ne var ki ile cümle
ne var ki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
‹Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.›однако не ты построишь храм, а сын твой, исшедший из чресл твоих,он построит храм имени Моему".
‹Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.›Однако не ты построишь храм, а сын твой, который произойдет из чресл твоих, – он построит храм имени Моему".
‹Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.›Ти, обаче, няма да построиш дома; но синът ти, който ще излезе из чреслата ти, той ще построи дом за името Ми.
‹Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.›רק אתה לא תבנה הבית כי אם בנך היצא מחלציך הוא יבנה הבית לשמי׃
‹Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.›רק אתה לא תבנה הבית כי בנך היוצא מחלציך הוא יבנה הבית לשמי׃
‹Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.›الا انك انت لا تبني البيت بل ابنك الخارج من صلبك هو يبني البيت لاسمي.
‹Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.›只 是 你 不 可 建 殿 、 惟 你 所 生 的 兒 子 必 為 我 名 建 殿
‹Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.›只 是 你 不 可 建 殿 . 惟 你 所 生 的 兒 子 必 為 我 名 建 殿
‹Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.›只是 你 不 可 建殿 、 惟 你 所 生 的 兒子 必為 我 名 建殿
‹Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.›只是 你 不 可 建殿 . 惟 你 所 生 的 兒子 必為 我 名 建殿
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Ale co z ust pochodzi, z serca wychodzi, a toć pokala człowieka.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Ale které věci z úst pocházejí, z srdce jdou, a tyť poskvrňují člověka.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Ale to, čo vychádza z úst, ide zo srdca, a to poškvrňuje človeka.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.A mik pedig a szájból jõnek ki, a szívbõl származnak, és azok fertõztetik meg az embert.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Dar, ce iese din gură, vine din inimă, şi aceea spurcă pe om.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Invece ciò che esce dalla bocca proviene dal cuore. Questo rende immondo l'uomo
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Kar pa prihaja iz ust, izhaja iz srca, in to skruni človeka.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.입에서 나오는 것들은 마음에서 나오나니 이것이야말로 사람을 더럽게 하느니라
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Maar wat een mens zegt, komt van binnenuit. Uit zijn hart.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Mais ce qui sort de la bouche vient du coeur, et c`est ce qui souille l`homme.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Mas o que sai da boca procede do coração; e é isso o que contamina o homem.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Men det, som går ud af Munden, kommer ud fra Hjertet, og det gør Mennesket urent.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Men det som går ut av munnen, det kommer fra hjertet, og dette er det som gjør mennesket urent.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Men vad som går ut ifrån munnen, det kommer från hjärtat, och det är detta som orenar människan.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Mutta mikä käy suusta ulos, se tulee sydämestä, ja se saastuttaa ihmisen.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Pero lo que sale de la boca viene del corazón, y eso contamina al hombre
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Song những điều bởi miệng mà ra là từ trong lòng , thì những điều đó làm dơ_dáy người .
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Song những điều bởi miệng mà ra là từ trong lòng, thì những điều đó làm dơ dáy người.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Tetapi yang keluar dari mulut, berasal dari hati; dan itulah yang membuat orang menjadi najis
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Was aber zum Munde herausgeht, das kommt aus dem Herzen, und das verunreinigt den Menschen.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Τα δε εξερχομενα εκ του στοματος εκ της καρδιας εξερχονται, και εκεινα μολυνουσι τον ανθρωπον.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.а исходящее из уст - из сердца исходит - сие оскверняет человека,
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.А онова, което излиза из устата, произхожда от сърцето, и то осквернява човека.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.а те, що виходить із уст, береть ся з серця, і воно сквернить чоловіка.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.אבל היוצא מן הפה יוצא מן הלב והוא מטמא את האדם׃
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.واما ما يخرج من الفم فمن القلب يصدر. وذلك ينجس الانسان.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.惟 獨 出 口 的 、 是 從 心 裡 發 出 來 的 、 這 纔 污 穢 人
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.惟獨 出口 的 、 是 從心裡發 出來 的 、 這纔 污穢人
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Aber der König der Kinder Ammon erhörte die Rede Jephthahs nicht, die er zu ihm sandte.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Ale nepočul kráľ synov Ammonových na slová Jeftu, ktoré poslal k nemu.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Ale nie usłuchał król synów Ammonowych słów Jeftego, które wskazał do niego.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Ali kralj Amonovih sinov ni poslušal Jeftovih besed, ki mu jih je sporočil.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Contudo o rei dos amonitas não deu ouvidos � mensagem que Jefté lhe enviou.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.De az Ammon fiainak királya nem hallgatott Jefte szavaira, a melyeket izent néki.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.De koning van de Ammonieten reageerde niet op Jefta's boodschap.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Împăratul fiilor lui Amon n'a ascultat cuvintele pe cari a trimes Iefta să i le spună.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.암몬 자손의 왕이 입다의 보내어 말한 것을 듣지 아니하였더라
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Král pak Ammonitský neuposlechl slov Jefte, kteráž vzkázal jemu.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Le roi des fils d`Ammon n`écouta point les paroles que Jephthé lui fit dire.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Ma il re degli Ammoniti non ascoltò le parole che Iefte gli aveva mandato a dire
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Men Ammoniternes Konge ænsede ikke Jeftas Ord, som hans Sendebud overbragte.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Men ammonittenes konge hørte ikke på de ord som Jeftas sendebud bar frem til ham.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Men Ammons barns konung hörde icke på vad Jefta lät säga honom genom sändebuden.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Mutta ammonilaisten kuningas ei ottanut kuuloonsa, mitä Jefta lähetti hänelle sanomaan.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Nhưng vua dân Am-môn không khứng nghe lời của Giép-thê sai nói cùng người .
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Nhưng vua dân Am-môn không khứng nghe lời của Giép-thê sai nói cùng người.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Sin embargo, el rey de los hijos de Amón no hizo caso del mensaje que Jefté le envió
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Tetapi raja Amon tidak menghiraukan pesan dari Yefta itu
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Αλλα δεν εισηκουσεν ο βασιλευς των υιων Αμμων εις τους λογους του Ιεφθαε, τους οποιους εστειλε προς αυτον.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Но царь Аммонитский не послушал слов Иеффая, с которыми он посылал к нему.