Ana içeriğe geç
Sözlük

ne var ki ile cümle

ne var ki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ne var ki, Londra valisi bu açık platformlu otobüsleri yeniden tanıtmak istiyordu.Namun walikota London ingin memperkenalkan kembali bus dengan platform terbuka.
Ne var ki, Londra valisi bu açık platformlu otobüsleri yeniden tanıtmak istiyordu.O "mayor" de Londres queria reintroduzir autocarros com plataforma aberta.
Ne var ki, Londra valisi bu açık platformlu otobüsleri yeniden tanıtmak istiyordu.Pero el alcalde de Londres quería reinsertar estos buses con plataformas abiertas.
Ne var ki, Londra valisi bu açık platformlu otobüsleri yeniden tanıtmak istiyordu.Và Thị trưởng thành phố muốn giới thiệu lại kiểu xe buýt có khoang mở phía sau.
Ne var ki, Londra valisi bu açık platformlu otobüsleri yeniden tanıtmak istiyordu.Αλλά ο δήμαρχος του Λονδίνου ήθελε να επανεισαγάγει λεωφορεία με ανοικτή πλατφόρμα.
Ne var ki, Londra valisi bu açık platformlu otobüsleri yeniden tanıtmak istiyordu.Але мер Лондону хоче відновити автобуси з відкритою платформою.
Ne var ki, Londra valisi bu açık platformlu otobüsleri yeniden tanıtmak istiyordu.Но кметът на Лондон искаше да въведе отново автобуси с тази отворена платформа.
Ne var ki, Londra valisi bu açık platformlu otobüsleri yeniden tanıtmak istiyordu.Однако мэр Лондона хотел вновь использовать автобусы с открытой платформой.
Ne var ki, Londra valisi bu açık platformlu otobüsleri yeniden tanıtmak istiyordu.אבל ראש העיר של לונדון רצה להחזיר את האוטובוסים עם הפלטפורמה הפתוחה הזאת.
Ne var ki, Londra valisi bu açık platformlu otobüsleri yeniden tanıtmak istiyordu.لكن رئيس بلدية لندن اراد إعادة تقديم الحافلات مع هذه المنصة المفتوحة.
Ne var ki, Londra valisi bu açık platformlu otobüsleri yeniden tanıtmak istiyordu.ドアなしの乗降口を再び採用する案が上がったので ロンドン交通局と共に開発しているところです
Ne var ki?Mitä siellä?
Ne var ki?Mi van ott?
Ne var ki, mülkten henüz paylarını almamış yedi İsrail oymağı vardı.Ale zbývali medzi synmi Izraelovými takí, ktorých dedičstva neboli ešte rozdelili, sedem pokolení.
Ne var ki, mülkten henüz paylarını almamış yedi İsrail oymağı vardı.A zostało było z synów Izraelskich, którym było nie oddzielono dziedzictwa ich, siedmioro pokolenia.
Ne var ki, mülkten henüz paylarını almamış yedi İsrail oymağı vardı.Bilo je pa še sedem rodov Izraelovih sinov, ki se jim še ni pridelila njih dediščina.
Ne var ki, mülkten henüz paylarını almamış yedi İsrail oymağı vardı.De maradtak vala még Izráel fiai között, akiknek nem osztották vala ki az õ örökségöket: hét nemzetség.
Ne var ki, mülkten henüz paylarını almamış yedi İsrail oymağı vardı.E dentre os filhos de Israel restavam sete tribos que ainda não tinham repartido a sua herança.
Ne var ki, mülkten henüz paylarını almamış yedi İsrail oymağı vardı.Il restait sept tribus des enfants d`Israël qui n`avaient pas encore reçu leur héritage.
Ne var ki, mülkten henüz paylarını almamış yedi İsrail oymağı vardı.이스라엘 자손 중에 그 기업의 분배를 얻지 못한 자가 오히려 일곱 지파라
Ne var ki, mülkten henüz paylarını almamış yedi İsrail oymağı vardı.maar er waren nog zeven stammen waaraan nog geen land was toegewezen.
Ne var ki, mülkten henüz paylarını almamış yedi İsrail oymağı vardı.Mai rămîneau şapte seminţii ale copiilor lui Israel, cari nu-şi primiseră încă partea de moştenire.
Ne var ki, mülkten henüz paylarını almamış yedi İsrail oymağı vardı.Masih ada tujuh suku bangsa Israel yang belum menerima bagian tanah
Ne var ki, mülkten henüz paylarını almamış yedi İsrail oymağı vardı.Men ännu återstodo av Israels barn sju stammar som icke hade fått sin arvedel sig tillskiftad.
Ne var ki, mülkten henüz paylarını almamış yedi İsrail oymağı vardı.Men der var endnu syv Stammer tilbage af Israeliterne, som ikke havde fået deres Arvelod tildelt.
Ne var ki, mülkten henüz paylarını almamış yedi İsrail oymağı vardı.Men det var ennu syv stammer tilbake blandt Israels barn som ikke hadde delt sin arv.
Ne var ki, mülkten henüz paylarını almamış yedi İsrail oymağı vardı.Mutta vielä oli israelilaisista jäljellä seitsemän sukukuntaa, joiden perintöosa oli jakamatta.
Ne var ki, mülkten henüz paylarını almamış yedi İsrail oymağı vardı.Nhưng trong dân Y-sơ-ra-ên còn lại bảy chi phái mà người ta chưa phân phát phần sản nghiệp cho.
Ne var ki, mülkten henüz paylarını almamış yedi İsrail oymağı vardı.Nhưng trong dân Y-sơ-ra-ên còn lại bảy chi_phái mà người_ta chưa phân_phát phần sản_nghiệp cho .
Ne var ki, mülkten henüz paylarını almamış yedi İsrail oymağı vardı.Pozůstalo pak z synů Izraelských, jimž ještě nebylo rozděleno dědictví jejich, sedmero pokolení.
Ne var ki, mülkten henüz paylarını almamış yedi İsrail oymağı vardı.Und es waren noch sieben Stämme der Kinder Israel, denen sie ihr Erbteil nicht ausgeteilt hatten.
Ne var ki, mülkten henüz paylarını almamış yedi İsrail oymağı vardı.Και εμενον μεταξυ των υιων Ισραηλ επτα φυλαι, αιτινες δεν ειχον λαβει την κληρονομιαν αυτων.
Ne var ki, mülkten henüz paylarını almamış yedi İsrail oymağı vardı.Из сынов же Израилевых оставалось семь колен, которые еще не получили удела своего.
Ne var ki, mülkten henüz paylarını almamış yedi İsrail oymağı vardı.Обаче, между израилтяните останаха седем племена, които още не бяха взели наследството си.
Ne var ki, mülkten henüz paylarını almamış yedi İsrail oymağı vardı.ויותרו בבני ישראל אשר לא חלקו את נחלתם שבעה שבטים׃
Ne var ki, mülkten henüz paylarını almamış yedi İsrail oymağı vardı.وبقي من بني اسرائيل ممن لم يقسموا نصيبهم سبعة اسباط.
Ne var ki, mülkten henüz paylarını almamış yedi İsrail oymağı vardı.以 色 列 人 中 其 餘 的 七 個 支 派 、 還 沒 有 分 給 他 們 地 業
Ne var ki, mülkten henüz paylarını almamış yedi İsrail oymağı vardı.以色列人 中 其餘 的 七 個 支派 、 還沒 有 分給 他 們地業
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Ale najprv musí byť evanjelium hlásané všetkým národom.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Ale u wszystkich narodów musi być przedtem kazana Ewangielija.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Ale ve všech národech nejprv musí býti kázáno evangelium.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.De elõbb hirdettetnie kell az evangyéliomnak minden pogányok között.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Es necesario que primero el evangelio sea predicado a todas las naciones
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Il faut premièrement que la bonne nouvelle soit prêchée à toutes les nations.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.In med vsemi narodi se mora poprej oznaniti evangelij.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Ja sitä ennen pitää evankeliumi saarnattaman kaikille kansoille.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Kabar Baik dari Allah itu mesti disebarkan dahulu kepada segala bangsa
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.또 복음이 먼저 만국에 전파되어야 할 것이니라
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Mai întîi trebuie ca Evanghelia să fie propovăduită tuturor neamurilor.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Ma prima è necessario che il vangelo sia proclamato a tutte le genti
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Mas importa que primeiro o evangelho seja pregado entre todas as nações.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Men evangelium måste först bliva predikat för alla folk.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Nhưng trước hết Tin Lành phải được giảng ra cho khắp muôn dân đã.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Nhưng trước_hết Tin_Lành phải được giảng ra cho khắp muôn_dân đã .
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Og Evangeliet bør først prædikes for alle Folkeslagene.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Og først må evangeliet forkynnes for alle folkeslag.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Und das Evangelium muß zuvor verkündigt werden unter alle Völker.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.Want voordat het einde komt, moeten eerst alle volken van de wereld het goede nieuws van God horen.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.και πρεπει πρωτον να κηρυχθη το ευαγγελιον εις παντα τα εθνη.
Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir.И во всех народах прежде должно быть проповедано Евангелие.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod