Ne var ki ilerleme kaydedildiği zaman bunun farkına varılması önemlidir.Dennoch ist es wichtig, die erzielten Fortschritte gebührend zu würdigen.
Ne var ki ilerleme kaydedildiği zaman bunun farkına varılması önemlidir.Det är emellertid viktigt att lyfta fram de framsteg som görs.
Ne var ki ilerleme kaydedildiği zaman bunun farkına varılması önemlidir.Det er dog vigtigt at anerkende de fremskridt, der er gjort.
Ne var ki ilerleme kaydedildiği zaman bunun farkına varılması önemlidir.Het is echter belangrijk om vooruitgang te herkennen wanneer die wordt geboekt.
Ne var ki ilerleme kaydedildiği zaman bunun farkına varılması önemlidir.Istotne jest jednak, aby dostrzec postęp tam, gdzie został osiągnięty.
Ne var ki ilerleme kaydedildiği zaman bunun farkına varılması önemlidir.Je však dôležité uznať pokrok tam, kde sa dosiahol.
Ne var ki ilerleme kaydedildiği zaman bunun farkına varılması önemlidir.Kljub temu je pomembno, da priznamo napredek tam, kjer je bil dosežen.
Ne var ki ilerleme kaydedildiği zaman bunun farkına varılması önemlidir.Mindazonáltal fontos, hogy észrevegyük az elért eredményeket.
Ne var ki ilerleme kaydedildiği zaman bunun farkına varılması önemlidir.No entanto, é importante reconhecer os progressos alcançados.
Ne var ki ilerleme kaydedildiği zaman bunun farkına varılması önemlidir.No obstante, es importante que los avances sean reconocidos tal y como se merecen.
Ne var ki ilerleme kaydedildiği zaman bunun farkına varılması önemlidir.On kuitenkin tärkeää, että tapahtunut edistys havaitaan.
Ne var ki ilerleme kaydedildiği zaman bunun farkına varılması önemlidir.Se, tuttavia, qualche progresso è stato fatto, riteniamo importante riconoscerne il valore.
Ne var ki ilerleme kaydedildiği zaman bunun farkına varılması önemlidir.Toutefois, il est important de reconnaître les progrès qui ont été faits.
Ne var ki ilerleme kaydedildiği zaman bunun farkına varılması önemlidir.Въпреки това е важно да се признае напредъкът в сферите, в които е постигнат напредък.
Ne var ki, insan haklarıyla ilişkili olan toplumsal bakış açıları daha az dikkat çekmektedir.Однако менее заметна другая сторона вопроса – социальный аспект, связанный с правами человека.
Ne var ki işleri yürütmek için sürekli olarak bir miktar nakit tutmak gerekir.Vždycky si musíte držet nějakou připravenou hotovost k podnikání.
Ne var ki işleri yürütmek için sürekli olarak bir miktar nakit tutmak gerekir.維持する必要があります。 実際それは、運転資本と呼ばれています。
Ne var ki, ızgara tavuk içinde gizli bir tehdidi barındırıyor.Aber beim gegrillten Hühnchen lauert eine versteckte Gefahr.
Ne var ki, ızgara tavuk içinde gizli bir tehdidi barındırıyor.Cependant, le poulet grillé présente un danger caché.
Ne var ki, ızgara tavuk içinde gizli bir tehdidi barındırıyor.Cu toate acestea, puiul la grătar prezintă un pericol ascuns.
Ne var ki, ızgara tavuk içinde gizli bir tehdidi barındırıyor.하지만 구이는 숨겨진 위험이 있습니다.
Ne var ki, ızgara tavuk içinde gizli bir tehdidi barındırıyor.Maar gegrilde kip heeft een verborgen gevaar.
Ne var ki, ızgara tavuk içinde gizli bir tehdidi barındırıyor.Mas no frango grelhado há um perigo escondido.
Ne var ki, ızgara tavuk içinde gizli bir tehdidi barındırıyor.Na druhou stranu, ale v sobě grilované kuře nese skrytou hrozbu.
Ne var ki, ızgara tavuk içinde gizli bir tehdidi barındırıyor.Sin embargo, oculta un peligro.
Ne var ki, ızgara tavuk içinde gizli bir tehdidi barındırıyor.Tuttavia, il pollo grigliato nasconde un'insidia.
Ne var ki, ızgara tavuk içinde gizli bir tehdidi barındırıyor.Tuy nhiên, gà nướng có một nguy cơ tiềm ẩn.
Ne var ki, ızgara tavuk içinde gizli bir tehdidi barındırıyor.Въпреки това, пилето на грил представлява скрита опасност.
Ne var ki, ızgara tavuk içinde gizli bir tehdidi barındırıyor.Однако приготовленная на гриле курица тоже содержит вредные вещества.
Ne var ki, ızgara tavuk içinde gizli bir tehdidi barındırıyor.אבל, עוף בגריל טומן בחובו סכנה חבויה.
Ne var ki, ızgara tavuk içinde gizli bir tehdidi barındırıyor..ولكن الدجاج المشوي يحوي أخطاراً خفية
Ne var ki, ızgara tavuk içinde gizli bir tehdidi barındırıyor.それは複素環アミンです
Ne var ki?Kaj je tam?
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Các người kiện cáo đều đã có mặt, song không kiện nó về một tội gì như tôi đã dè chừng.
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Các người kiện_cáo đều đã có_mặt , song không kiện nó về một tội_gì như tôi đã dè_chừng .
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Er was geen sprake van een overtreding of een misdaad.
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Gli accusatori gli si misero attorno, ma non addussero nessuna delle imputazioni criminose che io immaginavo
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Jehožto žalobníci tu stojíce, z ničeho takového nevinili ho, čehož jsem já se domníval.
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Ki ellen, mikor vádlói elõálltak, semmi bûnt nem hoztak fel azok közül, a miket én sejtettem:
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.원고들이 서서 나의 짐작하던 것 같은 악행의 사건은 하나도 제출치 아니하고
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.ktorého obstúpili žalobníci, ale ho nevinili nijakými takými zločinmi, o jakých som sa ja domnieval.
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Les accusateurs, s`étant présentés, ne lui imputèrent rien de ce que je supposais;
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Men da Anklagerne stode omkring ham, fremførte de ingen sådan Beskyldning, som jeg havde formodet;
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Men da anklagerne stod omkring ham, fremførte de ikke nogen klage for slikt som jeg hadde tenkt;
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Njegovi tožniki pa, ko so nastopili, mu niso očitali nobene take krivice, kakršne sem pričakoval jaz,
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Pîrîşii, cînd s'au înfăţişat, nu l-au învinuit de nici unul din lucrurile rele, pe cari mi le închipuiam eu.
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Przeciw któremu stanąwszy ci, co nań skarżyli, żadnej winy nie przynieśli z tych, którychem się ja spodziewał.
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.und da seine Verkläger auftraten, brachten sie der Ursachen keine auf, deren ich mich versah.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Lorsque ses frères furent montés à la fête, il y monta aussi lui-même, non publiquement, mais comme en secret.
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.περι του οποιου οι κατηγοροι παρασταθεντες δεν επεφεραν ουδεμιαν κατηγοριαν εξ οσων εγω υπενοουν,
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Обступив его, обвинители не представили ни одного из обвинений, какие я предполагал;
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.Обступивши його винувателї, нїякої вини не принесли, про які я думав,
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.ויעמדו עליו שטניו ולא הביאו עליו דבר רע מאשר הייתי חשד אתו׃
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.فلما وقف المشتكون حوله لم يأتوا بعلّة واحدة مما كنت اظن.
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.告 他 的 人 站 著 告 他 . 所 告 的 、 並 沒 有 我 所 逆 料 的 那 等 惡 事
Ne var ki, kalkıp konuşan davacılar ona, beklediğim türden kötülüklerle ilgili hiçbir suçlama yöneltmediler.告 他 的 人 站著 告 他 . 所 告 的 、 並沒 有 我 所 逆料 的 那 等 惡事
Ne var ki, kamuya açık bütçe ile erişilebilir bütçe arasında büyük fark var.Aber es ist ein großer Unterschied, ob ein Budget öffentlich zugänglich oder leicht einzusehen ist.
Ne var ki, kamuya açık bütçe ile erişilebilir bütçe arasında büyük fark var.Dar e mare diferență între un buget public și unul accesibil.
Ne var ki, kamuya açık bütçe ile erişilebilir bütçe arasında büyük fark var.하지만, 공공 예산과 가용할 수 있는 예산 사이에는 커다란 차이가 있어요.
Ne var ki, kamuya açık bütçe ile erişilebilir bütçe arasında büyük fark var.Maar er is nog een groot verschil tussen een begroting die publiek is en een die toegankelijk is.