Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Ale nie usłuchał król synów Ammonowych słów Jeftego, które wskazał do niego.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Ali kralj Amonovih sinov ni poslušal Jeftovih besed, ki mu jih je sporočil.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Contudo o rei dos amonitas não deu ouvidos � mensagem que Jefté lhe enviou.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.De az Ammon fiainak királya nem hallgatott Jefte szavaira, a melyeket izent néki.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.De koning van de Ammonieten reageerde niet op Jefta's boodschap.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Împăratul fiilor lui Amon n'a ascultat cuvintele pe cari a trimes Iefta să i le spună.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.암몬 자손의 왕이 입다의 보내어 말한 것을 듣지 아니하였더라
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Král pak Ammonitský neuposlechl slov Jefte, kteráž vzkázal jemu.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Le roi des fils d`Ammon n`écouta point les paroles que Jephthé lui fit dire.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Ma il re degli Ammoniti non ascoltò le parole che Iefte gli aveva mandato a dire
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Men Ammoniternes Konge ænsede ikke Jeftas Ord, som hans Sendebud overbragte.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Men ammonittenes konge hørte ikke på de ord som Jeftas sendebud bar frem til ham.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Men Ammons barns konung hörde icke på vad Jefta lät säga honom genom sändebuden.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Mutta ammonilaisten kuningas ei ottanut kuuloonsa, mitä Jefta lähetti hänelle sanomaan.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Nhưng vua dân Am-môn không khứng nghe lời của Giép-thê sai nói cùng người .
Ne var ki bilgelik, onu benimseyen herkes tarafından doğrulanır.››De praktijk zal wel uitwijzen of u gelijk hebt."
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Nhưng vua dân Am-môn không khứng nghe lời của Giép-thê sai nói cùng người.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Sin embargo, el rey de los hijos de Amón no hizo caso del mensaje que Jefté le envió
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Tetapi raja Amon tidak menghiraukan pesan dari Yefta itu
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Αλλα δεν εισηκουσεν ο βασιλευς των υιων Αμμων εις τους λογους του Ιεφθαε, τους οποιους εστειλε προς αυτον.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Но царь Аммонитский не послушал слов Иеффая, с которыми он посылал к нему.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Но царят на амонците не послуша думите, които Ефтай му изпрати.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.ולא שמע מלך בני עמון אל דברי יפתח אשר שלח אליו׃
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.فلم يسمع ملك بني عمون لكلام يفتاح الذي ارسل اليه
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.但 亞 捫 人 的 王 不 肯 聽 耶 弗 他 打 發 人 說 的 話
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.但 亞捫 人 的 王 不 肯 聽 耶弗 他 打發 人說 的 話
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Aber er wollte nicht gehorchen und überwältigte sie und schwächte sie und schlief bei ihr.
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Ale nechtěl uposlechnouti hlasu jejího, nýbrž zmocniv se jí, učinil jí násilí a ležel s ní.
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Dar el n'a vrut s'o asculte; a silit -o, a necinstit -o şi s'a culcat cu ea.
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Han, vilde dog ikke høre hende, men tog hende med Vold, krænkede hende og lå hos hende.
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.암논이 그 말을 듣지 아니하고 다말보다 힘이 세므로 억지로 동침하니라
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Lecz on nie chciał usłuchać głosu jej, ale zmógłszy ją, uczynił jej gwałt, i leżał z nią.
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Ma egli non volle ascoltarla: fu più forte di lei e la violentò unendosi a lei
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Mais il ne voulut pas l`écouter; il lui fit violence, la déshonora et coucha avec elle.
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Men han vilde ikke høre på henne; og han blev henne for sterk og krenket henne og lå hos henne.
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Men han ville icke lyssna till hennes ord och blev henne övermäktig och kränkte henne och låg hos henne.
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Mutta tämä ei tahtonut kuulla häntä, vaan voitti hänet, teki hänelle väkivaltaa ja makasi hänet.
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Nhưng Am-nôn không khứng nghe nàng; và vì người mạnh hơn, bèn gian hiếp nàng, nằm cùng nàng.
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Nhưng_Am - nôn không khứng nghe nàng ; và vì người mạnh hơn , bèn gian hiếp nàng , nằm cùng nàng .
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.No, nechcel počuť na jej hlas, ale, keď sa bránila, bol silnejší ako ona a ponížil ju a ležal s ňou.
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Õ azonban nem akart szavára hallgatni, hanem erõsebb levén nála, erõt vett rajta, és vele feküvék.
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Pero él no la quiso escuchar; sino que, siendo más fuerte que ella, la forzó y se acostó con ella
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Toda on ni hotel poslušati glasu njenega, in jo je premogel in posilil ter ležal pri njej.
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Todavia ele não quis dar ouvidos � sua voz; antes, sendo mais forte do que ela, forçou-a e se deitou com ela.
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Но он не хотел слушать слов ее, и преодолел ее, и изнасиловал ее, и лежал с нею.
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.Но той отказа да послуша гласа й: и понеже бе по-як от нея, насили я и лежа с нея.
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.ולא אבה לשמע בקולה ויחזק ממנה ויענה וישכב אתה׃
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.فلم يشأ ان يسمع لصوتها بل تمكن منها وقهرها واضطجع معها.
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.但 暗 嫩 不 肯 聽 他 的 話 . 因 比 他 力 大 就 玷 辱 他 、 與 他 同 寢
Ne var ki, Amnon Tamarı dinlemek istemedi. Daha güçlü olduğu için onunla zorla yattı.但 暗嫩 不 肯 聽 他 的 話.因 比他 力大 就 玷辱 他 、 與他 同寢
Ne var ki, antlaşmadan üç gün sonra Givonluların yakında, komşu topraklarda yaşadıklarını öğrendiler.Drie dagen later kwam echter de waarheid aan het licht; deze mannen waren hun naaste buren.
Ne var ki, antlaşmadan üç gün sonra Givonluların yakında, komşu topraklarda yaşadıklarını öğrendiler.그들과 언약을 맺은 후 삼일이 지나서야 그들은 근린에 있어 자기들 중에 거주하는 자라 함을 들으니라
Ne var ki, antlaşmadan üç gün sonra Givonluların yakında, komşu topraklarda yaşadıklarını öğrendiler.Três dias depois de terem feito pacto com eles, ouviram que eram vizinhos e que moravam no meio deles.
Ne var ki, antlaşmadan üç gün sonra Givonluların yakında, komşu topraklarda yaşadıklarını öğrendiler.А три дена след като свързаха договор с тях чуха, че им били съседи и че живеели между тях;
Ne var ki, antlaşmadan üç gün sonra Givonluların yakında, komşu topraklarda yaşadıklarını öğrendiler.А чрез три дня, как заключили они с ними союз, услышали, что они соседи их и живут близ них;
Ne var ki, antlaşmadan üç gün sonra Givonluların yakında, komşu topraklarda yaşadıklarını öğrendiler.ויהי מקצה שלשת ימים אחרי אשר כרתו להם ברית וישמעו כי קרבים הם אליו ובקרבו הם ישבים׃
Ne var ki, antlaşmadan üç gün sonra Givonluların yakında, komşu topraklarda yaşadıklarını öğrendiler.وفي نهاية ثلاثة ايام بعدما قطعوا لهم عهدا سمعوا انهم قريبون اليهم وانهم ساكنون في وسطهم.
Ne var ki, antlaşmadan üç gün sonra Givonluların yakında, komşu topraklarda yaşadıklarını öğrendiler.以 色 列 人 與 他 們 立 約 之 後 、 過 了 三 天 、 纔 聽 見 他 們 是 近 鄰 、 住 在 以 色 列 人 中 間 的
Ne var ki, antlaşmadan üç gün sonra Givonluların yakında, komşu topraklarda yaşadıklarını öğrendiler.以色列人 與 他 們立 約 之後 、 過 了 三 天 、 纔聽見 他 們是 近鄰 、 住在 以色列人 中 間的
Ne var ki?Apa di sana?