Ana içeriğe geç
Sözlük

nazik ile cümle

nazik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ve ne zaman öyle hissetsem en küçük bir naziklik örneği dahi beni ağlatabiliyor.וכשאני מרגישה ככה מעשה טוב ולו הקטן ביותר יכול לגרום לי לבכות.
Ve ne zaman öyle hissetsem en küçük bir naziklik örneği dahi beni ağlatabiliyor.وعندما أشعر بذلك حتى أصغر فعل من اللطف يمكن أن يبكيني
Ve ne zaman öyle hissetsem en küçük bir naziklik örneği dahi beni ağlatabiliyor.ほんのちょっとした親切にでも 涙が出てしまう コンビニの店員が
Ve o gördüğümde, yaşlı ve nazik bir adamdı.Als ich ihn traf, war er ein guter, höflicher alter Mann.
Ve o gördüğümde, yaşlı ve nazik bir adamdı.De amikor találkoztunk, egy szelíd, kedves idős ember volt.
Ve o gördüğümde, yaşlı ve nazik bir adamdı.E quando l'ho incontrato, era un un uomo anziano gentile e mite.
Ve o gördüğümde, yaşlı ve nazik bir adamdı.Iar cand l-am cunoscut, nu era decat un batran bland si linistit.
Ve o gördüğümde, yaşlı ve nazik bir adamdı.Khi tôi gặp Paldin, ông là một người đàn ông đứng tuổi, tử tế và nhẹ nhàng
Ve o gördüğümde, yaşlı ve nazik bir adamdı.Kiedy go spotkałem, był miłym, łagodnym, starszym człowiekiem.
Ve o gördüğümde, yaşlı ve nazik bir adamdı.제가 이분을 만났을때 굉장히 자상한 분이라는걸 알 수 있었습니다.
Ve o gördüğümde, yaşlı ve nazik bir adamdı.le torturaron... perdió todos los dientes en prisión. Cuando yo le conocí, era un viejito amable y dulce.
Ve o gördüğümde, yaşlı ve nazik bir adamdı.Quand je l'ai rencontré, c'était un vieil homme doux et gentil.
Ve o gördüğümde, yaşlı ve nazik bir adamdı.Saat saya bertemu dia, dia orang tua yang baik dan lembut.
Ve o gördüğümde, yaşlı ve nazik bir adamdı.Toen ik hem ontmoette, was hij een vriendelijke, zachte oude man.
Ve o gördüğümde, yaşlı ve nazik bir adamdı. Ve gerçekten beni etkiledi --Aconteceu que, na quinta semana, houve uma pregação pública do Dalai Lama.
Ve o gördüğümde, yaşlı ve nazik bir adamdı.Όταν τον γνώρισα, ήταν ένας καλός και ευγενικός κύριος.
Ve o gördüğümde, yaşlı ve nazik bir adamdı.Але переді мною був добрий привітний дідусь.
Ve o gördüğümde, yaşlı ve nazik bir adamdı.И когато го срещнах, той беше мил стар човек.
Ve o gördüğümde, yaşlı ve nazik bir adamdı.Когда я встретил его - это был добрый и приветливый пожилой человек.
Ve o gördüğümde, yaşlı ve nazik bir adamdı.וכשפגשתי אותו, הוא היה איש זקן, עדין וטוב לב.
Ve o gördüğümde, yaşlı ve nazik bir adamdı.وعندما قابلته .. كان هذا المسن رجلا لطيفاً
Ve o gördüğümde, yaşlı ve nazik bir adamdı.このような経験をした刑務所から出て
Ve şimdi Rachel nazik Eliza elini aldı ve akşam yemeği tablosuna yol açtı.A teď Rachel se Eliza ruku laskavě a vedl až k večeři stolu.
Ve şimdi Rachel nazik Eliza elini aldı ve akşam yemeği tablosuna yol açtı.A teraz Rachel sa Eliza ruku láskavo a viedol až k večeru stolu.
Ve şimdi Rachel nazik Eliza elini aldı ve akşam yemeği tablosuna yol açtı.A teraz Rachel trwało strony Elizy uprzejmie i doprowadził aż do kolacji stół.
Ve şimdi Rachel nazik Eliza elini aldı ve akşam yemeği tablosuna yol açtı.Dan sekarang Rachel meraih tangan Eliza baik, dan memimpin jalan ke meja perjamuan.
Ve şimdi Rachel nazik Eliza elini aldı ve akşam yemeği tablosuna yol açtı.En nu nam Rachel Eliza vriendelijk de hand, en leidde de weg naar de avondmaal-tafel.
Ve şimdi Rachel nazik Eliza elini aldı ve akşam yemeği tablosuna yol açtı.E ora Rachel prese la mano di Eliza gentilmente, e ha aperto la strada alla cena-tavolo.
Ve şimdi Rachel nazik Eliza elini aldı ve akşam yemeği tablosuna yol açtı.És most Rachel vette Eliza kezét kedvesen, és mutatta az utat a vacsora-asztalnál.
Ve şimdi Rachel nazik Eliza elini aldı ve akşam yemeği tablosuna yol açtı.Et maintenant, Rachel prit la main d'Eliza gentiment, et ouvert la voie à la table du souper.
Ve şimdi Rachel nazik Eliza elini aldı ve akşam yemeği tablosuna yol açtı.In zdaj Rachel vzel roko Eliza je prijazno, in je vodila do večerji-table.
Ve şimdi Rachel nazik Eliza elini aldı ve akşam yemeği tablosuna yol açtı.그리고 이제 레이첼은 친절 엘리자의 손을 잡고, 그리고 저녁 식사 테이블로가는 길을 이끌었다.
Ve şimdi Rachel nazik Eliza elini aldı ve akşam yemeği tablosuna yol açtı.Och nu Rachel tog Eliza hand vänligt och ledde vägen till kvällsmat-bordet.
Ve şimdi Rachel nazik Eliza elini aldı ve akşam yemeği tablosuna yol açtı.Og nu Rachel tog Eliza hånd venligt og førte vejen til Aftensbordet.
Ve şimdi Rachel nazik Eliza elini aldı ve akşam yemeği tablosuna yol açtı.Şi acum, Rachel a luat mâna lui Eliza cu amabilitate, şi a condus mod de a cina la masa.
Ve şimdi Rachel nazik Eliza elini aldı ve akşam yemeği tablosuna yol açtı.Und nun Rachel nahm Eliza Hand freundlich, und ebnete den Weg zu den Abendbrottisch.
Ve şimdi Rachel nazik Eliza elini aldı ve akşam yemeği tablosuna yol açtı.Và bây giờ Rachel đã tay Eliza vui lòng, và dẫn đầu bảng-bữa ăn tối.
Ve şimdi Rachel nazik Eliza elini aldı ve akşam yemeği tablosuna yol açtı.Y ahora Rachel tomó la mano de Eliza con amabilidad, y abrió el camino a la cena de la mesa.
Ve şimdi Rachel nazik Eliza elini aldı ve akşam yemeği tablosuna yol açtı.Και τώρα Ρέιτσελ πήρε το χέρι της Ελίζα ευγενικά, και άνοιξε το δρόμο για το βραδυνό τραπέζι.
Ve şimdi Rachel nazik Eliza elini aldı ve akşam yemeği tablosuna yol açtı.А тепер Рейчел взяла руку Елізи люб'язно, і проклали шлях до вечері столу.
Ve şimdi Rachel nazik Eliza elini aldı ve akşam yemeği tablosuna yol açtı.А теперь Рэйчел взяла руку Элизы любезно, и проложили путь к ужину стола.
Ve şimdi Rachel nazik Eliza elini aldı ve akşam yemeği tablosuna yol açtı.И сега Рейчъл взе ръката на Илайза любезно и повеждат по пътя на вечеря маса.
Ve şimdi Rachel nazik Eliza elini aldı ve akşam yemeği tablosuna yol açtı.وأخذت الآن راشيل جهة تتكرم وإليزا ، وقاد الطريق الى مائدة العشاء.
Ve şimdi Rachel nazik Eliza elini aldı ve akşam yemeği tablosuna yol açtı.彼らが座っていたとして、光タップはドアで鳴った、とルースが入った。
Ve sonra, kenarlar düzleşip kare olana kadar çok çok nazikçe ovaladım. Böylece evi inşa ettim.E ho cominciato a sfregare, molto delicatamente, finchè le estremità sono diventate quadrate.
Ve sonra, kenarlar düzleşip kare olana kadar çok çok nazikçe ovaladım. Böylece evi inşa ettim.Toen begon ik met wrijven, heel heel zachtjes, tot sommige kanten redelijk plat waren.
Ve sonra, kenarlar düzleşip kare olana kadar çok çok nazikçe ovaladım. Böylece evi inşa ettim.Und dann begann ich zu reiben, sehr, sehr behutsam, bis einige der Kanten recht quadratisch waren.
Ve sonra, kenarlar düzleşip kare olana kadar çok çok nazikçe ovaladım. Böylece evi inşa ettim.Và tôi bắt đầu chà nó, từ từ chầm chậm, cho đến khi các cạnh của nó vuông vắn.
Ve sonra, kenarlar düzleşip kare olana kadar çok çok nazikçe ovaladım.E comecei a esfregar, muito muito levemente, até as bordas ficarem bastante quadrangulares.
Ve sonra, kenarlar düzleşip kare olana kadar çok çok nazikçe ovaladım.그리고 유리 조각이 정사각형 모양이 될 때까지 아주 조심스럽게 문질렀습니다. 그렇게 그 집을 만들었죠.
Ve sonra, kenarlar düzleşip kare olana kadar çok çok nazikçe ovaladım.Veľmi, veľmi jemne som šúchal, až kým okraje neboli dosť rovné. Potom som ich zložil.
Ve sonra, kenarlar düzleşip kare olana kadar çok çok nazikçe ovaladım.ואז התחלתי לשפשף, מאוד מאוד בעדינות, עד שכמה מהקצוות היו די מרובעים. ואז בניתי את זה.
Ve sonra, kenarlar düzleşip kare olana kadar çok çok nazikçe ovaladım.ثم بدأت بفرك الزجاج بلطف شديد حتى أصبحت بعض الحواف مربعة الشكل ثم شيدتها.
Ve sonra, kenarlar düzleşip kare olana kadar çok çok nazikçe ovaladım.形が四角になるまでこすってから組み立てた 組み立て方は
Yakupun kızına gönlünü kaptırdı. Dinayı sevdi ve ona nazik davrandı.Ja hänen sydämensä kiintyi Diinaan, Jaakobin tyttäreen, ja hän rakasti tyttöä ja viihdytteli häntä.
Yakupun kızına gönlünü kaptırdı. Dinayı sevdi ve ona nazik davrandı.A jeho duša priľnula k Díne, dcére Jakobovej, a zamiloval si dievča a hovoril k jeho srdcu.
Yakupun kızına gönlünü kaptırdı. Dinayı sevdi ve ona nazik davrandı.Assim se apegou a sua alma a Diná, filha de Jacó, e, amando a donzela, falou-lhe afetuosamente.
Yakupun kızına gönlünü kaptırdı. Dinayı sevdi ve ona nazik davrandı.Egli rimase legato a Dina, figlia di Giacobbe; amò la fanciulla e le rivolse parole di conforto
Yakupun kızına gönlünü kaptırdı. Dinayı sevdi ve ona nazik davrandı.És ragaszkodék az õ lelke Dínához a Jákób leányához, és megszereté a leányt és szívéhez szól vala a leánynak.
Yakupun kızına gönlünü kaptırdı. Dinayı sevdi ve ona nazik davrandı.Hij werd hals-over-kop verliefd op Dina en probeerde haar voor zich te winnen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod