Ve işim bittiğinde bana tişörtünü sundu ayaklarımı silmek için ve nazikçe beni dışarı çıkarttı.Khi tôi đã xọng, ông ấy đã đưa áo cho tôi để lau chân và dẫn tôi ra.
Ve işim bittiğinde bana tişörtünü sundu ayaklarımı silmek için ve nazikçe beni dışarı çıkarttı.제가 작업을 마치자 어쩐 일인지 그 분은 자기 옷을 제게 권했어요. 제 발을 닦으라고요. 그리고는 친절하게 절 지나가셨죠.
Ve işim bittiğinde bana tişörtünü sundu ayaklarımı silmek için ve nazikçe beni dışarı çıkarttı.Quando acabei, ele ofereceu-me a camisa para limpar os meus pés e acompanhou-me amavelmente à saída.
Ve işim bittiğinde bana tişörtünü sundu ayaklarımı silmek için ve nazikçe beni dışarı çıkarttı.Toen ik klaar was, bood hij me zijn shirt aan om mijn voeten af te vegen en begeleidde me naar buiten.
Ve işim bittiğinde bana tişörtünü sundu ayaklarımı silmek için ve nazikçe beni dışarı çıkarttı.Y cuando terminé, me ofreció su camisa para limpiarme los pies y amablemente me acompañó hasta la salida.
Ve işim bittiğinde bana tişörtünü sundu ayaklarımı silmek için ve nazikçe beni dışarı çıkarttı.Когато свърших, той ми предложи ризата си, за да избърша краката си и любезно ме съпроводи навън.
Ve işim bittiğinde bana tişörtünü sundu ayaklarımı silmek için ve nazikçe beni dışarı çıkarttı.וכשסיימתי, הוא למעשה הציע לי את החולצה שלו כדי לנגב את כפות הרגליים והוליך אותי באדיבות החוצה.
Ve işim bittiğinde bana tişörtünü sundu ayaklarımı silmek için ve nazikçe beni dışarı çıkarttı.وعندما إنتهيت، عرض علي قميصه لمسح الوحل من أقدامي وبلطف إصطحبني إلى الخارج.
Ve işim bittiğinde bana tişörtünü sundu ayaklarımı silmek için ve nazikçe beni dışarı çıkarttı.足を拭いていいと言い 親切に送り出してくれました 私のようなお客さんが来ることはないでしょうね
Ve kızı mümkün olduğunca nazik bir şekilde:A córka mówi, najtaktowniej jak potrafi,
Ve kızı mümkün olduğunca nazik bir şekilde:E a filha diz, com o maior tacto possível:
Ve kızı mümkün olduğunca nazik bir şekilde:En de dochter zegt, zo tactvol mogelijk:
Ve kızı mümkün olduğunca nazik bir şekilde:Et la fille dit, avec autant de tact que possible,
Ve kızı mümkün olduğunca nazik bir şekilde:그제서야 딸은 가능한한 재치있게 말하길,
Ve kızı mümkün olduğunca nazik bir şekilde:Och dottern säger, så taktfullt som möjligt,
Ve kızı mümkün olduğunca nazik bir şekilde:Og datteren siger, så taktfuldt hun kan:
Ve kızı mümkün olduğunca nazik bir şekilde:Und die Tochter sagt so vorsichtig wie möglich
Ve kızı mümkün olduğunca nazik bir şekilde:Và cô con gái nói, với sự tế nhị nhất có thể,
Ve kızı mümkün olduğunca nazik bir şekilde:Y la hija le dice, con mucho tacto,
Ve kızı mümkün olduğunca nazik bir şekilde:Και η κόρη λέει, όσο πιο διακριτικά μπορεί:
Ve kızı mümkün olduğunca nazik bir şekilde:А дъщерята казва, възможно най-тактично:
Ve kızı mümkün olduğunca nazik bir şekilde:Дочь говорит так деликатно, как только может:
Ve kızı mümkün olduğunca nazik bir şekilde:והבת אומרת, ככל שהיא יכולה בטקט,
Ve kızı mümkün olduğunca nazik bir şekilde:والبنت قالت بأكثر لباقة ممكنة ،
♫ ve nazikçe ♫♫ dengan lembut ♫
♫ ve nazikçe ♫♫ e molto delicatamente ♫
♫ ve nazikçe ♫♫ en heel zachtjes ♫
♫ ve nazikçe ♫♫ E suavemente ♫
♫ ve nazikçe ♫♫ et si doucement ♫
♫ ve nazikçe ♫♫ finoman ♫
♫ ve nazikçe ♫♫ i tak delikatnie ♫
♫ ve nazikçe ♫♫ 그리고 매우 부드럽게 ♫
♫ ve nazikçe ♫♫ rất chậm rãi ♫
♫ ve nazikçe ♫♫ şi atât de blând ♫
♫ ve nazikçe ♫♫ und ganz geduldig ♫
♫ ve nazikçe ♫♫ y suavemente ♫
♫ ve nazikçe ♫♫ и много нежно ♫
♫ ve nazikçe ♫♫ с нежностью ♫
♫ ve nazikçe ♫♫ ובכזאת רכות ♫
♫ ve nazikçe ♫♫ وبرقة شديدة ♫
♫ ve nazikçe ♫♫お皿を洗い♫
Ve ne zaman öyle hissetsem en küçük bir naziklik örneği dahi beni ağlatabiliyor.A když se tak cítím, i ten nejmenší projev laskavosti mě dokáže rozbrečet.
Ve ne zaman öyle hissetsem en küçük bir naziklik örneği dahi beni ağlatabiliyor.Als ik me zo voel kan zelfs de kleinste daad van vriendelijkheid me aan het huilen krijgen.
Ve ne zaman öyle hissetsem en küçük bir naziklik örneği dahi beni ağlatabiliyor.Dan ketika saya merasakannya perbuatan baik sekecil apapun dapat membuat saya menangis.
Ve ne zaman öyle hissetsem en küçük bir naziklik örneği dahi beni ağlatabiliyor.E quando mi sento così, anche la più piccola gentilezza mi fa piangere.
Ve ne zaman öyle hissetsem en küçük bir naziklik örneği dahi beni ağlatabiliyor.És amikor ezt érzem, akár a legapróbb kedvességtől is sírva fakadok.
Ve ne zaman öyle hissetsem en küçük bir naziklik örneği dahi beni ağlatabiliyor.Et quand je me sens comme ça même les plus petites gentillesses peuvent me faire pleurer.
Ve ne zaman öyle hissetsem en küçük bir naziklik örneği dahi beni ağlatabiliyor.Iar când mă simt așa chiar și cel mai mic gest de atenție mă poate face să plâng.
Ve ne zaman öyle hissetsem en küçük bir naziklik örneği dahi beni ağlatabiliyor.In ko se tako počutim, me tudi najmanjša ljubeznivost lahko pripravi do joka.
Ve ne zaman öyle hissetsem en küçük bir naziklik örneği dahi beni ağlatabiliyor.Kiedy tak się czuję nawet najmniejszy akt dobroci może mnie przyprawić o łzy.
Ve ne zaman öyle hissetsem en küçük bir naziklik örneği dahi beni ağlatabiliyor.그런 느낌이 들 때면 정말 별것 아닌 친절한 행동에도 저는 울고 맙니다.
Ve ne zaman öyle hissetsem en küçük bir naziklik örneği dahi beni ağlatabiliyor.Og når jeg har det sådan, kan selv den mindste gode gerning få mig til at græde.
Ve ne zaman öyle hissetsem en küçük bir naziklik örneği dahi beni ağlatabiliyor.Quando me sinto assim, mesmo o mais pequeno ato de gentileza faz-me chorar.
Ve ne zaman öyle hissetsem en küçük bir naziklik örneği dahi beni ağlatabiliyor.Und wenn ich mich so fühle, dann können mich sogar die kleinsten Nettigkeiten zum Weinen bringen.
Ve ne zaman öyle hissetsem en küçük bir naziklik örneği dahi beni ağlatabiliyor.Và khi tôi cảm thấy vậy thì dù chỉ là những hành động nho nhỏ nhưng cũng đủ làm tôi khóc.
Ve ne zaman öyle hissetsem en küçük bir naziklik örneği dahi beni ağlatabiliyor.Y cuando me siento así hasta el gesto de bondad más pequeño me hace llorar.
Ve ne zaman öyle hissetsem en küçük bir naziklik örneği dahi beni ağlatabiliyor.Και όταν νιώθω έτσι ακόμα και η μικρότερη ευγενική πράξη μπορεί να με κάνει να κλάψω.
Ve ne zaman öyle hissetsem en küçük bir naziklik örneği dahi beni ağlatabiliyor.И в эти минуты даже самое малейшее проявление доброты может вызвать у меня слезы.
Ve ne zaman öyle hissetsem en küçük bir naziklik örneği dahi beni ağlatabiliyor.И когато се чувствам така, дори най-малкия акт на доброта може да ме разплаче.
Ve ne zaman öyle hissetsem en küçük bir naziklik örneği dahi beni ağlatabiliyor.І коли я так почуваюся, навіть найменший вияв доброти може викликати в мене сльози.