ne var ki ile cümle

ne var ki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
15
ORT. KELİME
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Các người kiện_cáo đều đã có_mặt , song không kiện nó về một tội_gì như tôi đã dè_chừng .
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Er was geen sprake van een overtreding of een misdaad.
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Gli accusatori gli si misero attorno, ma non addussero nessuna delle imputazioni criminose che io immaginavo
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Jehožto žalobníci tu stojíce, z ničeho takového nevinili ho, čehož jsem já se domníval.
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Ki ellen, mikor vádlói elõálltak, semmi bûnt nem hoztak fel azok közül, a miket én sejtettem:
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.원고들이 서서 나의 짐작하던 것 같은 악행의 사건은 하나도 제출치 아니하고
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.ktorého obstúpili žalobníci, ale ho nevinili nijakými takými zločinmi, o jakých som sa ja domnieval.
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Les accusateurs, s`étant présentés, ne lui imputèrent rien de ce que je supposais;
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Men da Anklagerne stode omkring ham, fremførte de ingen sådan Beskyldning, som jeg havde formodet;
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Men da anklagerne stod omkring ham, fremførte de ikke nogen klage for slikt som jeg hadde tenkt;
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Njegovi tožniki pa, ko so nastopili, mu niso očitali nobene take krivice, kakršne sem pričakoval jaz,
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Pîrîşii, cînd s'au înfăţişat, nu l-au învinuit de nici unul din lucrurile rele, pe cari mi le închipuiam eu.
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Przeciw któremu stanąwszy ci, co nań skarżyli, żadnej winy nie przynieśli z tych, którychem się ja spodziewał.
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.und da seine Verkläger auftraten, brachten sie der Ursachen keine auf, deren ich mich versah.
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.περι του οποιου οι κατηγοροι παρασταθεντες δεν επεφεραν ουδεμιαν κατηγοριαν εξ οσων εγω υπενοουν,
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Обступив его, обвинители не представили ни одного из обвинений, какие я предполагал;
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Обступивши його винувателї, нїякої вини не принесли, про які я думав,
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.ויעמדו עליו שטניו ולא הביאו עליו דבר רע מאשר הייתי חשד אתו׃
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.‎فلما وقف المشتكون حوله لم يأتوا بعلّة واحدة مما كنت اظن‎.
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.告 他 的 人 站 著 告 他 . 所 告 的 、 並 沒 有 我 所 逆 料 的 那 等 惡 事
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.告 他 的 人 站著 告 他 . 所 告 的 、 並沒 有 我 所 逆料 的 那 等 惡事
Ne var ki, kamuya açık bütçe ile erişilebilir bütçe arasında büyük fark var.Aber es ist ein großer Unterschied, ob ein Budget öffentlich zugänglich oder leicht einzusehen ist.
Ne var ki, kamuya açık bütçe ile erişilebilir bütçe arasında büyük fark var.Dar e mare diferență între un buget public și unul accesibil.
Ne var ki, kamuya açık bütçe ile erişilebilir bütçe arasında büyük fark var.하지만, 공공 예산과 가용할 수 있는 예산 사이에는 커다란 차이가 있어요.
Ne var ki, kamuya açık bütçe ile erişilebilir bütçe arasında büyük fark var.Maar er is nog een groot verschil tussen een begroting die publiek is en een die toegankelijk is.
Ne var ki, kamuya açık bütçe ile erişilebilir bütçe arasında büyük fark var.Ma c'è una grossa differenza tra un budget pubblico e un budget accessibile.
Ne var ki, kamuya açık bütçe ile erişilebilir bütçe arasında büyük fark var.Mais, vous savez, il y a une grande différence entre un budget qui est public et un budget qui est accessible.
Ne var ki, kamuya açık bütçe ile erişilebilir bütçe arasında büyük fark var.Men det är stor skillnad på en budget som är offentlig och en som är åtkomlig.
Ne var ki, kamuya açık bütçe ile erişilebilir bütçe arasında büyük fark var.Między budżetem opublikowanym a budżetem przystępnym istnieje ogromna różnica.
Ne var ki, kamuya açık bütçe ile erişilebilir bütçe arasında büyük fark var.Nhưng bạn biết đấy, có sự khác biệt to lớn giữa ngân sách công khai và ngân sách có thể tiếp cận.
Ne var ki, kamuya açık bütçe ile erişilebilir bütçe arasında büyük fark var.Pero hay una gran diferencia entre un presupuesto público y un presupuesto accesible.
Ne var ki, kamuya açık bütçe ile erişilebilir bütçe arasında büyük fark var.Αλλά, όπως ξέρετε, υπάρχει μεγάλη διαφορά μεταξύ δημόσιου και προσβάσιμου προϋπολογισμού.
Ne var ki, kamuya açık bütçe ile erişilebilir bütçe arasında büyük fark var.Але, знаєте, є велика різниця між громадським бюджетом і бюджетом, який є доступним.
Ne var ki, kamuya açık bütçe ile erişilebilir bütçe arasında büyük fark var.Но, както знаете, има голяма разлика между бюджет, който е публичен и бюджет, който е достъпен.
Ne var ki, kamuya açık bütçe ile erişilebilir bütçe arasında büyük fark var.אבל כידוע, יש הבדל גדול בין תקציב שגלוי לציבור ותקציב שהוא נגיש ומובן.
Ne var ki, kamuya açık bütçe ile erişilebilir bütçe arasında büyük fark var.ولكن، كما تعلمون، هناك فرق كبير بين ميزانية عامة وميزانية يمكن الوصول إليها.
Ne var ki, kamuya açık bütçe ile erişilebilir bütçe arasında büyük fark var.利用できる予算に 大きな差があります これは公表されている予算です (笑)
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.A gdy poszli bracia jego, tedy i on szedł na święto, nie jawnie, ale jakoby potajemnie.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.A když odešli bratří jeho, tedy i on šel k svátku, ne zjevně, ale jako ukrytě.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Ale jako odišli jeho bratia hore na sviatok, vtedy odišiel aj on hore, nie zjavne, ale jako tajne.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.A mint pedig felmenének az õ atyjafiai, akkor õ is felméne az ünnepre, nem nyilvánosan, hanem mintegy titkon.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.După ce s'au suit fraţii Lui la praznic, S'a suit şi El, dar nu pe faţă, ci cam pe ascuns.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.그 형제들이 명절에 올라간후 자기도 올라가시되 나타내지 않고 비밀히 하시니라
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Ko so pa bratje njegovi odšli na praznik, tedaj odide tudi on, ne očitno, temuč kakor skrivaj.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Lorsque ses frères furent montés à la fête, il y monta aussi lui-même, non publiquement, mais comme en secret.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Lúc anh em Ngài đã lên dự lễ rồi, thì Ngài cũng lên, nhưng đi cách kín giấu, không thố lộ.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Lúc anh_em Ngài đã lên dự lễ rồi , thì Ngài cũng lên , nhưng đi cách kín giấu , không thố lộ .
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Ma andati i suoi fratelli alla festa, allora vi andò anche lui; non apertamente però: di nascosto
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Maar toen Zijn broers naar het feest waren vertrokken, ging Hij toch, zo onopvallend mogelijk.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Men da hans brødre hadde draget op til høiden, da drog også han der op, dog ikke åpenbart, men som i lønndom.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Men da hans Brødre vare dragne op til Højtiden, da drog han også selv op, ikke åbenlyst, men lønligt.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Mutta kun hänen veljensä olivat menneet juhlille, silloin hänkin meni sinne, ei julki, vaan ikäänkuin salaa.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Pero cuando sus hermanos habían subido a la fiesta, entonces él también subió, no abiertamente sino en secreto
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Setelah saudara-saudara-Nya pergi ke perayaan itu, diam-diam Yesus pergi sendirian tanpa diketahui orang
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Αφου δε ανεβησαν οι αδελφοι αυτου, τοτε και αυτος ανεβη εις την εορτην, ουχι φανερως αλλα κρυφιως πως.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.(А това каза за да го изпита; защото Той си знаеше какво щеше да направи).
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Но когда пришли братья Его, тогда и Он пришел на праздник не явно, а как бы тайно.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Як же пійшли брати Його, тодї й Він пійшов на сьвято, не явно, а якби потай.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.ויהי כאשר עלו אחיו לרגל ויעל גם הוא לא בגלוי כי אם כמסתתר׃
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.ولما كان اخوته قد صعدوا حينئذ صعد هو ايضا الى العيد لا ظاهرا بل كانه في الخفاء.

İlgili Sayfalar