Parça 5 (77-88 bölümler) Devletin savunulması ve yönetilmesi hakkında nasihatler içerir.الجزء 5 (المواد 26-31) يحكم التصديق ودخول حيز النفاذ وتعديل العهد.
Parça 5 (77-88 bölümler) Devletin savunulması ve yönetilmesi hakkında nasihatler içerir.Parte 5 (Capítulos 77-88) contém advertências para o Imperador sobre o governo e defesa do Estado.
Ertuğrul'a yardım eder, nasihatler verir.Porém, este se recusa a ajudá-los e os abandona.
Babamın bu nasihatına daima kıymet verdim."Dediquei-me ao sonho sempre com a ajuda do meu pai.
“Dikkatli olunuz!” boş sözü belki bir tehdit veya belki de bir nasihat olarak hissedilebilir.Uma mesma sentença pode ser usada como imperativa, como aviso ou ameaça, bem como uma solicitação“.
Ertuğrul'a yardım eder, nasihatler verir.Ze helpt hem (graag) en knipoogt naar hem.
Fakat Yezid sonunda etrafındakilere dayanıp bu nasihatlere kulak asmadı.(Het bevel om zich te verwijderen had hij niet gehoord omdat hij doof was.)
Bizim nasihata ihtiyacımız yoktur.Nie daliśmy rady.
Nasihati bizlere değil, bizi iktisaden öldürmeye çalışan zümreye vermeniz lâzımdır.” fikriyetNie bój się tych, którzy ciała zabijają, lecz ducha zabić nie mogą."
Bir nasihatname özelliğindedir.Ett råd om försiktighet.
"Kosovalılara üç nasihat".«Три оповідання про Христа».
“Dikkatli olunuz!” boş sözü belki bir tehdit veya belki de bir nasihat olarak hissedilebilir.Резолюції можуть бути як рішеннями зобов’язального характеру, або як рекомендаційного.
Keçal onu aklından çıkar diye nasihat eder.Marketingový tým mu ji zřejmě zapomněl vrýt do paměti.
Diğer bir isteği de 'ibret ve nasihat mahiyeti taşıyan ayetlerin genişçe izah edilmesi' idi.Însuși Coranul este un semn care indică alte semne, surele.
“Dikkatli olunuz!” boş sözü belki bir tehdit veya belki de bir nasihat olarak hissedilebilir.Interjecția predicativă poate fi un cuvânt propoziție precum Na!, Poftim! sau Hai!
Her şeyden önce hikâyelerin çoğu belirli bir nasihat taşır ve ahlaki niteliğe sahiptir.Cele mai multe din tablourile sale peisagiste spun o poveste sau au un mesaj moral.
Bizim nasihata ihtiyacımız yoktur.Nu cere sfatul nimănui.
"Kosovalılara üç nasihat".Municipiile din Kosovo ^ Prizrenit”.
Bizim nasihata ihtiyacımız yoktur.Nincs szüksége pártfogásra.
Birlikte her zaman akıllı ve mantıklı davranmaya çalişmalarını onlara nasihat eder.Folyton okoskodik és kéretlen tanácsokat ad mindenkinek.
Sonunda şimdi sana nasihat vereyim.Végül előléptetik.
Birlikte her zaman akıllı ve mantıklı davranmaya çalişmalarını onlara nasihat eder.Όλα αυτά του έδωσαν τη δύναμη να χειρίζεται πάντα τα θέματά του με μαεστρία και άνεση.
Bizim nasihata ihtiyacımız yoktur.Tidak memerlukan iklan.
Sonunda şimdi sana nasihat vereyim.Cuối cùng, cô nhận được một lá thư từ anh.
Ertuğrul'a yardım eder, nasihatler verir.啓一に泣きつかれ、渋々涼子を守る手助けをする。
Bizim nasihata ihtiyacımız yoktur.おすすめが使用できない。
Sonunda şimdi sana nasihat vereyim.終盤でも主人公に助言する。
Fakat Yezid sonunda etrafındakilere dayanıp bu nasihatlere kulak asmadı.趙匡胤堅拒,眾將士不聽,迫其上馬南行回京。
Poitier ona hep hayat hakkında nasihatlar veriyordu.史懷哲在他的一生都主張尊重生命。
Onlara acır, ancak verdiği nasihatlerin de dinlenmesini ister.藉令欲自图不轨,尚未可知,而今谓其欲佐胡惟庸者,则大谬不然。
Şiirin içeriği öğütler ve nasihatlerden oluşur ve genelde Naser Xosro'nun şiirlerine benzer.相類似的按鍵組合還有IJKL,用於小數以DHTML或JavaScript寫成的遊戲。
Sonunda şimdi sana nasihat vereyim.終於尚書令。
Onlara acır, ancak verdiği nasihatlerin de dinlenmesini ister.그는 호를 회재(晦齋)라 하여 주자의 뜻을 계승하고 그대로 따를 것을 결심한다.
Bizim nasihata ihtiyacımız yoktur.조언도 해주지 않았다.
Sonunda şimdi sana nasihat vereyim.그러나 마침내 너에게서 불의가 드러났다.
Devlet ricalından aldığı nasihatlere uyan Abdülmelik kendi isteklerini zorlamadı.유헌의 참언을 들은 원담은 왕수를 중용하지 않았다.
Fakat Yezid sonunda etrafındakilere dayanıp bu nasihatlere kulak asmadı.이후 사간원에서 그의 적합하지 못함을 들어 반대하였으나 명종이 듣지 않았다.
Bu suçlamaların kaynağını, tiyatronun ahlaki nasihatler için bir kaynak olduğu inancıydı.Тези атаки се основават на класическата теория, че театърът е място за морални наставления.
Parça 5 (77-88 bölümler) Devletin savunulması ve yönetilmesi hakkında nasihatler içerir.Dio 5 (poglavlja 77-88) sadrži savjete caru o upravljanju i obrani države.
Babamın bu nasihatına daima kıymet verdim.Ponudu je prihvatio na očev savjet.
Ayrıca Niks'in bir mağarası vardır, burada kehanet ve nasihatlerde bulunur.Nikta se nalazi u pećini, u kojoj daje proročanstva.
Bizim nasihata ihtiyacımız yoktur.Nie je potreba protiváha.
Poitier ona hep hayat hakkında nasihatlar veriyordu.Wapello sa snažil vždy presadzovať mier.
Poitier ona hep hayat hakkında nasihatlar veriyordu.Tbilisis per visą savo istoriją garsėjo religine tolerancija.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Ale jasne pripúšťa aj výnimky.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Ale oczywistym jest, że istnieją wyjątki.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Dar în mod evident pot exista şi excepţii.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.De még az alól is vannak kivételek.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.하지만 거기에는 예외가 분명히 있습니다.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Maar hierop zijn uitzonderingen.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Ma chiaramente ci sono eccezioni.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Mais il comprend des exceptions claires.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Mas claramente admite exceções.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Mutta selvästi se vaatii poikkeuksia.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Nhưng rõ ràng là có các trường hợp ngoại lệ.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Pero claramente admite excepciones.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Přesto to jasně připouští výjimky.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Όμως σαφώς επιτρέπει τις εξαιρέσεις.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Но, очевидно, той позволява изключения.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Но этот принцип, естественно, допускает исключения.