ne var ki ile cümle
ne var ki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ne var ki, herhangi basit bir nedensel açıklama bulmaya çalışırken, ihtiyatlı davranılmalıdır.Je však třeba se obezřetně bránit vyvozování jakýchkoli jednoduchých příčinných vysvětlení.
Ne var ki, herhangi basit bir nedensel açıklama bulmaya çalışırken, ihtiyatlı davranılmalıdır.Meidän on kuitenkin varottava johtamasta tilanteesta yksinkertaisia syy-seuraussuhteita.
Ne var ki, herhangi basit bir nedensel açıklama bulmaya çalışırken, ihtiyatlı davranılmalıdır.Sin embargo, conviene ser prudente a la hora de inferir cualquier explicación causal simple.
Ne var ki, herhangi basit bir nedensel açıklama bulmaya çalışırken, ihtiyatlı davranılmalıdır.Użycie w ciągu ostatniego miesiąca: poniżej 1 mln osób.
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››Aber sie sind nicht alle dem Evangelium gehorsam. Denn Jesaja sagt: "HERR, wer glaubt unserm Predigen?"
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››Aleć nie wszyscy posłuszni byli Ewangielii; albowiem Izajasz mówi: Panie! któż uwierzył kazaniu naszemu?
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››Ale ne všickni uposlechli evangelium. Nebo Izaiáš praví: Pane, kdo uvěřil kázání našemu?
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››Ale nie všetci poslúchli evanjelium. Lebo Izaiáš hovorí: Pane, kto uveril našej zvesti?
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››Dar nu toţi au ascultat de Evanghelie. Căci Isaia zice: ,Doamne, cine a crezut propovăduirea noastră?`
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››Dog ikke alle løde Evangeliet; thi Esajas siger: "Herre! hvem troede det, (han hørte af os?")
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››그러나 저희가 다 복음을 순종치 아니하였도다 이사야가 가로되 주여 우리의 전하는 바를 누가 믿었나이까 하였으니
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››Mais tous n`ont pas obéi à la bonne nouvelle. Aussi Ésaïe dit-il: Seigneur, Qui a cru à notre prédication?
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››Ma non tutti hanno obbedito al vangelo. Lo dice Isaia: Signore, chi ha creduto alla nostra predicazione
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››Mas nem todos deram ouvidos ao evangelho; pois Isaías diz: Senhor, quem deu crédito � nossa mensagem?
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››Men ikke alle var lydige mot evangeliet. For Esaias sier: Herre! hvem trodde vel det han hørte av oss?
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››Pero no todos obedecieron el evangelio, porque Isaías dice: Señor, ¿quién ha creído a nuestro mensaje
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››Αλλα δεν υπηκουσαν παντες εις το ευαγγελιον. Διοτι ο Ησαιας λεγει Κυριε, τις επιστευσεν εις το κηρυγμα ημων;
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››Но не все послушались благовествования. Ибо Исаия говорит: Господи! кто поверил слышанному от нас?
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››Та не всї послухали благовістя. Ісаїя бо глаголе: Господи, хто увірував голосу нашому?
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››אך לא כלם שמעו לקול הבשורה כי ישעיהו אמר יהוה מי האמין לשמעתנו׃
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››لكن ليس الجميع قد اطاعوا الانجيل لان اشعياء يقول يا رب من صدق خبرنا.
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››只 是 人 沒 有 都 聽 從 福 音 . 因 為 以 賽 亞 說 、 『 主 阿 、 我 們 所 傳 的 有 誰 信 呢 。
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››只是 人沒 有 都 聽從 福音 . 因為 以 賽亞說 、 『 主阿 、 我們所傳 的 有誰信 呢 。
Ne var ki?Hvad er der?
Ne var ki ilerleme kaydedildiği zaman bunun farkına varılması önemlidir.Avšak je třeba uznat pokrok tam, kde k němu došlo.
Ne var ki ilerleme kaydedildiği zaman bunun farkına varılması önemlidir.Cu toate acestea, este important să fie recunoscute progresele realizate.
Ne var ki ilerleme kaydedildiği zaman bunun farkına varılması önemlidir.Dennoch ist es wichtig, die erzielten Fortschritte gebührend zu würdigen.
Ne var ki ilerleme kaydedildiği zaman bunun farkına varılması önemlidir.Det är emellertid viktigt att lyfta fram de framsteg som görs.
Ne var ki ilerleme kaydedildiği zaman bunun farkına varılması önemlidir.Det er dog vigtigt at anerkende de fremskridt, der er gjort.
Ne var ki ilerleme kaydedildiği zaman bunun farkına varılması önemlidir.Het is echter belangrijk om vooruitgang te herkennen wanneer die wordt geboekt.
Ne var ki ilerleme kaydedildiği zaman bunun farkına varılması önemlidir.Istotne jest jednak, aby dostrzec postęp tam, gdzie został osiągnięty.
Ne var ki ilerleme kaydedildiği zaman bunun farkına varılması önemlidir.Je však dôležité uznať pokrok tam, kde sa dosiahol.
Ne var ki ilerleme kaydedildiği zaman bunun farkına varılması önemlidir.Kljub temu je pomembno, da priznamo napredek tam, kjer je bil dosežen.
Ne var ki ilerleme kaydedildiği zaman bunun farkına varılması önemlidir.Mindazonáltal fontos, hogy észrevegyük az elért eredményeket.
Ne var ki ilerleme kaydedildiği zaman bunun farkına varılması önemlidir.No entanto, é importante reconhecer os progressos alcançados.
Ne var ki ilerleme kaydedildiği zaman bunun farkına varılması önemlidir.No obstante, es importante que los avances sean reconocidos tal y como se merecen.
Ne var ki ilerleme kaydedildiği zaman bunun farkına varılması önemlidir.On kuitenkin tärkeää, että tapahtunut edistys havaitaan.
Ne var ki ilerleme kaydedildiği zaman bunun farkına varılması önemlidir.Se, tuttavia, qualche progresso è stato fatto, riteniamo importante riconoscerne il valore.
Ne var ki ilerleme kaydedildiği zaman bunun farkına varılması önemlidir.Toutefois, il est important de reconnaître les progrès qui ont été faits.
Ne var ki ilerleme kaydedildiği zaman bunun farkına varılması önemlidir.Въпреки това е важно да се признае напредъкът в сферите, в които е постигнат напредък.
Ne var ki, insan haklarıyla ilişkili olan toplumsal bakış açıları daha az dikkat çekmektedir.Однако менее заметна другая сторона вопроса – социальный аспект, связанный с правами человека.
Ne var ki işleri yürütmek için sürekli olarak bir miktar nakit tutmak gerekir.Vždycky si musíte držet nějakou připravenou hotovost k podnikání.
Ne var ki işleri yürütmek için sürekli olarak bir miktar nakit tutmak gerekir.維持する必要があります。 実際それは、運転資本と呼ばれています。
Ne var ki, ızgara tavuk içinde gizli bir tehdidi barındırıyor.Aber beim gegrillten Hühnchen lauert eine versteckte Gefahr.
Ne var ki, ızgara tavuk içinde gizli bir tehdidi barındırıyor.Cependant, le poulet grillé présente un danger caché.
Ne var ki, ızgara tavuk içinde gizli bir tehdidi barındırıyor.Cu toate acestea, puiul la grătar prezintă un pericol ascuns.
Ne var ki, ızgara tavuk içinde gizli bir tehdidi barındırıyor.하지만 구이는 숨겨진 위험이 있습니다.
Ne var ki, ızgara tavuk içinde gizli bir tehdidi barındırıyor.Maar gegrilde kip heeft een verborgen gevaar.
Ne var ki, ızgara tavuk içinde gizli bir tehdidi barındırıyor.Mas no frango grelhado há um perigo escondido.
Ne var ki, ızgara tavuk içinde gizli bir tehdidi barındırıyor.Na druhou stranu, ale v sobě grilované kuře nese skrytou hrozbu.
Ne var ki, ızgara tavuk içinde gizli bir tehdidi barındırıyor.Sin embargo, oculta un peligro.
Ne var ki, ızgara tavuk içinde gizli bir tehdidi barındırıyor.Tuttavia, il pollo grigliato nasconde un'insidia.
Ne var ki, ızgara tavuk içinde gizli bir tehdidi barındırıyor.Tuy nhiên, gà nướng có một nguy cơ tiềm ẩn.
Ne var ki, ızgara tavuk içinde gizli bir tehdidi barındırıyor.Въпреки това, пилето на грил представлява скрита опасност.
Ne var ki, ızgara tavuk içinde gizli bir tehdidi barındırıyor.Однако приготовленная на гриле курица тоже содержит вредные вещества.
Ne var ki, ızgara tavuk içinde gizli bir tehdidi barındırıyor.אבל, עוף בגריל טומן בחובו סכנה חבויה.
Ne var ki, ızgara tavuk içinde gizli bir tehdidi barındırıyor..ولكن الدجاج المشوي يحوي أخطاراً خفية
Ne var ki, ızgara tavuk içinde gizli bir tehdidi barındırıyor.それは複素環アミンです
Ne var ki?Kaj je tam?
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Các người kiện cáo đều đã có mặt, song không kiện nó về một tội gì như tôi đã dè chừng.