Ana içeriğe geç
Sözlük

nasılsa ile cümle

nasılsa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
"Nasılsa zaman beni haklı çıkaracak" der.Wenn ich nur wüßt', wie ich das los werde."
Nasılsa seni kimse takmıyor.Keine von ihnen kam aber zum Tragen.
Her nasılsa "Acil" ibaresi mesajın yolculuğu sırasında kaybolmuştu ve bu birkaç saat kaybettirmiştir.Einige Kontakte überdauerten in Briefform die Zeit der Reise und erstreckten sich auf die Zeit danach.
Her nasılsa, İoannis Zonaras onun senatonun bizzat kendisi tarafından seçildiğini iddia eder.Assur dagegen ist fest davon überzeugt, dass er selbst erwählt werde.
Nasılsa seni kimse takmıyor.Personne ne le sut.
Her nasılsa M3 savaşın ilk yıllarında kullanılan Sovyet yapımı T-60 hafif tankından çok daha üstündü.Toutefois le M3 était supérieur aux autres chars légers soviétiques du début de la guerre tels que les T-60.
Her nasılsa, bunu tamamiyle reddediyorum.Je réfute catégoriquement cela.
Her nasılsa, beni mutlu etti.Por alguna razón, me hizo felíz.
Her nasılsa, bunu tamamiyle reddediyorum.Rechazaba más o menos todo.
Şimdi insan nasılsa, Tanrı öyleydi; Şimdi Tanrı nasılsa, insan öyle olacak.De manera similar, uno puede argumentar: si Dios es Dios, entonces Dios lo es.
Nasılsa orada olacağız.Noi ci saremo comunque.
"Gökte neyse yerde de o; yerde nasılsa gökte de öyle".Addu: copre il cielo e tuona sulla terra con la sua voce armoniosa.
"Nasılsa zaman beni haklı çıkaracak" der.Solo il tempo ci giudicherà".
Nasılsa hiçbir sözleşmesi yoktu, bu iki rapçinin arasının açılmasına neden oldu.Secondo molti, questo rifiuto ha dato inizio alla lunga faida tra i due rapper.
Her nasılsa, yapılan plana ters bir biçimde 1704 ve 1708 yılları artık yıl kabul edildi.Così sia il 1704 che il 1708 furono bisestili.
Her nasılsa, yapılan plana ters bir biçimde 1704 ve 1708 yılları artık yıl kabul edildi.Однако, несмотря на принятый план, 1704 и 1708 годы были високосными.
Ancak her nasılsa kesin bir kanıt elde edememişlerdi.Однако ни для одной из них не нашлось убедительных доказательств.
Bu birlik o karmaşada nasılsa unutulmuştu.Все в армии были были возмущены этим приказом.
Her nasılsa, bir kez işitme sinyali verildiğinde var olan yankı için farklı müddetler önerilmiştir.И все же, хотя эти сигналы будут слышимы лишь мгновение, это разные сигналы.
Her nasılsa Michelangelo parayı kendisinde tutmayı başardı.ومع ذلك سمح مايكل أنجلو للحفاظ على نصيبه من المال.
(Kız onu kaybetti, ama kendisini buldu ve bu nasılsa her şeydi.) yazısıyla sona erer.هي خسرته لكنها وجدت نفسها وهذه هي النهاية.
Her nasılsa, bunu tamamiyle reddediyorum.غير أنه رفض ذلك رفضاً قاطعاً.
Nasılsa hiçbir sözleşmesi yoktu, bu iki rapçinin arasının açılmasına neden oldu.مع ذلك، ليس من المُؤكَّد أي الحيوانَين هو الذي بدأ العراك.
Nasılsanız öyle yönetilirisiniz.كما تكونوا يولى عليكم.
Nasılsanız öyle idare olunursunuz.كما تكونوا يولى عليكم.
(Kız onu kaybetti, ama kendisini buldu ve bu nasılsa her şeydi.) yazısıyla sona erer.Ela o perdeu, mas encontrou a si mesma e de alguma maneira isso era tudo".
"Nasılsa zaman beni haklı çıkaracak" der.Só o tempo poderá explicar".
Nasılsa seni kimse takmıyor.Je van niemand iets aantrekken.
Her nasılsa, bunu tamamiyle reddediyorum.Niettemin verwerpt hij het niet totaal.
Her nasılsa Michelangelo parayı kendisinde tutmayı başardı.Toch zette Michelangelo zijn plannen door.
Her nasılsa, yapılan plana ters bir biçimde 1704 ve 1708 yılları artık yıl kabul edildi.Ondanks het plan werden in 1704 en 1708 toch schrikkeldagen toegevoegd.
Bu birlik o karmaşada nasılsa unutulmuştu.De stad raakte hierop in de vergetelheid.
"Nasılsa zaman beni haklı çıkaracak" der.Cóż, pewnego dnia historia odda mi sprawiedliwość”.
"Gökte neyse yerde de o; yerde nasılsa gökte de öyle".Zbieranie tego, co w niebiosach, i tego, co na ziemi.
Her nasılsa, bunu tamamiyle reddediyorum.Ten jednak zdecydowanie odmawia.
Şimdi insan nasılsa, Tanrı öyleydi; Şimdi Tanrı nasılsa, insan öyle olacak.Försats och eftersats ser ut så här: Om Gud finns, så finns människan.
Her nasılsa, yapılan plana ters bir biçimde 1704 ve 1708 yılları artık yıl kabul edildi.Однак, незважаючи на прийнятий план, 1704 і 1708 роки були високосними.
"Nasılsa zaman beni haklı çıkaracak" der.На що він нібито відповів: «У будь-якому випадку мені підходить».
Her nasılsa, Peter Pettigrew serbest kalır ve Ruh Emiciler Sirius Black’i yakalar.Пітерові Петіґру вдалося втекти, а Блека захопили дементори.
Her nasılsa, bunu tamamiyle reddediyorum.Але я категорично відмовився.
Nasılsa seni kimse takmıyor.Проте його ніхто не бере.
Her nasılsa, Kuzeyli Barbarların neden oldukları sıkıntı henüz sona ermemişti.Hrozba vpádů severních barbarů však nebyla dosud zcela zažehnána.
Britonlar, her nasılsa, Caracalla'yı annesinin bir Briton olmasından dolayı kral olarak kabul ederler.Caracalla byl Britany, k nimž náležel po své matce, zvolen za krále.
Bu birlik o karmaşada nasılsa unutulmuştu.Celý plán se tak ocitl v troskách.
Her nasılsa Michelangelo parayı kendisinde tutmayı başardı.Dle všeho ji Michelangelo zobrazil podle vzpomínky na svou matku.
Şimdi insan nasılsa, Tanrı öyleydi; Şimdi Tanrı nasılsa, insan öyle olacak.Azonban ha Isten halott, akkor mit jelent embernek lenni?
"Nasılsa zaman beni haklı çıkaracak" der.Az utókor majd eldönti, jól teszem-e, amit teszek.”
Çocukken nasılsa şimdi de öyledir.Mióta gyermek van ez mindig is így volt.
Her nasılsa, İoannis Zonaras onun senatonun bizzat kendisi tarafından seçildiğini iddia eder.Ióannész Zónarasz szerint is a szenátus támogatottja volt.
Şimdi insan nasılsa, Tanrı öyleydi; Şimdi Tanrı nasılsa, insan öyle olacak.Millainen Jumala on nyt, sellaiseksi ihminen voi tulla."
Bu birlik o karmaşada nasılsa unutulmuştu.Tämän komppanian johdosta hänet kuitenkin syrjäytettiin.
Soru nasılsa, cevap da öyledir.΄Οπως η ερώτηση - έτσι και η απάντηση.
Bilinmeyen nedenlerden dolayı, her nasılsa, kasım geldiğinde ona çok daha az hoşgörüyle bakılıyordu.Af ukendte årsager var han i november meget mindre velkommen.
Yakın zamandaki çalışmalarda, her nasılsa, Müntzer’in hayatının içeriğine karşı daha duyarlı olundu.Nyere studier har dog været mere opmærksom på konteksten i Müntzers liv.
Bilinmeyen nedenlerden dolayı, her nasılsa, kasım geldiğinde ona çok daha az hoşgörüyle bakılıyordu.Av ukjente årsaker var han i november blitt meget mindre velkommen.
Her nasılsa, Kuzeyli Barbarların neden oldukları sıkıntı henüz sona ermemişti.Byrdene av de nordlige barbarene var ennå ikke over.
Bu birlik o karmaşada nasılsa unutulmuştu.Foreningen ble som ledd i dette nedlagt.
Her nasılsa, İoannis Zonaras onun senatonun bizzat kendisi tarafından seçildiğini iddia eder.Joannes Zonaras melaporkan bahwa ia dilantik oleh Senat sendiri.
"Gökte neyse yerde de o; yerde nasılsa gökte de öyle".Milik-Nyalah segala yang di langit, segala yang di bumi.
Her nasılsa, yapılan plana ters bir biçimde 1704 ve 1708 yılları artık yıl kabul edildi.Namun 1 hari ditambahkan untuk masing-masing tahun dari tahun 1704 hingga 1708.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod