ne var ki ile cümle
ne var ki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
14
ORT. KELİME
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.人 卻 不知 有 陰魂 在 他 那 裡 . 他 的 客 在 陰間 的 深處
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.Ale mňa si nevzýval, Jakobe, lebo si sa unavil mnou, Izraelu!
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.A tyś mię nie wzywał, o Jakóbie! owszemeś sobie utęsknił ze mną, o Izraelu!
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.Contudo tu não me invocaste a mim, ó Jacó; mas te cansaste de mim, ó Israel.
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.És még sem engem hívtál segítségül Jákób, hanem megfáradtál én bennem Izráel!
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.Et tu ne m`as pas invoqué, ô Jacob! Car tu t`es lassé de moi, ô Israël!
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.Invece tu non mi hai invocato, o Giacobbe; anzi ti sei stancato di me, o Israele
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.Jakob, du kaldte ej på mig eller trætted dig, Israel, med mig;
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.Kajti mene nisi klical, o Jakob, da bi se bil utrudil zame, o Izrael!
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.그러나 야곱아 너는 나를 부르지 아니하였고 이스라엘아 너는 나를 괴로와 하였으며
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.Men icke har du, Jakob, kallat mig hit, i det du har gjort dig möda för min skull, du Israel.
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.Men mig har du ikke påkalt; Jakob, så du gjorde dig møie for mig, Israel!
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.Mijn volk, toch wilt u Mij niet om hulp vragen, u hebt genoeg van Mij!
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.Mutta et ole sinä, Jaakob, minua kutsunut, et ole sinä, Israel, itseäsi minun tähteni vaivannut.
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.Nicht, daß du mich hättest gerufen, Jakob, oder daß du um mich gearbeitet hättest, Israel.
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.Poněvadž jsi mne nevzýval, ó Jákobe, nýbrž steskloť se se mnou, ó Izraeli.
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail."Sin embargo, no me invocaste, oh Jacob; sino que te cansaste de mí, oh Israel
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.,,Şi tu nu M'ai chemat, Iacove, căci te-ai obosit de Mine, Israele!
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.Song , hỡi Gia-cốp , ngươi chẳng từng kêu_cầu ta ! Hỡi Y-sơ-ra-ên , ngươi đã chán ta !
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.Song, hỡi Gia-cốp, ngươi chẳng từng kêu cầu ta! Hỡi Y-sơ-ra-ên, ngươi đã chán ta!
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.TUHAN berkata, "Tetapi engkau Israel, tidak menyembah Aku, dan tidak lagi berbakti kepada-Ku
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.Αλλα συ, Ιακωβ, δεν με επεκαλεσθης αλλα συ, Ισραηλ, εβαρυνθης απ' εμου.
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.А ты, Иаков, не взывал ко Мне; ты, Израиль, не трудился для Меня.
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.Но ти Якове, не Ме призова; Но ти Израилю, се отегчи от Мене,
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.ולא אתי קראת יעקב כי יגעת בי ישראל׃
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.وانت لم تدعني يا يعقوب حتى تتعب من اجلي يا اسرائيل.
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.雅 各 阿 、 你 並 沒 有 求 告 我 . 以 色 列 阿 、 你 倒 厭 煩 我
‹‹Ne var ki, ey Yakup soyu, Yakardığın ben değildim, Benden usandın, ey İsrail.雅各 阿 、 你 並沒 有 求告 我 . 以色列 阿 、 你 倒 厭煩我
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.Ale vám bude sila faraonova na hanbu a útočište v tôni Egypta na posmech.
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.Bo moc Faraonowa będzie wam ku zawstydzeniu, a ucieczka do cieniu Egipskiego ku pohaóbieniu.
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.Dar, ocrotirea lui Faraon vă va da de ruşine, şi adăpostul supt umbra Egiptului vă va da de ocară.
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.Denn es soll euch die Stärke Pharaos zur Schande geraten und der Schutz unter dem Schatten Ägyptens zum Hohn.
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.És lesz néktek a Faraó oltalma szégyentekre, és az elrejtõzködés Égyiptom árnyékában gyalázatotokra.
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.Faraon turva koituu teille häpeäksi ja suojan etsiminen Egyptin varjosta häväistykseksi.
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.Faraos Værn skal blive jer til Skam og Lyet i Ægyptens Skygge til Skændsel.
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.그러므로 바로의 세력이 너희의 수치가 되며 애굽의 그늘에 피함이 너희의 수욕이 될 것이라
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.La protection de Pharaon sera pour vous une honte, Et l`abri sous l`ombre de l`Égypte une ignominie.
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.La protezione del faraone sarà la vostra vergogna e il riparo all'ombra dell'Egitto la vostra confusione
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.Men Faraos vern skal bli eder til skam, og det ly I søker i Egyptens skygge, til skjensel.
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.Nebo síla Faraonova bude vám k hanbě, a to odpočívání v stínu Egyptském k lehkosti,
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.Pero la protección del faraón se os convertirá en vergüenza; y el refugio de la sombra de Egipto, en afrenta
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.Portanto, a força de Faraó se vos tornará em vergonha, e a confiança na sombra do Egito em confusão.
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.Se, Faraos värn skall bliva eder till skam, och tillflykten under Egyptens skugga skall bliva eder till blygd.
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.Tetapi raja itu akan mengecewakan mereka, dan perlindungan yang diharapkan dari Mesir akan gagal
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.Zato vam bode moč Faraonova v sramoto in zavetje v senci Egipta v nečast.
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.Η δε δυναμις του Φαραω θελει εισθαι αισχυνη σας και η πεποιθησις επι την σκιαν της Αιγυπτου ονειδος.
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.Затова Фараоновата сило ще ви бъде за срам, И прибягването под египетската сянка за смущение.
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.Но сила фараона будет для вас стыдом, и убежище под тенью Египта – бесчестием;
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.והיה לכם מעוז פרעה לבשת והחסות בצל מצרים לכלמה׃
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.فيصير لكم حصن فرعون خجلا والاحتماء بظل مصر خزيا.
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.所 以 法 老 的 力 量 、 必 作 你 們 的 羞 辱 、 投 在 埃 及 的 蔭 下 、 要 為 你 們 的 慚 愧
Ne var ki, firavunun koruması onlar için utanç, Mısırın gölgesine sığınmaları onlar için rezillik olacak.所以 法老 的 力量 、 必 作 你 們 的 羞辱 、 投 在 埃及 的 蔭下 、 要為 你 們 的 慚愧
Ne var ki gerçek olup olmadığını bilmiyorsunuz. Dünyadaki en sahte şaraplardan biri olarak kabul ediliyor.Ami még maradt belőle, arról nem tudni, hogy valódi-e: ezt a világ leginkább hamisított borának tartják.
Ne var ki gerçek olup olmadığını bilmiyorsunuz. Dünyadaki en sahte şaraplardan biri olarak kabul ediliyor.Ce a mai rămas nu ştii dacă e real -- e considerat ca fiind cel mai plagiat vin din lume.
Ne var ki gerçek olup olmadığını bilmiyorsunuz. Dünyadaki en sahte şaraplardan biri olarak kabul ediliyor.O que ainda existe, nem se sabe se é verdadeiro é considerado o vinho mais falsificado do mundo.
Ne var ki gerçek olup olmadığını bilmiyorsunuz. Dünyadaki en sahte şaraplardan biri olarak kabul ediliyor.Pokud něco zbylo, nevíte, jestli je pravé - považuje se za nejčastěji padělávané víno na světě.
Ne var ki gerçek olup olmadığını bilmiyorsunuz. Dünyadaki en sahte şaraplardan biri olarak kabul ediliyor.Quel che è rimasto non si sa se sia autentico, perché è considerato il vino più imitato del mondo.
Ne var ki gerçek olup olmadığını bilmiyorsunuz. Dünyadaki en sahte şaraplardan biri olarak kabul ediliyor.Y lo que queda de él se desconoce si es real... ...pues es considerado el vino más falsificado del mundo.
Ne var ki gerçek olup olmadığını bilmiyorsunuz. Dünyadaki en sahte şaraplardan biri olarak kabul ediliyor.А за онова, което е останало, не се знае дали е истинско - смята се за най-фалшифицираното вино в света.
Ne var ki gerçek olup olmadığını bilmiyorsunuz.I nie wiadomo, czy to, co zostało, to autentyk.