Ana içeriğe geç
Sözlük

nasır ile cümle

nasır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.Portanto, tem misericórdia de quem quer, e a quem quer endurece.
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.Så forbarmer han sig da over den, som han vil, men forhærder den, som han vil.
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.So erbarmt er sich nun, welches er will, und verstockt, welchen er will.
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.Tako torej komur hoče, je milosten, a kogar hoče, zakrkne.
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.Tak tedy nad kým sa chce zmilovať, nad tým sa zmilováva, a koho chce zatvrdiť, toho zatvrdzuje.
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.Αρα λοιπον οντινα θελει ελεει και οντινα θελει σκληρυνει.
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.Итак, кого хочет, милует; а кого хочет, ожесточает.
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.Тим ж то, кого хоче, милує, а кого хоче, ожорсточує (окаменює).
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.ויוצא מזה כי את אשר יחפץ יחננו ואת אשר יחפץ יקשהו׃
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.فاذا هو يرحم من يشاء ويقسي من يشاء.
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.如 此 看 來 、 神 要 憐 憫 誰 、 就 憐 憫 誰 、 要 叫 誰 剛 硬 、 就 叫 誰 剛 硬
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.如此 看來 、 神 要 憐憫誰 、 就 憐憫誰 、 要 叫 誰剛 硬 、 就 叫 誰剛硬
‹‹Doğrusu ben de, Nasıralı İsa adına karşı elimden geleni yapmam gerektiği düşüncesindeydim.Ačť i mně se zdálo, že by mi náležité bylo, proti jménu Ježíše Nazaretského mnoho odporného činiti,
‹‹Doğrusu ben de, Nasıralı İsa adına karşı elimden geleni yapmam gerektiği düşüncesindeydim.Anch'io credevo un tempo mio dovere di lavorare attivamente contro il nome di Gesù il Nazareno
‹‹Doğrusu ben de, Nasıralı İsa adına karşı elimden geleni yapmam gerektiği düşüncesindeydim.Eu, na verdade, cuidara que devia praticar muitas coisas contra o nome de Jesus, o nazareno;
‹‹Doğrusu ben de, Nasıralı İsa adına karşı elimden geleni yapmam gerektiği düşüncesindeydim.Jag för min del menade alltså att jag med all makt borde strida mot Jesu, nasaréens, namn;
‹‹Doğrusu ben de, Nasıralı İsa adına karşı elimden geleni yapmam gerektiği düşüncesindeydim.Jeg for min del trodde nu at jeg burde gjøre meget imot Jesu, nasareerens navn;
‹‹Doğrusu ben de, Nasıralı İsa adına karşı elimden geleni yapmam gerektiği düşüncesindeydim.Jeg selv mente nu også at burde gøre meget imod Jesu, Nazaræerens Navn,
‹‹Doğrusu ben de, Nasıralı İsa adına karşı elimden geleni yapmam gerektiği düşüncesindeydim.나도 나사렛 예수의 이름을 대적하여 범사를 행하여야 될줄 스스로 생각하고
‹‹Doğrusu ben de, Nasıralı İsa adına karşı elimden geleni yapmam gerektiği düşüncesindeydim.Luulin minäkin, että minun tuli paljon taistella Jeesuksen, Nasaretilaisen, nimeä vastaan,
‹‹Doğrusu ben de, Nasıralı İsa adına karşı elimden geleni yapmam gerektiği düşüncesindeydim.Nuž ja som myslel v sebe, že musím urobiť menu Ježiša Nazarejského mnoho na priekor,
‹‹Doğrusu ben de, Nasıralı İsa adına karşı elimden geleni yapmam gerektiği düşüncesindeydim.Pour moi, j`avais cru devoir agir vigoureusement contre le nom de Jésus de Nazareth.
‹‹Doğrusu ben de, Nasıralı İsa adına karşı elimden geleni yapmam gerektiği düşüncesindeydim.Pues yo, a la verdad, había pensado que debía hacer muchas cosas contra el nombre de Jesús de Nazaret
‹‹Doğrusu ben de, Nasıralı İsa adına karşı elimden geleni yapmam gerektiği düşüncesindeydim.Şi eu, ce -i drept, credeam că trebuie să fac multe lucruri împotriva Numelui lui Isus din Nazaret,
‹‹Doğrusu ben de, Nasıralı İsa adına karşı elimden geleni yapmam gerektiği düşüncesindeydim.Thật , chính mình tôi đã tin rằng nên dùng đủ mọi cách thế_mà chống lại danh Jêsus ở Na-xa-rét .
‹‹Doğrusu ben de, Nasıralı İsa adına karşı elimden geleni yapmam gerektiği düşüncesindeydim.Thật, chính mình tôi đã tin rằng nên dùng đủ mọi cách thế mà chống lại danh Jêsus ở Na-xa-rét.
‹‹Doğrusu ben de, Nasıralı İsa adına karşı elimden geleni yapmam gerektiği düşüncesindeydim.Tudi jaz sem sicer menil, da moram zoper ime Jezusa Nazarečana storiti veliko nasprotnega.
‹‹Doğrusu ben de, Nasıralı İsa adına karşı elimden geleni yapmam gerektiği düşüncesindeydim.Zwar meinte ich auch bei mir selbst, ich müßte viel zuwider tun dem Namen Jesu von Nazareth,
‹‹Doğrusu ben de, Nasıralı İsa adına karşı elimden geleni yapmam gerektiği düşüncesindeydim.Εγω μεν εστοχασθην κατ' εμαυτον οτι επρεπε να πραξω πολλα εναντια εις το ονομα του Ιησου του Ναζωραιου
‹‹Doğrusu ben de, Nasıralı İsa adına karşı elimden geleni yapmam gerektiği düşüncesindeydim.Менї справдї й самому здавалось, що проти імени Ісуса Назорея треба багато робити.
‹‹Doğrusu ben de, Nasıralı İsa adına karşı elimden geleni yapmam gerektiği düşüncesindeydim.Правда, и я думал, что мне должно много действовать против имени Иисуса Назорея.
‹‹Doğrusu ben de, Nasıralı İsa adına karşı elimden geleni yapmam gerektiği düşüncesindeydim.הן לפנים אני חשבתי צדקה לצרר את שם ישוע הנצרי עד מאד׃
‹‹Doğrusu ben de, Nasıralı İsa adına karşı elimden geleni yapmam gerektiği düşüncesindeydim.‎فانا ارتأيت في نفسي انه ينبغي ان اصنع امورا كثيرة مضادة لاسم يسوع الناصري‎.
‹‹Doğrusu ben de, Nasıralı İsa adına karşı elimden geleni yapmam gerektiği düşüncesindeydim.從 前 我 自 己 以 為 應 當 多 方 攻 擊 拿 撒 勒 人 耶 穌 的 名
‹‹Doğrusu ben de, Nasıralı İsa adına karşı elimden geleni yapmam gerektiği düşüncesindeydim.從前 我 自己 以 為應當 多方 攻擊 拿撒勒人 耶穌 的 名
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.A jam odpowiedział: Ktoś jest, Panie? I rzekł do mnie: Jam jest Jezus Nazareński, którego ty prześladujesz.
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.A já odpověděl jsem: Kdo jsi, Pane? I řekl ke mně: Jáť jsem Ježíš Nazaretský, kterémuž ty se protivíš.
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.A ja som odpovedal: Kto si, Pane? A povedal mi: Ja som Ježiš Nazarejský, ktorého ty prenasleduješ.
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.,Cine eşti, Doamne?` am răspuns eu. Şi El mi -a zis: ,Eu sînt Isus din Nazaret, pe care -L prigoneşti.``
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.Då svarade jag: 'Vem är du, Herre?' Han sade till mig: 'Jag är Jesus från Nasaret, den som du förföljer.'
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.Én pedig felelék: Kicsoda vagy, Uram? És monda nékem: Én vagyok a názáreti Jézus, a kit te kergetsz.
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.Entonces yo respondí: "¿Quién eres, Señor?" Y me dijo: "Yo soy Jesús de Nazaret, a quien tú persigues.
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.Eu respondi: Quem és tu, Senhor? Disse-me: Eu sou Jesus, o nazareno, a quem tu persegues.
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.Ich antwortete aber: HERR, wer bist du? Und er sprach zu mir: Ich bin Jesus von Nazareth, den du verfolgst.
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.Jaz pa odgovorim: Kdo si, Gospod? In mi reče: Jaz sem Jezus Nazarečan, ki ga ti preganjaš.
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.Jeg svarte: Hvem er du, Herre? Og han sa til mig: Jeg er Jesus fra Nasaret, han som du forfølger.
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.Je répondis: Qui es-tu, Seigneur? Et il me dit: Je suis Jésus de Nazareth, que tu persécutes.
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.내가 대답하되 주여 뉘시니이까 하니 가라사대 나는 네가 핍박하는 나사렛 예수라 하시더라
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.Lalu saya bertanya, 'Siapakah Engkau, Tuan?' 'Akulah Yesus orang Nazaret itu yang kauaniaya,' jawab-Nya
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.Men jeg svarede: Hvem er du, Herre? Og han sagde til mig: Jeg er Jesus af Nazareth, som du forfølger.
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.Risposi: Chi sei, o Signore? Mi disse: Io sono Gesù il Nazareno, che tu perseguiti
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.Tôi trả lời rằng: Lạy Chúa, Chúa là ai? Ngài phán: Ta là Jêsus ở Na-xa-rét mà ngươi đương bắt bớ đây.
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.Tôi trả_lời rằng : Lạy_Chúa , Chúa là ai ? Ngài phán : Ta là Jêsus ở Na-xa-rét mà ngươi đương bắt_bớ đây .
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.'Wie bent U, Here?' vroeg ik. 'Ik ben de Jezus van Nazareth, Die u vervolgt', was het antwoord.
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.Εγω δε απεκριθην Τις εισαι, Κυριε; Και ειπε προς εμε Εγω ειμαι Ιησους ο Ναζωραιος, τον οποιον συ διωκεις.
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.А другарите ми видяха светлината, но не чуха гласа на тогова, който ми говореше.
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.Я ж озвавсь: Хто єси, Господи? і рече до мене: Я Ісус Назорей, котрого ти гониш.
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.Я отвечал: кто Ты, Господи? Он сказал мне: Я Иисус Назорей, Которого ты гонишь.
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.ואען ואמר מי אתה אדני ויאמר אלי אני ישוע הנצרי אשר אתה רדפו׃
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.‎فاجبت من انت يا سيد. فقال لي انا يسوع الناصري الذي انت تضطهده.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod