Muhtemelen bunu nasıl yapacağını bildiğini düşünüyorsun ama bunu bir kez daha açıklayayım.You probably think you know how to do this, but let me explain it once more.
Tatoeba'da nasıl iyi bir iştirâkçi olunur?How can one be a good contributor at Tatoeba?
Bunun nasıl mümkün olduğunu insan merak ediyor.One wonders how it's possible.
Bu problemi nasıl çözeceksin?How are you going to solve this problem?
Ailenin içinde genellikle nasıl konuşursun?How do you usually speak in your family?
Birinin bir şeye nasıl baktığı onun durumuna bağlıdır.How one views something depends on one's situation.
Onun bunu nasıl planladığını bilmek istiyorum.I want to know how he planned this.
Ebeveynlerin nasıl?How are your parents?
Bu komut satırı araçlarının nasıl kullanılacağını biliyor musunuz?Do you know how to use these command line tools?
Bana ukeleleyi nasıl çalacağımı öğretebilir misin?Can you teach me how to play a ukulele?
Nasıl olduğunu bilmiyor musun?Don't you know how?
Kendimi nasıl affedebilirim?How can I ever forgive myself?
Bazı insanlar savaştan önceki durumun nasıl olduğunu unutmuş görünüyor.Some people seem to have forgotten what it was like before the war.
Köpek nasıl?How's the dog?
Buradan Grafton caddesine nasıl giderim? Uzak mı?How do I get to Grafton Street from here? Is it far?
Tom nasıl biri?What does Tom look like?
Tom beş dil konuşuyor ama onların hiçbirinde nasıl nazik olunacağını bilmiyor.Tom speaks five languages, but doesn't know how to be polite in any of them.
Tom bana nasıl spagetti yapacağımı gösterdi.Tom showed me how to make spaghetti.
Tom üç yaşındayken nasıl yüzüleceğini öğrendi.Tom learned how to swim when he was three.
Tom Viyolayı nasıl çalacağını biliyor.Tom knows how to play the viola.
Tom bir helikopteri nasıl uçuracağını biliyor.Tom knows how to fly a helicopter.
Tom işlerin nasıl gelişeceğini görmek için bekliyor.Tom is waiting to see how things will develop.
Tom nasıl giyindiğine çok dikkat etmez.Tom doesn't pay much attention to how he dresses.
Tom çalışanlarına düzgün bir şekilde nasıl davranacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to treat his employees properly.
Tom nasıl kravat bağlayacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to tie a tie.
Tom nasıl yüzeceğini bilmiyor.Tom doesn't know how to swim.
Tom Fransızcada söylemek istediğini nasıl söyleyeceğini bilmiyor.Tom doesn't know how to say what he wants to say in French.
Tom ismimi doğru dürüst nasıl telaffuz edeceğini bilmiyor.Tom doesn't know how to pronounce my name properly.
Tom nasıl bas gitar çalacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to play the bass guitar.
Tom nasıl poker oynayacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to play poker.
Tom nasıl golf oynayacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to play golf.
Tom, bunu nasıl yapacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to do that.
Tom şeylerin bu şekilde ortaya nasıl çıktığını bilmiyor.Tom doesn't know how things turned out this way.
Tom bir çim biçme makinesini bile nasıl başlatacağını bilmiyor.Tom doesn't even know how to start a lawn mower.
Tom oraya nasıl gitmeyi planladığını söylemedi.Tom didn't say how he was planning to get there.
Tom o zaman bir bisiklete nasıl bineceğini bilmiyordu.Tom didn't know how to ride a bicycle at that time.
Tom Fransızcada teşekkürlerini nasıl ifade edeceğini bilmiyordu.Tom didn't know how to express his thanks in French.
Tom kendini nasıl iyi ifade edeceğini bilmiyordu.Tom didn't know how to express himself well.
Tom doğru soruyu nasıl soracağını bilmiyordu.Tom didn't know how to ask the right question.
Tom soruya nasıl cevap vereceğini bilmiyordu.Tom didn't know how to answer the question.
Tom bilmeceyi nasıl çözeceğini bulamadı.Tom couldn't figure out how to solve the puzzle.
Tom JPEG dosyaları nasıl ihraç edeceğini bulamadı.Tom couldn't figure out how to export JPEG files.
Tom JPEG dosyalarını nasıl dışa aktaracağını çözemedi.Tom couldn't figure out how to export JPEG files.
Tom onu nasıl yapacağını anlayamadı.Tom couldn't figure out how to do it.
Tom, nasıl başlayacağına için karar veremedi.Tom couldn't decide how to begin.
Tom kağıt öğütücüyü nasıl kullanacağını hatırlayamıyor.Tom can't remember how to use the shredder.
Tom başvuru formunu nasıl dolduracağını anlayamıyor.Tom can't figure out how to fill out this application form.
Tom, ismimi nasıl heceleyeceğini asla hatırlayamaz.Tom can never remember how to spell my name.
Tom işini nasıl daha başarılı yapacağına dair çeşitli fikirler ileri sürdü.Tom came up with various ideas on how to make his business more successful.
Doktor Tom'a nasıl bir acı hissettiğini sordu.The doctor asked Tom what the pain felt like.
Keşke Tom'u nasıl mutlu edeceğimi anlayabilsem.I wish I could figure out how to make Tom happy.
Keşke Tom'u kalması için nasıl ikna edebileceğimi çözebilsem.I wish I could figure out how to convince Tom to stay.
Keşke bize yardım etmesi için Tom'u nasıl ikna edeceğimi bulabilsem.I wish I could figure out how to convince Tom to help us.
Tom'un güzel şekilde Fransızcayı nasıl konuşacağına eğilimli olduğundan şüphe ediyorum.I doubt that Tom will ever learn how to speak French properly.
Tom yangını nasıl başlattı?How did Tom start the fire?
Bu uygulamanın nasıl kullanılacağını Tom'a gösterir misin?Could you show Tom how to use this application?
Tom Mary'nin nasıl geçineceği hakkında endişe ediyor.Tom worries about how Mary will make ends meet.
Tom Mary'ye nasıl yüzeceğini öğretti.Tom taught Mary how to swim.
Tom Mary'ye piyanonun nasıl çalındığını öğretti.Tom taught Mary how to play the piano.
Tom çamaşır makinesini nasıl kullanacağını Mary'ye gösterdi.Tom showed Mary how to use the washing machine.