Ne var ki, bu iyileşmenin geçici bir delirme gibi yan etkisi vardır.現在は完治したが、精神病の治療薬の副作用に苦しんでいた時期があった。
Ne var ki bir tek ablasına söz geçirememektedir.」遂拜蒙母,結友而別。
Gösteri için çok emek sarfettik, ne var ki gösteri dilediğimiz başarıyı yakalayamadı.來壓迫、煩苦我等,從今我等,可為所欲為,其不欲者則不為之。
Ne var ki, ateşkes kısa süreli olmuştur.停火持续了短暂的时间。
Ne var ki istasyonun hiçbir parçası hedefe isabet etmemiştir.最終,並沒有任何碎片擊中那個目標。
Ne var ki, hukuk düzeni her zaman adil olmayabilir.相反,我覺得法律有時未必是正確的。
Ne var ki sakatlığı bulunan kişiler bu haklardan yararlanamamaktadırlar.於法性中,有問難者,無能令盡。
Ne var ki, yola koyulduktan sonra ikisi de çok hastalandılar.和直樹近距離接觸的時候,兩人都會突然感到頭痛。
Ne var ki bu iddialar geniş çaplı olarak kabul edilmiş değildir.不過這種論點並沒有被廣泛的接受。
Ne var ki bu yolculukta öldürülecekti.在火車旅行中被暗殺。
Ne var ki, bu model Golf'ün altıncı nesline terfi etmesiyle üretimden kalkmıştır.這一勝利使得他的世界高爾夫排名攀升到第六位。
Ne var ki Kraliçe, biraz kendini beğenmiş bir kadınmış.女王也是个脸上有粉刺的女孩。
Ne var ki, bu savın ne doğruluğu ne de yanlışlığı gözlem ve deneye başvurularak saptanamaz.但此說為虛構,有誤筆,且無可查考。
Ne var ki talihsizlik ve yokluk, burada da peşini bırakmaz.窮其理然後足以致之,不窮則不能致也。
Ne var ki, kurduğu tetrarşi sistemi ölümünden önce tanık olacağı gibi iç savaşa yolaçmıştı.然而,其創立的四帝共治制卻為日後內戰埋下伏線,並且在其死前已出現。
Ne var ki, oranın yöneticisi Sultan Bello tarafından engellendi.这一改革的倡导者是临时参议长Blas Ople。
Ne var ki, baban hal ehli idi; sen kal (söz) ehlisin.그의 아버지는 건축가(그가 보기에 선한 쪽)였으며, 그의 할아버지는 장성급 군인(그가 보기에 나쁜쪽)이었다.
Ne var ki bir tek ablasına söz geçirememektedir.그리하여 자매(姉妹)의 단절은 결정적인 것으로 된다.
Ne var ki bu fıskiye, kilisenin ön yüzünün tamamlanmasından yıllar önce yapılmıştır.그러나 이 분수는 성당의 외관이 완성되기 몇 년 전에 지어진 것이다.
Ne var ki, kimse İtalya'dan ayrılmak istemedi."이탈리아는 탈락하지 않았습니다.
Ne var ki, uygulama bunun tam tersini göstermektedir.이 때 돌직구는 직설적 표현으로 비유하는 말이다.
Ne var ki her eski eşya da antika sayılmaz.따라서, 모든 물질이 유대(有對)인 것은 아니다.
Ne var ki, Hacer Hanım ülkesiyle olan duygusal bağlarını da koparmayacaktı hiçbir zaman.그러나 인도네시아어라는 공용어에 대한 지방어의 지위도 쇠약해진 것은 결코 아니었다.
Ne var ki bu ağır hastalık, onun sanat çalışmalarını engelleyemedi.그러한 병마도 그녀의 연기혼을 막지는 못했다.
Ne var ki hem NP hem de co-NP'de olduğu bilinmektedir.마찬가지로 RP = co-RP인지, 또 RP가 NP와 co-NP의 교집합에 포함되는지도 알려지지 않았다.
Ne var ki Mevlâna ve Selahattin kendilerine karşı duyulan tepkiye aldırmadılar.이때 송진우는 정인보(鄭寅普)와 함께 순종의 '유칙' 위작(遺勅僞作)을 획책하였다가 발각되어 이루지 못하였다.
Ne var ki izin süresinin bitiminde görev yerine dönmesi için kesin emir alacaktır.심지어 그는 공식 업무가 끝나고 밤이 되면 그의 사택으로 돌아가기를 선호했다고 한다.
Ne var ki bu durum kızın boğularak ölmesine yol açar.이 절차는 소녀에게 여러 부작용을 가져오며 죽음을 초래하기도 한다.
Ne var ki; her iki taraf savaştan bıkıp usanmış ve yüz binlerce kayıp vermişlerdi.두주가 정위를 지냈을 때에 하옥된 자가 많았으며, 이천석도 백 명 이상이 하옥되었다.
Ne var ki, folklor esasında halk kültürünün tamamını kapsar.그렇지만, 보스니아인이 대부분 문화의 중심을 잡고 있다.
Ne var ki bu ağır hastalık, onun sanat çalışmalarını engelleyemedi.אולם מחלתו הקשה לא אפשרה לו להשלים פרויקטים אלו.
Ne var ki kısa süre sonra teorisinin hatalı olduğu anlaşıldı.אולם, בהמשך גילו שהתאוריה הזו אינה נכונה.
Ne var ki bazı eserlerin onun tarafından dikte ettiği rivayet edilir.אולם חלקים מסוימים נראה שהוכתבו לו.
Ne var ki hem NP hem de co-NP'de olduğu bilinmektedir.לא ידוע אם NP=co-NP.
Ne var ki, pazarlama konusunda sıkıntılar yaşanmaktadır.עם זאת, קיים קושי רציני בהפסקת ומניעת הסחר.
Ne var ki izin süresinin bitiminde görev yerine dönmesi için kesin emir alacaktır.והזכות למקום לחזור אליו בסיום יום העבודה.
Ne var ki bu defa da tek partici bir meclis oldu.גם הפעם הייתה היענות הציבור חלקית.
Ne var ki, uygulama bunun tam tersini göstermektedir.בפענוח מבצעים את הפעולות המתוארות בסדר הפוך.
Ne var ki, ateşkes kısa süreli olmuştur.הפסקת האש שהושגה החזיקה מעמד זמן קצר בלבד.
Ne var ki, hukuk düzeni her zaman adil olmayabilir.לא כל סמכות בפועל היא תמיד לגיטימית.
Ne var ki, içinizden hiçbiri bana, 'Nereye gidiyorsun?' diye sormuyor.כיום לא יוכל לבוא אלינו אף אדם בטענה: היכן הייתם?
Ne var ki, katili hiçbir zaman ele geçmedi.הרוצח לא נתפס מעולם.
Ne var ki doğrusal cebir, asıl büyük atılımlarını 20. yüzyılda yapmıştır.המנסף, מקורו אצל הבדואים, עבר שינויים משמעותיים במאה ה-20.
Ne var ki, bu bölgeler yerleşik Sloven ve Hırvat nüfusa sahip topraklardı.הקרקעות שעליהן ייבנו היו אמורות להיות בבעלות קבוצת נאמנים וחכורות לאזרחים.
Ne var ki her eski eşya da antika sayılmaz.לא כל הכלים הם מקוריים.
Ne var ki bu durumda, kısa devre kavramı da farklıdır.בדרך זו יש שוני בין הפירוש הארוך לפירוש הקצר.
Ne var ki, Batı Kilisesi yıkılmıştır.Женската църква на запад днес е разрушена.
Ne var ki profesyonel boks fazla bir gelişme göstermedi.Бъдещият учен не блести с големи успехи.
Ne var ki aşk ve dostluk arasındaki sınır çizgisi zayıftır.А стъпката от приятелството до любовта е много малка.
Ne var ki, yapılan bu tarımsal üretim ülkenin kendi nüfusunu beslemeye yetmemekteydi.Селскостопанската продукция не е достатъчна да осигури издръжката на тамошното население.
Ne var ki, bu teknolojik olarak mümkün değildir.Но това е вярно само в технологията.
Ne var ki, bu plan hiç tamamlanamadı.Планът обаче не е завършен докрай.
Ne var ki Japonlar güçlerini dağıttılar.С течение на времето руснаците умножанат силата си.
Ne var ki hükümdarlığı çok uzun sürmedi, 1747'de bir suikast sonucu öldü.Njegova vladavina nije dugo trajala te je 1747. godine ubijen u zavjeri.
Ne var ki, buradaki çocuklar tarafından kurtarılır.Ipak, djeca su pošteđena.
Ne var ki bu defa da tek partici bir meclis oldu.I ovoga puta je dobio jednu utakmicu suspenzije.
Ne var ki, bu noktada Roma'nın bir kısmı kendisini yüzüstü bıraktı.No unatoč tome dio je rimskih građana odlučio ostati.
Ne var ki Japonlar güçlerini dağıttılar.Pobjednici su podijelili njegovu oblast.
Ne var ki, bir yıl bile geçmeden Stalin Mdivani ile sorunlar yaşamaya başlar.U međuvremenu, prošlo je oko mjesec dana od početka Satibarzanove pobune.
Ne var ki Alman Üst Komutanlığı’nın işi değildir bu.U njemačkoj vojsci čin bojnika (njem.