Ana içeriğe geç
Sözlük

nasılsa ile cümle

nasılsa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Her nasılsa Michelangelo parayı kendisinde tutmayı başardı.Michelangelo luôn bảo vệ sự riêng tư của mình.
Ancak her nasılsa kesin bir kanıt elde edememişlerdi.Tuy nhiên, chưa có ai đưa ra được bằng chứng gì cụ thể.
Şimdi insan nasılsa, Tanrı öyleydi; Şimdi Tanrı nasılsa, insan öyle olacak."Chúng ta biết rằng: Thiên Chúa đã có, bây giờ chúng ta biết Ngài là ai.
Her nasılsa, Peter Pettigrew serbest kalır ve Ruh Emiciler Sirius Black’i yakalar.Peter Pettigrew từng dùng để nổ cả một con đường hòng thoát thân và đổ tội cho Sirius Black.
"Nasılsa zaman beni haklı çıkaracak" der.Thời gian sẽ trả lời."
Her nasılsa, bunu tamamiyle reddediyorum.Tuy nhiên cả ba đều từ chối.
Nasılsa seni kimse takmıyor.何者も介しないのです。
Her nasılsa, yapılan plana ters bir biçimde 1704 ve 1708 yılları artık yıl kabul edildi.こうしてまず1700年は平年とされたが、1704年、1708年は計画に反して閏年となってしまった。
Bu birlik o karmaşada nasılsa unutulmuştu.これに伴い支部は全廃するとされた。
"Nasılsa zaman beni haklı çıkaracak" der.私はいつまでやったらいいんですかね」と発言していた。
Nasılsa bana getirecekleri bir şeyleri kalmadı" diyebilmektedir sonunda.なら残せるものは残しておこうと思った」と語っている。
Her nasılsa, yapılan plana ters bir biçimde 1704 ve 1708 yılları artık yıl kabul edildi.更糟糕的是,此制度施行不佳,而1704年及1708年應已排除的閏日仍被使用。
Çocukken nasılsa şimdi de öyledir.旵雖幼,嫡也。
"Nasılsa zaman beni haklı çıkaracak" der.그러나 내가 현명했다는 것을 시간이 증명해줄 것이다."
Her nasılsa, yapılan plana ters bir biçimde 1704 ve 1708 yılları artık yıl kabul edildi.1700년 2월은 계획대로 윤일이 빠졌지만, 2년 후 벌어진 대북방 전쟁으로 1704년과 1708년은 윤년이 되었다.
Ancak her nasılsa kesin bir kanıt elde edememişlerdi.다만 직접적으로 증거하는 이는 없었다.
Her nasılsa, bunu tamamiyle reddediyorum.על אף זאת, הוא סירב בכל תוקף.
Her nasılsa, İoannis Zonaras onun senatonun bizzat kendisi tarafından seçildiğini iddia eder.ההיסטוריון יואנס זונאראס לעומת זאת, מדווח כי נבחר על ידי הסנאט בלבד.
Her nasılsa "Acil" ibaresi mesajın yolculuğu sırasında kaybolmuştu ve bu birkaç saat kaybettirmiştir.בכל תקופה היסטורית שררו מספר תחבולות ספרותיות, שכעבור זמן מה התיישנו, ואיבדו את אפקט ההזרה שלהם.
Her nasılsa, bazı eleştirmenler albümü grubun eski çalışmalarına benzemesi nedeniyle eleştirmişlerdir.Все пак някои критици критикуват този албум заради изоставяне на рапкор стила, с който групата е започнала.
Bu birlik o karmaşada nasılsa unutulmuştu.Zapovjedništvo ovom jedinicom bilo je nasljedno.
Britonlar, her nasılsa, Caracalla'yı annesinin bir Briton olmasından dolayı kral olarak kabul ederler.Reeves má nárok na britské občianstvo kvôli jeho matke, ktorá je Angličanka.
Her nasılsa, Peter Pettigrew serbest kalır ve Ruh Emiciler Sirius Black’i yakalar.Peter Pettigrew (Prašivec v ľudskej podobe) im ale utiekol a Siriusa chytili pri Rokforte dementori.
Her nasılsa, İoannis Zonaras onun senatonun bizzat kendisi tarafından seçildiğini iddia eder.Žiarlivý Marius však dosiahol, že za veliteľa bol zvolený on sám.
Bu birlik o karmaşada nasılsa unutulmuştu.Mužstvo táto nepríjemná situácia zasiahla.
Bu birlik o karmaşada nasılsa unutulmuştu.Komnenu, ki je bil za ta položaj povsem neprimeren.
Ardılı iki praefecti, hukukçu Aemilius Papinianus'da dahil, her nasılsa daha geniş yetkiler elde ettiler.Po jo buvę du prefektai, tarp kurių teisininkas Emilijus Papilijanas, turėjo dar didesnę valdžią.
Her nasılsa, Joe Driscoll'un 30 yıl öncesine kadar varlığı hakkında hiçbir kayıt yoktur.Nieko nežinoma apie Džoto gyvenimą iki jam sukako apie 30 metų.
Her nasılsa, yapılan plana ters bir biçimde 1704 ve 1708 yılları artık yıl kabul edildi.1700 metai nebuvo keliamieji, tačiau 1704 ir 1708 buvo, tad planas nebuvo teisingas.
Her nasılsa, bunu tamamiyle reddediyorum.Jis kategoriškai atsisakė.
Her nasılsa Michelangelo parayı kendisinde tutmayı başardı.Visą tapybos kūrinį Mikelandželas atliko pats vienas.
Her nasılsa, Peter Pettigrew serbest kalır ve Ruh Emiciler Sirius Black’i yakalar.Pettigrew – ja tõde – pääsevad samuti põgenema ja süütu Black jääb tagaotsitavaks.
Şimdi insan nasılsa, Tanrı öyleydi; Şimdi Tanrı nasılsa, insan öyle olacak.Jumal ütles, et mida iganes inimene valib Jumala nimel, see saab olema.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.Ale rozdiel medzi nimi sa bude zdanlivo zmenšovať.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.Ale rozdíl mezi nimi se bude zdánlivě zmenšovat.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.Azonban a köztük lévő különbség egyre kisebbnek tűnik.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.Der Unterschied zwischen den beiden scheint aber geringer zu werden.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.하지만 이들의 키의 차이는 점점 작아보이기 시작합니다.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.Mais la différence de taille entre eux semble être de plus en plus petite.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.Men, forskellen mellem dem virker til at blive mindre.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.Però, la differenza tra loro sembra ridursi.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.Sin embargo, la diferencia entre ellos parece ir disminuyendo.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.Toch lijkt het verschil steeds kleiner te worden.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.Totuşi, diferența dintre ei pare că se reduce.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.Tuy nhiên, sự khác nhau giữa họ dường như nhỏ dần.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.Ωστόσο, η διαφορά μεταξύ τους φαίνεται να γίνεται μικρότερη.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.Но кажущаяся разница между ними постепенно уменьшается.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.Но, разликата между тях ще се смалява.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.אבל נראה כאילו ההבדל ביניהם קטן עם הזמן.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.لكن، الفرق بينهما يبدو أنه أقل.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.始めは1インチ それから½インチ ¼ インチと
Ama her nasılsa ben yine neşeli büyüdü.Aber irgendwie wurde ich fröhlich wieder.
Ama her nasılsa ben yine neşeli büyüdü.Ale jakoś wzrosła wesołe ponownie.
Ama her nasılsa ben yine neşeli büyüdü.Ale nějak jsem vyrůstal veselé znovu.
Ama her nasılsa ben yine neşeli büyüdü.Ale nejako som vyrastal veselé znova.
Ama her nasılsa ben yine neşeli büyüdü.Ampak nekako sem rasla spet veselo.
Ama her nasılsa ben yine neşeli büyüdü.Dar cumva am crescut din nou vesel.
Ama her nasılsa ben yine neşeli büyüdü.De valahogy egyre vidám újra.
Ama her nasılsa ben yine neşeli büyüdü.Maar een of andere manier groeide ik vrolijk opnieuw.
Ama her nasılsa ben yine neşeli büyüdü.Ma in qualche modo sono cresciuto di nuovo allegro.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod