Burada çalacak ne var ki?Ce este acolo pentru a fura?[br]
Davuta, ‹‹Sen buraya giremezsin›› dediler. Ne var ki, Davut Siyon Kalesini, Davut Kentini ele geçirdi.A obyvatelia Jebuza povedali Dávidovi: Nevojdeš sem! Ale Dávid zaujal hrad Sion; to je mesto Dávidovo.
Davuta, ‹‹Sen buraya giremezsin›› dediler. Ne var ki, Davut Siyon Kalesini, Davut Kentini ele geçirdi.És mondának Jebus lakói Dávidnak: Ide be nem jössz! De megvevé Dávid a Sion várát; ez a Dávid városa;
Davuta, ‹‹Sen buraya giremezsin›› dediler. Ne var ki, Davut Siyon Kalesini, Davut Kentini ele geçirdi.I mluvili obyvatelé Jebus Davidovi: Nevejdeš sem. Ale David vzal hrad Sion, to jest město Davidovo.
Davuta, ‹‹Sen buraya giremezsin›› dediler. Ne var ki, Davut Siyon Kalesini, Davut Kentini ele geçirdi.여브스 토인이 다윗에게 이르기를 네가 이리로 들어오지 못하리라 하나 다윗이 시온산 성을 빼앗았으니 이는 다윗성이더라
Davuta, ‹‹Sen buraya giremezsin›› dediler. Ne var ki, Davut Siyon Kalesini, Davut Kentini ele geçirdi.И сказали жители Иевуса Давиду: не войдешь сюда. Но Давид взял крепость Сион; это город Давидов.
Davuta, ‹‹Sen buraya giremezsin›› dediler. Ne var ki, Davut Siyon Kalesini, Davut Kentini ele geçirdi.ויאמרו ישבי יבוס לדויד לא תבוא הנה וילכד דויד את מצדת ציון היא עיר דויד׃
Davuta, ‹‹Sen buraya giremezsin›› dediler. Ne var ki, Davut Siyon Kalesini, Davut Kentini ele geçirdi.وقال سكان يبوس لداود لا تدخل الى هنا. فاخذ داود حصن صهيون. هي مدينة داود.
Davuta, ‹‹Sen buraya giremezsin›› dediler. Ne var ki, Davut Siyon Kalesini, Davut Kentini ele geçirdi.耶 布 斯 人 對 大 衛 說 、 你 決 不 能 進 這 地 方 。 然 而 大 衛 攻 取 錫 安 的 保 障 、 就 是 大 衛 的 城
Davuta, ‹‹Sen buraya giremezsin›› dediler. Ne var ki, Davut Siyon Kalesini, Davut Kentini ele geçirdi.耶布斯人 對大 衛說 、 你 決 不 能 進這 地方 。 然而 大衛 攻取 錫安 的 保障 、 就是 大衛 的 城
Dışarıda, kişiliğin ötesinde, başka ne var ki?Afuera, más allá de la persona, ¿qué hay allí?
Dışarıda, kişiliğin ötesinde, başka ne var ki?"A személyen kívül...a személyen túl...mi van?
Dışarıda, kişiliğin ötesinde, başka ne var ki?En dehors, au-delà de la personne, qu'est-ce qu'il y a ?
Dışarıda, kişiliğin ötesinde, başka ne var ki?Fuori, al di la' della persona, che c'e' li'?
Dışarıda, kişiliğin ötesinde, başka ne var ki?Что вне, за пределами личности?
Kucuk bir sorun var, diyeceksiniz ki "Ben bunu hallederim" Bunu yapmaya ne var kiJak jednoduché!
[Memurları girin, tükürür ile günlükleri ve sepetler.] Ne var ki?[Enter Siervos, con asadores, troncos y cestas.] ¿Qué hay allí?
[Memurları girin, tükürür ile günlükleri ve sepetler.] Ne var ki?[하인을 입력 가만있지 않을걸와 로그 및 바구니.]가 무엇입니까?
[Memurları girin, tükürür ile günlükleri ve sepetler.] Ne var ki?[הזן משרתים, עם יורקת, יומני וסלים.] מה יש?
[Memurları girin, tükürür ile günlükleri ve sepetler.] Ne var ki?[أدخل الخدم ، ويبصق ، وسجلات والسلال.] ماذا هناك؟
[Memurları girin, tükürür ile günlükleri ve sepetler.] Ne var ki?コック1サーバントてみよう、先生が、私は何ではない知っている。
Ne var ki, 18 ülkeden elde edilen veriler, 2005 yılına oranla küçük bir düşüşe işaret etmektedir.De foreliggende data fra 18 lande tyder imidlertid på et lille fald sammenlignet med 2005.
Ne var ki, 18 ülkeden elde edilen veriler, 2005 yılına oranla küçük bir düşüşe işaret etmektedir.Dostupné údaje z 18 zemí však naznačují mírný pokles v porovnání s rokem 2005.
Ne var ki, 18 ülkeden elde edilen veriler, 2005 yılına oranla küçük bir düşüşe işaret etmektedir.Mindazonáltal a 18 országból rendelkezésre álló adatok 2005-höz képest enyhe csökkenésre utalnak.
Ne var ki, 18 ülkeden elde edilen veriler, 2005 yılına oranla küçük bir düşüşe işaret etmektedir.No entanto, os dados fornecidos por 18 países sugerem uma pequena diminuição em relação a 2005.
Ne var ki, 18 ülkeden elde edilen veriler, 2005 yılına oranla küçük bir düşüşe işaret etmektedir.Uit de beschikbare gegevens uit achttien landen blijkt echter een lichte daling ten opzichte van 2005.
Ne var ki, 18 ülkeden elde edilen veriler, 2005 yılına oranla küçük bir düşüşe işaret etmektedir.Vendar pa razpoložljivi podatki iz 18 držav kažejo na manjši porast v primerjavi z letom 2005.
Ne var ki, 18 ülkeden elde edilen veriler, 2005 yılına oranla küçük bir düşüşe işaret etmektedir.Yhtä kaikki 18 maasta saatavissa olevat tiedot viittaavat pieneen vähentymiseen vuoteen 2005 verrattuna.
Ne var ki 42 galon işlenmemiş petrol 42 galon benzine dönüştürülemiyor.Przy czym nie jest tak, że 42 galony ropy dają 42 galony benzyny.
Ne var ki 42 galon işlenmemiş petrol 42 galon benzine dönüştürülemiyor.Takže pokud mám barel vody, vlastně mám 42 galonů vody.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Ale co z ust pochodzi, z serca wychodzi, a toć pokala człowieka.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Ale které věci z úst pocházejí, z srdce jdou, a tyť poskvrňují člověka.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Ale to, čo vychádza z úst, ide zo srdca, a to poškvrňuje človeka.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.A mik pedig a szájból jõnek ki, a szívbõl származnak, és azok fertõztetik meg az embert.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Dar, ce iese din gură, vine din inimă, şi aceea spurcă pe om.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Invece ciò che esce dalla bocca proviene dal cuore. Questo rende immondo l'uomo
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Kar pa prihaja iz ust, izhaja iz srca, in to skruni človeka.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.입에서 나오는 것들은 마음에서 나오나니 이것이야말로 사람을 더럽게 하느니라
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Maar wat een mens zegt, komt van binnenuit. Uit zijn hart.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Mais ce qui sort de la bouche vient du coeur, et c`est ce qui souille l`homme.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Mas o que sai da boca procede do coração; e é isso o que contamina o homem.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Men det, som går ud af Munden, kommer ud fra Hjertet, og det gør Mennesket urent.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Men det som går ut av munnen, det kommer fra hjertet, og dette er det som gjør mennesket urent.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Men vad som går ut ifrån munnen, det kommer från hjärtat, och det är detta som orenar människan.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Mutta mikä käy suusta ulos, se tulee sydämestä, ja se saastuttaa ihmisen.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Pero lo que sale de la boca viene del corazón, y eso contamina al hombre
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Song những điều bởi miệng mà ra là từ trong lòng , thì những điều đó làm dơ_dáy người .
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Song những điều bởi miệng mà ra là từ trong lòng, thì những điều đó làm dơ dáy người.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Tetapi yang keluar dari mulut, berasal dari hati; dan itulah yang membuat orang menjadi najis
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Was aber zum Munde herausgeht, das kommt aus dem Herzen, und das verunreinigt den Menschen.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Τα δε εξερχομενα εκ του στοματος εκ της καρδιας εξερχονται, και εκεινα μολυνουσι τον ανθρωπον.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.а исходящее из уст - из сердца исходит - сие оскверняет человека,
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.А онова, което излиза из устата, произхожда от сърцето, и то осквернява човека.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.а те, що виходить із уст, береть ся з серця, і воно сквернить чоловіка.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.אבל היוצא מן הפה יוצא מן הלב והוא מטמא את האדם׃
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.واما ما يخرج من الفم فمن القلب يصدر. وذلك ينجس الانسان.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.惟 獨 出 口 的 、 是 從 心 裡 發 出 來 的 、 這 纔 污 穢 人
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.惟獨 出口 的 、 是 從心裡發 出來 的 、 這纔 污穢人
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Aber der König der Kinder Ammon erhörte die Rede Jephthahs nicht, die er zu ihm sandte.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Ale nepočul kráľ synov Ammonových na slová Jeftu, ktoré poslal k nemu.