Ana içeriğe geç
Sözlük

nazar ile cümle

nazar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Cinsin diğer yılanlarına nazaran daha küçüktür.Sirj. : è molto meno pelosa delle altre specie.
Fakat bazı palet ölçüleri diğerlerine nazaran oldukça yaygın kullanılmaktadır.Altri praticano la nudità pubblica più casualmente.
Kış mevsimi bölgenin diğer bölümlerine nazaran daha ılımandır.Qui l'inverno è più temperato che nel resto del settentrione.
İlçenin il bazında diğer ilçelere nazaran Sosyal, Kültürel ve Ekonomik yönden iyi konumdadır.I neri sono immensamente migliori qui che in Africa, moralmente, fisicamente e socialmente.
Bu görüntü gölün "Dünyanın Nazar Boncuğu" olarak nitelendirilmesine neden olmuştur.Nella leggenda, questo pozzo divenne noto come il "Pozzo del riflesso del viso".
Migren oranları, Asya ve Afrika’da, batı ülkelerine nazaran biraz daha düşüktür.Распространенность мигрени в Азии и Африке несколько ниже, чем в западных странах.
6 Temmuz - Nursultan Nazarbayev, Kazak politikacı, cumhurbaşkanı.6 июля — Нурсултан Назарбаев, президент Казахстана.
Saygun, A. A. Musiki Nazariyatı.Артисты от А до Я. Музыкальный каталог.
Sıçrayan mayınlar zıplayarak dağılma özelliklerin ötürü diğer tipik AP mayınlarına nazaran daha pahalıdırlar.Выпрыгивающие мины являются более дорогостоящими, чем типичные противопехотные мины.
Bunun sebebi bir şirket Amerikan Hükümeti’ne nazaran daha çok borç alma eğiliminde olmasıdır.Причина этого в том, что корпорация намного более вероятно обанкротится, чем американское правительство.
M. Nazarov ayrıca ibadet gereği cesedi örtmektense dışarı atıldığını iddia etti.Говард также сообщает, что он насильно избавился от своих сигар.
Ey benim şu kitabıma im'an-ı nazar ile nazar eden zât, malûmun olsun!آخر مقالة في الكتاب فهي "وداع" قال فيها: "يا قرّائي، السلام عليكم.
Migren oranları, Asya ve Afrika’da, batı ülkelerine nazaran biraz daha düşüktür.تنخفض معدلات الإصابة بالصداع النصفي قليلا في آسيا وأفريقيا عما هي عليه في البلدان الغربية.
24 Nisan 1990 Kazak SSC Yüksek Sovyeti Nazarbayev’i Kazakistan’ın ilk cumhurbaşkanı olarak seçti.في 24 نيسان عام 1990، عُين نزارباييف أول رئيس لكازاخستان من قبل مجلس السوفييت الأعلى.
Ve ihtilâfâta nazar ve i’tibâr olunmaz.ولا من أمر يسلك في الظلمة، ولا من سقطة وشيطان الظهيرة.
Nazarbayeva, ekonomi mühendisidir ve çocuklar için uluslararası yardım fonu olan Bobek'i kurmuştur.مهندسة اقتصادية، سارة نزارباييفا هي مؤسس صندوق خيري دولي للأطفال.
Taretli araçlar, taretsiz araçlara nazaran daha pahalıya üretiliyorlardı.تُدرك المركبات المشبعة بسهولة أكثر من غير المشبعة.
Turbo sayesinde Dizel motorların gücünün benzinli motorlara nazaran daha fazla olması mümkün olmaktadır..ومع التوربو فيمكن أن يكون قوة محرك الديزل أكثر من ذلك مقارنة مع محركات البنزين.
Düne nazaran bugün hava daha güzel.مقارنة بالبارحة الجو اليوم أجمل.
Top Gun (film, 1955), Ray Nazarro'nun yönettiği 1955 ABD yapımı western filmi.Top Gun (br.: Ágil no gatilho) é um filme estadunidense de faroeste de 1955, dirigido por Ray Nazarro.
Luis Bunuel ile birlikte çalıştığı filmler Nazarín (1959), Viridiana (1961) ve Gündüz Güzeli'dir.Ele estrelou três filmes dirigidos por Luis Buñuel - Nazarín (1959), Viridiana (1961) e Belle de Jour (1967).
Nazarín, yönetmenliğini Luis Buñuel' in yaptığı 1959 yapımı bir Meksika filmidir.Nazarín é um filme de drama mexicano de 1959, dirigido por Luis Buñuel.
Migren oranları, Asya ve Afrika’da, batı ülkelerine nazaran biraz daha düşüktür.A prevalência da doença é ligeiramente menor na Ásia e em África do que nos países ocidentais.
Karar devlet başkanı Nursultan Nazarbayev tarafından imzalanarak yürürlüğe girdi.O Partido Otan foi fundado em 1999 para apoiar o presidente Nursultan Nazarbayev.
Kış mevsimi bölgenin diğer bölümlerine nazaran daha ılımandır.Com invernos menos rigorosos que outras regiões.
T Tauri yıldızları daha kararlı ve eski yıldızlara nazaran daha güçlü yıldız rüzgârlarına sahiptir.T Tauri-sterren hebben sterkere sterrenwinden dan oudere sterren.
Ekonomik yönden ilçenin diğer köylerine nazaran daha canlıdır.Zij voelt zich in sociaal opzicht boven de rest van de wijk verheven.
Bu teleskop göze nazaran bir milyon kat ışık toplar.Deze telescoop zou het sterlicht versterken met een factor van een miljard.
Böylece hastalıklardan ve yeni doğan bebekleri nazardan korumak amaçlanırdı.Hierdoor zijn zij en haar nakomelingen beschermd tegen predatoren.
Sara Nazarbayeva ile evlidir.Hij is getrouwd met Sara Alpysovna Nazarbajeva.
Larva ve nimfleri erginlere nazaran konakçılarında daha az görülür.Zo zou het centrum van Broca en de amygdala kleiner zijn bij neanderthalers.
Bu, koruyucu bir nazar boncuğudur.Dit is een beschermend anti-kwaad-oog.
Saygun, A. A. Musiki Nazariyatı.Pieśni miłosne. a. poważne.
Dönüş esnasında hücum açısının düz ve yatışsız uçuşa nazaran daha fazla olması gerekir.Gdziekolwiek zwrócę lot, tam czekać będzie Gniew nieskończony, nieskończona rozpacz!
Bu görüntü gölün "Dünyanın Nazar Boncuğu" olarak nitelendirilmesine neden olmuştur.Zastanawia się czy można to zjawisko wykorzystać do pomiaru „falowania skorupy ziemskiej”.
Kilimcilik eskiye nazaran azalmıştır.Przedpiersie zdobi niewielki wzgórek między odnóżami przednimi.
Taranto'nun tarihi İtalya'nın geri kalanına nazaran eskilere dayanır.Rezultaty Di Martino są aktualnymi rekordami Włoch.
Erkekler arasındaki işbirliğinin düzeyi dişilere nazaran oldukça düşük.Między mężczyznami rodzi się delikatna nić zaufania.
Sınıfındaki Alman tanklarına nazaran iki kat daha fazla ağırdı.Ciężar ich salwy burtowej ponad dwukrotnie przewyższał niemiecką.
Taretli araçlar, taretsiz araçlara nazaran daha pahalıya üretiliyorlardı.Samochody zaczęły sprzedawać się w ilościach większych, niż Genaro mógł sam zbudować.
Şaraba nazaran hafif ekşimsi bir tadı vardır.Wina z syrah mają wyraźny aromat porzeczek.
Genelde nazar boncukları göz şeklinde olur.Narciarz przeważnie korzysta również z kijków.
Kazakistan'ın ilk devlet başkanı Nursultan Nazarbayev'dir.Zięć prezydenta Kazachstanu, Nursułtana Nazarbajewa.
20. yüzyılda ise yemek sanatına olan ilgi eskiye nazaran daha da arttı.XX stulecia, gdy wzrosło zainteresowanie jego sztuką.
Ablütofobi, erkeklere nazaran, çocuklarda ve kadınlarda daha çok görülür.Zjawiają się widma pana, dziewczyny, dzieci.
Bu tanklar süvari tanklarına nazaran daha kalın bir zırhla kaplı idi.Rozpatrywano przede wszystkim uzbrojenie czołgu w armatę o większym kalibrze.
Erciş'in ovalık mahallelerinde hayvancılık yapanlara nazaran, yaylada kalma süresi Şehirpazar'da daha kısadır.Där lever de som vägt mindre än Sanningens fjäder i välbehag i Osiris eviga rike.
Migren oranları, Asya ve Afrika’da, batı ülkelerine nazaran biraz daha düşüktür.Förekomsten av migrän är något lägre i Asien och Afrika än i västvärlden.
Taretli araçlar, taretsiz araçlara nazaran daha pahalıya üretiliyorlardı.Vagnar med kanontorn är dyrare att tillverka än sådana utan torn.
Şarkı, önceki iki şarkıya nazaran daha düşük başarılar elde etmiştir.Som ett resultat gjorde sången inte har så mycket framgång som de tidigare två singlar.
Fakat bazı palet ölçüleri diğerlerine nazaran oldukça yaygın kullanılmaktadır.Notera dock att vissa molntyper ofta breder ut sig till andra nivåer.
Alt mahalle buna nazaran biraz daha eğiktir.Terrängen runt Nazareth är lite kuperad.
Bunun sebebi bir şirket Amerikan Hükümeti’ne nazaran daha çok borç alma eğiliminde olmasıdır.Причина цього в тому, що корпорація набагато більш імовірно збанкрутує, ніж американський уряд.
Migren oranları, Asya ve Afrika’da, batı ülkelerine nazaran biraz daha düşüktür.В Азії та Африці рівень мігрені дещо нижчий порівняно із західними країнами.
Genelde nazar boncukları göz şeklinde olur.Полоненим касікам зазвичай виколювати очі.
Hurûfîliğin nazariyesine göre insan gözünün biri Cebrâil diğeri de Azrâil’dir.Při pohledu na ně člověk zkamení, přinejmenším tedy při pohledu na Medúsu, která z nich jediná byla smrtelná.
5) Nâzar ber-kadem Anlamı Gözün ayak ucuna bakarak yürünmesi, fuzûli (boş) bakışlardan muhafazasıdır.Najdou se ojedinělé výjimky: ko (kráva) → kyr (krávy), øye (oko) → øyne (oči).
Ayrıca konut ve taşıt kredisi masraflarına nazaran, daha düşük maliyetler ile sunuluyor.Nabízí hotovostní i bezhotovostní zápůjčky pro zájemce s nižším příjmem.
Migren oranları, Asya ve Afrika’da, batı ülkelerine nazaran biraz daha düşüktür.Migréna není v Asii a Africe tak široce rozšířena jako v západních zemích.
Şans Hayır Muska NazarlıkBěh naděje – Sokol Třebíč
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod