Ana içeriğe geç
Sözlük

naz ile cümle

naz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Hekimin bunu nazarı dikkate alması gerekir.Pour les articles homonymes, voir Nazaré.
O nazikçe saçlarını okşuyor ve o o geri geldi ne kadar mutlu gösteriyor.Il est saisi d'effroi par son apparition et fou de joie quand il se rend compte qu'elle est bien réelle.
Çok kibar ve naziktir.Il est très poli et généreux.
Altı defa Hariciye Nazırlığı, üç defa da Maarif Nazırlığı yapmıştır.Face à Jadis et trois Scavengers, il réitère sa proposition.
Nazi Almanyası Avusturya'yı istila edince, Gödel 32 yaşında doğrudan Alman vatandaşı olmuş oldu.Lorsque Hitler ordonne l'annexion de l'Autriche, Gödel devient allemand (il a alors 32 ans).
Yükselen Yahudi aleyhtarlığı dolayısıyla Nazi Almanyasından ayrılmak zorunda kaldı.D'origine juive, il a été forcé de fuir l'Allemagne.
Bu önlemler, Naziler tarafından 1935’te yürürlüğe giren Nürnberg Irk Kanunlarını model almıştı.Suivirent les lois dites de Nuremberg, en 1935.
Eşinin tuttuğu günlüklerden öğrenilen kadarıyla Nazilerin Yahudi düşmanlıklarına şaşıracaktır.Des notes de son journal intime révèlent qu'il trouve les juifs cruels .
Bunun için Nazan'ın hayatını altüst etmekten çekinmeyecektir.Cela n’empêche pas la rancœur de Baudouin.
Bu filmden alıntılar bir Nazi propaganda filmi olan Der ewige Jude (Sonsuz Yahudi)'e dahil edildi.Pendant une fête dans le film est projeté le film de propagande nazi Le Juif éternel.
İkinci kuşak ise Nazi Almanya'sından kaçarak gelmişlerdir.Deux millions de Parisiens fuient l'arrivée des Allemands.
Manasatır şimdi Museo Nazionale di San Marco ya evsahipliği yapmaktadır.Il s'agit peut-être du Musée national San Matteo. ↑ Cf.
Ancak Nazizm tek başına Hristiyanlığın kaçınılmaz bir sonucu değildir."Le christianisme historique n'en est pas l'unique source.
"'Ressam Halim': Nâzım Hikmet".Et Dieu est Omniscient et Sage. » (Cor.
Nazım Resmor Öztelli (d.Les Indépendants républicains (IR).
Mezarı Neo-Naziler için bir toplanma noktası haline gelemeyeceği kadar bilinmeyen bir yerdedir.Leur enquête les fait découvrir une secte sans nom, liée à un groupe néo-nazi.
Nazilerin Yahudilere karşı saldırıları genelde Yahudi bayramlarına denk gelmekteydi.Les nazis frappaient souvent les Juifs à coup de bâtons.
1938 - Nazi Almanyası, Yahudilere ait pasaportların iptal edildiğini duyurdu.Début 1938, les passeports des Juifs allemands sont confisqués.
Özel ^ Nazmi Eroğlu.Sales vermines répugnantes.
Stylus: Tüm ekipmanlar arasında belki de en nazik yapıya sahip ayrıntı,plak iğnesi.Great Star : Sans aucun doute la plus mauvaise machine, quels que soient les volets.
O, Hitler ve Nazi Rejiminin ateşli bir rakibi olmasıyla ünlüydü.Celle-ci sera l'une des sources d'inspiration de Hitler et du Parti nazi.
Mısır Sultanı Fuad ilk olarak Nazlı'yı opera gösterisinde gördü.Nazli Sabri rencontre pour la première fois le sultan Fouad Ier d'Égypte lors d'une représentation à l'opéra.
Gürcü Taburu, ilk gün 400 Nazi askerini öldürdü.En tout, quatorze Huelgoatains ont été sauvagement abattus par les soldats nazis ce jour-là.
T4 operasyonu, Nazi Almanyası'nda zorla yapılan ötanazi programı.Aéronautique Fusée A4 développée par l'Allemagne nazie.
1839'da Ticaret Nazırı oldu.Les travaux débutèrent en 1839.
Ülkede, Ortodoks mezhebi Katolikliğe nazaran daha baskındır.Au sud, la noblesse catholique domine toujours.
İlk önceleri Kaptan-ı Deryalık görevini de Bahriye Nazırı yürütmekteydi.Ils proposèrent au premier de faire une promenade en mer.
Ancak gazelden daha uzun bir nazım şeklidir.L'idée remonte au moins aussi loin que Galilée.
1865'de İstanbul'a döndü ve Evkaf Nazırı olarak görevlendirildi.En 1650, il rentre à Toulouse et est nommé supérieur provincial.
Kendisi milliyetçi ve Yahudi aleyhtarı; aktif bir Nazi ideoloji savunucusudur.La première est essentiellement juive et défend une position pro-israélienne.
Nazi casusları tarafından Celil ve arkadaşları yakalandı.Son matériel et sa trésorerie furent confisqués par les responsables nazis.
"Nâzım değil, imajı cezalandırıldı" .Je n’ai rien de cassé mais mon ligament est blessé.”
Naziler ona "sarışın zehir" adını verdi.Les Allemands lui ont donné le surnom d’« Hirondelle de la mort ».
Rakiplerine nazaran %25 daha düşük fiyatı ile ilgiyi üstüne çekmiştir.Shinzo Abe souhaiterait baisser l'impôt sur les sociétés à 25 %.
1955) 1907 - Baldur von Schirach, Nazi Almanyası'nda Hitler Gençliği lideri (ö.Baldur von Schirach (1907-1974), le chef des Jeunesses hitlériennes dans l'Allemagne nazie.
2,9 kilo boş ağırlığı ile M16A1'e nazaran Galil 3,9 kg'dır.Il est plus lourd que le fusil M16A1, qui pèse 2,9 kg vide contre 3,9 kg pour le Galil.
Almanya'da aşırı milliyetçi söylemler direkt olarak neo-Nazizm ile ilişkilendirilir.Hors d’Allemagne, le terme Reich est aujourd’hui fortement associé au régime nazi.
2012 yılında Nazilli Belediyespor'a transfer oldu.Il a été soumis à la Commission nationale du débat public en novembre 2012.
Bu inancın Türk kültürüne nazar boncuğu olarak geçtiği sanılmaktadır.Cette forme semble être un emprunt à la poésie ukrainienne.
1 Haziran - Sümerbank Nazilli Basma Sanayii Müessesesi kuruldu.7 juin : fondation de l'Union suisse des paysans à Berne.
Bu tarihten sonra vakıfların sayısı artıkça çeşitli evkaf nazırlıkları kuruldu.Avant cela, le nombre de séquences était plus nombreux pour les différentes messes.
II. Dünya Savaşı'ndaki Nazilerin yenilgisinden sonra, Müttefikler Avusturya'yı işgal etti.À la fin de la Seconde Guerre mondiale, les troupes alliées occupèrent l'Autriche.
Naziler amaçlarına ulaşmak için propagandayı hayati bir araç olarak görmüşlerdir.Les nazis organisèrent alors des fouilles à grand spectacle dans un but de propagande.
O çok nazikti.Él era muy amable.
Bize karşı çok naziktin.Tú fuiste muy amable con nosotros.
O bana karşı nazik.Él es amable conmigo.
Nazik yardımınız için tekrar teşekkürler.Gracias de nuevo por su amable ayuda.
O çok nazik.Es muy amable.
Benimle nazikçe konuştu.Habló amablemente conmigo.
O nazik bir kişi.Él es una persona amable.
Ona karşı nazik ol, Bill.Sé amable con ella, Bill.
Tom'un nazik olduğunu düşünüyorum.Creo que Tom es amable.
O, naziktir.Ella es amable.
Ken kızlara karşı naziktir.Ken es amable con las chicas.
O nazik bir insandır.Es una persona amable.
Onlar bana karşı çok nazik.Son muy amables conmigo.
O, çocuklara karşı naziktir.Es amable con los niños.
Siz hem güzel hem de naziksiniz.Eres guapa y amable.
Onların çoğu bize karşı naziktiler.Muchos de ellos fueron amables con nosotros.
O, her zaman herkese karşı naziktir.Siempre es amable con todo el mundo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod