Ana içeriğe geç
Sözlük

nasır ile cümle

nasır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.我 回 答 說 、 主 阿 、 你 是 誰 。 他 說 、 我 就 是 你 所 逼 迫 的 拿 撒 勒 人 耶 穌
‹‹ ‹Ey Efendim, sen kimsin?› diye sordum. ‹‹Ses bana, ‹Ben senin zulmettiğin Nasıralı İsayım› dedi.我 回答 說 、 主阿 、 你 是 誰 。 他說 、 我 就是 你 所 逼迫 的 拿撒勒人 耶穌
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.A lud mówił: Tenci jest Jezus, on prorok z Nazaretu Galilejskiego.
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.A sokaság pedig monda: Ez Jézus, a galileai Názáretbõl való próféta.
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.A zástupy vravely: Toto je Ježiš, ten prorok z Galilejského Nazareta.
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.Chúng trả lời rằng: Ấy là Ðấng tiên tri Jêsus ở thành Na-xa-rét, xứ Ga-li-lê.
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.Chúng trả_lời rằng : Ấy_là Ðấng tiên_tri Jêsus ở thành Na-xa-rét , xứ Ga-li-lê .
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.Das Volk aber sprach: Das ist der Jesus, der Prophet von Nazareth aus Galiläa.
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.De mensen die met Jezus waren meegekomen, antwoordden: "Dit is Jezus, de profeet uit Nazareth in Galilea."
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu."Dia Nabi Yesus, dari Nazaret di Galilea," jawab orang banyak yang mengiringi Yesus
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.E as multidões respondiam: Este é o profeta Jesus, de Nazaré da Galiléia.
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.E la folla rispondeva: «Questi è il profeta Gesù, da Nazaret di Galilea»
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.,,Este Isus, Proorocul, din Nazaretul Galileii``, răspundeau noroadele.
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.무리가 가로되 갈릴리 나사렛에서 나온 선지자 예수라 하니라
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.La foule répondait: C`est Jésus, le prophète, de Nazareth en Galilée.
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.Ljudstvo pa pravi: Ta je prorok Jezus iz Nazareta v Galileji.
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.Men folket sa: Dette er profeten Jesus fra Nasaret i Galilea.
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.Men Skarerne sagde: "Det er Profeten Jesus fra Nazareth i Galilæa."
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.Niin kansa sanoi: "Tämä on se profeetta, Jeesus, Galilean Nasaretista".
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.Och folket sade: »Det är Jesus, profeten, från Nasaret i Galileen.»
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.Y las multitudes decían: --Éste es Jesús el profeta, de Nazaret de Galilea
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.Zástupové pak pravili: Toto jest ten Ježíš, prorok od Nazarétu Galilejského.
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.Οι δε οχλοι ελεγον Ουτος ειναι Ιησους ο προφητης ο απο Ναζαρετ της Γαλιλαιας.
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.А народът казваше: Той е пророкът Исус, Който е от Назарет Галилейски.
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.Народ же говорил: Сей есть Иисус, Пророк из Назарета Галилейского.
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.Народ же казав: Се Ісус, пророк із Назарета Галилейського.
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.ויאמרו המני העם זה הוא הנביא ישוע מנצרת אשר בגליל׃
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.فقالت الجموع هذا يسوع النبي الذي من ناصرة الجليل
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.眾 人 說 、 這 是 加 利 利 拿 撒 勒 的 先 知 耶 穌
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.眾人說 、 這是 加利利 拿撒勒 的 先知 耶穌
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.(94:8) „не ожесточите сердца вашего, как в Мериве, как в день искушения в пустыне,
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın."Älkää paaduttako sydäntänne, niinkuin Meribassa, niinkuin Massan päivänä erämaassa,
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.Ascoltate oggi la sua voce: «Non indurite il cuore, come a Meriba, come nel giorno di Massa nel deserto
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.Chớ cứng lòng như tại Mê-ri-ba , Như nhằm ngày Ma-sa trong đồng vắng ,
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.Chớ cứng lòng như tại Mê-ri-ba, Như nhằm ngày Ma-sa trong đồng vắng,
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın."Forhærder ej eders Hjerte som ved Meriba, som dengang ved Massa i Ørkenen,
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.Forherd ikke eders hjerte, likesom ved Meriba, likesom på Massadagen i ørkenen,
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın."Jangan keras kepala seperti leluhurmu di Meriba, seperti waktu mereka di Masa, di padang gurun
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.이르시기를 너희는 므리바에서와 같이 또 광야 맛사의 날과 같이 너희 마음을 강퍅하게 말지어다
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.Não endureçais o vosso coração como em Meribá, como no dia de Massá no deserto,
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.Ne keményítsétek meg a ti szíveteket, mint Meribáhnál, mint Maszszáh napján a pusztában:
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.N`endurcissez pas votre coeur, comme à Meriba, Comme à la journée de Massa, dans le désert,
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.nezatvrdzujte svojho srdca jako v Meríbe, jako v deň pokušenia na púšti,
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.Nezatvrzujte srdce svého, jako při popuzení, a v den pokušení na poušti,
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.Nie zatwardzajcież serca swego, jako w Meryba, a jako czasu kuszenia na puszczy.
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın."no endurezcáis vuestros corazones como en Meriba; como el día de Masá, en el desierto
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.,,Nu vă împetriţi inima, ca la Meriba, ca în ziua dela Masa, în pustie,
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.O att I villen i dag höra hans röst! Förhärden icke edra hjärtan såsom i Meriba, såsom på Massas dag i öknen,
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.so verstocket euer Herz nicht, wie zu Meriba geschah, wie zu Massa in der Wüste,
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.Wees niet koppig, zoals de mensen bij Massa en Mériba, indertijd in de woestijn.
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.μη σκληρυνητε την καρδιαν σας, ως εν τω παροργισμω, ως εν τη ημερα του πειρασμου εν τη ερημω
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.Не закоравявайте сърцата си както в Мерива. Както в деня, когато Ме изпитахте в пустинята,
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.אל תקשו לבבכם כמריבה כיום מסה במדבר׃
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.فلا تقسّوا قلوبكم كما في مريبة مثل يوم مسة في البرية
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.你 們 不 可 硬 著 心 、 像 當 日 在 米 利 巴 、 就 是 在 曠 野 的 瑪 撒
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.你 們 不 可 硬 著 心 、 像當 日 在 米利巴 、 就是 在 曠野 的 瑪撒
Nasıradan ayrılarak Zevulun ve Naftali yöresinde, Celile Gölü kıyısında bulunan Kefarnahuma yerleşti.a opustiac Nazaret prišiel a býval v Kafarnaume, ktoré leží pri mori, v krajoch Zabulona a Neftalima,
Nasıradan ayrılarak Zevulun ve Naftali yöresinde, Celile Gölü kıyısında bulunan Kefarnahuma yerleşti.A opustiv Nazarét, přišed, bydlil v Kafarnaum za mořem, v krajinách Zabulon a Neftalím,
Nasıradan ayrılarak Zevulun ve Naftali yöresinde, Celile Gölü kıyısında bulunan Kefarnahuma yerleşti.A părăsit Nazaretul, şi a venit de a locuit în Capernaum, lîngă mare, în ţinutul lui Zabulon şi Neftali,
Nasıradan ayrılarak Zevulun ve Naftali yöresinde, Celile Gölü kıyısında bulunan Kefarnahuma yerleşti.e, deixando Nazaré, foi habitar em Cafarnaum, cidade marítima, nos confins de Zabulom e Naftali;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod