Ana içeriğe geç
Sözlük

ne var ki ile cümle

ne var ki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Ma, spuntato il sole, restò bruciata e non avendo radici si seccò
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.mas, saindo o sol, queimou-se e, por não ter raiz, secou-se.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.mas, saindo o sol, queimou-se; e, porque não tinha raiz, secou-se.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.men da solen gikk op, blev det avsvidd, og da det ikke hadde rot, visnet det.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Men da Solen kom op, blev det svedet af, og fordi det ikke havde Rod, visnede det.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Mutta auringon noustua ne paahtuivat, ja kun niillä ei ollut juurta, niin ne kuivettuivat.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Mutta auringon noustua se paahtui, ja kun sillä ei ollut juurta, niin se kuivettui.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.nhưng khi mặt trời đã mọc, thì bị đốt, và bởi không có rễ, nên phải héo.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.nhưng khi mặt_trời đã mọc , thì bị đốt , và bởi không có rễ , nên phải héo .
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.og da solen gikk op, blev det avsvidd, og da det ikke hadde rot, visnet det.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Og da Solen kom op, blev det svedet af, og fordi det ikke havde Rod, visnede det.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Pero cuando salió el sol, se quemó; y porque no tenía raíz, se secó
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.song khi mặt trời mọc lên, thì bị đốt, và vì không có rễ, nên phải héo.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.song khi mặt_trời mọc lên , thì bị đốt , và vì không có rễ , nên phải héo .
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Y cuando salió el sol se quemó, y porque no tenía raíces se secó
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.και οτε ανετειλεν ο ηλιος εκαυματισθη, και επειδη δεν ειχε ριζαν εξηρανθη.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.και οτε ανετειλεν ο ηλιος εκαυματισθησαν και επειδη δεν ειχον ριζαν εξηρανθησαν
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Други паднаха на канаристо място, гдето нямаше много пръст, и скоро поникнаха, защото нямаше дълбока почва;
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.и като изгря слънцето, пригоряха, и понеже нямаха корен изсъхнаха.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.когда же взошло солнце, увяло и, как не имело корня, засохло.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Когда же взошло солнце, увяло, и, как не имело корня, засохло;
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.Як же зійшло сонце, повяло, й, не маючи кореня, посохло.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.як же зійшло сонце, то й повяло воно, а, не мавши кореня, посохло.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.ויהי כזרח השמש ויצרב וייבש כי אין לו שרש׃
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.ויהי כזרח השמש ויצרב וייבש כי לא היה לו שרש׃
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.ولكن لما اشرقت الشمس احترق. واذ لم يكن له اصل جف.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.日 頭 出 來 一 曬 、 因 為 沒 有 根 、 就 枯 乾 了
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.日頭出來 一 曬 、 因為沒 有 根 、 就 枯乾了
Ne var ki, gurura kapılıp saygısızlıkta direnince krallık tahtından indirildi, yüceliği kendisinden alındı.그가 마음이 높아지며 뜻이 강퍅하여 교만을 행하므로 그 왕위가 폐한 바 되며 그 영광을 빼앗기고
Ne var ki, gurura kapılıp saygısızlıkta direnince krallık tahtından indirildi, yüceliği kendisinden alındı.Maar toen hij trots en overmoedig werd, is hij van de troon gestoten en van zijn eer beroofd.
Ne var ki, gurura kapılıp saygısızlıkta direnince krallık tahtından indirildi, yüceliği kendisinden alındı.וכדי רם לבבה ורוחה תקפת להזדה הנחת מן כרסא מלכותה ויקרה העדיו מנה׃
Ne var ki, gurura kapılıp saygısızlıkta direnince krallık tahtından indirildi, yüceliği kendisinden alındı.فلما ارتفع قلبه وقست روحه تجبّرا انحط عن كرسي ملكه ونزعوا عنه جلاله
Ne var ki, gurura kapılıp saygısızlıkta direnince krallık tahtından indirildi, yüceliği kendisinden alındı.但 他 心 高 氣 傲 、 靈 也 剛 愎 、 甚 至 行 事 狂 傲 、 就 被 革 去 王 位 、 奪 去 榮 耀
Ne var ki, gurura kapılıp saygısızlıkta direnince krallık tahtından indirildi, yüceliği kendisinden alındı.但 他 心高氣傲 、 靈也 剛愎 、 甚至 行事 狂傲 、 就 被 革去 王位 、 奪去榮耀
Ne var ki, hâlâ ele alınmayan birçok sorun mevcuttur.Avšak ostáva mnoho problémov, ktoré treba vyriešiť.
Ne var ki, hâlâ ele alınmayan birçok sorun mevcuttur.Cu toate acestea, multe aspecte rămân să fie abordate.
Ne var ki, hâlâ ele alınmayan birçok sorun mevcuttur.es zu berücksichtigen gilt.
Ne var ki, hâlâ ele alınmayan birçok sorun mevcuttur.Mnohé otázky však ještě zbývá vyřešit.
Ne var ki, hâlâ ele alınmayan birçok sorun mevcuttur.Niettemin blijven er vele problemen onopgelost.
Ne var ki, hâlâ ele alınmayan birçok sorun mevcuttur.No obstante, aún quedan muchas cuestiones por abordar.
Ne var ki, hâlâ ele alınmayan birçok sorun mevcuttur.Tym niemniej pozostaje do rozwiązania wiele problemów.
Ne var ki, hâlâ ele alınmayan birçok sorun mevcuttur.Vendarle pa bi se morali posvetiti še številnim vprašanjem.
Ne var ki, hâlâ ele alınmayan birçok sorun mevcuttur.Εντούτοις, εξακολουθούν να υπάρχουν πολλά θέματα που πρέπει να αντιμετωπιστούν.
Ne var ki, hâlâ ele alınmayan birçok sorun mevcuttur.Въпреки това, много въпроси остава да бъдат решени.
Ne var ki, halk Samuelin sözünü dinlemek istemedi. ‹‹Hayır, bizi yönetecek bir kral olsun›› dediler,Ale nie chciał lud usłuchać głosu Samuelowego; owszem mówili: Nic z tego; ale król niech będzie nad nami,
Ne var ki, halk Samuelin sözünü dinlemek istemedi. ‹‹Hayır, bizi yönetecek bir kral olsun›› dediler,A nép azonban nem akart Sámuel szavára hallgatni, és mondának: Nem! hanem király legyen felettünk.
Ne var ki, halk Samuelin sözünü dinlemek istemedi. ‹‹Hayır, bizi yönetecek bir kral olsun›› dediler,Avšak ľud nechcel počuť na hlas Samuelov, ale povedali: Nie, ale kráľ bude nad nami.
Ne var ki, halk Samuelin sözünü dinlemek istemedi. ‹‹Hayır, bizi yönetecek bir kral olsun›› dediler,Dân sự chối không nghe lời của Sa-mu-ên, mà rằng: Không, phải có một vua trên chúng tôi.
Ne var ki, halk Samuelin sözünü dinlemek istemedi. ‹‹Hayır, bizi yönetecek bir kral olsun›› dediler,Dân_sự chối không nghe lời của Sa-mu-ên , mà rằng : Không , phải có một vua trên chúng_tôi .
Ne var ki, halk Samuelin sözünü dinlemek istemedi. ‹‹Hayır, bizi yönetecek bir kral olsun›› dediler,Folket vilde dog ikke rette sig efter Samuel, men sagde: "Nej, en Konge vil vi have over os,
Ne var ki, halk Samuelin sözünü dinlemek istemedi. ‹‹Hayır, bizi yönetecek bir kral olsun›› dediler,Il popolo non diede retta a Samuele e rifiutò di ascoltare la sua voce, ma gridò: «No, ci sia un re su di noi
Ne var ki, halk Samuelin sözünü dinlemek istemedi. ‹‹Hayır, bizi yönetecek bir kral olsun›› dediler,백성이 사무엘의 말 듣기를 거절하여 가로되 아니로소이다 우리도 우리 왕이 있어야 하리니
Ne var ki, halk Samuelin sözünü dinlemek istemedi. ‹‹Hayır, bizi yönetecek bir kral olsun›› dediler,Le peuple refusa d`écouter la voix de Samuel. Non! dirent-ils, mais il y aura un roi sur nous,
Ne var ki, halk Samuelin sözünü dinlemek istemedi. ‹‹Hayır, bizi yönetecek bir kral olsun›› dediler,Ljudstvo pa se brani poslušati glas Samuelov, in reko: Kratko ne; temuč kralja hočemo imeti,
Ne var ki, halk Samuelin sözünü dinlemek istemedi. ‹‹Hayır, bizi yönetecek bir kral olsun›› dediler,Men folket vilde ikke høre på Samuel, de sa: Nei, vi vil ha en konge over oss.
Ne var ki, halk Samuelin sözünü dinlemek istemedi. ‹‹Hayır, bizi yönetecek bir kral olsun›› dediler,Men folket ville icke lyssna till Samuels ord, utan sade: »Nej, en konung måste vi hava över oss.»
Ne var ki, halk Samuelin sözünü dinlemek istemedi. ‹‹Hayır, bizi yönetecek bir kral olsun›› dediler,Mutta kansa ei tahtonut kuulla Samuelin puhetta, vaan sanoi: "Ei, kuningas meillä pitää olla.
Ne var ki, halk Samuelin sözünü dinlemek istemedi. ‹‹Hayır, bizi yönetecek bir kral olsun›› dediler,Nechtěl však lid uposlechnouti řeči Samuelovy, a řekli: Nikoli, ale král bude nad námi,
Ne var ki, halk Samuelin sözünü dinlemek istemedi. ‹‹Hayır, bizi yönetecek bir kral olsun›› dediler,O povo, porém, não quis ouvir a voz de Samuel; e disseram: Não, mas haverá sobre nós um rei,
Ne var ki, halk Samuelin sözünü dinlemek istemedi. ‹‹Hayır, bizi yönetecek bir kral olsun›› dediler,Poporul n'a vrut să asculte glasul lui Samuel. ,,Nu!`` au zis ei, ,,ci să fie un împărat peste noi,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod