ne var ki ile cümle

ne var ki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ne var ki gerçek olup olmadığını bilmiyorsunuz.In še to, kar ga je ostalo, ne vemo, če je pristno.
Ne var ki gerçek olup olmadığını bilmiyorsunuz.남아있는 것이 진품인지도 알지 못합니다.
Ne var ki gerçek olup olmadığını bilmiyorsunuz.ומה שנשאר ממנו - לא ידוע אם הוא אמיתי -
Ne var ki gerçek olup olmadığını bilmiyorsunuz.وما تبقى منه ، لا تعلم ان كان حقيقيا
Ne var ki gerçek olup olmadığını bilmiyorsunuz.一番偽者が多いワインでもあります
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.A gdy słońce weszło, wygorzało, a iż korzenia nie miało, uschło.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.A když vyšlo slunce, uvadlo, a protože nemělo kořene, uschlo.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Ale gdy słońce weszło, wygorzało, a iż nie miało korzenia, uschło.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Ale když slunce vzešlo, uvadla, a že neměla kořene, uschla.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Ale keď vyšlo slnce, vyhorelo a preto, že nemalo koreňa, vyschlo.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.ale keď vyšlo slnce, vyhorely a preto, že nemaly koreňa, vyschly.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Als aber die Sonne aufging, verwelkte es, und dieweil es nicht Wurzel hatte, ward es dürre.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Da nun die Sonne aufging, verwelkte es, und dieweil es nicht Wurzel hatte verdorrte es.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.dar, cînd a răsărit soarele, s'a pălit; şi, pentrucă n'avea rădăcină, s'a uscat.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Dar, cînd a răsărit soarele, s'a pălit; şi, pentrucă n'avea rădăcini, s'a uscat.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.De mikor a nap felkelt, elsüle; és mivelhogy gyökere nem vala, elszáradott.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.해가 돋은 후에 타져서 뿌리가 없으므로 말랐고
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Ko pa vzide solnce, uvene, in ker nima korenine, usahne.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.maar toen de felle zon ging schijnen, verschroeide het. Het ging dood, omdat het nauwelijks wortels had.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Maar toen de zon erop ging schijnen, verschroeide het. Het ging dood, omdat het niet veel wortels had.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.mais, quand le soleil parut, elle fut brûlée et sécha, faute de racines.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.ma quando si levò il sole, restò bruciata e, non avendo radice, si seccò
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Ma, spuntato il sole, restò bruciata e non avendo radici si seccò
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.mas, saindo o sol, queimou-se e, por não ter raiz, secou-se.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.mas, saindo o sol, queimou-se; e, porque não tinha raiz, secou-se.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.men da solen gikk op, blev det avsvidd, og da det ikke hadde rot, visnet det.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Men da Solen kom op, blev det svedet af, og fordi det ikke havde Rod, visnede det.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.men när solen hade gått upp, förbrändes det, och eftersom det icke hade någon rot, torkade det bort.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Mikor pedig fölkelt a nap, elsûle, és mivelhogy nem volt gyökere, elszárada.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Mutta auringon noustua ne paahtuivat, ja kun niillä ei ollut juurta, niin ne kuivettuivat.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Mutta auringon noustua se paahtui, ja kun sillä ei ollut juurta, niin se kuivettui.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.nhưng khi mặt trời đã mọc, thì bị đốt, và bởi không có rễ, nên phải héo.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.nhưng khi mặt_trời đã mọc , thì bị đốt , và bởi không có rễ , nên phải héo .
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.og da solen gikk op, blev det avsvidd, og da det ikke hadde rot, visnet det.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Og da Solen kom op, blev det svedet af, og fordi det ikke havde Rod, visnede det.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Pero cuando salió el sol, se quemó; y porque no tenía raíz, se secó
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.song khi mặt trời mọc lên, thì bị đốt, và vì không có rễ, nên phải héo.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.song khi mặt_trời mọc lên , thì bị đốt , và vì không có rễ , nên phải héo .
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Y cuando salió el sol se quemó, y porque no tenía raíces se secó
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.και οτε ανετειλεν ο ηλιος εκαυματισθη, και επειδη δεν ειχε ριζαν εξηρανθη.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.και οτε ανετειλεν ο ηλιος εκαυματισθησαν και επειδη δεν ειχον ριζαν εξηρανθησαν
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Други паднаха на канаристо място, гдето нямаше много пръст, и скоро поникнаха, защото нямаше дълбока почва;
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.и като изгря слънцето, пригоряха, и понеже нямаха корен изсъхнаха.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.когда же взошло солнце, увяло и, как не имело корня, засохло.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Когда же взошло солнце, увяло, и, как не имело корня, засохло;
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Як же зійшло сонце, повяло, й, не маючи кореня, посохло.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.як же зійшло сонце, то й повяло воно, а, не мавши кореня, посохло.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.ויהי כזרח השמש ויצרב וייבש כי אין לו שרש׃
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.ויהי כזרח השמש ויצרב וייבש כי לא היה לו שרש׃
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.ولكن لما اشرقت الشمس احترق. واذ لم يكن له اصل جف.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.日 頭 出 來 一 曬 、 因 為 沒 有 根 、 就 枯 乾 了
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.日頭出來 一 曬 、 因為沒 有 根 、 就 枯乾了
Ne var ki, gurura kapılıp saygısızlıkta direnince krallık tahtından indirildi, yüceliği kendisinden alındı.그가 마음이 높아지며 뜻이 강퍅하여 교만을 행하므로 그 왕위가 폐한 바 되며 그 영광을 빼앗기고
Ne var ki, gurura kapılıp saygısızlıkta direnince krallık tahtından indirildi, yüceliği kendisinden alındı.Maar toen hij trots en overmoedig werd, is hij van de troon gestoten en van zijn eer beroofd.
Ne var ki, gurura kapılıp saygısızlıkta direnince krallık tahtından indirildi, yüceliği kendisinden alındı.וכדי רם לבבה ורוחה תקפת להזדה הנחת מן כרסא מלכותה ויקרה העדיו מנה׃
Ne var ki, gurura kapılıp saygısızlıkta direnince krallık tahtından indirildi, yüceliği kendisinden alındı.فلما ارتفع قلبه وقست روحه تجبّرا انحط عن كرسي ملكه ونزعوا عنه جلاله
Ne var ki, gurura kapılıp saygısızlıkta direnince krallık tahtından indirildi, yüceliği kendisinden alındı.但 他 心 高 氣 傲 、 靈 也 剛 愎 、 甚 至 行 事 狂 傲 、 就 被 革 去 王 位 、 奪 去 榮 耀
Ne var ki, gurura kapılıp saygısızlıkta direnince krallık tahtından indirildi, yüceliği kendisinden alındı.但 他 心高氣傲 、 靈也 剛愎 、 甚至 行事 狂傲 、 就 被 革去 王位 、 奪去榮耀
Ne var ki, hâlâ ele alınmayan birçok sorun mevcuttur.Avšak ostáva mnoho problémov, ktoré treba vyriešiť.
Ne var ki, hâlâ ele alınmayan birçok sorun mevcuttur.Cu toate acestea, multe aspecte rămân să fie abordate.

İlgili Sayfalar