Ana içeriğe geç
Sözlük

naz ile cümle

naz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
1931'de Nazi Partisi'ne (üye no:474481) ve SA'ya girdi.Le 1er mars 1931, il rejoignit le Parti nazi et devint le membre n°474 481,.
Nâzım Hikmet'in yönlendirmesi ile masal yazmaya başlamıştır.Et de privilégier alors la sagesse au savoir.
Nazilerin ırkçı teorilerini eleştirdi.Elle propage donc les thèses nazies.
Ayrıca “koçkar ”ın başı kutlu olup, insanları kötülüklerden koruması için nazarlık olarak da kullanılır.La force doit être supplée par la bonté afin de protéger les plus faibles.
Memleketimden İnsan Manzaraları, Nâzım Hikmet.Pour les articles homonymes, voir Le Sage.
Abdülaziz döneminde Kaptan-ı Derya'lık terk edildi, Bahriye Nazırlığı'na geçildi.À l’heure de l’accident, le commandant avait quitté la passerelle pour prendre son petit déjeuner.
Ümit Nazlı Boyner: "Berkin Elvan ailesine ve tüm sevenlerine sabır diliyorum.Cordialement à toute ma famille et notre Bernhard.
Ardından Nafıa Nazırlığı görevine gelmiştir.Il pénètre ensuite la plaine de Cilicie (Çukurova).
Üzerinde Nazka levhası ve Juan de fuca Levhası bulunmaktadır.Ils impliquent cette même plaque Juan de Fuca.
1938 yılında Nazi zulmünden kaçan ailesi New York'a taşındı.En 1938, sa famille, fuyant les persécutions nazies, part pour New York.
İlk bestesi “Nazar değmesin” adlı eseridir.Le sixième est le « principe de non-ingérence ».
Jörg Haider, nazi dönemini öven, sağcı popülist söylemleriyle bilinmektedir.L'historien JJ Jordi n'hésitant pas à parler d'épuration ethnique.
3 gün sonra Nazi Almanyası da ABD'ye savaş ilan etti.Quatre jours plus tard, l'Allemagne a déclaré la guerre aux États-Unis.
Nazende Sevgilim Bir miyiz?Où est mon bien-aimé?
Nazım Hikmet Heykeli.L'Impossible Sainteté.
Bu ilke Nazi Almanyası'nın dış politikasının temelini oluşturmuştur.Cette particularité allemande découle de la politique du Troisième Reich.
Hurûfîliğin nazariyesine göre insan gözünün biri Cebrail diğeri de Azrail’dir.Onihitokuchi (en) - oni ayant un seul œil et tuant les humains.
Hudal bu görevini aranan azılı Nazi savaş suçlularını kaçırmak için kullanır.Hudal se servit de cette position pour aider des criminels de guerre nazis à s’échapper.
Nazi Almanyasının üsteğmen'i.Maréchal de l'armée allemande.
1939 yılında, 29 yaşındayken, nazilerden Polonya kaçtı .En 1939, à l'âge de 29 ans, il a fui la Pologne pour échapper à la « peste brune » .
Erişim tarihi: 1 Kasım 2008. ^ "Yabancı Damat'ın Nazire'si Avrupa Yakası'nda..."Consulté le 11 août 2008. ↑ (de) Wann sehen wir die erste Frau in der Bundesliga?.
Nazım, giderek nesre yaklaşmış olur.Peu à peu, il se rapproche du Bund.
Karar devlet başkanı Nursultan Nazarbayev tarafından imzalanarak yürürlüğe girdi.Il vise à étendre le mandat du président Noursoultan Nazarbaïev.
Nazirite yeminini kabul eden akımlardır.Ce sont les ennemis jurés des nains.
Bu dönemde bu bölge Naziler tarafından işgal edilir.Par conséquent, le pays est occupé par les Nazis.
İşte Mars'taki bu üste Naziler gelecek olan Aldebaranlıları bekliyorlar.Or, ce sont ces mêmes barbares qui vont s'implanter en Occident.
Sovyetler Birliği, Nazi Almanyası'nı kesin olarak yenince, 1945 ve 1946 yılında konuyu tekrar gündeme getirdi.Après la victoire des Alliés sur l'Allemagne, les Soviétiques reviennent sur la question en 1945 et 1946.
Naziler tarafından 1941'de öldürülmüştür.Il fut tué par les Nazis en 1943.
Şaraba nazaran hafif ekşimsi bir tadı vardır.Le rhizome a un léger goût de mangue crue.
Nazik ve kibar bir insandır." demiştir.Et il est un homme d'une parfaite courtoisie."
İki filozofun Fransiz Klasik nazımının en üstün örneklerini verdikleri düsünülür.Ils ont aussi tous les deux comme particularité d'être les plus anciens clubs français dans leur discipline.
O, köpeği nazikçe okşuyordu.Le gentilé est Taillepiétais.
Ustada cevap olarak yapmış olduğu işe nazar değdiğini hükümdara söylemiş.Le gouverneur semblait satisfait de l'honneur qui lui fut fait.
1970'lerin sonu ve 1980'lerde, muhtemelen en çok aranan Nazi kaçağı olarak hâlâ hayatta idi.Il est, durant les années 1980, un des nazis les plus recherchés.
Taretli araçlar, taretsiz araçlara nazaran daha pahalıya üretiliyorlardı.Les cascades à répétition rendaient en réalité la voiture inutilisable par la suite.
O da Nazz a aşıktır.Il fut également toujours malheureux en amour.
1890 yılının Ocak ayına kadar bu görevde kaldıktan sonra Mayıs ayına kadar Evkaf Nazırlığı yaptı.Alors s'il est mort en 1899, ce ne peut être qu'entre janvier et avril.
Vücut yapısı geometrik şemaya uygundur, çok ince belle genç bir kızın nazik görünümü verilmektedir.Ce démon destructeur a l'apparence d'une fort belle jeune femme.
1932'de Nazi Partisi'ne katıldı ve diplomat olarak kariyerine başladı.En 1932, il adhéra au parti nazi , dont il devint un militant actif.
Birlik özellikle olası bir Nazi işgaline karşı direniş için örgütlenmiştir.Il est vite intimement convaincu de la nécessité d'organiser la résistance à l'envahisseur nazi.
30:3 Nazir (Kendini Tanrı'ya adayan) saçını uzatmalı Num.Le nazir doit laisser ses cheveux pousser ( 6,5.)
Nazım Hikmet'in şiirlerini ilk besteleyenlerdendir.Il récite en premier les litanies des saints.
6 Temmuz - Nursultan Nazarbayev, Kazak politikacı, cumhurbaşkanı.6 juillet : Noursoultan Nazarbaïev, homme d'État kazakh, président de la République du Kazakhstan.
Benzer kanunlar Avrupa’daki diğer Nazi müttefikleri tarafından uygulandı.Cette version a été développée au profit de forces navales alliées des États-Unis.
Nazım birimi dörtlüktü.Le Vieux Mendiant 4.
Okulun temel amacı, normal üniversitelere nazaran uygulamalı mesleki eğitim amaçlıdır.À l’école, Noa est confrontée au racisme ordinaire.
Nazgul'ler ilk defa görülür.Les Nabatéens sont mentionnés pour la première fois.
Bunun üzerine Kadir suresi nâzil oldu:."Yehida Mishtartit Mistaravim (YAMAS) (Israel)."
1933 yılında, çalışmaları Nazilerce dejenere sanat olarak kabul edildi.En 1933, le régime nazi considéra ses œuvres comme de l'art dégénéré.
Edna da bu nazik adamdan hoşlanır.France trouve tout de même ce policier très sympathique.
Okulların hepsi Azerbaycan'ın Millî Eğitim Bakanlığı (Millî Təhsil Nazirliyi) tarafından idare edilmektedir.L'éducation en Azerbaïdjan est réglementée par le Ministère de l'éducation de l'Azerbaïdjan.
Nazan bebeğini aldıracaktır.Ulysse emporte l’enfant.
Nazilerin başa geçmesinden sonra, Anna Seghers kısa süreliğine Gestapo tarafından gözaltına alındı.Maria Rentmeister est arrêtée par la Gestapo peu après.
Bu nazım şekli de mesnevidir.Et cette astuce est la forme.
Onlar nazik ricalarda bulundular, kara bir tarih yazdılar.Il était proche de ce dernier et ils partagent un passé commun sombre.
Nazan, Nilgün ve Ayşin çok yakın arkadaştırlar ve çocuklukları bebaber geçmektedir.Le bébé d'Hélène et Nicolas va bien, ce sont des parents comblés.
Manzum Edda ve Snorri Sturluson tarafından yazılan Nazım Edda'da geçer.Son origine et sa nature sont décrits par Snorri Sturluson dans l’Edda de Snorri.
Nâzım Hikmet'in İşte Böyle Laz İsmail adlı şiirinde de geçmektedir.)Le Coran le mentionne comme étant un sage.
Sanatçı, bu oyunda Nâzım Hikmet rolünü oynadı.Dans cette saga, il jouait son mauvais mari.
Kitaplarından biri Naziler tarafından yakıldı.Ses livres, interdits, furent brûlés par les nazis.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod