ne var ki ile cümle

ne var ki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bunu yapmaya ne var kiNo hay problema.
Bunu yapmaya ne var kiNu e mare lucru.
Bunu yapmaya ne var kiPas de problème.
Bunu yapmaya ne var kiTidak masalah.
Bunu yapmaya ne var kiΣιγά το πράμα.
Bunu yapmaya ne var kiНе е кой знае какво.
Bunu yapmaya ne var kiНема чого перейматись.
Bunu yapmaya ne var kiНичего сложного.
Bunu yapmaya ne var kiאין בעיה.
Bunu yapmaya ne var kiليست القضية..
Bunu yapmaya ne var ki処理には本能レベルというのがあります
Burada çalacak ne var ki?Ce este acolo pentru a fura?[br]
Davuta, ‹‹Sen buraya giremezsin›› dediler. Ne var ki, Davut Siyon Kalesini, Davut Kentini ele geçirdi.A obyvatelia Jebuza povedali Dávidovi: Nevojdeš sem! Ale Dávid zaujal hrad Sion; to je mesto Dávidovo.
Davuta, ‹‹Sen buraya giremezsin›› dediler. Ne var ki, Davut Siyon Kalesini, Davut Kentini ele geçirdi.És mondának Jebus lakói Dávidnak: Ide be nem jössz! De megvevé Dávid a Sion várát; ez a Dávid városa;
Davuta, ‹‹Sen buraya giremezsin›› dediler. Ne var ki, Davut Siyon Kalesini, Davut Kentini ele geçirdi.I mluvili obyvatelé Jebus Davidovi: Nevejdeš sem. Ale David vzal hrad Sion, to jest město Davidovo.
Davuta, ‹‹Sen buraya giremezsin›› dediler. Ne var ki, Davut Siyon Kalesini, Davut Kentini ele geçirdi.여브스 토인이 다윗에게 이르기를 네가 이리로 들어오지 못하리라 하나 다윗이 시온산 성을 빼앗았으니 이는 다윗성이더라
Davuta, ‹‹Sen buraya giremezsin›› dediler. Ne var ki, Davut Siyon Kalesini, Davut Kentini ele geçirdi.И сказали жители Иевуса Давиду: не войдешь сюда. Но Давид взял крепость Сион; это город Давидов.
Davuta, ‹‹Sen buraya giremezsin›› dediler. Ne var ki, Davut Siyon Kalesini, Davut Kentini ele geçirdi.ויאמרו ישבי יבוס לדויד לא תבוא הנה וילכד דויד את מצדת ציון היא עיר דויד׃
Davuta, ‹‹Sen buraya giremezsin›› dediler. Ne var ki, Davut Siyon Kalesini, Davut Kentini ele geçirdi.وقال سكان يبوس لداود لا تدخل الى هنا. فاخذ داود حصن صهيون. هي مدينة داود.
Davuta, ‹‹Sen buraya giremezsin›› dediler. Ne var ki, Davut Siyon Kalesini, Davut Kentini ele geçirdi.耶 布 斯 人 對 大 衛 說 、 你 決 不 能 進 這 地 方 。 然 而 大 衛 攻 取 錫 安 的 保 障 、 就 是 大 衛 的 城
Davuta, ‹‹Sen buraya giremezsin›› dediler. Ne var ki, Davut Siyon Kalesini, Davut Kentini ele geçirdi.耶布斯人 對大 衛說 、 你 決 不 能 進這 地方 。 然而 大衛 攻取 錫安 的 保障 、 就是 大衛 的 城
Dışarıda, kişiliğin ötesinde, başka ne var ki?Afuera, más allá de la persona, ¿qué hay allí?
Dışarıda, kişiliğin ötesinde, başka ne var ki?"A személyen kívül...a személyen túl...mi van?
Dışarıda, kişiliğin ötesinde, başka ne var ki?En dehors, au-delà de la personne, qu'est-ce qu'il y a ?
Dışarıda, kişiliğin ötesinde, başka ne var ki?Fuori, al di la' della persona, che c'e' li'?
Dışarıda, kişiliğin ötesinde, başka ne var ki?Что вне, за пределами личности?
Kucuk bir sorun var, diyeceksiniz ki "Ben bunu hallederim" Bunu yapmaya ne var kiJak jednoduché!
[Memurları girin, tükürür ile günlükleri ve sepetler.] Ne var ki?[Enter Siervos, con asadores, troncos y cestas.] ¿Qué hay allí?
[Memurları girin, tükürür ile günlükleri ve sepetler.] Ne var ki?[하인을 입력 가만있지 않을걸와 로그 및 바구니.]가 무엇입니까?
[Memurları girin, tükürür ile günlükleri ve sepetler.] Ne var ki?[הזן משרתים, עם יורקת, יומני וסלים.] מה יש?
[Memurları girin, tükürür ile günlükleri ve sepetler.] Ne var ki?[أدخل الخدم ، ويبصق ، وسجلات والسلال.] ماذا هناك؟
[Memurları girin, tükürür ile günlükleri ve sepetler.] Ne var ki?コック1サーバントてみよう、先生が、私は何ではない知っている。
Ne var ki, 18 ülkeden elde edilen veriler, 2005 yılına oranla küçük bir düşüşe işaret etmektedir.De foreliggende data fra 18 lande tyder imidlertid på et lille fald sammenlignet med 2005.
Ne var ki, 18 ülkeden elde edilen veriler, 2005 yılına oranla küçük bir düşüşe işaret etmektedir.Dostupné údaje z 18 zemí však naznačují mírný pokles v porovnání s rokem 2005.
Ne var ki, 18 ülkeden elde edilen veriler, 2005 yılına oranla küçük bir düşüşe işaret etmektedir.Mindazonáltal a 18 országból rendelkezésre álló adatok 2005-höz képest enyhe csökkenésre utalnak.
Ne var ki, 18 ülkeden elde edilen veriler, 2005 yılına oranla küçük bir düşüşe işaret etmektedir.No entanto, os dados fornecidos por 18 países sugerem uma pequena diminuição em relação a 2005.
Ne var ki, 18 ülkeden elde edilen veriler, 2005 yılına oranla küçük bir düşüşe işaret etmektedir.Uit de beschikbare gegevens uit achttien landen blijkt echter een lichte daling ten opzichte van 2005.
Ne var ki, 18 ülkeden elde edilen veriler, 2005 yılına oranla küçük bir düşüşe işaret etmektedir.Vendar pa razpoložljivi podatki iz 18 držav kažejo na manjši porast v primerjavi z letom 2005.
Ne var ki, 18 ülkeden elde edilen veriler, 2005 yılına oranla küçük bir düşüşe işaret etmektedir.Yhtä kaikki 18 maasta saatavissa olevat tiedot viittaavat pieneen vähentymiseen vuoteen 2005 verrattuna.
Ne var ki 42 galon işlenmemiş petrol 42 galon benzine dönüştürülemiyor.Przy czym nie jest tak, że 42 galony ropy dają 42 galony benzyny.
Ne var ki 42 galon işlenmemiş petrol 42 galon benzine dönüştürülemiyor.Takže pokud mám barel vody, vlastně mám 42 galonů vody.
‹Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.›Ali ti mi ne boš zidal hiše, marveč sin tvoj, ki pride iz ledja tvojega, ta bo zgradil hišo mojemu imenu.
‹Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.›A však ty nebudeš stavěti toho domu, ale syn tvůj, kterýž vyjde z bedr tvých, on vystaví dům ten jménu mému.
‹Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.›dầu vậy , ngươi sẽ chẳng cất đền ấy ; song con_trai ngươi sanh ra sẽ cất cái đền cho danh ta .
‹Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.›dầu vậy, ngươi sẽ chẳng cất đền ấy; song con trai ngươi sanh ra sẽ cất cái đền cho danh ta.
‹Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.›dog skal du ikke bygge det Hus, men din Søn, der udgår af din Lænd; skal bygge mit Navn det Hus.
‹Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.›dog skal ikke du bygge det Hus, men din Søn, der udgår af din Lænd, skal bygge mit Navn det Hus.
‹Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.›그러나 너는 그 전을 건축하지 못할 것이요 네 몸에서 낳을 네 아들 그가 내 이름을 위하여 전을 건축하리라 하시더니
‹Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.›Len že ty nebudeš staväť ten dom, ale tvoj syn, ktorý vyjde z tvojich bedier, ten vystaví môjmu menu dom.
‹Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.›Len že ty nebudeš staväť toho domu, ale tvoj syn, ktorý pojde z tvojich bedier, ten vystaví môjmu menu dom.
‹Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.›men du skal ikke bygge huset; din sønn som skal utgå av dine lender, han skal bygge huset for mitt navn.
‹Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.›Non tu costruirai il tempio, ma il figlio che uscirà dai tuoi fianchi, lui costruirà un tempio al mio nome
‹Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.›Numai că nu tu vei zidi casa; ci fiul tău, ieşit din tine, va zidi Numelui Meu o casă.`
‹Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.›Numai că nu tu vei zidi casa; ci fiul tău ieşit din trupul tău, va zidi casa Numelui Meu.``
‹Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.›Sin embargo, tú no edificarás la casa, sino tu hijo que te nacerá, él edificará la casa a mi nombre.
‹Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.›solo che tu non costruirai il tempio, ma tuo figlio, generato da te, costruirà un tempio al mio nome
‹Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.›song ngươi sẽ chẳng cất đền ấy đâu , bèn là con_trai ngươi , do lòng ngươi sanh ra , sẽ cất đền cho danh ta .
‹Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.›song ngươi sẽ chẳng cất đền ấy đâu, bèn là con trai ngươi, do lòng ngươi sanh ra, sẽ cất đền cho danh ta.
‹Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.›Tetapi, bukan engkau, melainkan anakmulah yang akan membangun rumah-Ku itu.
‹Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.›Toch mag u die tempel niet bouwen, maar uw zoon zal dat doen.'

İlgili Sayfalar