Ne var ki, bu sözler elçilere saçma geldi ve kadınlara inanmadılar.De az õ szavuk csak üres beszédnek látszék azok elõtt; és nem hivének nékik.
Ne var ki, bu sözler elçilere saçma geldi ve kadınlara inanmadılar.Deras ord syntes dock för dessa vara löst tal, och de trodde dem icke.
Ne var ki, bu sözler elçilere saçma geldi ve kadınlara inanmadılar.E pareceram-lhes como um delírio as palavras das mulheres e não lhes deram crédito.
Ne var ki, bu sözler elçilere saçma geldi ve kadınlara inanmadılar.het aan de mannen vertelden, wilden die hen niet geloven. Ze zeiden dat het onzin was.
Ne var ki, bu sözler elçilere saçma geldi ve kadınlara inanmadılar.Ils tinrent ces discours pour des rêveries, et ils ne crurent pas ces femmes.
Ne var ki, bu sözler elçilere saçma geldi ve kadınlara inanmadılar.In zdele so se jim njih besede kakor prazno govoričenje, in niso jim verjeli.
Ne var ki, bu sözler elçilere saçma geldi ve kadınlara inanmadılar.사도들은 저희 말이 허탄한듯이 뵈어 믿지 아니하나
Ne var ki, bu sözler elçilere saçma geldi ve kadınlara inanmadılar.Mutta näiden puheet näyttivät heistä turhilta, eivätkä he uskoneet heitä.
Ne var ki, bu sözler elçilere saçma geldi ve kadınlara inanmadılar.og deres ord syntes dem å være løs tale, og de trodde dem ikke.
Ne var ki, bu sözler elçilere saçma geldi ve kadınlara inanmadılar.Og disse Ord kom dem for som løs Tale; og de troede dem ikke.
Ne var ki, bu sözler elçilere saçma geldi ve kadınlara inanmadılar.Pero sus palabras les parecían a ellos locura, y no las creyeron
Ne var ki, bu sözler elçilere saçma geldi ve kadınlara inanmadılar.Quelle parole parvero loro come un vaneggiamento e non credettero ad esse
Ne var ki, bu sözler elçilere saçma geldi ve kadınlara inanmadılar.Song các sứ đồ không tin , cho lời ấy như_là hư_không .
Ne var ki, bu sözler elçilere saçma geldi ve kadınlara inanmadılar.Song các sứ đồ không tin, cho lời ấy như là hư không.
Ne var ki, bu sözler elçilere saçma geldi ve kadınlara inanmadılar.Und es deuchten sie ihre Worte eben, als wären's Märlein, und sie glaubten ihnen nicht.
Ne var ki, bu sözler elçilere saçma geldi ve kadınlara inanmadılar.Και οι λογοι αυτων εφανησαν ενωπιον αυτων ως φλυαρια, και δεν επιστευον εις αυτας.
Ne var ki, bu sözler elçilere saçma geldi ve kadınlara inanmadılar.И показались им слова их пустыми, и не поверили им.
Ne var ki, bu sözler elçilere saçma geldi ve kadınlara inanmadılar.І явились перед ними яко видумка слова їх, і не поняли віри їм.
Ne var ki, bu sözler elçilere saçma geldi ve kadınlara inanmadılar.ויהיו דבריהן כדברי ריק בעיניהם ולא האמינו להן׃
Ne var ki, bu sözler elçilere saçma geldi ve kadınlara inanmadılar.فتراءى كلامهنّ لهم كالهذيان ولم يصدقوهنّ.
Ne var ki, bu sözler elçilere saçma geldi ve kadınlara inanmadılar.他 們 這 些 話 、 使 徒 以 為 是 胡 言 、 就 不 相 信
Ne var ki, bu sözler elçilere saçma geldi ve kadınlara inanmadılar.他 們這 些話 、 使徒 以 為是 胡言 、 就 不 相信
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.Aber ganz Israel und Juda hatte David lieb; denn er zog aus und ein vor ihnen her.
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.A celý Izrael i Júda milovali Dávida, pretože vychádzal a vchádzal pred nimi.
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.Ale všecken Izrael i Juda miloval Davida, nebo vycházel i vcházel před nimi.
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.Ale wszystek Izrael i Juda miłował Dawida; bo on wychadzał i wchadzał przed nimi.
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.Ali ves Izrael in Juda je ljubil Davida, kajti hodil je ven in noter njim na čelu.
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.dar tot Israelul şi Iuda iubeau pe David, pentrucă ieşea şi intra în fruntea lor.
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.De az egész Izráel és Júda szereté Dávidot, mert õ elõttük méne ki és jöve be.
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.온 이스라엘과 유다는 다윗을 사랑하였으니 그가 자기들 앞에 출입함을 인함이었더라
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.mais tout Israël et Juda aimaient David, parce qu`il sortait et rentrait à leur tête.
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.Mas todo o Israel e Judá amavam a Davi, porquanto saía e entrava diante deles.
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.Ma tutto Israele e Giuda amavano Davide, perché egli si muoveva alla loro testa
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.Men hela Israel och Juda hade David kär, eftersom han var deras ledare och anförare.
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.men hele Israel og Juda elskede David, fordi han drog ud til Kamp og hjem i Spidsen for dem.
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.Men hele Israel og Juda hadde David kjær; for det var han som drog ut og drog inn foran dem.
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.Mutta koko Israel ja Juuda rakasti Daavidia, koska hän lähti ja tuli heidän edellänsä.
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.Nhưng cả Y-sơ-ra-ên và Giu-đa đều yêu mến Ða-vít, bởi vì người ra trận trở về đứng đầu chúng.
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.Nhưng cả Y-sơ-ra-ên và Giu-đa đều yêu_mến Ða - vít , bởi_vì người ra trận trở_về đứng đầu chúng .
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.Pero todo Israel y Judá amaban a David, porque él era quien salía y entraba al frente de ellos
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.Tetapi seluruh Israel dan Yehuda sayang kepada Daud karena ia pemimpin yang banyak jasanya
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.Πας δε ο Ισραηλ και ο Ιουδας ηγαπα τον Δαβιδ, επειδη εξηρχετο και εισηρχετο εμπροσθεν αυτων.
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.А весь Израиль и Иуда любили Давида, ибо он выходил и входил пред ними.
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.А целият Израил и Юда обичаха Давида, понеже излизаше и влизаше пред тях.
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.וכל ישראל ויהודה אהב את דוד כי הוא יוצא ובא לפניהם׃
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.وكان جميع اسرائيل ويهوذا يحبون داود لانه كان يخرج ويدخل امامهم
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.但 以 色 列 和 猶 大 眾 人 、 都 愛 大 衛 . 因 為 他 領 他 們 出 入
Ne var ki, çok geçmeden karadan Evrakilon denen bir kasırga koptu.Tetapi tak lama kemudian angin ribut--yaitu angin yang disebut angin Timur Laut--membadai dari darat
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.但 以色列 和 猶大眾人 、 都愛 大衛.因為 他 領 他 們 出入
Ne var ki, bu uyuşturucunun başka ülkelere yayıldığına dair kanıtlar vardır.Inzicht in de beschermende factoren die in deze landen een rol spelen zou ook van groot belang zijn.
Ne var ki, bu uyuşturucunun başka ülkelere yayıldığına dair kanıtlar vardır.Je očividne dôležité pochopiť faktory, ktoré majú vplyv na obľúbenosť takej drogy, ako je kanabis.
Ne var ki, bu uyuşturucunun başka ülkelere yayıldığına dair kanıtlar vardır.Neue Belege für den Beginn einer Phase sinkender Raten des Cannabiskonsums in Europa
Ne var ki, bu uyuşturucunun başka ülkelere yayıldığına dair kanıtlar vardır.On saatu viitteitä uusien, Itä-Euroopan halki kulkevien salakuljetusreittien käyttöönotosta.
Ne var ki, bu uyuşturucunun başka ülkelere yayıldığına dair kanıtlar vardır.Primært stof i mere end 50 % af alle anmodninger om behandling for stofbrug
Ne var ki, bu uyuşturucunun başka ülkelere yayıldığına dair kanıtlar vardır.Primärdrog i mer än 50 procent av alla behandlingsefterfrågningar för narkotikamissbruk.
Ne var ki, bu uyuşturucunun başka ülkelere yayıldığına dair kanıtlar vardır.Problemowe używanie opioidów: szacowane na od 1,2 do 1,5 mln Europejczyków.
Ne var ki, bu uyuşturucunun başka ülkelere yayıldığına dair kanıtlar vardır.Questo modello viene riscontrato attualmente nella maggior parte degli altri paesi dell’Europa occidentale.
Ne var ki çalışma prensibi şöyle...2つのパイプでつながれた球体の中の
Ne var ki çalışma prensibi şöyle...Cela fait parti des choses qui me sont restées en tête.
Ne var ki çalışma prensibi şöyle...Ci sono due sfere separate.