jemu odepřel; hoden zajisté byl trestání.
Ne var ki, Kefas Antakyaya geldiği zaman, suçlu olduğu için ona açıkça karşı geldim.Ale keď prišiel Peter do Antiochie, priamo do tvári so sa postavil proti nemu, pretože bol hoden odsúdenia.
Ne var ki, Kefas Antakyaya geldiği zaman, suçlu olduğu için ona açıkça karşı geldim.Da aber Petrus gen Antiochien kam, widerstand ich ihm unter Augen; denn es war Klage über ihn gekommen.
Ne var ki, Kefas Antakyaya geldiği zaman, suçlu olduğu için ona açıkça karşı geldim.Dar cînd a venit Chifa în Antiohia, i-am stătut împotrivă în faţă, căci era de osîndit.
Ne var ki, Kefas Antakyaya geldiği zaman, suçlu olduğu için ona açıkça karşı geldim.Ketika Petrus datang ke Antiokhia, saya menentang dia terang-terangan, sebab tindakannya salah
Ne var ki, Kefas Antakyaya geldiği zaman, suçlu olduğu için ona açıkça karşı geldim.게바가 안디옥에 이르렀을 때에 책망할 일이 있기로 내가 저를 면책하였노라
Ne var ki, Kefas Antakyaya geldiği zaman, suçlu olduğu için ona açıkça karşı geldim.Ko pa je prišel Kefa v Antiohijo, sem ga iz oči v oči karal, ker je bil graje vreden.
Ne var ki, Kefas Antakyaya geldiği zaman, suçlu olduğu için ona açıkça karşı geldim.Mais lorsque Céphas vint à Antioche, je lui résistai en face, parce qu`il était répréhensible.
Ne var ki, Kefas Antakyaya geldiği zaman, suçlu olduğu için ona açıkça karşı geldim.Ma quando Cefa venne ad Antiochia, mi opposi a lui a viso aperto perché evidentemente aveva torto
Ne var ki, Kefas Antakyaya geldiği zaman, suçlu olduğu için ona açıkça karşı geldim.Men da Kefas kom til Antiokia, sa jeg ham imot like op i øinene, fordi det var ført klagemål imot ham.
Ne var ki, Kefas Antakyaya geldiği zaman, suçlu olduğu için ona açıkça karşı geldim.Men da Kefas kom til Antiokia, trådte jeg op imod ham for hans åbne Øjne, thi domfældt var han.
Ne var ki, Kefas Antakyaya geldiği zaman, suçlu olduğu için ona açıkça karşı geldim.Mikor pedig Péter Antiókhiába jött, szemtõl szembe ellene állottam, mivel panasz volt rá.
Ne var ki, Kefas Antakyaya geldiği zaman, suçlu olduğu için ona açıkça karşı geldim.Nhưng khi Sê-pha đến thành An-ti-ốt , tôi có ngăn can trước mặt người , vì là đáng trách lắm .
Ne var ki, Kefas Antakyaya geldiği zaman, suçlu olduğu için ona açıkça karşı geldim.Nhưng khi Sê-pha đến thành An-ti-ốt, tôi có ngăn can trước mặt người, vì là đáng trách lắm.
Ne var ki, Kefas Antakyaya geldiği zaman, suçlu olduğu için ona açıkça karşı geldim.Pero cuando Pedro vino a Antioquía, yo me opuse a él frente a frente, porque era reprensible
Ne var ki, Kefas Antakyaya geldiği zaman, suçlu olduğu için ona açıkça karşı geldim.Quando, porém, Cefas veio a Antioquia, resisti-lhe na cara, porque era repreensível.
Ne var ki, Kefas Antakyaya geldiği zaman, suçlu olduğu için ona açıkça karşı geldim.Οτε δε ηλθεν ο Πετρος εις την Αντιοχειαν, ηναντιωθην εις αυτον κατα προσωπον, διοτι ητο αξιομεμπτος.
Ne var ki, Kefas Antakyaya geldiği zaman, suçlu olduğu için ona açıkça karşı geldim.Защото аз чрез закона умрях спрямо закона, за да живея за Бога.
Ne var ki, Kefas Antakyaya geldiği zaman, suçlu olduğu için ona açıkça karşı geldim.Когда же Петр пришел в Антиохию, то я лично противостал ему, потому что он подвергался нареканию.
Ne var ki, Kefas Antakyaya geldiği zaman, suçlu olduğu için ona açıkça karşı geldim.Як же прийшов Петр в Антиохию, устав я проти него в вічі, бо заслужив докору.
Ne var ki, Kefas Antakyaya geldiği zaman, suçlu olduğu için ona açıkça karşı geldim.וכאשר בא כיפא לאנטיוכיא הוכחתי אל פניו דרכו מפני שהיה בו אשם׃
Ne var ki, Kefas Antakyaya geldiği zaman, suçlu olduğu için ona açıkça karşı geldim.ولكن لما أتى بطرس الى انطاكية قاومته مواجهة لانه كان ملوما.
Ne var ki, Kefas Antakyaya geldiği zaman, suçlu olduğu için ona açıkça karşı geldim.後 來 磯 法 到 了 安 提 阿 、 因 他 有 可 責 之 處 、 我 就 當 面 抵 擋 他
Ne var ki, Kefas Antakyaya geldiği zaman, suçlu olduğu için ona açıkça karşı geldim.後 來磯法 到 了 安提阿 、 因 他 有可責之處 、 我 就 當面 抵擋他
Ne var ki, kendisiyle oraya giden adamlar, ‹‹Bu halka saldıramayız, onlar bizden daha güçlü›› dediler.(13:32) А те, которые ходили с ним, говорили: не можем мы идти против народа сего, ибо он сильнее нас.
Ne var ki, kendisiyle oraya giden adamlar, ‹‹Bu halka saldıramayız, onlar bizden daha güçlü›› dediler.I krotil Kálef lid bouřící se proti Mojžíšovi, a mluvil: Jděme předce, a opanujme zemi, nebo zmocníme se jí.
Ne var ki, kendisiyle oraya giden adamlar, ‹‹Bu halka saldıramayız, onlar bizden daha güçlü›› dediler.그와 함께 올라갔던 사람들은 가로되 우리는 능히 올라가서 그 백성을 치지 못하리라 그들은 우리보다 강하니라 하고
Ne var ki, kendisiyle oraya giden adamlar, ‹‹Bu halka saldıramayız, onlar bizden daha güçlü›› dediler."Niet tegen mensen die zo sterk zijn als zij", vonden de andere spionnen, "ze zouden ons vernietigen."
Ne var ki, kendisiyle oraya giden adamlar, ‹‹Bu halka saldıramayız, onlar bizden daha güçlü›› dediler.והאנשים אשר עלו עמו אמרו לא נוכל לעלות אל העם כי חזק הוא ממנו׃
Ne var ki, kendisiyle oraya giden adamlar, ‹‹Bu halka saldıramayız, onlar bizden daha güçlü›› dediler.واما الرجال الذين صعدوا معه فقالوا لا نقدر ان نصعد الى الشعب لانهم اشدّ منا.
Ne var ki, kendisiyle oraya giden adamlar, ‹‹Bu halka saldıramayız, onlar bizden daha güçlü›› dediler.但 那 些 和 他 同 去 的 人 說 、 我 們 不 能 上 去 攻 擊 那 民 、 因 為 他 們 比 我 們 強 壯
Ne var ki, kendisiyle oraya giden adamlar, ‹‹Bu halka saldıramayız, onlar bizden daha güçlü›› dediler.但 那些 和 他 同去 的 人說 、 我 們 不 能 上去 攻 擊那民 、 因為 他 們比我 們強壯
Ne var ki, konuşulan dili anlamazsam, ben konuşana yabancı olurum, konuşan da bana yabancı olur.Če torej ne vem pomena glasu, bodem tujec govorečemu in govoreči bode meni tujec.
Ne var ki, konuşulan dili anlamazsam, ben konuşana yabancı olurum, konuşan da bana yabancı olur.Hogyha azért nem tudom a szónak értelmét, a beszélõnek idegen leszek, és a beszélõ is idegen elõttem.
Ne var ki, konuşulan dili anlamazsam, ben konuşana yabancı olurum, konuşan da bana yabancı olur.그러므로 내가 그 소리의 뜻을 알지 못하면 내가 말하는 자에게 야만이 되고 말하는 자도 내게 야만이 되리니
Ne var ki, konuşulan dili anlamazsam, ben konuşana yabancı olurum, konuşan da bana yabancı olur.Maar als iemand iets tegen mij zegt in een taal die ik niet versta, blijven wij vreemden voor elkaar.
Ne var ki, konuşulan dili anlamazsam, ben konuşana yabancı olurum, konuşan da bana yabancı olur.Mutta jos en tiedä sanojen merkitystä, olen minä puhujalle muukalainen, ja puhuja on minulle muukalainen.
Ne var ki, konuşulan dili anlamazsam, ben konuşana yabancı olurum, konuşan da bana yabancı olur.Благодаря Богу, че аз говоря повече езици от всички ви;
Ne var ki, konuşulan dili anlamazsam, ben konuşana yabancı olurum, konuşan da bana yabancı olur.Коли ж не зрозумію значіння слів, буду тому, хто говорить, чужоземець, і хто говорить, чужоземець менї.
Ne var ki, konuşulan dili anlamazsam, ben konuşana yabancı olurum, konuşan da bana yabancı olur.Но если я не разумею значения слов, то я для говорящего чужестранец, и говорящий для меня чужестранец.
Ne var ki, konuşulan dili anlamazsam, ben konuşana yabancı olurum, konuşan da bana yabancı olur.לכן אם אינני ידע פשר הקול אהיה נכרי בעיני המדבר והמדבר יהיה נכרי בעיני׃
Ne var ki, konuşulan dili anlamazsam, ben konuşana yabancı olurum, konuşan da bana yabancı olur.فان كنت لا اعرف قوة اللغة اكون عند المتكلم اعجميا والمتكلم اعجميا عندي.
Ne var ki, konuşulan dili anlamazsam, ben konuşana yabancı olurum, konuşan da bana yabancı olur.我 若 不 明 白 那 聲 音 的 意 思 、 這 說 話 的 人 必 以 我 為 化 外 之 人 、 我 也 以 他 為 化 外 之 人
Ne var ki, konuşulan dili anlamazsam, ben konuşana yabancı olurum, konuşan da bana yabancı olur.我 若 不 明白 那 聲音 的 意思 、 這說話 的 人 必 以 我 為化 外 之人 、 我 也 以 他 為化 外 之人
Ne var ki? KULU 1 aşçı, efendim şeyler; ama ne bilmiyorum.1 Interese SERVITOR pentru bucătar, domnule, dar eu nu ştiu ce.
Ne var ki? KULU 1 aşçı, efendim şeyler; ama ne bilmiyorum.Τι είναι εκεί; 1 Τα πράγματα υπάλληλος για το μάγειρα, κύριε?
Ne var ki, Levi oymağından olanlar öbürleriyle birlikte sayılmadı.Aber die Leviten nach ihrer Väter Stamm wurden nicht mit darunter gezählt.
Ne var ki, Levi oymağından olanlar öbürleriyle birlikte sayılmadı.Ale Levitovia podľa pokolenia svojich otcov neboli počítaní medzi nimi.
Ne var ki, Levi oymağından olanlar öbürleriyle birlikte sayılmadı.Ale Lewitowie według pokolenia ojców swych nie byli policzeni między nimi.
Ne var ki, Levi oymağından olanlar öbürleriyle birlikte sayılmadı.De a léviták az õ atyáiknak háznépe szerint nem számláltattak közéjök.
Ne var ki, Levi oymağından olanlar öbürleriyle birlikte sayılmadı.오직 레위인은 그 조상의 지파대로 그 계수에 들지 아니하였으니
Ne var ki, Levi oymağından olanlar öbürleriyle birlikte sayılmadı.Les Lévites, selon la tribu de leurs pères, ne firent point partie de ce dénombrement.
Ne var ki, Levi oymağından olanlar öbürleriyle birlikte sayılmadı.Leviţii, după seminţia părinţilor lor, n'au intrat în numărătoarea aceasta.
Ne var ki, Levi oymağından olanlar öbürleriyle birlikte sayılmadı.Levítové pak vedlé pokolení otců svých nejsou počítáni mezi ně.
Ne var ki, Levi oymağından olanlar öbürleriyle birlikte sayılmadı.Levitov pa po rodu njih očetov niso šteli ž njimi vred.
Ne var ki, Levi oymağından olanlar öbürleriyle birlikte sayılmadı.Ma quanti erano leviti, secondo la loro tribù paterna, non furono registrati insieme con gli altri
Ne var ki, Levi oymağından olanlar öbürleriyle birlikte sayılmadı.Mas os levitas, segundo a tribo de e seus pais, não foram contados entre eles;